Sosyal Hizmet Mesleği

Bilgiler
Yayınları
Araştırmalar
 


Sosyal Hizmet Alanları

Çocuk
Gençlik
Yaşlılık
Aile
Sosyal Sorunlar
Engeliler
Tıbbi Sosyal Hizmet


Kaynak Bilgiler

Bireysel Gelişim
Sosyoloji
Psikoloji
İnsan Hakları
İletişim Bilgisi

 

 

 

 

 
 



ANA SAYFA

21. YÜZYILDA SOSYAL ADALET ARAYIŞINDA SOSYAL HİZMET
(Sosyal Politika Aracı Olarak Sosyal Hizmet Yazıları)

SOSYAL HİZMETİN TARİHSEL GELİŞİMİNE GİRİŞ (1)

Aziz ŞEKER/Sitemiz Editörü
shuaziz@gmail.com 

 

Sosyal hizmetin bilim haline gelişidir; 20. Yüzyılı yetenekleriyle mutlu kılıp sosyal arayışlardan alıkoyan, 21. Yüzyılı da akıldışılaştıran… 

 20. Yüzyılın mesleği ve disiplinidir sosyal hizmet. 20. Yüzyıl bir bakıma sosyal hizmetin yüzyılıdır. Açıkçası bu Yüzyılın yıldızıdır; yararlı güzelliğidir sosyal hizmet. Toplumsal nedenleri gün gibi ortadadır bunun. Temel nedeni tarihsel sosyal değişmedir. Halkın sosyal faydasına yönelik olan sosyal diplomasidir. Özetle toplumsal değişme! Aslında bilimsel ve teknik değişmelerle gelen sanayi devrimi… Ancak mesleki bir gerçeklik olarak algılanmasında, 19. Yüzyılın düşünsel akımlarının, toplumsal dönüşümlerinin büyük etkisi olmuştur; ayrıca bilgi gövdesinin şekillenmesinde de. Sosyal hizmetin köklü oluşumu bu sonuçta görkemli kılıyor parlaklığını. 

Her tarihsel dönemde toplumsal dönüşümlerin / değişmelerin / gelişmelerin etkisini yapısında işlevsel olarak gören sosyal hizmet, insan ve toplum beklentilerine, gereksinimlerine yönelik değerlerini toplumsal koşulların insancıllaştırılması yönünde aktarıp, hedef kitlesine hizmet sundukça mesleki yöntem ve tekniklerini biçimleyebilmiştir. Geliştirip yetkin kılmıştır. Belirginleştirmiştir. Onay görmüştür. Siyasal ve sosyal devrimlerin etkisini de unutmamak gerek sosyal hizmetin beslenme noktalarını çözümlerken… 

Sosyal hizmetin varlık nedeni; insanın sürekliliğidir, tarihselliğidir; insanın toplumla etkileşiminde yaşadığı rol kaybıdır, çelişkileridir. İnsanın sosyal sorunlarıdır. Çözmede yetersiz kaldığı, çözümü kollektif bir çaba gerektiren sorunlarıdır. İnsanın iyileşebilme olanağına olan güvenidir. Özde insanlığın yaşadığı sosyal sorunlar sosyal hizmet mesleğini ortaya çıkarmıştır. İnsanlığın bildiklerinin en iyisidir. Bir koşulla; insanın gerçek gereksinimlerini fark edebilmesidir sosyal hizmeti var eden de… Sosyal sorunların yoğunlaşması sosyal hizmet disiplininin ve mesleğinin yapısını devamlı etkilemiştir. Onu sosyal sorunların çözümünde harekete geçirmiştir. Öyle ki, sosyal refah hizmetlerinin sunumunda da onu kilit noktaya taşımıştır. Sosyal hizmetin anahtarıdır bu anlatılanlar. Bir de ona düşen bir görev vardır; toplumsal gerçekliğe epistemolojisini yöntemsel olarak verip tarihsellik kazanmak! 

