Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE 

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap / Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 


Acun Ilıcalı ve bir yarışmanın(!) psikososyal yansımaları..

Sosyal Hizmet Uzmanı Ali SONGÜL/Sitemiz Yazarı
Yazarımızın yayınları hakkında görüşlerinizi ve yorumlarınızı uzm.alisongul@mynet.com  ulaştırabilirsin


   Uzman gözüyle..
   Var mısın, Yok musun? Varım. Çocuk ve gençlerimizin, tüm insanlarımızın zihinsel bilincine yararlı katkısı olacak yarışma ve programların geliştirilmesi ve tanıtılmasına varım derken, sosyal zihinsel bilincimize zararı olacak, özellikle çocuk ve gençlerde kolaycı, tombalacı bir zihniyetin gelişmesine neden olabilecek; çocukların sosyal çevre ile alışverişlerinde, çevreleriyle temas biçimlerinde davranışlarını olumsuz etkileyecek yarışmaların taze beyinlere pekiştirilmesi söz konusu ise yokum diyebilmek gerekiyor.
Hele hele, toplumun gönlünde yer etmiş ünlü kişi ve gruplara yarışmada yer vererek, insanımızın konuyu algılamasında yanıltıcı etkiler uyanmasına, söylemlerin doğru ve uygun ve hatta çok doğalmış gibi mesajlar verilmesine sebep olmasının olumsuz sosyal yansımaları olacağından, yokum demek de yetmez.

Bilinçli bir toplum, bilinçli bir izleyici olma yolunda herkesin sosyal sorumluluk gereği bu yarışmayı eleştirme hakkını kullanarak daha anlamlı yarışmaların ekranlara gelmesi sağlanmalıdır.
Elbette yokum diyerek, bu duruma kayıtsız kalacak biri değilim. Bu yazımda amacım bilinçli yaşam tekniklerinin, sosyal yaşantımızın şekillenmesinde yer edinmesini ve algılarımızın saptırılmamasını, çocukların psikososyal sağlığını olumsuz etkileyecek yaklaşımların, yayınların ve yarışma programlarının halka yansıyan sonuçlarına ilişkin insanlarımızın dikkatini çekmektir.

Bu alanda bir bilinçlenmeyi sağlamak, kaliteyi arayan seyirci potansiyelini etkili kılmak, bilimsel bakışı ve akılcılığın geçerliliğini desteklemekte amacımız olmalıdır.
Sonuçta bu bir eğlence yarışması diyerek, bir takım gerçekleri görmezden gelemeyiz. Her yarışmanın topluma yönelik sorumlulukları vardır ve olmak zorundadır. Kamuya açık bir yayın yapıyorsanız, eğlencenin yanında kamunun yararını da, zararını da düşünmek gerekir.
Kutu açmakla, zihinlerde açılanlara da bakmak gerekiyor. Bilinçaltında yaratılan daha açık bir ifadeyle daha çok çocuk ve gençlerimizin bilinçaltında olumsuz algılarının yer almasına, dünyaya bakışlarının yara almasına neden olabilecek mesajlar taze zihinleri etkisi altında bırakabilmekte.
Temel Sorumuz Şu ? Bu yarışma çocukların kumar oynama alışkanlığı edinmelerine zemin hazırlar mı ? Yanıtını okurlarıma bırakıyorum. Ben olasılıklardan yola çıkarak özellikle çocukların yarışmayı nasıl algılayabilecekleri üzerinden zihinsel bir zedelenmeye dikkatleri çekmek istiyorum. Burada muhtemel yansımalar dile getirilmiştir.

