Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri
   
 

 

Google
Web sosyalhizmetuzmani.org

KADINA YÖNELİK ÖLÜMLE SONUÇLANAN ŞİDDET ÜZERİNE C.Ü. ADLİ TIP ANABİLİMDALI ÖĞRETİM ÜYESİ YRD. DOÇ. DR. CELAL BÜTÜN İLE BİR SÖYLEŞİ
 

       21. yüzyıl, insan onurunu hiçe sayan şiddet olaylarıyla geldi. Bir yandan baş döndüren toplumsal gelişmeyi yaşayan zenginlerin dünyası, diğer yandan toplumsal eşitsizlikleri birçok yönüyle yaşayan yoksulların dünyası. Kadınlar sözü edilen bu dünyada; konumları, toplumsaldaki rolleri gereği insan hakları ihlallerine maruz kalan toplumsal kesimlerin başında geliyor. Şiddet görünür yüzüyle en çok kadınların yaşamlarını etkiliyor. Kadına yönelik şiddet, istismar, ayrımcılığı tetikleyen davranışlardan dolayı en yoğun sosyal sorunları kadınlar yaşıyor. Yaşayan da insan yaşatan da insan olunca şiddeti önleyici önlemler alınması gündeme geliyor. Çarpıcı, gerçekçi ve somut önlemler de alınıyor. Ne var ki, sonuç pek değişmiyor. Çünkü kadınlar pratikte temel haklar ve sosyal-ekonomik haklardan refah odaklı yararlanmada eşitsizlik duvarına çarpıyorlar. Bu nedenle eşitsiz ve dengesiz değişen dünyada kadınların, ekonomik-sosyal hayatta bir özne olarak yer alabilmesinin koşullarının oluşturulması aslında sorunun kaynağıyla bizleri yüz yüze getirebilir.

     Söyleşimize konu olarak: Adli Tıp Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Celal BÜTÜN ile “kadına yönelik ölümle sonuçlanan şiddet” üzerine yaptığı araştırmadan yola çıkarak, kadın ve şiddeti belirledik.

Aziz ŞEKER: Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

Celal BÜTÜN:1966 Alaca/Çorum doğumluyum. Liseyi Alaca’da bitirdim. Üniversiteye Samsun Ondokuz Mayıs Üniv. Tıp Fakültesinde 1983-1990 yılları arasında devam ettim, Rize’de zorunlu hizmet ve devamında Çorum Devlet Hastanesi acilde çalıştım. Çorumda çalışırken arada 95-96’da Adana’da askerlik yaptım. 2000 ve 2006 yılı başları arasında Adli Tıp Kurumu Başkanlığında asistan ve uzman olarak çalıştım ve 2006 başlarında ayrılarak Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fak. Adli Tıp AD’da çalışmaya başladım.

Aziz ŞEKER: Kadına yönelik şiddet olgusunu bütünsel olarak ele aldığımızda aklımıza ilk gelen cinsiyete dayalı şiddet oluyor. Biraz söz eder misiniz?

Celal BÜTÜN: Cinsiyete dayalı şiddet, kadınlara yönelik olarak cinsiyetleri nedeniyle zarar verici davranışları içermektedir. Kadına yönelik şiddet, eş istismarı, cinsel saldırı, evlilik parası cinayetleri, evlilik içi cinsel şiddet, zorla fahişelik yaptırma, kadın genital bölgelerine zarar verme ve kız çocuklarının cinsel istismarı gibi geniş bir spektrumda ortaya çıkmaktadır. Bu tür şiddet eylemleri herhangi bir yetişkin kadına veya kız çocuğuna sözel veya fiziksel güç kullanımı, zorlama veya yaşamı tehdit eden yoksun bırakmalar sonucu kişinin fiziksel veya psikolojik zarar görmesi ve özgürlükten yoksun kalması yanında ölümle de sonuçlanabilmektedir.

Aziz ŞEKER: Kadına yönelik ölümle sonuçlanan şiddeti araştırdığınız bir çalışmanız bulunuyor. Çalışmanın niteliği hakkında bilgi verir misiniz?

Celal BÜTÜN: Çalışma, kadına yönelik şiddet sonucu Ocak–Haziran 2002 tarihleri arasında ölüm meydana gelen ve adli makamlar tarafından Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesine otopsileri yapılmak üzere gönderilen 18 yaş üstü kadın olgular üzerinde yapılmıştır. Şiddet eylemine uğradığı veya kendine yönelik şiddet uyguladığı belirlenen 48 olgunun yakınları ile görüşülmüş ve bunlardan 8 olguda adli soruşturma dosyası ve/veya hastane belgeleri elde edilmediğinden çalışma dışı bırakılmıştır. Bu konuda daha önceden hazırlanmış ön görüşme formları olguların yakınları ile görüşülerek düzenlenmiş ve otopsi bulguları, adli belgeler ile varsa hastane belgeleri temin edilerek elde edilen verilerin standart sapma, sayı ve yüzdeleri saptanmıştır. Bulguların istatistiksel analizi, Epi-Info 2000 programında ki-kare ve Fisher kesin ki-kare testleri uygulanarak literatür eşliğinde yorumlanmıştır. Çalışmada ölümle sonuçlanan kadına yönelik şiddet olgularında, saldırıya uğrayan kişinin, sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel ve demografik özellikleri, uğradığı şiddetin niteliği, ölüm şekli ve ölüm nedeni belirlenerek saldırgan profili ortaya konmaya çalışılmıştır.