 

Uygarlık tarihi penceresinden baktığımızda sosyal hizmet disiplininin ve mesleğinin Batı’da kimlik bulduğunu / geliştiğini görürüz. Sosyal hizmet mantığı, öz açısından Batı düşüncesinin / modernizminin ürünüdür. Belki de bu temel yönüyle Türkiye sosyal hizmet sorunsalına eğilirken, Batı sosyal hizmet yaklaşımının bir belirlenim olarak yıllarca anlamını kaybetmediği gerçeğiyle de karşı karşıya kalıyoruz. Batıya dayalı bir değerler dizisi…1 Bir sosyal didişmenin çıktısıdır bu. Sosyal hizmetin Doğu toplumlarında tutunmayışının en çarpıcı örneği de bu gerçekliğin altında aranmalıdır. Var olmanın silahını elinde tutanın üstünlüğüdür sosyal hizmet. İleride ve önde olanındır! Batı’ya ait bir tasarıdır. Bunun nedeni açıktır; endüstrileşme ve sosyal ekonomik gelişme Batı’da ancak bir kavrayış bulabilmiştir. Akıl ancak Batı’da diyalektiğin jilet yüzlü koridorundan geçmeyi başarabilmiştir. Batı yönetimlerin desteği zamanla sosyal hizmeti maaşa bağlamıştır. Toplumsal gerçek Batı’da bu koşulların dolayımında değişebilmiştir. Hem de sancılı sosyal süreçlerle… Batı, dünya çapında bir öznedir. Sosyal adalet ve sosyal mutluluk ancak ve ancak sosyal hizmet de eteğe kemiğe bürünebilir… Adaletin gözlemevi… Bu nedenle Batı sosyal hizmetin üzerine önemle düşüyor. Her ne kadar küreselleşmenin etkisiyle bir gerilemenin kokusu ayyuka çıkmış olsa da! 

 

 Kuşkusuz, sosyal hizmetin bir model olarak ortaya çıkmasında birçok unsur / neden bütünsellik dinamiğinde belirleyici olmuştur. Bilgisizlik ve cehalete duyulan inanç değil! Batı bu sosyal refah işinin ortaya çıkışının nesnel koşullarını içleminde başarıyla kodlar. Bu nedenle Batı, bir model olarak sosyal hizmeti çevre ülkelere sunumunda da baskınlığını korumaktadır. Yıllarca da koruyacak gibidir. Çevre ülkelerde tarihsel özgüllük göz ardı edildikçe koruyacaktır da. Çünkü kapitalizm başat olandır. Güçlü olandır. Güçlü olansa belirleyendir. Günümüz için kazanandır da! Çünkü yıldızlar evreni Batı’dan sorulur… 

Sosyal refah hizmetlerinin tarihsel olarak Amerika’da daha bir yoğunlukta kimlikleşmesi ise ileride de bu orijinde etkin bir şekilde yol olmasını beraberinde getirmiştir. Kuşkusuz sanayileşme yolunda ilerleyen ülkelerde birçok sorun; sanayileşme koşullarının niteliği ve istemleri tarafından belirlenmiştir. Kültür olgusu ve sanayileşme sosyal hizmetin yönünü çıkarsar. Örnek olarak göçmenlere sunulan sosyal hizmetler, göç ve toplumsal bütünleşme için yapılan sosyal çalışmalar, alt kültürleri adaptasyon için sosyal hizmetlerin kullanılması vb. verilebilir. Gelir dağılımı adaletsizliğinin sosyo-ekonomik sonuçlarını çözümlemek için sosyal hizmete duyulan gereksinimin boyutları da evrensel kabul görmüş sosyal hizmet yöntemlerine örnek gösterilebilir. Bunların yanında sosyal hizmet varlık bulduğu toplumsal yapıyla etkileşir. Toplumsal yapının özellikleri sosyal hizmetin duruşunu etkiler. Etkilemektedir de. 

