SOSYAL SORUNLAR

 CEZAEVLERİNİN FONKSİYONU
Taylan KAYA / Sosyal Hizmet Uzmanı
tylankaya@mynet.com 
 

Ana Sayfa
 
Aile Sorunları
Çocuk Refahı
Engelli
Gençlik
Sosyal Sorunlar
Tıbbi Sosyal Hizmet
Yaşlılık

Mesleki Bilgiler

SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
SHU Yayınları
İnsan Hakları
Sosyal Siyaset
Sosyoloji
Söyleşiler
Psikoloji
 

 

 

Cezaevi dediğimizde genel anlamda aklımıza sadece mahkumların kapalı alanlarda tutmak, dış dünyadan izole etmek ve özgürlüklerinden yoksun bırakma gelmektedir. Ancak
değişen ve gelişen cezaevi düşüncesinde mahkumların kaldıkları zaman diliminde sağlıklı ve özsaygılı yaşamalarına yardım ve destek olacak, sorumluluk duygularının gelişmesini artıracak ve toplumun bir üyesi olarak potansiyellerini geliştirmelerine yardımcı olacak davranış ve yeteneklere sahip olmalarını teşvik edecek türden faaliyet ve programlardan yararlanmalarını sağlamayı amaçlanmıştır.

Bir anlamda, cezaevi koşulları ve cezaevinde var olan suç alt-kültürü tekrar suç islemede veya mükerrer suçlulukta önem arz etmektedir . Cezaevindeki mahkum alt-kültürü, bazı mahkumların
ıslah edilmelerini veya toplumsal öngörüler çerçevesinde tekrardan sosyalleştirilme olasılıklarını azaltmaktadır. Ayrıca cezaevi çerçevesinde tecrübeleşen bu alt-kültür, bireylerin ıslah edimlerini zora sokmaktadır. Bu durum da, mahkumların suçluluk eğilimlerini güçlendirmektedir. Bu nedenle mahkumların, tahliye sonrası yeniden suç işlemeleri, bu alt-kültüre olan katılım ve bağımlılık düzeyleriyle yakından alakalıdır.

Cezaevinden salıverilen bazı mahkumların aynı suçu isleme nedeni olarak
“cezaevi alt sosyo-kültürü” faktörünü bilmek gerekmektedir. Bu amaçla ,mahkumların sadece
hapsedilmelerinin suçlular üzerinde istenilen veya beklenen düzeyde caydırıcı bir işlevinin olmadığı görülmektedir. Sonuç olarak; cezaevlerine yeni çözümler geliştirilmesi, toplumda cezalandırma politikalarına ağırlık verilmesi, secici bir tutuklama politikası ve suçluların cezaevine kapatılmaları ile birlikte rehabilitasyon çalışmalarının da bu sürece eşlik etmesi gerekliliği önemlidir.
Cezaevinden salıverilen veya tahliye edilen bazı suçluların yeniden suç isledikleri bilinen bir gerçektir. Her ne kadar da cezaevinden salıverilen bazı mahkumların yeniden suç islemeleri cezaevinin caydırıcılığına ilişkin tartışmaları kışkırtsa bile, söz konusu suçlulardan bazılarının yeniden suç islemelerinin tüm sorumluluğu cezaevine indirgenemez.

Çünkü eski mahkumların yeniden suç islemeye yönelmelerinde cezaevi faktörünün yanı sıra başka etkenler de rol oynamaktadır.
 Bu faktörleri; a) suçlunun taşıdığı bazı kişilik özellikleri
(psikopat, agresiflik, gibi psikolojik ve psikiyatrik sorunlar), b) suçlunun suçtaki kariyer durumu (suçlunun azılı veya kronik suçlu olup olmaması) , c) cezaevi sonrası koşullar (işsizlik, etiketlenmenin yarattığı dışlanmışlık v.b) seklinde kısaca belirtmek mümkündür.

Bu amaçla ÖFKE KONTROL PROGRAMLARI uygulanarak: Öfkenin normal bir duygu olduğunu kabul etmek ve öfkelendiğimiz zaman verdiğimiz tepkiler hakkında farkındalık sahibi olmak öfke kontrolü için çok önemlidir. Öfke anındaki davranışlarımızı biliyor olmak, bu davranışları kontrolden çıkmadan fark edebilme ve yerine öfkemizi kontrol altına almaya yardımcı olacak uyumlu davranışları koymaya yardımcı olur. Bu bilinci mahkumlarda uyandırarak öfke kontrolü anlamında farkındalık yaratılmalıdır.

