Sosyal Hizmet Mesleği

Bilgiler
Yayınları
Araştırmalar
 


Sosyal Hizmet Alanları

Çocuk
Gençlik
Yaşlılık
Aile
Sosyal Sorunlar
Engeliler
Tıbbi Sosyal Hizmet


Kaynak Bilgiler

Bireysel Gelişim
Sosyoloji
Psikoloji
İnsan Hakları
İletişim Bilgisi

 

 

 

 

 
 



ANA SAYFA


 “Aile Danışma Merkezleri” İle İlgili Yeni Yönetmelik VE Sosyal Hizmetler Mesleğinin Uygulanmasına Yönelik Nedeni Belli Olmayan Engelleme VE Yaklaşım

Nihat Tarımeri
Sosyal Hizmet Uzmanı
ntarimeri@gmail.com

 
 

 Bilindiği gibi sosyal hizmetlerin uygulanmasına yönelik kurumlardan biride Aile Danışma Merkezleridir.Yurtdışında ihtiyaç sahiplerine ulaşmada ve hizmet vermede de önemli bir araç olan bu kurumsal yapılanma ile ilgili olarak ülkemizde ise SHÇEK Genel Müdürlüğü ancak 7.2.2007 tarihinde “SOSYAL HİZMETLER VE ÇOCUK ESİRGEME KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AİLE DANIŞMA MERKEZLERİ YÖNETMELİĞİ” ni yayınlayarak kendi bünyesinde Aile Danışma Merkezlerinin (ADM) kurulmasını hedefleyebilmiştir.

25.2.2009 tarihinde ise, SHÇEK Genel Müdürlüğü tarafından bu sefer “GERÇEK KİŞİLER VE ÖZEL HUKUK TÜZEL KİŞİLERİ İLE KAMU KURUM VE KURULUŞLARINCA AÇILACAK AİLE DANIŞMA MERKEZLERİ HAKKINDA YÖNETMELİK” yayınlayarak SHÇEK dışında Aile Danışma Merkezleri olarak yürütülecek çalışmalar içinde bir düzenleme yapılmıştır.

Bu son yönetmeliğin 1. maddesinde yönetmeliğin amacı “ gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca açılan aile danışma merkezlerinin personel standardı ile ücret tarifelerini, açılış, işleyiş, denetim, devir işlem ve esaslarını belirlemek” olarak belirtilmiştir. 2. madde de ise kapsam “ gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca açılan Aile Danışma Merkezlerini kapsar” şeklinde düzenlenmiştir.

Bu son düzenlemeyle sosyal hizmet uygulamaları ile ilgili tartışmaya açık kavram kargaşalarının yanı sıra hukuka aykırı bazı durum ve yaklaşımları görebilmek mümkündür..Bunlardan en belirleyici olanları ise, öncelikle Sosyal Hizmet mesleği ve sosyal hizmetler ile ilgili disiplinlere bağlı diğer mesleklerin uygulaması ile ilgili olanlarıdır.

1) İptal edilmediği için halen yürürlükte olan ilk yönetmelikte Tanımlar ile ilgili 4. madde de “Aile Danışma Merkezi” , “ Toplumun ve ailenin gelişmesi için; bireyin katılımcı, üretken ve kendine yeterli hale gelmesi amacıyla koruyucu, önleyici, eğitici, geliştirici, rehberlik ve rehabilite edici işlevlerini, gerekirse diğer kuruluşlar ve gönüllülerle işbirliği içerisinde sunmakla görevli bulunan gündüzlü sosyal hizmet kuruluşları,” olarak tanımlanmıştır.

Aynı madde de “Meslek elemanı” ise “ Merkezde ailelere yönelik psikolojik ve sosyal hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilecek sosyal çalışmacı, psikolog, çocuk gelişimcisi, tabip, psikolojik danışma ve rehberlik bölümü mezunu öğretmen, enaz dört yıllık yüksek öğrenimi olan hemşire unvanlarından birine sahip personel” olarak tanımlanmıştır.

Gene bu ilk yönetmelikte “Kuruluş personeli” ile ilgili 7. madde de şu şekilde bir düzenleme de yapılmıştır. “Merkezde, sosyal çalışmacı, psikolog, çocuk gelişimcisi, tabip, psikolojik danışma ve rehberlik bölümü mezunu öğretmen, dört yıllık yüksek öğrenimi olan hemşire ile bu mesleklerden birine sahip bir kuruluş müdürü merkez hizmetlerini yürütmekle görevlendirilir ve genel idare, yardımcı ve teknik hizmetler sınıfından gereksinim duyulan diğer personel istihdam edilir. İhtiyaç duyulması halinde ailelere hukuki danışmanlık vermek üzere avukat görevlendirilir ” şeklindedir.

Dolayısıyla SHÇEK tarafından açılan bu merkezlerde hizmetin/uygulamanın özelliği ve işlevi nedeni ile sosyal çalışmacı, psikolog, çocuk gelişimcisi, tabip, psikolojik danışma ve rehberlik bölümü mezunu öğretmen, dört yıllık yüksek öğrenimi olan hemşire mesleğine sahip olan kişilerin meslek elamanı olarak görevlendirilebileceği görülmektedir.

Aile Danışma Merkezleri ile ilgili aynı tanımın yapıldığı son yönetmeliğinin amacında ise gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca açılan aile danışma merkezlerinin personel standardı ile ücret tarifelerini, açılış, işleyiş, denetim, devir işlem ve esaslarını belirlemek şeklinde belirtilmiştir.

Bu amaca yönelik yönetmeliğin merkez personelin sayısı ve nitelikleri ile ilgili 9. maddesinin 3.fıkrasın da “ Meslek elemanlarından ikisi farklı alanlardan olmak üzere; çocuk gelişimi, sosyal hizmet, psikoloji, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, hemşirelik, tıp alanlarından birinde meslek elemanlarının asgari dört yıllık lisans eğitimini tamamlamış olmaları ve en az yirmibeş saat temel danışmanlık becerileri eğitimi almış olmaları gerekir.” şeklinde de bir düzenleme yapılmıştır.

Yapılan bu düzenleme ile de gerçek kişiler ile yönetmeliğin 4./1-h maddesinde “özel hukuk kurallarına göre oluşmuş kâr amacı güden tüzel kişiler ile kâr amacı gütmeyen tüzel kişiler” olarak tanımlanan özel hukuk tüzel kişileri ile gene yönetmeliğin 4/1/f maddesinde “Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü dışında kalan ve kendi kuruluş Kanunlarına göre, Aile Danışma Merkezi açma ve bu hizmeti sunma konusunda yetkisi bulunan kamu kurum ve kuruluşlar” olarak tanımlanan, kamu kurum ve kuruluşlarınca bir sosyal hizmet kurumu olarak açılan Aile Danışma Merkezlerinde bir “meslek elemanı” olarak çalışacak/çalıştırılacak sosyal hizmet uzmanlarına /sosyal çalışmacılara/ sosyal hizmet eğitimi almış olan kişilere mesleklerini uygulayabilmeleri için sosyal hizmet mesleği dışında olanlar gibi 25 saatlik “danışma becerileri eğitimi” alma yükümlülüğü getirilmiştir.

