SOSYAL SORUNLAR

Antalya’da Uyuşturucu Ve Madde Kullanımı
İlyas Ali DAŞTAN
dastanilyas@gmail.com 

Ana Sayfa
 
Aile Sorunları
Çocuk Refahı
Engelli
Gençlik
Sosyal Sorunlar
Tıbbi Sosyal Hizmet
Yaşlılık

Mesleki Bilgiler

SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
SHU Yayınları
İnsan Hakları
Sosyal Siyaset
Sosyoloji
Söyleşiler
Psikoloji

 

 

 
 
Toplumsal ve ekonomik gelişmeler göçlerin köyden kente doğru hızla akmasına neden olmaktadır. Antalya, turizmin başkenti olarak bu yoğun göç dalgasından nasibini fazlasıyla almaktadır. Aşırı göçün toplumsal olarak yarattığı birçok sorun vardır. İşsizlik, çarpık yapılaşma, köy kültürü ve kentsel değerlerin farklılığı, yoksulluk, toplumsal olarak sınıflar arası uçurumlar vb yanında uyuşturucu ve madde kullanımı da kent ile anılan bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bir milyonun üzerinde nüfusu barındıran kentin turizm sezonundaki nüfusu üç katına çıkmaktadır.
Antalya’da madde kullanımı biyo-psiko-sosyal-ekonomik bir sorun olarak başta çocuklar ve gençler olmak üzere önemli sayıda insanı tehdit etmektedir.

Konu ile ilgili istatistiki veriler şöyledir.

TÜİK 2012 Adalet İstatistikleri verilerine göre çocuk istatistikleri veri tabanında bağımlılık yapan madde türüne göre güvenlik birimine gelen veya getirilen çocukların toplamı 40885’tir.
TÜİK Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen çocuk İstatistikleri Veri Tabanı Geliş Nedenine ve Bağımlılık Yapan Madde Kullanma Durumuna Göre Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuklar
2012 Yılı Akdeniz Bölgesi verileri toplam 36683’tür. (8856’sı kullanıyor).
Emniyet Müdürlüğünce yapılan değerlendirmede uyuşturucu maddeler yasadışı yollardan ilimize girmekte, bunu önleme konusunda yapılan operasyonların artmasına rağmen kesin bir çözüm bulunamadığı saptanmıştır. Küresel bir sorun olan uyuşturucu madde üretimi ve satışı konusunda yapılan polisiye tedbirlerin yetersiz kaldığı ortadadır. Ulusal boyutta yasal düzenlemeler ile soruna çözüm arayışlarının devam ettiği görülmektedir. Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) oluşturulmuştur. Yine emniyetin eğitim ve bilgilendirme çalışmalarında yer aldığı ifade edilmiştir. Bilgilendirme seminerler, tiyatro oyunları, broşür, afiş, kitap vs...

Belediyelerin kolluk gücü olan zabıta yetkilileri madde bağımlısı kişi ile ilk karşılaşan gruplardan birisi olduklarını, ihbar sonucu olay yerinde tespit ettikleri bağımlıyı tedavi merkezine götürdüklerini ancak yeterli sayıda merkez olmadığı için de bağımlı kişinin tekrardan ailesine ya da sosyal çevresine döndüğünü, bu konuda yaşadıkları kısırdöngünün çözülmesi için ulaşılabilir sayıda tedavi ve rehabiltasyon merkezinin açılmasının şart olduğunu dile getirmişlerdir.
Akdeniz Üniversitesi Alkol ve Madde Bağımlılığı Araştırma ve Uygulama Merkezi (AMBAUM) uyuşturucu ve madde bağımlılarında tıbbi hizmet veren ve 20 yatak kapasitesine sahip bir kuruluştur.

AMBAUM yetkilileri tarafından; uyuşturucu ve madde bağımlılığının tedavi safhasında ilk aşama olan tıbbi müdahale merkezine yılda ortalama 4000 hastanın müracaat ettiği ve hasta sayısında giderek artış olduğu bilgisi verilmiştir. Merkezde görevli uzmanlar bağımlılığın psikiyatrik bir hastalık olarak kabul edildiğini ve müdahale edilmesi gerektiğini belirtmişlerdir.
Dünya konjonktüründe ilk üç sırayı paylaşan hastalıklar şöyle sıralanmıştır: Kalp hastalıkları, kanser ve uyuşturucu bağımlılığı. İlimiz ölçeğinde de bağımlılık önemli bir sağlık sorunu olarak karşımızda durmaktadır.

Halk Sağlığı ve Milli Eğitim Müdürlükleri koruyucu ve önleyici çalışmalarda öncülük yapmakta; görsel, işitsel, yazılı eğitim materyalleri ile konu hakkında bilgilendirme çalışmalarında bulunmaktadırlar. Uyuşturucu ve madde kullanımı konusunda önemli bir aşama olan önleme ve koruyucu hizmetlerin daha etkin ve yaygın yapılması konularında ortak kanaat oluşturulmuştur. Okullarda rehberlik ve danışma hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve çalışmalarda multidisipliner yöntemler kullanılması kaçınılmazdır.

Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından Aksu’da kurulan Sevgi Köyü örneği incelenmiştir. Sevgi Köyü adındaki merkez madde bağımlılığının tıbbi tedavi sonrasındaki rehabilitasyon işlemini gerçekleştirmektedir. Merkezde sosyal, kültürel, eğitsel alanlarda rehabilitasyon çalışmaları yürütülmektedir. Çocukların ilgi alanlarına göre hayvancılık, tarım işleri, diğer meslek kollarında çalışmalar yürütülmektedir. Çocuk odaklı tesis edilen Sevgi Evlerinde 18 yaş üstü bağımlı bireylere hizmet verilememektedir.
Uyuşturucu ve madde bağımlılığının tedavisinde çok önemli bir fonksiyona sahip rehabiliyasyon merkezi 30 yatak kapasitelidir. Binlerle ifade edilen bağımlılar için daha çok merkezlere ihtiyaç duyulduğu tartışılmaz bir gerçektir.

Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü bünyesinde konuya yönelik tanımlanan diğer kurumlar şunlardır: Otogarda “gözlem evi” kız çocuklar için Konyaaltı’nda Akdeniz Koruma ve Bakım Rehabilitasyon Merkezi.

Konu ile ilgili olarak çalışan uzmanlar tıbbi tedavi ve bunu takiben sosyal rehabilitasyon veren merkez sayısının yetersizliğini kabul etmekte ve varılan ortak kanaat neticesinde Antalya’da tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinin çoğaltılarak ulaşılabilir ve erişilebilirliğinin sağlanması konusunda hemfikir olmuşlardır.
Toplum Çalışma Grubu’nun ele almış olduğu “uyuşturucu ve madde bağımlılığı” konusu emniyet, sağlık, eğitim, ekonomik, yerel ve merkezi yönetimleri yakından ilgilendirmektedir. Her kurumun kendi içinde ve diğer kurumlarla ortaklaşa yürüttüğü kayda değer çalışmalar mevcuttur.

Sonuç olarak;
• Uyuşturucu kullanımı bireysel bir sorun değildir. Aynı zamanda toplumsal bir sorundur. Ailelerin, çocuğunun madde kullandığını ancak bağımlı olduğu dönemde öğrenebildiği gerçeği göz önüne alınırsa, özellikle riskli bölgelerde ve toplumsal gruplarda aile ve gençlere yönelik önleyici, tedavi edici ve rehabilite edici çalışmaların yapılması son derece gereklidir.
• Uyuşturucu madde kullanan herkes bağımlı hale gelebilir. Bu maddeler bağımlılık yapabilen maddelerdir. Bu nedenle “ben kontrol edebilirim” veya “ben bağımlı olmam” demek doğru değildir. Bu konuda halk arasında yaygın olan önyargı ve yanlış inanışlar üzerinde durmak gerekiyor. Buradan hareketle halk önderleri, cami imamları halkı doğru bilinçlendirmede yaşam koçluğu yapabilirler. Bilinçlendirmeye yönelik örgün ve yaygın eğitim programları artırılmalıdır.
• Madde kullanan çocuğu olan aileler sorunla baş etmeleri konusunda desteklenmeli ve güçlendirilmelidir. Madde kullanımının nedenleri, hangi maddenin ne tür fizyolojik, duygusal, sosyal etkilerinin olduğu, madde kullanımı durumunda gereksinilen acil müdahale yöntemleri ve tedavi kurumları konusunda uzmanlarla toplantılar düzenlenmeli, aileler iletişimi kolaylaştırmada kullanabilecekleri yaklaşımlar konusunda bilgilendirilmelidir.
• Madde kullanan çocuk ve diğer çocuklar için mevcut durumlarına uygun eğitim ve sosyal destekler sağlanarak toplum kaynaklarının kullanımına yönlendirme yapılmalıdır.
• Konuyla ilgili anket çalışmalarının yapılması, araştırmalar için kaynak ve bütçe oluşturulmalıdır.
• Aile hekimlerinin bilgilendirilmesi ve mahalle sokak düzeyindeki hizmetlerle toplumun her kesimine ulaşılmalıdır.
• Bağımlıların kolayca ulaşabileceği danışma ve tedavi merkezlerinin sayısının arttırılması, uzman personel yetiştirilmesi, iş riski dikkate alınarak ekonomik olarak cazip hale getirilmelidir.
• Madde bağımlılığına yönelik toplu hizmet veren kurumlar, okullar, oteller, işyerleri için eğitim komisyonu oluşturulması, kamu spotları ve broşürler hazırlanması, okullardaki rehber öğretmenlerin bilgilendirilmesi sağlanmalıdır.
• Madde bağımlılığı konusunda özel rehabilitasyon merkezlerinin açılabilmesi için bu konu ile ilgili çalışmalar yapılması Ticaret ve Sanayi Odaları ve iş adamlarının bu konuya dikkatinin çekilmesi, konu ile ilgili yasal düzenlemeler yapılabilmesi için öneri raporlarının ilgili yerlere gönderilmesi gerekmektedir.
• Yerel yönetimler tarafından çocuklar ve gençlerin boş zamanlarını değerlendirmeleri konularında ihtiyaç duyacakları alt yapıları oluşturmaları. Yeterli sayıda semt spor ve oyun kompleksleri, sosyal ve kültürel merkezler çoğaltılmalıdır.
• Turizm kenti olan Antalya’da eğlence merkezleri ve otellerin sıkı denetlenmesi gerekmektedir. Zira uyuşturucu maddeler bu mekânlarda eğlencenin bir parçası olarak tüketilmektedir.
• Uyuşturucu ve madde bağımlılığının tedavisinde tıbbi ve sosyal rehabilitasyon merkezleri yetersizdir. Kent nüfusu ve bağımlı sayısı, cinsiyeti, yaş dağılımları dikkate alınarak yeterli sayıda tedavi ve sosyal rehabilitasyon merkezi açılmalı ve yatak kapasiteleri arttırılmalıdır.


İlyas Ali DAŞTAN
Antalya Kent Konseyi
Toplum Çalışma Grubu Başkanı
 

 

 BİZE YAZIN
     Sosyal Hizmet Uzmanı Web Sitesi
     E-Posta : sosyalhizmetuzmanlari@gmail.com

   

© Copyright 2011
www.sosyalhizmetuzmani.org