SOSYAL HİZMET MESLEĞİ

AİLE VE ŞİDDET
(Aile İçinde Çocuğa Yönelik Şiddet) Kitabı Üzerine Bir Değerlendirme…

Aziz ŞEKER / Sosyal Hizmet Uzmanı

Sitemiz Editörü 
shuaziz@gmail.com

Ana Sayfa
 
Aile Sorunları
Çocuk Refahı
Engelli
Gençlik
Sosyal Sorunlar
Tıbbi Sosyal Hizmet
Yaşlılık

Mesleki Bilgiler

SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
SHU Yayınları
İnsan Hakları
Sosyal Siyaset
Sosyoloji
Söyleşiler
Psikoloji
 

 

 

 


Toplumsal kültürel yapımız şiddeti öğreten, meşrulaştıran ve insanlarımızı farkında olmadan şiddete karşı duyarsızlaştıran sosyal değerlerle doludur. Cinsiyetçi rol farklılaşmasına kaynaklık eden erkek egemen bir aile ve toplum yapılanması, buna bağlı olarak meşrulaştırılan töre ve namus cinayetleri, kan davaları, toplumsal dayanışma ve yardımlaşma anlayışının ötesine taşan ve bir gösteriye dönüşen dinsel ritüellerimiz bunlar arasında sayılabilir. Bunlara ek olarak, gelişen kitle iletişim araçlarının kendilerini cazip kılma ve seyredilme oranlarını arttırma endişesi içinde şiddet olaylarını bir araç olarak kullanması, hatta yukarıda saydığımız şiddet olaylarını bireyle toplum arasında aracılık eder bir pozisyonda sunması, şiddetin tanık olunarak öğrenilmesinde etkili bir başka gelişme olarak değerlendirilebilir, yaklaşımıyla kitabına başlayan Sezer Ayan, çalışmasında şiddet olgusunu “aile içinde çocuğa yönelik şiddet” olarak sınırlandırıyor. Çeşitli sosyolojik yaklaşımlardan yola çıkarak şiddeti birçok yönüyle analiz ediyor.
Sosyolog kökenli bir araştırmacı akdemisyen olması daha başlangıçta bu uygulamalı çalışmanın sosyoloji disiplininin olanaklarını yapısında örgüleyeceği izlenimini okuyucuya veriyor. Yazar, birçok bütünleyici bilgiden sonra şiddetle ilgili şu kavramsallaştırmaya ulaşıyor: Şiddet, insanın fiziksel ve ruhsal bütünlüğüne yönelik her türlü maddi ve manevi olumsuzluk demektir. Bu olumsuzluğun temelinde güç, saldırganlık, sapma ve suç kavramları vardır.
Ayan, çalışmasında şiddetin boyutlarını ele alırken bireysel ve toplumsal nedenlerine, biçimlerine sınıflandırmalarına doğa, eğitim, medya gibi konulardan yola çıkarak da eğiliyor.

Yazar, aile ve aile içi şiddeti işlediği bölümde; aile sosyolojini temel alarak aile ve Türkiye’de aile yapısının dinamiklerine inerek aile içi şiddet ve türlerini irdeliyor. Ve konuyu somutluyor: Aile içi şiddet, aile bireylerinin birbirlerine ve genelde de güçlü olanın güçsüz olana uyguladığı fiziksel, cinsel ve duygusal nitelikteki olumsuz eylemlerdir.

Sosyolog Ayan, çocuk kavramını enine boyuna tarihsellik bakış açısıyla kritik ettiği III. Bölümde; çocuklukla ilgili gelişimsel kuramlara değiniyor. Psikososyal süreci sistemsel olarak sosyal çevresi içinde değerlendiriyor. Çalışmanın bu bölümünde çocuğa yönelik şiddet olgusunu, tarihsel süreçte kendini şekillendiren teorik bakış açıları, nedenleri ve sonuçlarını açıklamaya yönelik ulusal ve uluslararası boyutta gerçekleştirilmiş araştırmalar, şiddeti önlemeye yönelik hukuksal düzenlemeler, çocuk hakları ve son olarak da tüm bu çerçevelerden etkilenerek geliştirilmiş çocuğa yönelik istismar sınıflamalarından hareketle ele alıp incelemektedir. Bu bölümde saldırganlık teorilerinden bilgiler veriyor. Çocuğa yönelik şiddetin tarihsel gelişimine Dünya’dan ve Türkiye’den yapılan araştırmalarla bütünsel olarak eğiliyor. Elbette yazar, Türkiye’de bu sosyal hizmet alanıyla ilgili olarak olgunun evrensellik gözetmesine rağmen yapılan araştırmaların, Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’da yapılan çalışmalarla karşılaştırıldığında yeterli olmadığının altını da çiziyor. Yazar, fiziksel istismar, cinsel istismar, duygusal istismar, ihmal, gibi konuları aktarırken çocuğa şiddet uygulayanların özellikleri hakkında da bilgi vermeyi unutmuyor.
Bir sosyal refah konusu olan bu olguyla ilgili olarak yazar, birçok sosyal refah araştırmasına örnek teşkil edecek şekilde, Sivas ilinde yaptığı araştırmayı okuyucuyla paylaşıyor. Araştırmada yazar, ailelerin sosyokültürel, ekonomik, psikolojik ve iletişimsel özelliklerinin çocuğa yönelik şiddet olayları üzerindeki etkisini araştırmıştır. Farklı sosyoekonomik yapıdaki çevrelerin, ailelerinin eğitim alan çocukları, örneklemden yola çıkılarak işlenmiştir.


Araştırmanın bulguları olguyla ilgili yaklaşımlarla örtüşecek şekilde; çocuğun aile içerisinde şiddete uğraması ve saldırgan eğilimler göstermesinde ailenin sosyokültürel, ekonomik, iletişimsel ve psikolojik özelliklerinin etkili olduğunu, bu faktörlerden bir ya da birkaçının, olumsuz olarak varlığı, yetersizliği veya yokluğunun ana babanın tutum ve davranışlarını olumsuz biçimde etkileyerek, çocuğa yönelik şiddet davranışına neden olduğunu göstermektedir.

Son tahlilde ailelerin sosyo-ekonomik statüsünün yükseltilmesi, çocuklarının yaşam koşullarının buna bağlı olarak iyileştirilmesi gibi sorunlar çözümlendiğinde bu olguyla ilgili sorunların minimize edileceği, öte yandan bu sosyal sorun alanında çalışacak sosyal meslek elemanlarının eğitimi, duyarlılığı, toplumsal destek kurumlarının varlığı gibi faktörler de sorunla mücadelede önemli bileşenler olarak ortaya çıkmaktadır.

Akademisyen Sezar Ayan’ın bilime ve alandaki uygulamalara ışık tutacak olan bu yapıtını kanımca sosyal meslek elemanlarının okuyup, değerlendirmesi gerekir. Son yıllarda sürekli gündemde tutulan çocuğa yönelik şiddet konusunu detaylarıyla bu kitapta görmek mümkün olduğundan olguyla ilgili çalışma yapanların da yararlanacağı bir kaynak...


Kitap: AİLE VE ŞİDDET ( Aile İçinde Çocuğa Yönelik Şiddet)
Yazar: Sezer AYAN
Ütopya Yayınevi. Ankara, 2010. s. 342

 

 BİZE YAZIN
     Sosyal Hizmet Uzmanı Web Sitesi
     E-Posta : sosyalhizmetuzmanlari@gmail.com

   

© Copyright 2011
www.sosyalhizmetuzmani.org