SOSYAL HİZMET MESLEĞİ


 

SOSYAL HİZMET ALANLARI


 

BİLGİLER


 

 


MAKALELERİ YAYINLANAN MESLEK ELAMANLARI


ATALET

Emine KARARMIŞ KÖROĞLU

Psikolojik Danışman
ekararmis@gmail.com

 


 

 
 

‘Atalet’ son zamanlarda belki de sıkça duymaya başladığımız bir kelime olarak çıkıyor karşımıza. Bizimle her ortamda iç içe olan atalet, artık incelenen ve baş edilmesi gereken bir konu halini aldı.
Peki, atalet nedir?
Atalet; tembellik, eylemsizlik, üşengeçlik anlamına gelen bir kelimedir. Şu noktadan sonra daha da tanıdık gelen bu durum, herkesin kendinde görüp de adlandıramadığı bir his halini aldı son dönemde.

Yıllardır ‘Pazartesi Sendromu’ olarak adlandırdığımız, hafta sonu tatilinden sonra işe gitmek istemeyişler ya da işte keyifsiz olma durumları, çalışma planları yapıp bir türlü uygulayamamalar, bir kitap alıp bir türlü başlayamamalar veya bitirememeler, düzeltilmeyi bekleyen dolap ya da çekmeceler, ziyaret edilmeyi bekleyen kişiler, vb. örnekler hep atalet unsurunun oluşturduğu ve bireylerin bu duruma yenik düşmesinin bir sonucu.
Yapamadıklarımız ya da uygun olmayan yaptıklarımıza her daim bir sebep bulma çabamızı da ataletin kılıflandırılışı olarak isimlendirebiliriz.
‘Bugün biraz yorgunum sonra çalışmaya başlarım.’ , ‘Bu işi bitirmek için daha çok vaktim var.’ , ‘İnsan bazen de dinlenmeli.’ , ‘Planların uygulanabilir olduğunu düşünmüyorum.’ , vb. sözleri sıkça söylemeye başlamışsak tembellik temellerini atmışız demektir.

Neden atalete yenik düşeriz?
İnsanoğlunun doğası gereği rahatlığa çabuk alışma veya tembellik yapmaya meyilli bir yapısı bulunmaktadır. Elbette insan başarılı olma, takdir görme isteğiyle de doludur. Ancak işte tam da bu noktada eğer kişilerin iç disiplini iyi değil ise dış unsurlara ihtiyaç duyulur. Örneğin kurallar, ödüller ya da cezalar, riskler, kayıplar, vb. dış unsurlar bizlere iş yapmada hız kazandırır. Misafir geleceği zaman ev toplama işinin hızlanması, denetleme olacağı zaman yarım kalan işlerin tamamlanması, vb….
Ataletin kaynağı ister karakter yapısı ister insan doğası olsun, önemli olan nokta onunla nasıl başa çıkacağımızdır. İşleri bitmediği için keyifsiz, keyifsiz olduğu için tembel olan bireyin, bu kısır döngüyü kırabilmesi için elbette yapması gereken birtakım şeyler bulunmaktadır.

Olumlu bakış açısı
Ataleti yenmede temel öğelerden biri olumlu bakmaktır. Olaylara olumlu bakmanın gerçeği görmezden gelmek olduğu düşüncesi yanlıştır. Sözüm ona, sürekli düşük not aldığına hayıflanan birinin, ‘Zaten yapamıyorum niye çalışayım ki’ demek yerine ‘Bir sonraki sınavda iyi not alabilmek için elimden gelene yapacağım’ demesi olumlu bir ifadedir. Hep örnek verildiği gibi, yarısı su dolu bir bardağın kimisi boş kısmına dikkat eder kimisi dolu kısmına. Eğer yaşadıklarımızın dolu kısımlarına dikkat edip eksik kısımlarını doldurmaya çalışırsak her daim ilerleme kaydetmiş oluruz.

Kararlılık
Bazen bir şeylerden usanıp son noktaya geldiğimizde, bazen bir film-bir kitap-bir insandan etkilendiğimizde, bir konuşma bizi kendimize getirdiğinde birden silkelenip kendimize hedefler belirleriz ya da hep yapmak istediğimiz bir işin ucundan tutarız. Fakat sonucu göremeden, hedefe ulaşamadan enerjimizin, isteğimizin kaybolduğunu fark eder işi yarım bırakırız. Bu aşamada kararlılık bizi sonuca götürecek güçtür. Bir şeyi ne kadar çok istiyorsak o oranda kararlı ve dolayısıyla o oranda başarılı oluyoruz. Çünkü her türlü engele rağmen hatta kendimize rağmen –kararlılıkla- çizdiğimiz yoldan sapmıyoruz.
 
 
 

 


 

Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye
 

sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır. 
Sitemizde yayınlanan  yazarlarımızın yayınları ve sitemizin yayınları  kaynak gösterilerek ve içeriği değiştirilmemek şartıyla alıntı yapılabilir.