Nasıl mı?
1- Kolaycı ve tombalacı bir perspektifle yaşamı algılamaya sebep olabilecek bu yarışma sizce zihinlere için yeterli bir zedelenme niteliği oluşturmuyor mu ?
2- Yaşamın nimetlerinin bir kutu içinde sunulacağı ve tüm kutuların kendi tercihlerinizle açılacağı, kayıpsız ya da kazançla çıkmanın dışında bir başka sonuçla karşılaşmayacağınız bir anlayışın oluşması olasılığı var mı, yok mu? Sizce bu durum ne kadar sağlıklı anlayıştır ?
3- Bu anlayışla pekiştirilmiş taze beyinlerin yaşantılarında bencilleşmelerinin yanında, yalnızca kazanmayı yada kayıpsız kalmak için pervasızca elinde olanları ve tüm fırsatlarını daha fazla kazanmak hırsıyla harcaması sizce nasıl bir sonuç doğurur?
Ya hu, altı üstü yarışma boş ver demek gelir içinizden ama bendeki vicdan buna el vermez. Bir kere açmış kutuyu, bize söyletmiş kötüyü ve haykırırsın, ”Hayır kardeşim ne yarışması, bal gibi bu kutu piyangosu çekilişi. Bu yarışma ne bilgiye dayanıyor, ne yeteneğe…” Sözün özü bu. Temel kaygım insanlığın evrensel kabul görmüş, insana özgü temel yeteneklerin beslediği ortak bazı kavramlar kutu piyangosu ile çocukların zihinlerinde değer kaybına uğraması olasılığı.

4- Ama bu öyle bir piyango ki, haftanın 3 günü umut pompalıyor, kime ? Seçilmiş bir gruba ve grup üyesinin yerine kendini koyan insanlarımıza. Halk ne yapıyor? Halka düşen izlemek. İzleyici heyecanlansın yeter. İzleyici rekoru kırılsın tamam. Halk başka ne kazanıyor ? Hiç. Peki ne kaybediyor. Bakış değişiyor, çocukların ve gençlerin hayata yönelik olması gereken bakışı kaybediliyor. İyimser bakışlar kayıyor. Dimağlar ”kazan kazan” anlayışıyla darmadağın. Hayat bir piyangodan ibaretmiş gibi bir yol gösterme.. Bu durum piyango yaşantıların örneklerini çoğaltmaz mı ?
Anlaşılmadı mı ?
O zaman yaşanan gerçeklerden ve böyle bir yarışmanın görünen yansımalarını haber verelim ve konuyu kapatalım.
-Çok sayıda festivalde, kutular hazırlandı. Yarışmalar yapıldı. Bizim hasat festivalleri oldu kutu açma festivalleri.

-Çocuklar evlerde kibrit kutularıyla yarışmaya başladılar, kutuların içinde metal paralar, çeken atıyor parayı cebine..

-Yetmemiş, mukavva kutularında artık metal para yerini kağıt paralara bırakmış. Kutular bir bir açılıyor, 5, 10, 20 abartısız 50 YTL, kendi kibrit kutusunda 50’ yi bulan havaya fırlıyor. Kazandım kazandım 50 YTL kazandım. Diğer komşunun çocuğu bir yaz boyunca biriktirdiği harçlığını kaybediyor ve ağlamaya başlıyor. Bir diğeri hile yaptın sayılmaz diye haykırarak kavgaya tutuşuyor. Bir diğer çocuk yeniden oynayabilmek için evinin yolunu tutup, para bulmaya gidiyor. Kardeş, diğer kardeşini ütmenin hazzıyla kahkaha atıyor. Ütülen çocukta ağlamaya ve abisine saldırmaya başlıyor. (Sizce bu yaşanan nedir ?)
-Akşam yine kutu yarışması var, heyecanla izlenecek. Belki bir tiyo alınacak yarınki mahalle çocuklarıyla çekilişte, diğer kardeş belki bu tiyo ile ütülecek, haftalık harçlığı olan 5 YTL’ si alınacak. Şimdi tiyolara bakalım; Falanca isimle başlayanın kutusu açılacak, falanca harfle ismi başlayanın açılmayacak. Şu şu rakamlar da uğur var, şunlar uğursuz, renkli gözlü olan küçük açar, elası büyük.

Ya da şöyle bir mesaj mı içeriyor ?
Kutuyu tıkla, yanaştır kulaklarını belki sesini duyarsın,
Kokla, okşa belki küçük açarsın.
Kaybedersen aval aval bakarsın.
Kazanırsan, çalışmadan yan gelir yatarsın. Ne dersiniz ?

Sanırım böyle bir eleştiriyi kaleme almama beni iten sebep, SURVIVOR yarışmasında gönüllerde taht kuran sayın Acun Ilıcalıyı özlemiş olmamızdır biraz da.

(Bu yazı milliyet blog sayfalarında yayınlanmaktadır)
 

 


               Bize Ulaşın

Google
 

 

 

UYARI! ©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.