Sosyal Hizmet Mesleği

Bilgiler
Yayınları
Araştırmalar
 


Sosyal Hizmet Alanları

Çocuk
Gençlik
Yaşlılık
Aile
Sosyal Sorunlar
Engeliler
Tıbbi Sosyal Hizmet


Kaynak Bilgiler

Bireysel Gelişim
Sosyoloji
Psikoloji
İnsan Hakları
İletişim Bilgisi

 

 

 

 

 
 



ANA SAYFA


Ailede Makro ve Mikro Travmalar


Ali SONGÜL

Evlilik[Çift] Danışmanı
Sosyal Hizmet Uzmanı

 uzm.alisongul@mynet.com

 

Bebek doğumundan itibaren edindiği gelişim şekillenmelerini öncelikle iki temel kaynaktan alır. Anne ve Babadan veya beslenme ve bakım görevlerini üstlenen kişilerden onların yaşamla, çevreyle, kişilerle, nesnelerle olan alışveriş tarzını oluşturan, zorluklarla baş etme becerilerinden oluşan temas biçiminden beslenir. Anne ve Babanın temas biçimlerini az veya çok tüm yetişkinler yaşamlarına taşır. Temas biçimi anne veya babadan dengeli bir biçimde alınmaz. Biri diğerinden her zaman fazlacadır.

Temas kavramı bütünlükçü bilinçli yaşam tekniklerinin ana temasıdır. Kısaca bilinçli yaşam teknikleri olarak tanımlanan Geştalt Terapi Yaklaşımı temas kavramı üzerine sıkça vurgu yaparak parçaların oluşturduğu bütünü tek tek parçaların anlamları ötesindeki bilinci, farkındalığı keşfetmektir. Bir bütün olarak gerçeği algılamak üzerine kurulmuş bir terapötik yaklaşımdır.
Zaman olur ki bireyler kendileriyle ilgili gerçeği çok acı deneyimlerle öğrenirler. Böyle bir durumda iş işten geçmiştir. Tokat gibi iniverir ve birey gerçeklerle yüzleşmenin şoku ile bocalamaya başlar. Kimi zaman bu gerçeklerle yüzleşmekten kaçınarak kendi oluşturduğu algı dünyasında zamanını tüketirken aynı zamanda kendi algıladığı-kurguladığı dünyasında mutlu olmayı da başarabilir.
Kimse dört dörtlük bir yaşam tekniği geliştiremez, koşullar ne kadar uygun olursa olsun birey zaman içinde çevrenin ve bireysel değişiminin etkisinde aşınır, eğer hazırlıklı değilse uyumsal sorunlar başta olmak üzere bir çok sağlık sorunu yaşam dengesini negatifleştirir. Ancak bilinçli yaşam teknikleri edinen bireyler süreci çok daha rahat bir şekilde sindirirler. Makro boyutta travmalarla karşılaşan bireyler eğer sürekli Mikro travmatik darbelerle karşılaşmamışlarsa daha şanslıdırlar. Zira bireyi çevreleyen en yakın sosyal kurum olan aileyi yıkan Makro travmalar değil, kronik mikro travmalardır;

Damlayan suyun aşındırdığı bir kaya parçası buna iyi bir örnektir. Zamanla aşınan kaya parçası, sürekli damlaların etkisiyle gün gelir parçalanır. Doğada akarsu boylarında bu oluşumu gözlemleyebilirsiniz. Tıpkı damlalarla sürekli aşınan kayanın ikiye ayrılması gibi, mikro travmalara maruz kalan insan yaşamı ve aile yapısı parçalanır ve ayrılır. Boşanan çiftler bu kaya parçasının iki başrol oyuncusudurlar. Ortada kalan çocuklar da çevreye yuvarlanan kendi kaderine terk edilen adeta çakıl taşlarıdır. Kimini rüzgar sürükler kimi yer çekiminin etkisiyle zirveden aşağılara iner. Çakıl Taşları için en güvenilir iklim zirvesi bir bütün olarak ana gövdeyi oluşturan kayadır. Ama şimdi bütün ayrılmıştır. Parçanın ikiye ayrılması ve birbirlerinden kopmasıyla birlikte bahar ayları yerini yazı yaşamadan kışa bırakır. Ana gövdeyi oluşturan ikili artık çevreyi daha az şekillendirmeye başlar. Çakıl taşları içinse hayat artık daha zorlu bir süreçtir. Kimi çakıl taşları bir asfalt yolun mucuru gibi bir yerlerde kendine yer edinir. Ama ezilmeye-itilmeye her zaman açıktır. Kimi çakıl taşları ise kendine müstesna köşelerde, mekanlarda yer bularak yaşamı yeniden yakalar ve geçmişindeki o bütünü yeniden oluşturmak ve çevreye şekil verebilmek için kendine uygun ikinci bir çakıl taşı arar. Bir taraftan yeniden bütünü oluşturmak adına çeşitli kaynaklardan beslenmeye başlar. Çakıl taşını büyütecek olan iyi bir karışım, katalizör veya çimento niteliği yeniden kurulacak aile sisteminin kaynağını oluşturarak dünyadaki yerini alır.

Bu yüzden makro travmalar aile sistemi üzerinde birkaç kez silkelenme etkisi yaratırken, sürekli mikro travmalar aileyi parçalar ve dağıtır. Öyleyse sıkça yaşanan duygusal çatışmalar kronikleşmeden çözümlenmelidir. Çözümse disiplinler arası bir bilim dalı olan Sosyal Hizmet uygulamalarından ve Psikoterapi Yöntem ve Yaklaşımların oluşturduğu insani bilimsel hizmetlerinin gelişmesi, yaygınlaşması ve kullanılmasında yatmaktadır. Umarım Çakıl Taşları meteforu, aileye verilmesi gereken önemi kavramamızda yeni bir bakışı ve bilinci beraberinde getirir, böylece toplumumuzun şiddetle ihtiyacı olan koruyucu, önleyici, onarıcı, iyileştirici ve geliştirici sosyal gelişim hizmetleri şekillenir. Bu hizmetlerin gelişmesi toplumda adeta Rönesans etkisi yaratarak sosyal hayatımızı güzelleştirir. Yaşam kalitesi yükselmiş toplumlar güçlü sosyal kurumlar oluşturarak yarına kalabilmeyi başarırlar.

(Bu yazı milliyet blog sayfalarında yayınlanmaktadır)

 



Editörler




Google
 

 


 


KURUMSAL VE BİREYSEL İŞ İLANLARI

 


 

SOSYAL MEDYA




 

 

Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye

sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.