Sosyal Hizmet Mesleği

Sosyal Hizmet Alanları

Sosyal Kaynak
Bilgiler

İnsan Kaynakları

       





 

Veli YALÇIN

Sosyal Hizmet Uzmanı / Yazar

veya0927@gmail.com

 




Amsterdam’ın Masalsı Kasabaları: Edam,
Volendam ve Marken
 

 
 
İnsanoğlu doğumla-ölüm arasındaki bazen uzunca bazen de kısacık sayılan yaşam yolculuğunda nerede ya da nerelerde yaşayacağını bilmiyor.

Eğer kendi halinde bir gezginseniz, gezileriniz için okumalar yaparken ve gittiğiniz birçok yerde gezilecek ya da gezilmesi gereken şehirler, kasabalar ve köyler listeleri ile yapmışsınızdır.

Klasik şehirlerin dışında görenleri şaşırtacak ve hayran bırakacak birçok alternatifler ortaya çıkıyor ki…Örneğin Valendam, Edam ve Marken bunlardan sadece birkaçıdır. Gözün alabildiği yeşil bir alanın ortasında, etrafı su kanalları ile çevrili, denize kıyısı olan, yanyana dizili çatılı evleri, butik müzeleri, kanalları, yürüyüş yolları, kanallar üzerindeki köprüleri, birbirinde şık kafe, dükkan, restoran, hediyelik eşyaları ile usta bir ressamın tablosundan fırlamış gibi insanı mest eden özellikler taşımaktadır.

Bu ve benzeri yerleri “Amsterdam’ın Masalsı Kasabaları” olarak nitelemek uygun olacaktır.
Hollanda’daki masalsı özellikler taşıyan bu kasabaların izini süren bir yolculuğa çıkabiliriz.

Amsterdam, Hollanda’nın başkentidir. Amsterdam’da birbirinden şirin, görenleri büyülen ve masalsı kasabalar bulunmaktadır. Sınırlı bir gezi süresinde hepsi gezmek mümkün olmasa da, bazıları görmek olasıdır.

Edam
Amsterdam’dan Edam yaklaşık olarak 30 dakika uzaklıktadır. Edam’ın evleri, kanalları, köprüleri ve yürüyüş yolları ile bir masal kasabasının içinde gibi hissediyorsunuz. Edam peyniri, Hollanda’nın ünlü bir ihracat ürünüdür. Edam, peynirle ilgili zengin bir tarihi geçmişe sahiptir. Peynirin yanı sıra balıkçılık ve gemi yapımı ve ticareti de kasabanın geçim kaynaklarındadır.

Edam’ da kanalları, köprüleri, peynir pazarını, 15. yüzyıldan kalma kiliseyi ve geçmişi 1540’a dayanan bir evdeki peynir müzesini görmek mümkündür.

Edam’dan Volendam otobüsle 10 dakika sürmektedir.

Volendam
Volendam, Amsterdam’ın 20 kilometre kuzeyindedir. “Zuiderzee’nin incisi” olarak da bilinen bu yer, bölgenin en turistik kasabasıdır. Zuiderzee, İngiliz Güney Denizi ile Kuzey Denizi'nin eski girişidir. Volendam her dönem bir balıkçı köyü olmuş ve birçok teknenin bulunduğu liman bölgesi ile cazibe merkezi olma özelliğini korumaktadır. Sanatçıların etkilendikleri ve ilham aldıkları bir bölgedir. Hollanda’da Volendam, müzisyenleri ile ünlüdür.

Burada geleneksel giysisi, ülkedeki en eski kıyafetlerden (klederedracht) biridir. Günümüzde bu giysi turistik bir özellik taşıyor ve çok az insan tarafından günlük yaşamda kullanılmaktadır. Geleneksel kostümün dışında tahta ayakkabılar dahil olmak üzere ülkeye özgü birçok şeyi bulabileceğiniz bir yerdir. Nüfusunun büyük bir bölümü yaşlı insanlarda oluşmaktadır.

