Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org



BİLİNÇ DIŞI

      Özlem ALPER
 
      (Sosyal Hizmet Uzman)

Yazarımızın yayınları hakkında görüşlerinizi ve yorumlarınızı       ozlem.alper1@mynet.com ulaştırabilirsiniz.

 Freud’un geliştirdiği psikanalitik kuramın temelini ruhsal süreçlerin bilinçdışı işleyebildiği görüşü oluşturmuştur.

Ruhsal olayları açıklamada fiziksel mekanizmaları kullanmak yetersiz kalmaktadır. Ayrıca ruhsal olayları sadece bilinçliliğe ilişkin verilerle açıklamaya çalışıldığımızda birçok eksiklik ortaya çıkmaktadır. Gerek sağlıklı gerekse hasta bireylerde ruhsal olayları anlayabilmek için,bilinç düzeyinde kanıtını bulamadığımız başka bazı süreçlerin varlığını kabul etmek zorunludur. Bunlar sadece sağlıklı bireylerdeki dil sürçmeleri,rüyalar ya da hastaların semptomları değildir. Aklımıza gelip de nereden,nasıl geldiğini bilemediğimiz düşünceler de bilinçdışı süreçlerle açıklanabilir.bütün ruhsal eylemlerin bilinçte yer alıp bilincin içinde açıklanabilecekleri görüşünde ısrar edersek,birçok eylem bağlantısız ve anlaşılmaz kalacaktır. Oysa bilinçdışı süreçlerin varlığını kabul edersek,bunların bilinçli süreçler üzerindeki etkilerini anlamak mümkün olabilir.




Freud,bilinçdışı olayları incelemeye başladıktan kısa bir süre sonra bunların ikiye ayrılabileceğini fark etmişti. Birincilerin kapsamına biraz çaba ve dikkat sarfıyla bilince getirilebilen düşünce,anı ve benzerleri giriyordu. Bilinçlenmeye hazır bu türden unsurlara Freud bilinç öncesi adını verdi. Ancak bilinçdışı olayların en ilgi çekici olanları büyük bir çaba sarfıyla bilinçli kılınabilen unsurlardır. Bunlar bilinç tarafından çok ilgi çekici bir kuvvetle reddedilen,itilen ve bu yüzden bilinçli olabilmeleri için önceden bu kuvvetlerin yenilmesin gereken unsurlardır. Freud bu ikinci türden olaylara bilinçdışı terimini kullanmıştır.

Bilinçdışı zihinsel çalışmayı doğrudan doğruya gözleyecek bir yolumuz yoktur. Biz bunların ancak kişinin bize anlattığı düşünce ve duygularındaki yansımalarını ya da gözlemlediğimiz davranışındaki etkilerinin görünümlerini gözleyebiliriz. Bu gibi etkilerin görünümleri bilinçdışı işleyişin ürünleridir ve biz bunlardan yola çıkarak bir bilinçdışı işleyişin anlamını sezebiliriz.

Bilinçdışı ruhsal süreçlerin varlığını gösteren önemli bir kanıt da hipnoz sonrası telkindir. Hipnozda eylemle ilgili düşünceler,emri verenin etkisi,hipnotik durumla ilgili anıların tümü bilinçdışındadır. Eylem gerçekleştirilirken ona ait düşünce bilinçdışıdır. Yani,ruhsal bir olay hem bilinçli hem de aktif olabilmektedir. Histerik hastanın zihni de aktif ancak, bilinçdışı düşüncelerle doludur. Histerik hastalarda tüm semptomlar kaynağını bilinçdışı düşüncelerden alır. Adeta onlar tarafından yönetilir. Örneğin kusma davranışının ardında hamile olduğu düşüncesi olabilir. Ancak hastanın bu düşünce hakkında bir bilgisi yoktur. Semptom,derinde örtülü kalmış bir düşüncenin yerine geçmek üzere ortaya çıkmıştır. Normalde,düşünce süreçleri kişinin bunları bilinçli olarak fark etmesine dek ilerlerken,burada bu engellenmiş ve bilinçdışı kalmaya zorlanan süreçler yerine semptom ortaya çıkmıştır. Freud psikanalitik tedavinin,bu süreci tersine döndürerek bilinçdışı olanı bilinçli hale getirme yoluyla semptomu ortadan kaldırmaya çalışan bir yöntem olduğunu ifade etmektedir.

Bilinçdışı işleyişin bilinçli davranışa etkileri arasında dil sürçmeleri,okuma ve yazma yanlışları,kazalar,yanlış anımsama ve unutmalar da yer alır.

İd,ego veya süperegonun bilinçdışı bölümlerinden gelen içerikler normal denilen ruhsal olayları da biçimlendirebilirler. Egonun etkin olan bilinçdışı güçler üzerindeki bütünleyici işlevi ne kadar başarılı olursa,ruhsal durum ve davranış da o kadar normale yakın olur.

Normal ruhsal olayların içinde,bilinçdışı süreçlerin en açık görülerek incelenebileceği ürünler rüyalardır. Freud psikanalitik teknik aracılığıyla her rüyanın ardında etkin bilinçdışı düşünce isteklerin bulunduğunu göstermiştir. Rüyaların incelenmesi,yalnızca genel bilinçdışı süreçleri ve içeriği değil,semptomu oluşturan bastırılmış ve bilince çıkması yasaklanmış id bölümünü de anlamamıza yardımcı olduğu için önemlidir.
  
http://www.psikiyatrivehayat.com 


Bize Ulaşın