Öncelikle bir standart belirlemenin ötesinde bir mesleğin “uygulama yeterliliği” ile ilgili olan bu ek koşul ile özellikle aynı nitelikte ve özellikteki SHÇEK tarafından kurulan Aile Danışma Merkezlerinde görevlendirilecek kişilerde /meslek elemanlarında aranmayan “danışma becerileri” koşulu bu son düzenleme ile kamu ve özel tüzel kişilik bağlamında kurulacak merkezlerde çalışacak kişilerden /meslek elemanlarından istenmektedir. Bu ek koşul özellikle sosyal hizmet kurumlarında çalıştırılması için eğitim almış alan sosyal hizmet uzmanları/sosyal çalışmacılar içinde aynen geçerli kılınmıştır.

Bu konuda meslekleri gereği sahip olması gereken becerileri ve mesleki yeterlilikleri için Sosyal Hizmet Uzmanlarına da ayrıca ek bir koşul olarak getirilen bu 25 saatlık danışma beceri eğitimi alma koşulu öncelikle hukukun temel ilkelerinden biri olan eşitliklik ilkesine aykırı bir durumu ortaya çıkarmaktadır.Özellikle bu ilkeye aykırı olarak aynı nitelikte hizmet ve uygulama sırasında aynı meslek guruplarına mesleklerini uygulamalar için gerekçesi belli olmayan keyfi bir farklılık yaratılmıştır. Kısaca SHÇEK bünyesindeki ADM lerinde aranmayan “beceri” kurum haricindeki ADM ler de çalışılması için bir koşul haline getirilmiştir.

Bu şekilde yönetmeliğin kendi amacına da aykırı olacak şekilde tartışmaya açık bu düzenleme ile aynı zamanda “Sosyal Hizmet Uzmanları”; mesleklerini uygulayacağı kurumlarda diğer disiplinlerin uygulaması ile ilgili meslekler ile de aynı düzeye getirilmiştir. Böylece Sosyal Hizmet Mesleğinin mesleksel özelliği,işlevi de bir ölçüde yok edilmiştir..Değersizleştirilmiştir.”Sıfır”landırmış. Sosyal hizmet uzmanlarının bu konuda eğitim veren okullarda neden okuduklarını da belirsiz ve anlamsız kılmıştır.

Bu hukuka aykırı durum ve koşul ; bir mimarın bir mimarlık bürosunda çalışabilmesi için 25 saatlik ek bir teknik resim kursuna gitmesine veya bir tıp doktorunun bir tıp merkezinde çalışmadan önce tansiyon ölçe eğitimine katılmasının zorunlu hale getirilmesi ile de eş değerdir.Veya bunu terstende düşünebiliriz.Örneğin bu mantık çerçevesinde sosyal hizmet uzmanlarının 50 saatlik enjeksiyon yapma gibi sağlık konusunda belli bir eğitim almaları ile meslekleri dışında hemşire olarak çalışmaları da mümkün olabilmelidir.

Gene bilindiği gibi Sosyal Hizmet Uzmanı veya Sosyal Çalışma mesleğine sahip olabilmek için lisans eğitimi sırasında sosyal hizmet alanlarında mesleklerini uygulayabilmeleri için özellikle“kişisel çalışma”,”gurupla çalışma” ve “toplumla çalışma” yöntemlerini de içeren bir eğitim almak zorundadır. Bu yönde verilen eğitimin lisans eğitimi sırasında eksik alınması/verilmesi ise öncelikle bir “nitelik” sorunudur. Mesleğin uygulamasını ve öncelikle niteliğini etkileyen ,belirleyen bir unsurdur.Meslek kazanımı ve yeteneği ile ilgili bir sorun asla değildir. Dolayısıyla sosyal hizmeti kamu adına yürüten Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu kendi bünyesinde çalışan Sosyal Hizmet Uzmanlarının/Sosyal Çalışmacıların eğitim ve niteliklerini kendi kurumunda bir işveren/idare olarak çalıştırırken yeterli görüp şimdiye kadar istihdam ederken; kurum dışında aynı nitelikteki kuruluşların standartını belirlerken yasal yetkisinin dışına çıkarak mesleki yeterlilik ile ilgili ek bir kural getirerek mesleğin uygulamasına müdahale etmiştir.

Kendi kurumlarında yeterli görüp kendi dışındaki kuruluşlarda istihdam edilmesi için mesleki yeterlilikle ilgili bu ek eğitim koşulu başta sosyal hizmet ile ilgili lisans eğitimini de bu şekilde tartışmalı hale getirmiştir. Buda konunun sosyal hizmet ile ilgili akademik eğitimine yönelik önemli bir diğer boyutudur.

Daha önce Sosyal Hizmet Mütehassısı / Uzmanı olarak Sosyal Hizmetler Akademisinden mezun olup kamuda Sosyal Hizmet Mütehassısı kadrosu ile çalışanların durumu ise kazanılmış haklar açısından da tartışmalıdır. Yapılan bu düzenleme ile ADM lerde mesleklerini uygulayabilmeleri bu ek eğitim koşulunu yerine getirmemesi durumunda engelleyicidir.. Bu engellemeye bu konuda eğitim veren Akademik kadrolarda ironik bir şekilde dahildir. Bu şekilde SHÇEK “idare” olarak görüleceği gibi aynı meslek için ayrıcalık yaratacak şekilde keyfi bir kısıtlama da getirmiştir.

b) Öte yandan madde de bahsedilen ve SHÇEK te ki ADM lerinde çalışanlardan aranmayan bu en az yirmibeş saatlik temel danışmanlık becerileri eğitiminin kimin tarafından hangi içerikle vede hangi kurumun akreditasyonunda verileceği de özellikle hiçbir şekilde belli değildir. Bu konunun ayrıca bir yönerge ile ilgili düzenleneceği şeklinde yönetmelikte herhangi bir düzenlemede yer almamaktadır. Madde bu açıdan önemli bir belirsizlik taşımaktadır. Bu belirsizlik bağlamında da bu konuda her türlü kurumun,derneğin veya bir bireyin istediği şekilde istediği içerikte 25 saatlik “temel danışmanlık becerileri” eğitimi düzenlemesi söz konusu olabilecektir.Bilindiği üzere yasal dayanağı olmadan herhangi bir kurum veya kuruluş tarafından ücretli veya ücretsiz verilecek eğitim hizmetleri MEB nın iznine bağlıdır.Ücretli eğitim programları için gerekli izinler MEB Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürlüğünden, üçretsiz olanların ise MEB Halk Eğitim ile ilgili bölümünden alınması gereklidir. Dolayısıyla herhangi bir derneğin veya kuruluşun mesleki yeterlilik oluşturmaya yönelik ücretli veya ücretsiz bir eğitim programını ve bunun sonunda bir belge düzenlemesi ile ilgili konu bu açıdanda hukuken tartışmalıdır.

