Sosyal Hizmet Mesleği

Bilgiler
Yayınları
Araştırmalar
 


Sosyal Hizmet Alanları

Çocuk
Gençlik
Yaşlılık
Aile
Sosyal Sorunlar
Engeliler
Tıbbi Sosyal Hizmet


Kaynak Bilgiler

Bireysel Gelişim
Sosyoloji
Psikoloji
İnsan Hakları
İletişim Bilgisi

 

 

 

 

 
 



ANA SAYFA


 ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARINDA
PSİKO SOSYAL YAKLAŞIM

Güldane Kavgacı 

Sosyal Hizmet Uzmanı
 
Gulkav04@gmail.com 
 

 

 Aile yaşam evresinde gebelik ve doğumdan sonra çocuğun hastalanması ve hastane yatışı üçüncü önemli aile yaşam olayıdır.Çocuklu aileler ve özellikle de küçük çocuklu ailer sık sık bu durumla karşılaşırlar yada her zaman karşılaşma olasılıkları vardır.

Doğum, ölüm, çocuğun okula başlaması gibi aile yaşam olaylarının üzerinde sıklıkla durulmasına rağmen ailede çocuğun ciddi bir hastalığa yakalanması halinde ailede neler yaşandığı ve aile dinamiklerinin nasıl etkilediği üzerinde yeterince durulmamıştır.

Çocuğun hastalığı bazen doğuştan bazen yavaş ve sinsi bir şekilde bazen de hiç beklenmedik bir anda ailenin güdümüne oturur.Her ailenin yapısı ve dokusu kendine özğü olduğundan vereceği tepkilerde farklı farklı olacaktır.Genel bir kural olarak ailenin ve çocuğun tepkileri ailenin gelişim evresi ,hastalık öncesi ailenin işlevselliği,stres kaynakları ve sosyal destek kayakları tarafından şekillenir.
Ailede bir çocuğun hastalığı, evden uzaklaşıp hastaneye yatmak zorunda olması ebeveynlerin iç dünyalarında kendi çocukluklarında yaşadıkları deneyimleri kendi ebeveynleri ile etkileşimlerini kendi orjin ailesinde hastalık kavramına atfedilenleri tekrar gündeme getirir.Ebeveynler hastalık karşısında kendi ebeveynliklerini sorgulama ihtiyacı duyabilirler.Kendilerini suçlu veya yetersiz hissedebilirler.Yada karşılıklı olarak birbirini suçlayarak cift ilişkilerinde kendi kendilerini tuzaklayabilirler.Kendi var oluşlarını,güçsüzlüklerini ve güçlerinin sınırlarını sorgulayabilirler.

Çocuğun ciddi hastalığı karşısında ailede duygusal denge dönüşüm ve değişime uğrar.Anksiyete artar .Anksiyete artışına paralel olarak tepkisel davranışlarda artış gözlemlenir. Bu tepkisel davranışlar aile sisteminde dengelerin sarsılmasına zemin hazırlayarak daha önceden çözümlenememiş gizil çatışmaların su yüzüne çıkmasını sağlar.

Ailede bütün bunlar yaşanırken hasta olan çocuk ailenin bu tepkilerinden etkilenmesine ek olarak kendi iç dünyasında kendi açısını yaşar.Genel bir kural olarak çocuğun hastalığa ve hastanede yaymaya karşı göstereceği reaksiyon yaşına bağlı olarak değişir.Çocuğun yaşı ne kadar küçükse etkilenme derecesi o kadar fazladır ve tepkilerini o ölçüde davranışsal olarak gösterir.Küçük yaştaki çocukların sorunlarını dillendirme yetenekleri henüz gelişmemiş olduğundan tepkilerini davranışları ile ifade etmeleri gelişimsel özellikleri tarafından belirlenir.Örneğin Regresyon,tırnak yeme,tik,enüresis,enkopresis vb.

Genel olarak çocuklarda hastalık ve hastaneye yatmaya karşı gösterilen tepkiler çocuğun yaşı,kişiliği,geçmiş yaşantıları,hastane yaşantısının etkileri ve ailesinin hastalığa karşı tepkileri ve atıfları tarafından belirlenir.
Yedi ayın altındaki bebekler hastanede yatmaya her hangi bir güçlük çıkarmıyor görünmelerine rağmen psiko sosyal gelişim açısından en hızlı gelişimin olduğu dönem olması itibarı ile uyarıcı eksikliği,tek düze yaşam,gelişimi olumsuz yönde etkileyebilir.Anne bebek etkileşimi için doğal bir ortam olmadığından bağlanma bozukluklarına zemin hazırlayabilir.Dört yaşın altındaki çocuklar için hastanede yalnız kalmak son derece zordur.Çok ağlarlar Tepkilerini fazlaca belli ederler.Annelerinden ayrılmak onlar için yaralayıcı olabilir.Bu konuda yapılan araştırmalarda iki dört yaş arasındaki çocukların daha çok davranış bozuklukları göster dikleri ortaya çıkmıştır.Bu yaş grubundaki çocuklar ağlama panik,depresyona girme gibi tepkileri daha çok gösterirler.
Ağır kronik hastalıklarda sürekli yatakta kalmak zorunda olan çocuklarda yerinde sallanma parmak emme,içine kapanma görülebilir.Ayrıca küçük çocuklar evden ayrılmayı bir cezalandırma ve ebeveynleri tarafından reddedilme ve terk edilme olarak yorumlayabilirler.