Bu amaçla Ceza İnfaz Kurumumuzda barınmakta olan tutuklu ve hükümlülerin kurumumuzda bulundukları süreleri boşa geçirmemeleri için yoğun bir çaba harcanmaktadır. Sanat, meslek veya eğitime tabi tutularak tahliyelerinden sonra yeniden dönecekleri topluma ıslah edilmiş ,beden,zihin,ahlak ve duygu bakımından dengeli ve sağlıklı bir biçimde gelişmiş bir yapıya,özgür ve bilimsel düşünceye,gelişmiş bir dünya görüşüne sahip,insan haklarına ve onuruna saygılı,yapıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek,bilgi,yetenek,beceri ve davranışlarını geliştirmek amacıyla sosyal kültürel faaliyetler ve konferanslar düzenlenerek hükümlü ve tutukluların ÖZGÜVENLERİNİN ve TOPLUMA UYUM SÜREÇLERİNİN sağlanması amaçlanmıştır.Özgüvenli bireyler yetiştirme sürecinde SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNDEN faydalanarak ve ortak projeler sunarak cezaevinde kaldıkları sürelerde hayatla ve dış dünya ile olan bağlarını koparmamalarını sağlamalıyız. Bu amaçla özellikle sosyal kültürel faaliyetler anlamında destek olacak PROJELER geliştirmek gerekiyor. Bu amaçla: sinema ve tiyatro gösterimi önemli yer tutmaktadır. Üretkenliğin, yeteneğin ve yaratıcılığın bileşkesidir sanat anlayışıyla yola çıkılarak özellikle birey eğitimi açısından sinema, genel kültürü arttırıcı bir araçtır. Bireyin bilgi, görgü ve davranışlarını değiştirici etkisi büyüktür. Konuşmak, yeme içme, giyinme gibi çeşitli durumlarda davranış değişikliğini olumlu yönde etkileyebilecek bir araçtır.

     Sinema yoluyla dış dünyada gelişen sosyal,siyasal ve teknolojik gelişmeleri takip etmektedirler. Maddi anlamda destek sağlamak ve meslek edinmeleri amacıyla meslek kursları alanlarında yönlendirici pozisyon olmalıdır. Meslek edindirme kursları (berber,marangoz,kaynakçılık,aşçılık) özellikle tahliyelerin sonrasında hayatlarını devam ettirmeleri amacıyla kendilerine ait ekmek kapısı olarak gösterilmelidir. Eğitilmiş birey tam anlamıyla gelişmiş bir kişilik ve toplumsal sorumluluk bilincine ulaşmış insan olabilmektedir.Hızla değişen dünyanın dinamik yapısına ayak uydurabilmek ancak yaratıcı güçlerle donanmış bir kişilik geliştirmekle olasıdır.Doğuştan yaratıcı güçlere sahip bireyin bu gücünün ortaya çıkarılması yollarından biri de insanın “estetik eğitimi” yani sanat yoluyla eğitimidir.

     Cezaevinde bu eğitimlerin ve sosyal faaliyetlerin düzenlenmesi sürecinde mahkumların özeliklerine göre farklı anlamlarda eğitsel süreç izlenmelidir.Bayan, çocuk ve yetişkin mahkumlara yönelik farklı eğitsel modeller uygulanmasının yanında kurum personeline yönelik gelişen ve değişen eğitici teknikler uygulayarak personeli her anlamda iş stresi azaltarak buna bağlı olarak iş verimini artırabiliriz. İnsan psiko-sosyal dengesini muhafaza ettiği sürece uyumlu, mutlu, sabırlı ve dayanıklı olur. Suça karşı direnebilecek psikolojik savunma mekanizması olduğu müddetçe suçtan uzak kalır. Psikolojik savunma mekanizması ise suç öncesi eğitim ile şekillenir. En temel amaç; mahkumları tahliye ve dış dünyada toplumla uyum süreçlerine hazırlamak ve tekrardan cezaevine gelmesini önleyici bilinci oluşturmada yardımcı olmaktır.


 

 

 BİZE YAZIN
     Sosyal Hizmet Uzmanı Web Sitesi
     E-Posta : sosyalhizmetuzmanlari@gmail.com

   

© Copyright 2011
www.sosyalhizmetuzmani.org