Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

ÇEKİP GİTMEK

Ramazan ALTUNÖZ / Sosyal Hizmet Uzmanı

Kavga ve kopuş, gittikçe incelen bir ip, cambazın son numarası ölüm. Savaşla, ani bir savaşla başladı ölüm. Açlıkla, tüketmekle, istemekle, düşüncesizlikle, tembellikle, üretimsizlikle, saldırmakla, kör bir hırsla, doymazlıkla başladı savaş. Şimdi geride kalan harap viran dünyalar. Acının, vahşetin ve yoksulluğun kol gezdiği ırak dünyalar. Yeniden kurmak değil gaye. Hiçbir şey yeniden kurulamaz, canlanamaz, aynı duyguları yaşatamaz
Olması gerekenler ve fonksiyonu bitenler buraya kadar deyip rolünü bitirmeli. Çekip gitmeli. Ya da yıkıcıya yok ediciye direnip devam etmeli. Sahneler değişiyor çünkü bir senaryo bitip bir diğeri başlıyor. Kavgada olsa aşk ta olsa bitirmeli. Çekip gitmeli, değişmeli, yenilenmeli.



 Yeni bir dünyayı, yeni bir yaşamı ancak yeniler yani acemiler kurabilir. O yüzden çekip gitmeli eskiden. Sıyrılmalı üstünde yıpranan düşüncelerden, içi yakan tutkulardan. Çekip gitmeli. Siz isterseniz burada kalın. Hoşçakalın!
Asıl savaşlar kafalarda oluyor. Ya kalanlar çarkı çevirip döngüyü sağlıyor ya da döngü dümenini sonsuzluğa kırıyor. Fırsatlar, seçenekler, kurgular, keşifler, icatlar, ittifaklar ve sonuçlar. Evet sonuçlar asla tahmin edilemeyecek sonuçlar. Hayatın her tadını içeren sürprizler. Kimisi için bir macera, hareketli, zahmetli ve yahut belki de eğlenceli. Ama asla yazgı değil. Otomatik değil. Doğaya ve türüne yabacılaşma değil. Her şeyi önceden bilmek değil. Tahmin edilebilir belki ama asla kimse garanti edemez geleceği.

Evet sonuçlar: yüzbinleri aşan işsizler ordusu, %30 lara varan oy kullanmayan seçmen, şehitler, gaziler, kitlesel katliamlar, toplumsal krizler, ekonomik krizler, kimsesizler ve yoksulluk. Evet hiçbiri kader değil. Hiçbiri durup dururken oluşmadı. Ey kıçı Japon yapıştırıcılarla koltuğa yapışanlar. İşte tablonuz, işte eseriniz. Övünebilirsiniz! Ey parti başkanları uslanmaz politikacılar, ey emekliliği gelip geçmiş ve hala yerinde kalmakta direnen yüzbinleri aşan zanaatçı, öğretmen, mühendis, ve diğer memurlar, ey bir şey üretmeyen laf ebesi kısır akademisyenler, ey klasikleşmiş oda başkanları, sendika başkanları, dernek başkanları, ey diktatörler, ey hidayete ermiş din adamları, ey ruhu doymaz obur liberaller. İşte Türkiye, işte orta doğu, işte Afrika, işte dünyanın her tarafı! Belki uzağı veya yakını görmekte zorlanabilirsiniz. O yüzden gözlüklerinizi takın ve bir daha bakın ey ustalar. İşte tablonuz: yenidünya düzeni, globalleşme. Bakın! İyi bakında bana da, bize de, onlara da anlatın masallarınızı, efsanelerinizi, tarihinizi. Sonra ne yapmalı siz karar vermeyin! Sadece çekip gidin!

Bir alanda ustalaştıkça o alanı bırakmalı, bir yeri tanıdıkça o yerden gitmeli. Dünyayı yaşamı hep acemilere bırakmalı. Acemilik bir işte bir durumda bir olayda bir ilişki de yeni olma durumudur. Hayatta olumlu yönde gelişme, değişme ve yaratıcılık yani dinamizm istiyorsak ustaları bırakıp acemileri desteklemeliyiz. Çekip gidiyorum dünyanızdan! Ey dünyanın mahirleri! Nasılsa siz kendi başınıza idare edebilirsiniz. Belki klasik, iyi ve sağlam bir kılavuz olabilirsiniz. Ama sadece o kadarla kalmalısınız. Her şeye ve her yere sürekli sahip olmaya çalışmamalı, yeni oluşumlar için yola çıkmalı fırsat trenlerini kaçırmadan.
 




Bize Ulaşın