Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap - Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

  Hızlı Erişim
 

Sitemizin Yazarları

Google
Web sosyalhizmetuzmani.org

Çocuğunuzun Gizli Bağımlılığı İnternet
Giderek artan bir oranda hayatımıza giren bilgisayar ve internet kullanımının özellikle gençlerin hayatının büyük kısmını doldurduğunu belirten Hisar Intercontinental Hospital’dan Klinik Psikolog Sedef Akbay, “okul dışı saatlerinin büyük bir kısmını bilgisayar başında internet kafelerde geçiren gençler farkında olmadan kendilerine zarar veren bir bağımlılığa doğru ilerlediklerinin farkında değiller" dedi.
Çocuklarınızı internetin zararlarından koruyun
Son günlerde ülkemizin gündeminde oldukça geniş bir yer tutan gençler ve bilgisayar / internet ilişkisine dikkat çeken Hisar Intercontinental Hospital’dan Klinik Psikolog Sedef Akbay, “Gençlere ve çocuklara bilgiye ulaşma, dünyanın her köşesinden haber alma, kendi bildiklerini paylaşma, arkadaşları ile iletişim kurma gibi koca bir liste halinde sıralayabileceğimiz birçok alanda kolaylık sağlayan bu teknoloji, doğru kullanılmadığında genci olumsuz etkilemekte ve yarardan çok zarar verebilmektedir. İnternetin olumsuz etkilerinden bahsederken ilk akla gelen uygulamalar, kumar, bahis, pornografik yayın siteleri ve yoğun şiddet içeren bilgisayar oyunlarıdır. Bu sitelerin ve bilgisayar oyunlarının gençler tarafından talep görmesi bundan büyük gelir sağlayanları memnun etmekle beraber belli bir yaşın altındaki gençlerde zararlı etkiler bırakabilmektedir. Gencin aileden, arkadaşlarından uzaklaşması giderek birçok sosyal aktiviteden vazgeçmesi, derse ayırdığı zamanının yetersiz kalmasına da sebep olur. Yaşına ve psikolojik gelişimine uymayan bir takım kaynaklara ulaştığında ve bunlardan etkilendiğinde gösterdiği şiddet içeren davranışları ilk olarak sayabileceğimiz olumsuz etkilerdendir. Çok yakın bir tarihte İstanbul Valiliğince, sayıları üç bine yaklaşan internet kafelerle ilgili, on iki yaşın altındaki çocukların bu gibi yerlere yanlarında velileri olmadan alınmayacağı şeklinde bir uygulama getirilmiştir. Ayrıca bu tür kafelerde yukarda bahsedilen sitelere uygulanacak filtre programlarının olup olmadığı kontrol edilecektir. Gençlerin özendiği bu ortamlardan yaş sınırı biraz daha yukarı çekilerek ve gençlerin çevresindeki yetişkinler tarafından gerek evde gerek okulda bu konularda mutlaka eğitilerek ve soruları cevaplandırlarak merakı giderilmelidir" diye belirtti.
Bilgisayar kullanımı sınırlandırılmalı
Klinik Psikolog Sedef Akbay, belli bir yaşın altındaki çocuklar için bu programlara ulaşımın mutlaka filtre programlar yardımıyla engellenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bilgisayar ve internet kullanımı belli bir program dahilinde, belirli saatlerle sınırlandırılmalı, bu zaman ayarlaması çocukla veya gençle birlikte yapılmalı ve her şartta uygulanmalıdır. Çocuklarımızı eğitirken, yetiştirirken önümüze gelen hemen hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da ölçü, anahtar kelimedir. Bilgisayar ve internet kullanımı bir genç için çok yararlı ve dolayısıyla gerekli olabilir ama ulaştığı siteler, oynadığı oyunlar yaşına, psikolojik ve sosyal gelişimine uygun olmalı ve dozunda kalmalıdır. Gerek görsel gerek yazılı basın tarafından zaman zaman yükselen değerler olarak sunulan ve gereksiz yere yüceltilen bir diğer konu da şiddet içeren televizyon dizileri ve bunların geniş kitlelere ulaşmasıdır. Şiddet içeren filmler her zaman yapılmış ve her dönemde belirli bir izleyici kitlesi bulmuştur. Ancak bu tür filmlerin televizyonlarda bu kadar geniş tanıtımlarla verilmesi ve kabul görmesi, günlük hayatın içinden, sıradan olaylar olarak yansıtılması genci olumsuz olarak etkilemektedir. Elbette sevgi ve ilgiyle büyüyen, anne-babanın iyi birer örnek olduğu sıcak aile ortamında yetişen bir gencin bu tür olumsuz bir etkiye yaklaşımının farklı olduğu gözlenmektedir. Ancak, ilgiden, sevgiden yoksun, aile içi şiddeti yoğun bir şekilde yaşayan, kendi kişiliğini ve varlığını ancak dahil olduğu gruplarda ve kendini bir takım şiddet eylemleriyle kanıtladığı ortamlarda ortaya koyabilen bir gencin de tutumu ve yaklaşımı farklı olacaktır. Sonuçta bu tür filmler kesinlikle bu kadar yaygın gösterilmemeli ve gençler üzerindeki olumsuz etkileri göz önünde bulundurularak televizyonlarda yer ve zaman ayrılmalıdır” diye konuştu.

KAYNAK: http://www.ailem.com.tr