Sosyal Hizmet Mesleği

Bilgiler
Yayınları
Araştırmalar
 


Sosyal Hizmet Alanları

Çocuk
Gençlik
Yaşlılık
Aile
Sosyal Sorunlar
Engeliler
Tıbbi Sosyal Hizmet


Kaynak Bilgiler

Bireysel Gelişim
Sosyoloji
Psikoloji
İnsan Hakları
İletişim Bilgisi

 

 

 

 

 
 



ANA SAYFA

BARIŞ VE SOSYAL HİZMET 

SHU Ramazan YÜKSEL

 

Sosyal hizmet uzmanları, insancıl ve hayatı olumlayan değerlere bağlı olmaları, bu değerleri kişisel ve mesleki yaşamlarında yaşatmaları gerekir. Bu çabanın önemli bir boyutu da evrensel bağlamda barış, açlık, yoksulluk, silah ticareti, işkence gibi konulara ilgi göstermektir. Diğer meslek gruplarının çoğuyla kıyaslandığında sosyal hizmet uzmanları günlük yaşantılarında kişisel, grupsal, ulusal, uluslar arası çatışmaların, yoksulluğun, hırsın, korkunun ve nefretin sonuçlarıyla daha iç içedirler. Sosyal hizmet mesleği, kendini barış, “odağında insan olan gelişim” konularıyla, insanların genel sorunlarının çözümünde parasal olanaklar sağlamada ve ortak hedeflere yönelik işbirliği halinde yapılan çalışmalarda somutladığı gerçeği ortadadır.

