SOSYAL HİZMET MESLEĞİ

 


BİLİMSEL SOSYAL HİZMET BİR TEHDİT MİDİR?

Aziz ŞEKER / Sosyal Hizmet Uzmanı

Sitemiz Editörü 
shuaziz@gmail.com

Ana Sayfa
 
Aile Sorunları
Çocuk Refahı
Engelli
Gençlik
Sosyal Sorunlar
Tıbbi Sosyal Hizmet
Yaşlılık

Mesleki Bilgiler

SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
SHU Yayınları
İnsan Hakları
Sosyal Siyaset
Sosyoloji
Söyleşiler
Psikoloji
 

 

 

   

 Sosyal disiplinler içinde, uygulamadan ve toplumsalla olan etkileşiminden dolayı anlamlı bir rolü olan sosyal hizmet, toplumsal değişime kapalı gruplar tarafından da tehlike olarak tartışılabilmektedir. Sosyal hizmetin doğası gereği, düşünce sistematiğinden dolayı Türkiye’de sosyal disiplinlerin büyük kısmının toplumsal gerçekle yüzleşmemesine de dikkat çekiyor. İşte kendisi bu yüzleşmenin tam da ortasında. Bu özelliğiyle tedirgin edici bir yöne sahip.


Net bir gerçek var ki, sosyal hizmet seçkin bir meslek. Çünkü, ‘aydınlanma, eşitlik, özgürlük, insan hakları’ parametreleri onun olmazsa olmaz nitelikleri. Ve sosyal hizmet toplumsal değişme / laiklikle özdeş bir meslek. Böyle de olmak zorunda. Böyle olduğu için hep tetikte…

Sosyal hizmet kitlesel bilinci taşıdığı ölçüde ve sosyal adalete dayalı bir düzenin sosyal önemi için çabaladıkça, dolayısıyla toplumsal muhalefetin öznesi olmaya çalıştıkça, küreselleşme süreci, Batıda bu misyonu yüklenenlerin aleyhine gelişebilir.

Sosyal hizmet, demokratik rejimin en olağan pratiğidir.

21. yüzyıla da imza atmaya çalışan egemen olan, sosyal hizmeti lağvetmeye çalışıyor. Türkiye’de sosyal disiplinlerde; geleneksel-ataerkil durağanlığı kanıksamış ve sürdüren geniş bir kesim var. Sosyal hizmet de o yöne doğru kayıyor. Kaydırılmaya çalışılıyor. Ne ki, sosyal hizmet çağın en insancıl güzel sesidir, ütopyadan sonra.

Sosyal hizmette, çevreye olanak tanımamak gerekiyor. Çevrenin algısı yereldir. Evsenseli gözetmez; gözetse de zorunsal kalır. Bir olanaklar alanı oluşturmaz. Evrensellik sosyal hizmete etki eden bir yönsemededir her dem. Evrensellik, “kültürler arası sosyal hizmete” önem verdiği oranda da mutlak belirleyiciliğini sürdürmelidir.

Sosyal hizmetin kavranışı, Batı’da; Endüstri devrimiyle ‘sosyal’ benimsenişini kanıksatmıştır. Türkiye’de eksik kalmış, hep tartışma konusu olmuştur. Ki, modernizm çoğu çevrelerce ‘despotizm’ olarak görülmüştür. Toplumsalın boşa alınmayacak geniş bir kitlesi tarafından da. Dolayısıyla sosyal hizmet ve modern meslekler de… Bu reddedişe konu olabilmektedirler.

Türkiye Modernizminin kimliğini içselleştiren, sosyal hizmet, ancak toplumsal değişmenin somutta oluşturamadığı sosyal devlet parametrelerinden dolayı, değişmenin çelişkilerini de içinde barındırarak çağdaşlığın taşıyıcılığı olmaya çalışmıştır.

Sosyal hizmet, ulus devletin birçok aktöründen farklı olarak; tarihsel, hukuksal, ekonomik, siyasal, sosyal olgu niteliğini içselleştiren bir bütünsel oluşumdur. Her ne değin, ‘burjuva’ temellendirmesiyle arka planını inşa etse de, yapması / davranması gereken ‘pasif’ bir direnç değil. Evrenselliği gözeten bir kavranışı dışa sunmalıdır. Toplum dönüşümünde sosyal ‘aktif’ bir duruş sergileyerek ancak önemini sergileyebilir. Yoksa sosyal bilim tarihinden sosyolojinin transkripsiyonuna yaslanarak / önemseyerek bir varlık gösteremeyeceği gibi, marjinalleştirilir ve tehlike olarak görüntülenebilir.


Sosyal hizmet, önce kendi tavrına, kendi dürüstlüğüne inanmalı; hem de teslimiyetsiz. Sosyal hizmet derken; sosyal hizmet ölmesin! Ve sosyal hizmet, dünyanın toplumsal sorunları karşısında, etik bir kaygıyı hep ön planda tutsun. Ki, yerele yönelerek değişme değil de statükoya hizmet etmesi sonucu oluşan otoritaryenliğini de bir kenara bıraksın.
Sosyal hizmet, bir zorunluluk olarak evrenselliği içsel kılmalıdır… Böyle kabul görmelidir.

 BİZE YAZIN
     Sosyal Hizmet Uzmanı Web Sitesi
     E-Posta : sosyalhizmetuzmanlari@gmail.com

   

© Copyright 2011
www.sosyalhizmetuzmani.org