Sosyal Hizmet Mesleğinin yeterliliğine yönelik bu koşulun keyfiliğinden ve belli bir yasal dayanağının olmamasından dolayı bir süre sonra yapılacak yeni bir düzenleme ile bu beceri eğitimin SHÇEK tarafından artırılmasının veya farklı meslekler için farklı farklı saatlerde eğitim görmesinin koşul olarak ileri sürmesinin hiçbir garantisi de bulunmamaktadır. Örneğin; SHÇEK bir sene sonra yeni bir yönetmelik ile Aile Danışmanı olarak mimarlık mesleğini de bu meslek gurubuna katabilir.Mimarlar için veya hemsireler için 50 saatlik bir danışma beceri eğitimini koşul olarak yeniden getirirken sosyal hizmet uzmanları için bunu 100 saate de çıkararak yeni bir kural oluşturabilir.Bu yaklaşım çerçevesinde bunu engelleyecek herhangi bir düzenlemede bulunmaktadır.

Her açıdan tartışmalı bu düzenlemeler ise Yönetmeliğin dayanağının belirtildiği 3 maddeye dayandırılmıştır. Bu madde ve dayanak olan 2828 sayılı kanun ile ilgili maddeler birlikte şu şekildedir.

“”” MADDE 3 – (1) ) Bu Yönetmelik, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu’nun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (8) numaralı alt bendi ( 2828 SK Madde 8. (Ek: 30/5/1997 - KHK-572/5 md.) "Toplum veya Aile Danışma Merkezleri", toplumun ve ailenin gelişmesi için; bireyin katılımcı, üretken ve kendine yeterli hale gelmesi amacıyla koruyucu, önleyici, eğitici, geliştirici, rehberlik ve rehabilite edici işlevlerini, gerekirse diğer kuruluşlar ve gönüllülerle işbirliği içerisinde sunmakla görevli bulunan gündüzlü sosyal hizmet kuruluşlarını); 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ( 2828 SK Genel esaslar Madde 4 -(Değişik: 07/07/2005 - Kanun No.-5378- RG 25868 /27 md) a) Bu Kanun kapsamına giren sosyal hizmetlere ilişkin faaliyetler, Devletin denetim ve gözetiminde, sivil toplum kuruluşları ile halkın gönüllü katkı ve katılımı da sağlanarak bir bütünlük içinde yürütülür. Sunulacak bakım ve diğer hizmetlerin kapsamı ve bu hizmetleri verecek olan gerçek ve tüzel kişilerin izin, çalışma usûl ve esasları ve diğer hususlar Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.) 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi ile ( 2828 SK Madde 9/g) (Değişik: 07/07/2005 - Kanun No:5378- RG 25868 /28 md) Kuruma bağlı olanlar dışında kurulacak sosyal hizmet kuruluşlarının, özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti verenler hariç olmak üzere açılış iznine, her türlü standartlarına ve işleyişlerine ilişkin esasları, varsa ücret tarifelerini tespit etmek, onaylamak, denetimini yapmak ve bu esaslara uymayanların faaliyetlerini durdurmak) 34 ve 35 inci maddeleri (2828 SK ;Açılış izni ve standartlar Madde 34 - Kurum dışındaki kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişiler ve özel hukuk tüzelkişilerince bu Kanun kapsamına giren sosyal hizmet kuruluşlarının kurulmasına, teşvik edilmesine ve açılış izinlerinin verilmesine, varsa ücret tarifelerinin tespitine ilişkin usul ve esaslar ile bu kuruluşların hizmet ve personel standartları bir yönetmelikle düzenlenir.
Sosyal hizmet kuruluşlarını kuranlar ve işletenler bu yönetmelik hükümlerine uymakla yükümlüdürler Denetleme esasları Madde 35 - Kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişiler ve özel hukuk tüzelkişileri tarafından işletilen sosyal hizmet kuruluşlarının 34 üncü maddede yer alan yönetmelik esaslarına uygunluğu Kurumun kontrol ve denetlemesine tabidir. Sosyal hizmet kuruluşları yılda en az bir defa Kurumca denetlenir. İlgililer kontrol ve denetlemeler sırasında denetleme heyetine her türlü kolaylığı göstermekle yükümlüdürler. Kontrol ve denetlemeye ilişkin esaslar yönetmelikle düzenlenir.) hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Yönetmeliğe dayanak olan bu maddeye göre sosyal hizmetlere ilişkin faaliyetler, Devletin denetim ve gözetiminde, sivil toplum kuruluşları ile halkın gönüllü katkı ve katılımı da sağlanarak bir bütünlük içinde yürütüleceği belirtilmektedir. Bu bağlamda sunulacak bakım ve diğer hizmetlerin kapsamı ve bu hizmetleri verecek olan gerçek ve tüzel kişilerin izin, çalışma usûl ve esasları ve diğer hususların Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği belirtilmektedir. Özellikle “diğer” kelimesinin aslında idari uygulamalara yönelik olduğu gayet açıktır.Bu kelime her türlü keyfilik için bir gerekçe değildir vede olmamalıdır. Böyle bir görevin içinde sosyal hizmet uzmanı ve yönetmelikte belirtilen diğer mesleklerin yeterliliği ve bunun giderilmesi ile ilgili her hangi bir düzenleme yapabilmesine yönelik de her hangi bir yetkisinin olmadığı bu bağlamda gayet açık bir şekilde görülmektedir.

Bu yetki görüleceği gibi kuruluşlarda hizmetin özelliğine göre hangi nitelikte meslek elemanlarının çalışmasına ve bunun standartının belirlemesine yönelikdir. “Mesleki yeterliliğin” belirlenmesine ve bunun ile ilgili bir düzenleme yapılmasına yönelik bir yetki kullanımını içermemektedir. Üstelik aynı nitelikteki hizmete yönelik kendi kurum ve kuruluşunda aranmayan ve uygulanmayan standartın bir başka kurum ve kuruluşlardan yasal bir dayanak olmadan talep etmesi son yönetmeliği bu açılardan hem hukuken hemde iyiniyet açısından da tartışmalı hale getirmektedir.