Bu durum dünyamızda barışı daha ileriye götürme konusunda etkili bir güç olabilir.
Genel sorunların insanların yaşantılarını etkilediği gerçeğini dikkate alırsak, sosyal hizmet mesleğinin hem okul aşamasında hem de pratikte barış konusunu felsefi temelde kapsamına alması, mesleğimizin enerjisini yapıcı çabalara, çatışmaların çözümüne, insan odaklı gelişime, sosyal adalete bağlı kalmaya ve şiddet içermeyen değişimlere yöneltmesi gerekir.
Sosyal hizmet mesleği tarihsel olarak barış, silahsızlanma, toplumun insancıllaştırılması gibi değerlere bağlı kalma geleneğine sahiptir. Sosyal hizmet uzmanları bu mesleğin ortaya çıkışından bu yana barış, silahsızlanma ve gelişim gibi konularla uğraşmaktadırlar. 21. yüzyılda ülkelerin birbirine gitgide daha bağımlı hale geldiği dünyamızda sosyal hizmet mesleği insanlığın devamı, barış ve insan odaklı ilerleme konularına yanıt arama mücadelesiyle karşı karşıyadır.
Temel değerlerini insana saygı, tüm insanlara duyarlı olma ve sosyal adalete bağlılıktan alan sosyal hizmet mesleği bizi, ufuklarımızı geniş tutmaya, küreselleşen dünyamızdaki temel ölüm kalım meselelerine yanıt aramaya ve uzlaşma sağlama çabalarımızı arttırmaya sevk etmelidir.
Sosyal hizmet uzmanları dünyamızın karşı karşıya olduğu nükleer tehdit konusuyla derinden ilgilenmelidirler. Hem konvansiyonel hem de nükleer silahları kapsayan silahlanma yarışı insanlık için büyük bir felakettir. Silahlanma yarışı yoksullara karşı bir saldırı eylemidir. Bu yarışın ve silah ticaretinin ekonomik krizlerin temel nedenleri olduğu ortadadır. Askeri harcamalardaki aşırılık olumsuz etkilerin pek çok insanın, özellikle gelişmekte olan ülkelerdekilerin kötü yaşam koşullarında ve sıkıntıların da gösterir.
Dünya çapındaki askeri harcamaların küçük bir bölümü, yeryüzündeki insanların yiyecek, su, barınma, sağlık, eğitim gereksinimlerini sağlamak için yeterlidir. Bu gereksinimler insan merkezli gelişim için çok önemlidir. Aşırı silahlanmış dünyamızda 43 kişiye 1 asker düşerken, 1030 kişiye 1 doktor düşmektedir. Stoklanmış megatonlarca nükleer silah yeryüzündeki her kişiyi 12 defa öldürmek için yeterlidir. Gelişmiş ülkelerin yoksul ülkelere gelişmeleri için destek olmak amacıya yaptığı yıllık harcama askeri hedefler için harcadıklarının yalnızca küçük bir bölümünü oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra gelişmekte olan ülkelerdeki askeri harcamaların 1960 tan bu yana beş kat artmış olması da rahatsızlık vericidir. Silah üretimi ve ticareti, endüstrileşmiş ve endüstrileşmekte olan ülkelerin ekonomik büyümelerinde etkendir. Uluslar arası barış yılı olan 1986 da dünya çapındaki askeri harcamalar tarihinin en yüksek noktası olan, dakikada 1.7 milyon dolara ulaşmıştır. Aynı yıl Afrika, Asya, Latin Amerika ve Ortadoğu da savaşlar olmuştur. Dünya kaynaklarının toplumsal gelişimden çok yıkıcı yönde kullanılmasının dünyamızı tahrip ettiği açıktır ve bu acı vericidir. Çocuklar dahil zedelenmeye en açık bazı gruplar nükleer tehditle karşı karşıyadır. Ancak, barışı tehdit eden şeyler sadece savaşlar ve silahlanma değildir. Ekonomik gelişimden payını alamayan bir kenarda bırakılmış insanlar, toprakları yağmalanan köylüler, ayrımcılığa maruz kalan azınlıklar, gecekondu bölgelerinde ve ihmal edilmiş köylerde unutulmuş aileler arasındaki şiddet tohumları serpilmektedir.
Odağına insanı alan gelişim, kaynakların yıkıcı amaçlar için kullanımını değil, insani temelde gelişim hedeflerini elde etmeye çalışır. Ailesel yaşam koşulları, çocukların eğitim, yeterli gelir, sağlık standartları, insanların toplumsal yaşama katılımı, doğal kaynakların korunması gibi yaşamsal şeylerin niteliği üzerine odaklanır. Dünya kaynaklarının yeryüzünde yaşayan tüm insanlara asgari düzeyde bir yaşam standardı sağlamak için yeterli olmadığı savı kabul edilebilir değildir. Kaynaklar devletler tarafından, gerekli ahlaki sorumluluk, barışçıl ve insancıl gelişim çabalarıyla kullanılırsa tüm insanlık için asgari yaşam standardı hedefinin ulaşılabilir olduğu ortadadır.
Barış için;
Sosyal Hizmet Uzmanlarının her türden örgütleri İnsan hakları, sosyal gelişim ve barışla ilgili diğer uluslararası örgütlerle ve hareketlerle işbirliği içinde çalışmalı, çalışma koşullarını yaratmaya azami önem vermelidirler. Bu durum Sosyal hizmet uzmanlarının; ekonomilerinin idamesini silahlanma ile sağlayan gitgide daha fazla ulus devlet, büyüyen askeri harcamalar ve silah ticareti konularında etkili çalışmalarını cesaretlendirecek ve onlarda konu ile ilgili geribildirimler alacaktır.
Mesleki organizasyonlar aracılığıyla, mümkün olan her yerde sosyal hizmet uzmanlarını ortak eylemler için seferber edecek; barışla ilgili çalışmalar, odağında ilerlemeyi ve barışı alan araştırmalar, barışa yönelik çabalarla, eğitim konusunda uyarıcı ve destekleyici olacaktır.
Bu nedenlerle Sosyal Hizmet eğitimi veren yükseköğretim okulları müfredatlarını insan hakları, barış ve insan merkezli gelişim konularında kavrayışı ve bu değerlere bağlılığı teşvik eden içerikte geliştirmelidirler.
Barış, silahsızlanma konusunda aktif olan kişiler, dernekler ve hareketlerle; politik, sosyal, ekonomik ve tarihsel yönelimlerini dikkate almaksızın işbirliği yapılmalıdır. . Ancak bu işbirliği için esas olan , çalışmalarda şiddet içermeyen yöntemler izlenmesi ilkesiyle uyumlu hareket edilmesidir.
Son olarak ta Ülkemizde Barış Akademisinin Kurulmasına öncülük etmek sosyal hizmet mesleğinin barış mücadelesinde somut bir katkısı olacaktır.

 

 



Editörler




Google
 

 


 


KURUMSAL VE BİREYSEL İŞ İLANLARI

 


 

SOSYAL MEDYA




 

 

Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye

sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.