Aziz ŞEKER: Ele aldığınız olguların yaş grubu nasıl bir dağılım gösteriyor?

Celal BÜTÜN: Olguların %42.5’i 19–30 yaş grubunda, %30’u 31–40 yaş grubunda yoğunlaşmakta ve bu durum şiddetin daha çok genç kadınlara yönelik olduğunu göstermektedir.

Aziz ŞEKER: Olguların eğitim durumu?

Celal BÜTÜN: Olguların çoğu %87.5’i ev kadını ve %82.5’i ilköğretim düzeyinde bir eğitim seviyesine ve de %55’inin düşük ekonomik gelir düzeyine sahip olduğu belirlenmiştir.

Aziz ŞEKER: Olguların aile yapısı?

Celal BÜTÜN: Yaşam şekli açısından sıklıkla %82. 5’nin ailesiyle birlikte yaşadığı, %67. 5’nin çocuk sahibi olduğu ve %40’nın dört ve üstünde kardeşi bulunduğu saptanmıştır.

Aziz ŞEKER: Gelir durumları?

Celal BÜTÜN: Gelir durumu ele alındığında, 22’sinin (%55) düşük, 16’sının (%40) orta ve 2’sinin (%5) yüksek gelir düzeyine sahip olduğu belirlenmiştir.
 
Aziz ŞEKER: Şiddeti uygulayanların karakter yapısı hakkında ne tür bilgilere ulaştınız?

Celal BÜTÜN: Saldırgan profili açısından verilere ulaşma zorluğu bulunmakla birlikte çalışmamızda saldırganların %93. 3’ünün erkek olduğu ve eğitim durumu değerlendirildiğinde %61. 9’unun ilköğretim düzeyinde bir eğitim durumuna sahip olduğu belirlenmiştir. Saldırganların herhangi bir madde ve alkol kullanımına ilişkin verilere ulaşmak kısıtlı olduğundan bu durumlar yeterince değerlendirilmemiştir. Olay yeri açısından %85’nin evde gerçekleştiği ve şiddet uygulayıcıların çoğunlukla kadının yakınları veya tanıdıkları olduğu belirlenmiştir.

Aziz ŞEKER: Kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda nasıl bir yaklaşım öneriyorsunuz?

Celal BÜTÜN: Kadına yönelik şiddete bağlı ölümler bütün insanlığı ilgilendiren bir sorun olması yanında adli tıp açısından da tanı konulması ve rapor edilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Kadına yönelik şiddet, fiziksel, cinsel, duygusal ve ekonomik şiddetten oluşmaktadır. Kadına yönelik şiddet ölümle de sonuçlanabilmesi nedeniyle yalnızca adli tıp uzmanlarının değil diğer hekim grupları, hukukçular, güvenlik güçleri, sosyal hizmetler ve sivil toplum kuruluşlarının içinde yer alacağı bir ekip çalışması ile tanı konulması, önlenmesi ve rehabilitasyon sürecini de kapsayan bir yaklaşımın yaşama geçirilmesi gerekmektedir.

Aziz ŞEKER: Kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve iyileştirme aşamalarında sosyal hizmetlerin önemli bir yeri olsa gerek. Bu sosyal sorun alanında SHÇEK olması gereken yerde mi?

Celal BÜTÜN: Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Türkiye’de devlet adına sosyal hizmetleri yürüten bir kurum olarak ilk defa 1990 yılında kadına yönelik şiddete ilişkin kadın misafirhaneleri kurmuştur. Süreç içerisinde sayıları artırılan bu misafirhaneler çeşitli nedenlerden dolayı korunmaya gereksinim duyan kadınlara yönelik hizmet vermektedir. Genelde eşler tarafından zarar gören kadınlar hizmet almaktadırlar. Bu alanda önemli olan, hizmetlerin bütünselliğidir. Her kurum üzerine düşeni yaparsa yeterlilik sorununun kalmayacağına inanıyorum.

Aziz ŞEKER: Kadına yönelik şiddet ile ilgili, sonuç olarak neler söylemek istersiniz?

Celal BÜTÜN: Çalışmadan elde edilen bulgular, kadının toplum içindeki rolü ve konumuna bağlı olarak ölümle sonuçlanan şiddet eylemleri ile karşılaşma riskinin arttığını düşündürmektedir. Toplumda yaralamadan ölüme kadar giden bu tür olgularla en sık karşılaşma olasılığı bulunan sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının bu konuda daha hassas davranmak zorunda olduğumuzu bilmeliyiz. Şiddeti tanımama ve şiddete yönelik girişim yapmamanın sonuçta ölüme kadar gidebildiğinin farkında olmalıyız.

Aziz ŞEKER: Teşekkürler sevgili Celal Hocam…



 


 

SÖYLEŞİYİ SİTEMİZ YAZARI AZİZ ŞEKER GERÇEKLEŞTİRMİŞTİR.