Ayrıca; bilindiği gibi sosyal hizmet uygulamalarında tıpta olduğu gibi uzmanlığı ve bunun eğitim ve esaslarını belirleyen herhangi bir yasal düzenlemede bulunmamaktadır. Şimdiye kadar hem SHÇEK bünyesinki kreş,huzurevleri gibi sosyal hizmet kuruluşlarında hemde gene SHÇEK tarafından düzenlenen yönetmelikler çerçevesinde SHÇEK dışında kurulmasına izin verilen kreş,huzurevi gibi sosyal hizmet kuruluşlarında istihdam edilen ve/veya edilecek sosyal hizmet uzmanlarının mesleki yeterliliklerine yönelik her hangi ek bir eğitim koşulunun getirildiğine yönelik bir düzenlemede yapılmamıştır.

2) a) Son yönetmeliğin 4 maddesindeki tanımlarda aile danışma merkezlerinin hizmetleri arasında “Aile danışmanlığı” ve “Ailelere yönelik psiko-sosyal hizmetler” ile ilgili b ve f fıkralarında bir tanımlama yapılmıştır. Bunlar ise şöyledir.

“Aile danışmanlığı : Merkezde görevli aile danışmanı tarafından, ailenin sınırları ve aile üyeleri arasındaki ilişkiler üzerinde çalışarak aile üyeleri arasındaki bozuk ilişkileri düzeltmeyi ve bu süreçte kazanılan yeni iletişim ve etkileşim kalıpları sayesinde, aile bireylerinin sorun çözme yeteneklerini güçlendirmeyi amaçlayan özel teknik ve stratejileri içeren hizmeti,”

“Ailelere yönelik psiko-sosyal hizmetler” ise “Merkezde görevli meslek elemanlarınca, ailenin ve aile bireylerinin refah mutluluk ve bütünlüğünü güçlendirmek amacıyla, bireylerin aile içi ilişkileri, toplumsal yaşama uyumları ve ailenin her türlü işlevlerinin yerine getirilmesi ile ilgili sorunlarını önleme ve çözme kapasitelerini geliştirecek, bireylere ya da gruplara yönelik koruyucu-önleyici, eğitici-geliştirici ve rehabilite edici tüm program ve çalışmalar” dır.

Bu tanımlamalar SHÇEK kurumu tarafından açılan aile danışma merkezleri ile ilgili yönetmeliğin 4. maddesinin (c) ve (ç) fıkralarında yer alan tanımlamalarla da aynıdır. Dolayısıyla hizmetlerin niteliği ve işlevi ile ilgili de herhangi bir fark görülmemektedir.(Bu tanımlamalar başlı başına bir tartışma konusu olup ayrı ve özel bir çalışma ihtiyacını ortaya koymaktadır.Ayrıca Aile Danışmanlığı meslekler sözlüğünde de yer almamaktadır.)

Son yönetmeliğin 9.Maddesinin 6 .fıkrasında yapılan düzenlemede “Merkezde aile danışmanlığı hizmetlerinin verilebilmesi için en az bir aile danışmanı görevlendirilmesi gerekmektedir. Aile danışmanının, çocuk gelişimi, sosyal hizmet, psikoloji, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, hemşirelik, tıp alanlarından birinde en az dört yıllık lisans düzeyinde eğitimi tamamlamış olmasının yanı sıra, en az yüz saati teorik olmak üzere aile danışmanlığı alanında bir eğitim programını başarıyla tamamlamış olması gerekir.” şeklindedir. Bu düzenleme ile “Aile Danışmanı” olarak oluşturulan bir unvan/kadro için lisans sonrası bir uzmanlık içeren bir eğitimin başarı ile tamamlanması da bir koşul/standart olarak getirilmiştir.

SHÇEK in kendi bünyesindeki Aile Danışma Merkezleri ile ilgili yönetmeliğin 4 maddesinde ise “Aile danışmanı” ile de ilgili bir tanımlama ve düzenleme yer almaktadır. Bu düzenleme ise şöyledir. “Merkezde aile danışmanlığı hizmetlerini yürütmek üzere görev yapacak sosyal çalışmacı, psikolog, çocuk gelişimcisi, tabip, psikolojik danışma ve rehberlik bölümü mezunu öğretmen, enaz dört yıllık yüksek öğrenimi olan hemşire unvanlarından birine sahip olmasının yanı sıra üniversitelerin ya da bu mesleklerden birine ait meslek dernek ya da odalarının düzenlemiş olduğu aile danışmanlığı alanında en az yüz saati teorik olmak üzere eğitim programını ya da bu alanda hizmet veren sivil toplum veya kamu kuruluşlarının Uluslararası Aile Terapileri Örgütünün (IFTA) ya da Avrupa Aile Terapileri Örgütünün (EFTA) ölçülerine uygunluğu belgelenen aile danışmanlığı alanında en az yüz saati teorik olmak üzere eğitim programını başarıyla tamamlamış olan personel,” olarak ifade edilmiştir.

Dolayısıyla bu düzenleme ile SHÇEK bünyesindeki Aile Danışma Merkezlerinde “Aile Danışma” olarak bir kadro ve ünvan oluşturulduğu ve buna yönelik bu kadroda bu ünvan ile çalışacak/çalıştırılacak personelin ise belirlenen yerlerden belli bir eğitim proğramını başarılı ile tamamlamış olma koşulunun getirildiği görülmektedir. Bir yasal düzenleme ile belirlenmesi gereken bir kadro ve ünvana yönelik koşullar SHÇEK tarafından düzenlenmiştir.