Volendam’ın bir balıkçı kasabası ve upuzun kıyı şeridine sahiptir. Pratik ya da dört başı mamur bir şeyler yemek isteyenler için her türlü alternatifler bulunmaktadır. Ayrıca peynirin her çeşidinin tadımını yapabileceğini ve satın alabileceğiniz bir peynir müzesi de vardır.

Volendam’dan sonraki uğrak yerimiz Marken’dir. Dilerseniz Valendam’daki limanında bulunan teknelerle de ulaşım sağlanabilmektedir.

Volendam’dan Marken’e giderken yol üzerindeki Broke in Waterland’e uğrayabilirsiniz. Otobüsle 10 dakika uzaklıktadır. Broke in Waterland, diğer kasabalara nazaran daha sessiz ve sakin bir yer izlenimi vermesine karşın çevresindeki yeşil alanlarda otlayan hayvanları, renkli evleri, sessiz ve sakin sokakları, kilisesi ve bir şeyler yiyip-içebileceğiniz kafeleri ile görülmesi gereken yerlerdendir.
Broke in Waterland’den Marken 30 dakika sürmektedir.

Marken
Marken, önceleri kara ile bağlantısı olmayan bir ada iken daha sonra yapılan bir yol ile karaya bağlanmıştır.
Hollanda’nın meşhur tahta ayakkabıların imalatının ve satışının yapıldığı küçük ama şirin bir atölye ve mağaza kompleksini ziyaret edilebilir. Ayrıca küçük bir müze ve kilisesi görülebilir.
Marken’de bir kıyı kasabası ve liman kısmındaki kafe ve restoranlar dışında fazla bir şey bulunmamaktadır.
Merken, sessiz ve sakinliği, yeşilliği, evlerin şirinliği, kıyı şeridi ve diğer görülmesi gereken yerleri ile birlikte görülmesi gereken yerlerden sayılmalıdır.
Buradan kalkan otobüslerle Amsterdam yaklaşık bir saatte ulaşmak mümkündür.

Bu masalsı kasabaları gezmek için pek çok neden var. Bütün bu saydıklarım yerler birbirlerine oldukça yakındır. Bu yerleri otobüs ya da otomobil dışında bisiklet ile de ziyaret etmeniz mümkündür. Bisikletle yapılacak yolculuk oldukça güvenlidir.

Amesterdam Merkez İstasyonu’nun önündeki I Amsterdam Visitor Center ofisinden, gün içinde bütün ulaşım araçlarında kullanabileceğiniz günlük biletinizi 14 Euro’ya aldıktan sonra, istasyonun içinden merdivenlerle üst kata çıkıyorsunuz ve gitmek istediğiniz yerin otobüsüne binebiliyorsunuz. Kasabalar birbirine çok yakın olduğundan istediğiniz kadar yeri, indi bindi yaparak gezebilirsiniz.

Gazeteci Ayşe Arman’ın yazar Zülfü Livaneli ile 21 Ocak 2017 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanan söyleşisinde, soruya verilen yanıt ilginç ve dikkat çekicidir.
“Peki insanın yaşadığı coğrafyada huzursuz olup, iç dünyasında huzurlu olması mümkün mü?
- Bu soruyu ben de çok sordum kendime. Voltaire’in ‘Candide’ romanında, dünyayı dolaşarak gerçeği arayan kahramanın yolu İstanbul’a düşer ve bu soruyu yönelttiği bilge bir bahçıvan ona der ki: “Sen bahçeni yetiştir!” Kitap böyle biter. Derin bir sözdür bu. Zaten bizler de -sen, ben, hepimiz- kendi bahçemizi yetiştirmeye, bunu en iyi biçimde yapmaya çabalıyoruz. Ama dediğim gibi, gemi, fırtınada savruluyor...”

Yazıyı herkesin defalarca tekrarlamaktan hoşlandığı İbn-i Haldun’un, ‘’Coğrafya kaderdir’’ sözünü iç huzur /(u) /(suzluğu) ile bitirmiş olalım.
 
 
 
 



Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye  

 sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.