Sosyal Hizmet Mesleği

Bilgiler
Yayınları
Araştırmalar
 


Sosyal Hizmet Alanları

Çocuk
Gençlik
Yaşlılık
Aile
Sosyal Sorunlar
Engeliler
Tıbbi Sosyal Hizmet


Kaynak Bilgiler

Bireysel Gelişim
Sosyoloji
Psikoloji
İnsan Hakları
İletişim Bilgisi

 

 

 

 

 
 


ANA SAYFA


AİLE İÇİNDE GÜÇ MÜCADELESİ

Emine KARARMIŞ 

Psikolojik Danışmanı
ekararmis@mynet.com

 

 

Aynı evi paylaşsak da, anne babalarımız aynı olsa da kısacası birçok noktada benzer koşullar içinde bulunsak da farklılıklarımız kaçınılmalıdır. Çatışma dediğimiz şey de bu faklılıkların ortaya çıktığı noktalarda kendini gösterir. Çünkü farklılıklarımız yani farklı istek, düşünce ve tercihlerimiz ya da bunları gösterme, yaşama ve elde etme şeklimiz bizi diğer insanlarla çatışma içine sokar.

Bu durum her türlü toplulukta olduğu gibi aile içinde de mevcuttur. Genel inanışın aksine çatışma kötü bir durum değildir. Yaşamın bir parçasıdır. Çatışmayı önemli kılan şey onunla nasıl baş ettiğimizdir. Öyle ki çocukluktan beridir aile içinde yaşanan çatışmalar, bizim ileriki iş, aile ve sosyal yaşantımızda çatışmaları nasıl çözeceğimize ilişkin temelleri atar.
Ev içerisinde de genellikle anne babalar ile çocuklar(özellikle ergenler) arasında çatışma yaşanır. Çoğunlukla anne babalar ve hatta çocuklar da bu süreçte çözümü; karşı tarafa isteklerini kabul ettirmekte, kabul etmek zorunda bırakmakta bulurlar. Adeta bir güç savaşı yaşanır. Anne baba elindeki sonsuz karar verme yetkisini kendince kullanırken çocuklar da kimi zaman çocuk olmanın şımarıklığıyla dilediğini yaptırmaya çalışır.
Yeni çocuk sahibi olmuş genç çiftlerin etrafında ‘Hayatınızı çocuğa göre planladınız. Biz öyle yapmayacağız. O bize uysun, alışsın.’ eleştirilerini yapan başka çiftler bulunur. Daha çocuk olmadan bir güç dengesi oluşturmaya başlamışlardır.
Diğer bir örnekte de;
Akşam dışarı çıkmasına izin verilmeyen genç, akşam yemeğine katılmayarak anne babasıyla iletişimi askıya almıştır. Ya da
Ispanak sevmediği için bu yemeği yemeyi ısrarla reddeden çocuğa ailesi zorla bu yemeği yedirmiştir.
Örnekler farklılaşsa da aileler ve çocuklar arasında biri kazanıyorsa ya da kazanıyor görünüyorsa da biri mutlaka kaybeden olmaktadır. İlişkiler adeta kazananın ve kaybedenin olduğu bir maça dönüşmektedir. Zamanla sevgi, şefkat ve saygı, yerini kızgınlık ve nefrete bırakır. Ancak her iki tarafın da uzlaşmayla neticelendirdikleri bir çatışmada, kimse kendini kaybetmiş hissetmez. Örneğin:
Akşam dışarı çıkmasına izin verilmeyen genç ile ailesi arasındaki çatışmayı şu açıdan ele alırsak;
Baba: Akşam dışarı çıkmana izin veremem.
Çocuk: Ama arkadaşlarımla sinemaya gidecektik. Herkes orada olacak.
Baba: Akşamları dışarıda olmandan endişe duyuyoruz. Akşamları yalnız gidip gelmen tehlikeli olabilir.
Çocuk: Acaba arkadaşlarıma sorsam beni arabalarıyla evden alıp eve bırakabilirler mi?
Baba: Bu etkinliğe katılmayı çok istiyorsun seni anlıyorum. Hadi arkadaşlarına bir sor bakalım………………..
Çocuk: Evet arkadaşlarımdan biri beni gelip alabilirmiş.
Baba: Tamam o zaman gidebilirsin. Arkadaşının numarasını da yazarsan iyi olur.
Bu örnekte aile ile çocuk arasında uzlaşma sağlanırken her iki taraf da mutlu olmuş, güç kullanılmamıştır.
Thomas GORDON, kitabında gerçekliği yadsınamayacak şu sözleri söylemiştir: ‘Aileler güç ve otoritelerini kullanarak çocuğu bir şeyi yapmaya her zorlayışlarında, onun kendini denetleme ve sorumluluk edinmeyi öğrenme şansını elinden aldıklarını bilmelidirler.’

KAYNAK
Gordon, Thomas. Etkili Ana Baba Eğitimi Aile İletişim Dili. Sistem Yayıncılık. 2004

 

 



Editörler




Google
 

 


 


KURUMSAL VE BİREYSEL İŞ İLANLARI

 


 

SOSYAL MEDYA




 

 

Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye

sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.