SHÇEK bünyesinde bu yönetmelik ile oluşturulan bu kadronun yasal bir dayanağının 2828 sayılı kurum yasasında olduğu da görülmemektedir.Yasal dayanağı olmayan bir kadroda çalışılması için ise sosyal hizmet uzmanları dahil diğer meslek elemanlarının belli bir ücret karşılığında meslekleri dışında bu ünvanı alabilmeleri için ise öncelikle bir eğitim hizmetinin satın alınmasıda bir koşul haline getirilmiştir. Gene bu madde de bu yönde eğitim verme yeterliliğini/uygunluğunu meslek derneklerinin yanı sıra Uluslarası Aile Terapi yada Avrupa Aile Terapi örgütlerinin ölçülerine uygunluğunun belgelenmesi gibi koşullarıda getirerek Kurumun/idarenin yasal bir dayanağı olmadan Aile Tedavisi de dahil bu uygulamadaki uygulayıcıların uygunluğunu değerlendirme (akreditasyon) görevini de yürütmeye başlamıştır. Bilindiği üzere yurtdışında uygulamalarda özellikle “Aile Tedavisi” eğitim ve uygulama açısından yönetmelikte bahsedilen “Aile Danışmanlığın” dan oldukça farklı bir şekilde danışmanlık rehberlikten de öte “iyileştirmeye” yönelik özelliği ve yükümlülüğü olan bir uygulamadır.. “Aile Tedavisi” eğitimi ve uygulaması ile ilgi de oldukça farklı ekollerin/ yaklaşımların öne çıktığı çeşitli uygulamalar da bulunmaktadır.Bu amaca yönelik kurumların/enstitülerin hepsinin yönetmelikte belirtilen bu örgütlere üye olma gibi bir zorunluluğu olmayıp bunların öncelikle kendi ülkelerinde Tedavici/iyileştirici olarak uygulanmasına yönelik izin veren yasal akreditasyon organlarınca uygunluklarının onanması gereklidir. Dolayısıyla SHÇEK in yaptığı bu düzenleme ile her ülkenin bu yönde kendi yasal organları tarafından kabul edilmiş bulunan eğitim programlarının bu örgütlere uye olmamaları halinde yasal bir yetkisi olmadan Türkiyedeki uygulamasını bu şekilde engelleyebilmekte ve müdahalede bulunabilinmektedir.Özellikle de “Aile Tedavisi” ne yönelik bu engelleme ve yönlendirme çabası SHÇEK in kurumsal işlevine uygun değildir.

Özellikle bu konuda internette yurtdışındaki uygulamaları bu konuda eğitimleri vede özellikle de Kıta Avrupası ile İngiltere ve Amerika arasındaki eğitim ve uygulama arasındaki başta kavram olmak üzere diğer farklılıklarının bu düzenleme sırasında yeteri ölçüde değerlendirilmediği de görülmektedir. Bu bağlamda bu ilk düzenleme gene kendine özgü kavram kargaşalarının yoğun olduğu bir uygulamada oluşturulmuş ve oluşturulması da istenmiştir. Bu açılardan SHÇEK konu ile ilgili teknik bir kurum olma niteliğini de oldukça tartışmalı hale getirmiştir.

Bu düzenleme ve yaklaşım ile yasal bir dayanak olmadan oluşturulan “Aile Danışmanlığı” ile başta “Aile Tedavisi” ile ilgili kavram ve uygulamalarında önemli bir kargaşa yaratılmıştır.Buna “Evlilik Danışmanlığı” gibi eşler arasında çıkan sorunlara yönelik danışmanlık hizmetinin karıştırıldığınıda görmek mümkün olup bu yaklaşım bu düzenleme çerçevesinde hem hukuki hemde meslek disiplinleri açısından vede en önemlisi sosyal hizmet açısından tartışmaya oldukça açık bir yaklaşımdır.

Hukuken de tartışmaya açık bu kargaşaya rağmen 2007 yılından beri uygulamanın bu şekilde yürütülmesi ve en azından hem mesleksel hemde hukuken tartışmaya açılmamış olmasıda sorgulanması gereken bu konunun diğer önemli bir boyutudur.Bu sorgulamaya konu ile ilgili Akademik kadrolar ve meslek örgütleri dahildir.

Özellikle yasal bir dayanağı olmadan oluşturulan bu unvan ve kadroya yönelik ilk düzenlemede böyle bir eğitim sonrası “aile danışmanı” olarak görevlendirilecekler için ne bir ek maddi yarar nede bir güvence verildiğide görülmemektedir.Bu süreçte SHÇEK bünyesinde bu konu ile ilgili ayrı bir eğitim programının düzenlendiğine de rastlanmamıştır. Yönetmelik ile böyle bir yükümlülükte getirilmemiştir. Bu yöndeki eğitimi çalışanlar kendi imkanları ile satın almaları gerekmiştir.Gerekmektedir..Ancak ek zaman vede ek bir maddi yük sonunda alınan bu yasal dayanağı olmayan unvan ve kadroda çalışmanında güvence altında olmadığıda gayet açıktır. SHÇEK/İdare bu konuda eğitim almış bir kişiyi ADM ne atamayıp çalıştırmayacağı gibi atasa bile bir hafta sonra il müdürlüğünde her hangi bir birimde de görevlendirmesi söz konusudur. Bu nedenden dolayı getirilen ek külfetin herhangi bir güvenceside bulunmamaktadır. Öte yandan SHÇEK/İdare verdiği hizmetin işlevi ve niteliğinden sorumludur. Bu işlev ve niteliğine yönelik olarak oluşturulan kadrolarda yasaların belirttiği kriterlerde personel çalışmak zorundadır.Bu; hizmeti verdiği kitleye karşıda sorumluluğu ve yükümlülüğünün bir gereğidir.Nasıl bir elektrik ile ilgili kurumda veteriner çalıştırılamayacağı gibi ADM de bir inşaat mühendisinin çalıştırılması söz konusu olmamalıdır.Olduğu takdirde ise bu bir idari kusur olarak ortaya çıkmaktadır.Bu nedenden dolayı bu konuda SHÇEK kendi yükümlülüğü çerçevesinde yürüteceği hizmette kendi bünyesinden görevlendireceği kişilerin eğitiminden ve bunun maliyetinden de sorumlu olması gereklidir.Özellikle de kendi bünyesi içindeki personele ek bir koşul getirirken maliyeti güvencesiz bir şekilde personele yıkması ne ölçüde doğru ve hukukidir.Buda mesleki açıdan ayrı bir tartışma ve sorgulama konusudur.

Bu konu ile ilgili sorgulamaların yetersizliği veya olmaması nedeni ile bu kargaşalar içeren bu durum dolayısıyla yeni düzenlemeye de yansıyarak “Aile Danışmanlığı” ile ilgili uygulama ve kavram kargaşası görüldüğü gibi aynen devam ettirilmiştir. Son düzenleme de bu konu ile ilgili olarak ilk yönetmelik ile de ilgili bir bağlantı kurulmadığı için görüleceği gibi bu kadro/unvan için kimin tarafından nasıl bir eğitimin verilip verilemeyeceğide oldukça belirsiz bir hale getirilerek kargaşa daha da derinleştirilmiştir. Mesleksel aykırılıklarının yanı sıra hukuka aykırı keyfilik aynen devam etmiştir.Örneğin herhangi bir dernek , kişi veya herhangi bir gurup kendi dünya görüşleri çerçevesinde bu konuda herhangi bir engelle karşılaşmadan bir eğitim programını rahatça pazarlayıp, uygulabilir.”Aile Danışmanı” ünvanını verebilir. Bunun için de daha önceki koşullarda yumşatılmıştır.Belirisizleştirlmiştir. Bu son düzenleme yapılrken bu kavram kargaşası için en azından ilk düzenleme ile ilgili bir parelelik ve ilgide kurulabilmesi teknik olarak mümkün iken bunun bile yapılmamış olması da konunun iyiniyet gibi başka açılardan sorgulanmasını rahatça gündeme getirebilmektedir.Ve böyle bir düzenleme neden bu şekilde yapılmıştır?