Çocuğun aylarca yatakta kalmasını gerektiren tedaviler çocuğun hareketlerinin kısıtlayarak olumsuz duygularının artmasına neden olabilir.Sinirlilik ,ağlama krizleri,huzursuzluk,mutsuzluk görülebilir.Bazı çocuklar ciddi bir hastalıkla karşı karşıya kaldıklarında enüresis,enkopresis,konuşmama gibi ani davranış değişiklikleri ile bebekliğe geri dönüş yapabilirler.
Daha büyük çocuklar (okul çağı çocukları)uzun süre yaşıtlarından ve okullarından ayrı kaldıkları için akademik başarıları olumsuz yönde etkilenebilir.Sosyal gelişimleri yavaşlayabilir.Okuldan hoşlanmamaya başlayabilirler.
Astım,şeker,kalp,kanser gibi ciddi kronik rahatsızlıkları olan çocuklar kendilerini suçlayabilirler ve benlik algıları olumsuz yönde etkilenebilir.


Gerçeği değerlendirme kapasitelerinin artması ve ailelerine daha az bağımlı olmaları nedeni ile çocukların yaşları ilerledikçe endişeleri azalmaktadır.
Çocukların hastaneye yatma ve hastalıklara karşı gösterdikleri tepkileri etkileyen en önemli etkenlerden biri hiç kuşkusuz ailenin hastalığa ve hasta çocuğa atfedişleri ile ilgilidir.Çocuk ailesine bağımlıdır.Bu bağımlılık çocuğun ebeveynlerin atfedişlerinden fazlası ile etkilenebilirliliğinin zeminini oluşturur.Bazı ebeveynler hasta çocuğuna gereğinden fazla yapışır.Gereğinden fazla koruyucu davranarak çocuğun adaptif davranışlarının gelişimini bilmeden ve istemeden engelleyebilirler.Diğer bazı aileler suçluluk duyguları nedeni ile çocuktan tamamen uzaklaşabilirler.Bazı aileler hasta çocuktan tamamen uzaklaşıp evdeki çocuklarının üzerinde aşırı yoğunlaşırken diğer bazı aileler evdeki çocuklarından uzaklaşıp tüm zaman ve ilgilerini hasta çocuk üzerinde toplayabilirler.Bazı ebeveynler artan duygu yoğunluğuna paralel olarak eşlerini suçlayıp uzaklaşabilirler.Kısacası çocuktaki hastalık aile sistemindeki dengeleri sarsarak kimin nerede hangi konumda mevzileneceğini ve nasıl bir siper alacağını yeniden biçimlendirir.

Çocuklarda hastalık ve hastaneye yatışın olumsuz etkilerini ortadan kaldıracak en önemli etkenlerden biri çocuk hastalıklarında psiko sosyal yaklaşım modelidir. Çocuk hastalıklarında pisiko sosyal yaklaşım aile merkezli tedavi yaklaşımını ve ekip çalışmasını içinde barındırır.Çocuk çocukluğa özgü özel konumundan dolayı ailesine bağımlı ve bağlıdır.Çocuk hastalıklarının tedavisinde bu sipesifik durum ailelerin tedaviye katılımı ve işbirliğinin önemine özel bir vurgu yapar.Bir anlamda çocuğun tedavisi ailenin tedavisidir.Çocuk hatalıklarının tedavisinde psiko sosyal yaklaşım uygun bir tedavi formülasyonu ile ailenin hangi güçlükleri yşadığını ve hangi konularda yardıma ihtiyacı olduğunun belirleyip uygun müdahaleleri yaparak ailenin bu zor yaşam olayını atlatmasına ve başarılı sosyal uyumlarına olanak tanır.
Diğer taraftan sadece çocuklara yönelik hastane ortamını ilgilendiren önlemlerin alınmasında her zaman gerekebilir.

Yedi aydan küçük bebeklerde hastanedeki tek düze yaşamlarını renklendirmek ve uyarıcı eksikliğine karşı bir önlem olarak yataklarına ilgi çekici ve renkli oyuncaklar asılır.Koğuştaki etkinlikleri izlemeleri sağlanır. Yaşça büyük çocukların bebeklerle etkileşime girebilecekleri ortam ve düzenlemeler yapılabilir.Hastanede annelerin çocukla birlikte kalması en etkili önlemdir.Küçük çocuk için annenin açıklamalarından ziyade varlığı önemlidir.Özellikle yedi ay dört yaş arasındaki çocukların ayrılığa hastalığa ve tedaviye karşı duygusal etkilenimleri çok yoğundur.
Kardeşlerin ana ve babaların çocuğu sık sık ziyaret etmesine izin verilmeli.Gerekirse bunun için hastanede yeni düzenlemeler yapılmalı.hastanelerdeki belirli ğün ve saatlerde ziyaret yapılması kısıtlaması çocuklar için uygulanmamalıdır..