Geçmiş yüzyıllarda olduğu gibi Yüzyılımızda da sosyal ölçeğin altında; güç koşullarda yaşayan insanların sosyo-ekonomik gereksinimleri sosyal hizmeti gerekli başka bir deyişle zorunlu kılar. Sosyal hizmet işte burada sosyal-ekonomik iyilik halini gözeterek uygun sosyal içerikli sosyal uygulamalar yapar. Başka bir açıdan sosyal hizmet pratiği toplumsal gerçeğin temsilidir. Bu temsil özenle total bir dönüşümü yansıtır. Bu dönüşüme konu olan; güç koşullarda yaşayan, baskı altında tutulan gruplar vardır: Kadınlar, yoksullar, engelliler, çocuk işçiler, işsizler, sığınmacılar, gençler, korunmaya muhtaç yaşlılar vb. gruplar... Kapitalist toplumun disipline ettiği sosyal hizmet farklı özellikteki bu grupların teorileştirilmiş özbilincidir. Tarih sicili bu diyalektik akıntıdan gelir; özce insanın toplumsal bir varlık oluşundan. İnsanın bir sosyal varlık olarak kendisini var edememesinden. Toplumsal sorunlara sürekli bir çatışma-değişme diyalektiğinde sosyal reformist yanıtlar bulur. Bu dinamik, geliştirilen teorik yaklaşım ile toplumsal gerçek arasındaki bilgisel köprüye de bir işlev yükler. Her defasında ‘iktidar ve toplumsal eşitsizlik’ arasında bir arabuluculuk görevi yüklenir. Sosyal hizmet sosyal politika arayışını iktidar çerçevesine uygun bir bilgi pratiğinde yerine getirir. O, bu özelliğiyle herhangi bir iktidarın sosyal uyum araçlarından en önemlisidir aslında.2 Bunu da yöntem ve teknikleriyle yapar. Bir yanda iktidar olsa da; sosyal hizmet uygulamaya ve toplumsal gerçekliği sosyal adaletten yana değiştirmeye dönüktür. Buna özü gereği zorunludur. 

Anlatılanlardan da görüyoruz ki; sosyal hizmet, insanı ve toplumu konu alan bir meslek ve disiplindir. Sosyal hizmeti öteki toplumsal ve beşeri bilim dallarından ayıran nitelik, uygulamaya yönelmiş olmasıdır. Bir başka deyişle, sosyal hizmet insanın ve onun meydana getirdiği toplumların sorunlarına yönelmiştir. Amacı, çok kısaca, bu sorunları belirlemek ve çözümlerine yardımcı olmaktır.3 Sosyal hizmetin sosyal tarihi de bu saptamayı doğruluyor… 

Bu yazı dizisi ile sosyal hizmet disiplininin ve mesleğinin Dünyada ve Türkiye’deki tarihsel gelişimine göz atacağız. Anlamlı bir disiplin ve meslektir anlatacağımız; gözünüz sosyal şarkılarda olsun; sosyal sıkıntılardan damıp gelmiş kederle yoğrulu şarkılarda. Belki de yeni bir kitabı birlikte yazacağız… 

Dipnotlar

Şeker, Aziz: Sosyal Hizmetin Hayaletleri –Başka Bir Sosyal Hizmet Mümkün- Sabev Yay. Ankara, 2007, s. 15 

Şeker, Aziz: Küreselleşen Dünya’da Geleceğin Sosyal Hizmeti. Sabev Yay. Ankara, 2004, s. 8 

Kongar, Emre: Sosyal Çalışmaya Giriş. Sosyal Bilimler Derneği Yay. G-2. Ankara, 1972, s.1

 

 
©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak göstermek ve izin almak etik kuraldır.

 

 



Editörler




Google
 

 


 


KURUMSAL VE BİREYSEL İŞ İLANLARI

 


 

SOSYAL MEDYA




 

 

Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye

sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.