Özellikle internette bu konudaki uygulamalara bakıldığı zaman hem uygulama hem de eğitim açısından da önemli bir kargaşanın olduğu yatsınamaz bir gerçektir.Bu kavram kargaşasına “Aile Eğitim ve Danışmanlığı” bağlamında eğitim ve uygulamalarıda eklemek mümkündür. (Örneğin 9 Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakultesinin Lisansüstü Aile Eğitimi ve Danışmalığı Uzmanlığı ünvanını veren bir lisansüstü eğitim programı da söz konusu olup bu ünvanın son düzenlemeyi karşılayıp karşılamaladığıda belli değildir.) Ancak bu kargaşalı durumu iyi niyetle bile olsa düzenlemek isterken SHÇEK/İdare yasalarda yer almayan bir yetkiyi kullanarak yaptığı bu düzenleme ile bu konudaki kargaşayı daha da arttırmıştır.

c)Son yönetmeliğin 9 maddesinin 7 fıkrasında ise “bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihe kadar en az beş yıl fiilen aile danışmanlığı yapmış olduğunu belgeleyenler için, altıncı fıkrada belirtilen eğitim koşulu bir defaya mahsus olmak üzere aranmaz. Bu kişiler için başvuru süresi bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıldır.” şeklinde de bir düzenleme yapılmıştır. Bu düzenleme ile 7 Ekim 2007 tarihli SHÇEK bünyesindeki ADM ile ilgili yönetmelik ile çelişkili bir durum daha ortaya çıkmaktadır.Bilindiği gibi bu ilk yönetmelikte bir “Aile Danışmanlığı” tanımlaması yapılmıştır. Bu tarihten önce böyle bir ünvanın kullanımına yönelik herhangi bir düzenlemede yapılmamıştır. Bu şekilde yapılan bu son düzenleme ile 7.10.2007 tarihinden önce hukuki bir dayanağı olmadan kullanılan ünvanın kullanımıda uygulamanın bir parçası haline getirmek istenmektedir.Aile Danışmanlığının nerede nasıl hangi eğitime dayalı olarak yapıldığı ve bunun kimin tarafından belirleneceği de belli değildir. Buda gene ayrı bir kargaşa demektir. Ayrıca meslek ve eğitim ile ilgili koşullarının yanı sıra sadece yurtiçi veya yurtdışınındaki çalışma konusuda belirsizdir.

Ayrıca;konu ile ilgili bir internette araştırma yapıldığı takdirde kamu kurumları arasında olan Başbakanlık Diyanet Başkanlığınında bir din hizmeti olarak “Aile İrşad ve Rehberlik Büroları” aracılığı ile ailelere bir danışmanlık ve rehberlik hizmetide verdiği görülmektedir.Başkanlığın WEB sayfasında yayınlanan bilgiler çerçevesinde 2003 yılından beri verilen bu sosyal hizmet içerikli danışma hizmeti müftülüklerde kurulan “Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu” üzerinden verilmektedir.(İrşad kelimesi aydınlatma,hatırlatma,öğüt,yetişmesi imkan dahilinde olan kişilerin yetişmesi için gerekli olan feyzi dağıtma anlamında olup bu büroların işlevine bakıldığında ise bu kelime aynı zamanda “danışma” kelimesini de karşılamaktadır) Gene verilen bilgilere ailelere yönelik danışma ve rehberlik hizmeti bu bürolarda görevlendirilen “vaiz” kadrosu tarafından yürütülmektedir.Ayrıca, Başkanlık tarafından bu amaçla çalışan personele ayrı bir eğitim programı ve seminerler verildiği ve bu çalışmanın sonunda bir belge verildiği şeklinde duyurularıda görmek mümkündür. (İstanbul Müftülüğü WEB sayfası) Gene örneğin Kütahya Müftülüğündeki bu yönde kurulan buronün görevi İnternetteki WEB sayfasında şu şekilde yer almaktadır.

“ KÜTAHYA MÜFTÜLÜĞÜ AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROSU
Halktan görevlilerimize gelen aile ile ilgili sorulardan dini kısımlarına bizzat cevap vermek, gerekli durumlarda müracaat edenleri sağlık, hukuk, güvenlik uzmanları ve birimleri gibi uygun kişi ve kurumlara yönlendirmek amacıyla il müftülüğümüz bünyesinde Aralık 2008 tarihinden itibaren Aile İrşat ve Rehberlik Büronuz iki büro görevlisi ve danışma kuruluyla tüm halkımıza hizmet vermektedir.
Vatandaşlarımızı yakından ilgilendiren aile içi sorunlar (evlilik öncesi ve sonrası), kadının maruz kaldığı ayrımcılık, şiddet ve istismar, insan hakları ihlalleri, töre cinayetleri, çevre duyarlılığı, kötü ve zararlı alışkanlıklarla mücadele gibi sosyal konularda ihtiyaç duyanlara dini bilgi açısından rehberlik etmek, varsa yanlış dini anlayışları gidermek, bu alanda çalışan kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde hareket etmek sorumluluk alanımız içerisindedir.
Aile olmak, “bir” olmaktır. Aile demek, “emek” demektir. Hayatın bütün zorluklarına “eyvallah” diyebilmek için ailede “huzur iklimi” şarttır.
Eşlerimiz, Yüce Rabbimizin aramıza “sevgi” ve “meveddet” halk eylediği tamamlayıcılarımızdır. Evlatlarımız gözümüzün nurudur, sevgi tohumları onlarda yeşerir; bütün bir ömrümüzü kuşatır.. Ancak o huzuru duyabilmek için önce iç dünyamızı aydınlatmalı; eşlerimize, evlatlarımıza, hülasa hayata o aydınlık pencereden bakabilmeliyiz.
Zaman-zaman hepimiz yol gösterecek, danışacak, derdimizi azaltıp-sevincimizi çoğaltacak bir sıcaklık ararız.
Kütahya Müftülüğü Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu, bu dost sıcaklığıyla vatandaşlarımıza dini danışmanlık ve rehberlik hizmeti sunuyor.

Müracaat: Kütahya İl Müftülüğü
Alipaşa Mah. Atatürk Bulvarı Müftülük Sitesi Kat:4
Aile İrşat Bürosu: 0274 224 39 91
Kütahya Müftülüğü
0274 223 63 12 -2236315 Dahili:120
E-Posta: aile@kutahyamuftulugu.gov.tr “

Bu bilgide de görüleceği gibi Diyanet İşleri Başkanlığında bu yönde 2003 yılından beri “Aile Danışmanı” olarak da değerlendirilebilecek çalışanlarının olduğu vede bu düzenleme ile Aile Danışma ünvanının bu kişiler tarafından kullanılıp kullanılmayacağıda belirsizdir.Bu belirsizlik içinde 2003 yılından beri bu bürolarda çalışanların bu ünvanı kullanmalarıda gayet olağan ve olanaklıdır. Bu belirsizlik bir kamu kurumu olan Diyanet Başkanlığının bu şekilde verdiği hizmeti de kapsamaktadır.Son düzenlemeye göre bu hizmette kapsam içinde olmasına rağmen oldukça belirsizdir. Bu belirsizlik de ne amaçla olmuştur.Oda anlaşılamamaktadır.

3)Bilindiği gibi uygulamada Aile Danışma Merkezlerine yapılan başvurularda Hukuksal sorunlar da oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Örneğin aile içi şiddet vede buna yönelik oluşturulan koruma hizmeti vede buna bağlı olarak Konukevleride bu hizmetin temel bir parçasıdır.Bu bağlamda SHÇEK tarafından kurulan ADM lerde Avukat kadrosu ile hukukçu mesleğinden olanların çalıştırılmasıda sağlanmıştır.

Ancak son yapılan düzenleme de aynı nitelik ve işleve yönelik hizmete yönelik aile danışma merkezlerinin personeli olarak “hukukçu” mesleğinden bir personelin çalıştırılmasıda mümkün değildir.Bilindiği gibi “hukuk” hizmeti son zamanlarda pahalı bir hizmet haline gelmiştir. Buna ulaşılmada da sorunların olabilmesi nedeni ile bu yönde tamamlayıcı bu hizmetten yararlanmak kısıtlandırılmıştır.

Özellikle son yönetmelik kapsamında Belediyelerin Aile Danışma Merkezlerini açmaları oldukça olağandır. Hatta Kadın Konukevi ile ilgili uygulamada bunu oldukça gerekli kılmaktadır.Ancak yapılan bu düzenleme ile Belediyeler tarafın kurulan ADM lerde hukukçu veya avukat çalıştırmaları mümkün değildir.Ayrıca bu konuda yeni yasal düzenleme ile getirilmek istenen Uzlaşmacı/arabulucuların çalıştırılmasıda mümkün görülmemektedir.

Bu durum; bu konu ile ilgili kurulmuş bulunan dernek ve vakıflarıda içermektedir. Bu nedenden dolayı hem hizmetin özelliği hemde daha önceki yönetmelik bağlamında eşitliğe de aykırı bir durum ortaya çıkmıştır.Bu açıdan oldukçada keyfi bir düzenlemedir..

4)Gene son yönetmeliğin “sunulacak hizmetler” ile ilgli 13 Maddesi şu şekilde düzenlenmiştir.

“MADDE 13 – (1) Merkezde ailelere yönelik psiko-sosyal hizmetler ile aile danışmanlığı hizmetlerinin yanı sıra, ailelerin ve aile bireylerinin refahını, mutluluk ve aile bütünlüğünü güçlendirmek amacıyla, bireylerin aile içi ilişkileri, toplumsal yaşama uyumları ve ailenin her türlü işlevlerinin yerine getirilmesi ile ilgili bilgi ve beceri kazandırmayı amaçlayan ücretsiz ve katılımı serbest olan seminer, panel ve benzeri programların ayda en az bir kez düzenlenmesi esastır. Bu programlar, İl veya İlçe Müdürlüğüne programın yapılacağı günden en az bir hafta önce bildirilir. Konular İl veya İlçe müdürlüğü ile birlikte belirlenir. Aile haftası gibi hizmet alanı ile ilgili özel gün kutlamalarına uyumlu programlar düzenlenir. Her ay düzenlenmesi gereken bu ücretsiz eğitim çalışmaları en fazla bir ay ertelenebilir, ancak tamamen iptali mümkün değildir.”

Bu düzenleme ile görüleceği gibi sunulacak hizmetlerde ADM lerin her ay ücretsiz ve katılımı serbest olan seminer,panel ve benzeri programların SHÇEK in bilgisi ile düzenlemesi yükümlülüğü kamu kurumlarının yanı sıra gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerce kurulacak ADM ler içinde getirildiği görülmektedir.Tanımlamaya göre özel hukuk tüzel kişileri; Özel hukuk kurallarına göre oluşmuş kâr amacı güden tüzel kişiler ile kâr amacı gütmeyen tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla gerçek ve tüzel kişilerce kurulacak bu merkezlerin öncelikle kar etmesi kuruluşun yaşaması öncelikli bir konudur..Hele yeni açılan bir yer için ise bu öyle hemen sağlanan bir durumda değildir.Bu kişilerce kurulacak ADM lere hem personel hemde yer açısından belli bir maddi maliyeti olan bir yükümlülüğün yönetmelik ile bu şekilde istenmesi ve bunun yapılmaması halinde kapatmaya kadar gidecek bir yaptırımında bulunması öncelikle çalışma özgürlüğüne vede Anayasamızda belirtilen “angarya” ile ilgili hükme de aykırıdır. Ayda bir zorunlu olarak bu yönde düzenlenecek bir çalışmada ADM lerce görevlendirilecek personelin ücretleri öncelikle bu merkezler tarafından karşılanması gereklidir. Bu kişilerin ücretsiz katılmaları kendi iradeleri ile ancak gönüllü olarak olabilecek bir husustur.Öte yandan SHÇEK veya kamu tarafından bu merkezlere kamu kaynaklarınca her hangi bir kira desteği veya bir ihtiyacının karşılanmasına yönelik veya vergi kolaylılığı gibi teşvik edici ayrı bir kamu olanağıda sağlanmamaktadır. Dolayısıyla kamu kaynakları ile destek olmadan kar amacı ile kurulmuş bir kuruluşun kar etmesini engeleyen bu yöndeki bir düzenleme SHÇEK’in yasal yetkilerinde olmayan bir konudur.

Aslında temel olarak SHÇEK tarafından yürütülen iş bir ruhsatlama işidir.Bu aynen bir lokantanın açılması için gerekli olan ruhsatlama işinden de farklı değildir.Konuya bu açıdan baktığımızda SHÇEK’in bu konuyu kendi yetkisinde görüp yönetmelik ile yaptığı bu düzenlemeyi Belediyelerin Lokantalar için yapması da söz konu olabilir.Bu mantık ile lokantaların belli masalarının ücretsiz yemek verilmesi için kamu hizmetine açılması gibi bir koşul getirmesi olanaklıdır.

Öte yandan çalışma düzeninde kar amaçlı veya kar amaçlı olmayan çalışmalarda getirilmeyen ücretsiz hizmet koşulunun bu yönetmelikle getirilmesi öncelikle ve özellikle eşitlik ilkesine de aykırıdır.Bu ilke zedelendiği takdirde bunun sınırıda yoktur.

Dolayısıyla bu madde de hukuka ve yetkiyi aşan keyfi bir yaklaşımın varlığı görülmektedir.


DEĞERLENDİRME VE SONUÇ : Bakım ve barındırma odaklı sosyal hizmet yerine bireyin korunup kollanmasına yönelik sosyal hizmetin önemli uygulama alanlarından biri olan Aile Danışma Merkezlerine yönelik SHÇEK tarafından yapılan son yönetmelik şeklindeki düzenleme öncelikle ve özellikle hem uygulama açısından hemde sosyal hizmet mesleğine yaklaşımı açısından başta eşitlik ilkesi olmak üzere yasal olmayan bir yetkinin kullanımı gibi önemli hukuki sorunları içermektedir.

Özellikle de sosyal hizmet mesleği olmak üzere diğer disiplinler ile bağlantılı mesleklerin “yeterliliğine” yönelik yetki dışı düzenlemeler de bu yönetmelikte yer almaktadır. Bu şekilde başta belediyeler olmak üzere yurttaşlara sosyal hizmetin uygulamasının Aile Danışma Merkezleri aracılığı ile ulaşılmasında önemli engellemeler de yönetmeliğe yansıtılmıştır.

ADM ler ile ilgili 2007 yılındaki ilk süreci ve ortaya çıkan yaklaşımıda birlikte değerlendirdiğimizde ise o süreçte de “Aile Danışmanlığı” şeklinde yasal bir dayanak olmadan bir unvan ve kadro oluşturulması gibi hukuka aykırılık olmasına rağman bu durumun hem meslek hemde akademik düzeyde yeteri ölçüde tartışılamaması ve oluşturulan kavram kargaşalarının sorgulanamasının da bu son düzenlemeyi şekillendirdiğini ve SHÇEK i bu yönde cesaretlendirdiğini öngörmek mümkündür.

Ancak son düzenleme ile SHÇEK ‘in hukuka aykırı bu yaklaşımını daha da aştığı ve yetkisi olmadığı halde başta sosyal hizmet mesleği olmak üzere diğer mesleklerinin yeterliliğine yönelik bir düzenlemeye yöneldiği , bu bağlamda eşitlik ilkesine aykırı kurallar getirdiğide gayet açık olarak gözükmektedir. Örneğin SHÇEK te ki ADM lerinde meslek elemanı olarak çalışan bir sosyal hizmet uzmanı ,psikolog veya öğretmen yarın istifa etse veya emekli olsa belediye tarafından açılan bir ADM inde çalışabilmesi için ek bir eğitim alma koşulunu yerine getirmediği sürece çalışması ve mesleğini uygulaması mümkün değildir.Bu durum; tüm sosyal hizmet uzmanlarını ilgilendirdiği gibi diğer meslekleride ilgilendiren bir konudur. .”Aile Danışmanlığı” ile ilgili durumunda hukuka aykırı düzenlemeler içerdiği ve böyle bir düzenlemeye SHÇEK ‘in idare olarak yetkili olmadığı da görülebilinmektedir.

Bu nedenlerden dolayı son yönetmeliğin bu ve buna benzer hukuka aykırılıklar nedeni ile iptaline yönelik bir hukuki süreci başlatma ihtiyacı ortaya çıkmaktadır.Bu bağlamda öncelikle yönetmeliğin yayınlandığı tarih olan 25.2.2009 tarihinden itibaren 6 ay içinde yürütmeyi durdurmayı içeren bir iptal davasının açılması gereklidir.5 aydan az bir sürede kalmıştır.Bu konuda girişimi, konunun tarafı olan gerçek kişiler, tüzel kişiler, meslek örgütleri üniversiteler vede belediye gibi kamu kurumları yapabilirler.

Ancak; ilk yönetmelikte konunun tarafı olanların gösterdikleri yaklaşım bu düzenlemeye yönelik bu yönde bir hukuki sürecin başlatılmasını da engelleyebilir.Buda konunun endişe verici bir boyutudur ve bu konudaki tarafların şimdiye kadar ki suskunluğuda bunu endişeyi daha da arttırıcıdır.

Çünkü 2007 yılından itibaren mevcut uygulamaya bakıldığı zaman birinci yönetmelikteki hukuka aykırıklar taraflar açısından uygun görülmüştür.Bu uygunluk,benimseme bu düzenleme içinde aynı şekilde devam ettirilebilinir.Konu ile ilgili taraflar gene suskun kalabilir.Bu çerçevede SHÇEK te idare olarak böyle bir yaklaşımdan dolayı her türlü keyfi uygulamayı ve mesleğe müdahaleyi doğal karşılayıp kendini idare olarak yetkili ve etkili olarak görebilir.Bu açıdan her hangi bir sorunda bulunmamaktadır.Ülkenin içinde bulunduğu toplumsal ve siyasal iklimde buna gayet uygundur.

Fakat; SHÇEK in yaptığı bu düzenlemeyi hukuka aykırı bulmam ve mesleğimin uygulamasını engellemeye yönelmesi nedeni ile ortaya çıkan bu durumun şimdiye kadar gündeme getirilmemesi nedeni ile bir meslek elemanı olarak konuyu değerlendirmek ve paylaşmak istedim.

SHÇEK ‘in idare olarak bu yaklaşımını uygun bulup bulmamak veya benimsemek doğal olarak konunun taraflarına aittir.Sadece Sosyal Hizmet Uzmanlarını değil diğer meslekler de konunun tarafıdır.Ayrıca bu tüm meslekler ve taraflar çalıştığımız vakalarımız içinde konunun tarafı olmamızı zorunlu kılmaktadır.

Dolayısıyla konunun bir tarafı olarak ben SHÇEK in bu yaklaşımı uygun bulmadım…Benimseyemedim…

Ya sizler…..
Urla ; 5.4.2009


Not: Bu çalışma, hukuk yoluna başvurmak isteyenlere bir ölçüde katkı sağlaması amacıyla bu şekilde yapılmıştır

 



Editörler




Google
 

 


 


KURUMSAL VE BİREYSEL İŞ İLANLARI

 


 

SOSYAL MEDYA




 

 

Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye

sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.