Aileye çocuğa yaşına uygun oyuncaklar getirmeleri önerilebilir.Evde çok oynadığı bir oyuncak yada çok kullanılan bir nesne veya annesine ait eşyaların çocuğun yanında bulundurması ona güven verebilir.Çocukların hastaneye yatışının yarattığı olumsuz havayı yumuşatmak amacıyla hastanelerdeki çocuk servislerinde özel düzenlemeler yapılabilir bunlardan en önemlisi oyun odalarının oluşturulmasıdır.

Oyun çocuğun duygusal sağlığı açısından önemli ve son derece gerekli bir uğraşısıdır.Çocuk oyun aracılığı ile duygularına ulaşarak iç dünyasını yorumlar.Oyun çocuğun hastane yaşantısını yumuşatır ve canlandırır.İleride oluşabilecek bozuklukları önlemede yardımcı olur.Oyun hastane ortamında çocuğun iç yaşamını kendisine göre düzenlemesine yardımcı olur.Oyun çocuğun endişelerini azaltmaya yardımcı olur.Hastanelerdeki oyun odalarında çocuğun doktorculuk hemşirecilik oyunlarını oynayabileceği oyun malzemeleri bulundurmalıdır.Hastane doktorculuk oyunları çocuğun hastane yaşantısı hakkındaki duygularını yansıtma fırsatı sağlar.Ayrıca oyun odalarında çocuklar hastane yaşantısını anlatan resimler çizmeye teşvik edilebilir.Öykü anlatmaları sağlanabilir.Ayrıca kağıt keme ,katlama yapıştırma inşa etme,hamur,boncuk dizme gibi el becerilerine yönelik aktivitelerin yapılması çocuğun motor ve bilişsel gelişimini destekler.

Okul çocukları mektup yazmaları günlük tutmaları konusunda aktive edilebilir.Bu çocuğun hatalık ve tedaviye ilişkin endişe beklenti duygu ve deneyimlerini başkaları ile paylaşmalarına olanak tanır.Uzun süre hastanede yatarak tedavi gören çocuğun okulu ve öğretmeni ile etkileşime geçmesi sağlanarak hastanede derslerini çalışmaya devamı sağlanabilir.Böylece çocuğun akademik gelişmeden uzaklaşmaması sağlanır.Daha büyük ergenlerde anılarını yazmaları konusunda ön ayak olunabilir.
Ayrıca tedavi sırasında hastanede kendilerine uygulanacak işlemler çocuğun gelişimsel evresi göz önünde bulundurularak basit ve somut bir dille anlatılmalıdır.Böylece çocuğa önem verildiği mesajı iletilmiş olur.Aynı açıklamaların ana ve baba ile de paylaşımı ailenin tedavi ekibi ile işbirliği ve desteğini sağlamanın önünü açar,
Çocukların hastaneden taburcu olduktan sonrada bazı güçlükleri olur Örneğin ailenin çocuğun gelişine hazırlanması çocuğun eve dönüşe hazırlaması gibi ek sosyal çalışmalara gereksinin duyulur. Bazı çocukların hastaneden çıktıktan sonra korku ,bağımlılık, öğrenme ve davranış problemleri sergilemeleri olasıdır.Hastaneden çıktıktan sonra çocuğun bu tür sorunları ile uygun bir biçimde baş edebilmeleri için ebeveynlerin yardıma gereksinimleri olabilir.Çocuk hastalıklarında psiko sosyal yaklaşım ,çocuk hastaneden çıktıktan sonrada kurum sosyal hizmet uzmanı tarafından takip ve değerlendirilmesi yapılarak kurum sonrası oluşabilecek güçlüklere seslenme hizmetini ve ayrıcalığını içinde barındırır.

Her zaman olmasa bile hastanelerde tedavi ve muayene edilen çocukların tıbbi sorunlarının yanında ihmal, istismar, terk edilme ,korumaya muhtaç çocuk, olumsuz sosyal ve ailesel yaşam şartları ve suça bulaşma gibi sosyal sorunları da vardır.Çocuk hastalıklarında psiko sosyal yaklaşım bu tür sosyal sorunlara seslenme vaka yönetimi ,takibi ve müdahalede en uygun yaklaşımdır.

Çocuk hastalıklarının tedavisinde psiko sosyal yaklaşım çerçevesinde çocuk ile bir dizi görüşme oturumları düzenlenerek terapötik bir ilişki içinde çocuğun hastane yaşantısı deneyimleri,hastalık yaşantısı,hastane personeli,ailesi,arkadaşları hastane ziyaretleri, tedavi işlemleri,hastalığı ve tedavisi gibi konularda duygu ve düşünceleri hakkında konuşmasının sağlanması en kıymetli çalışmadır.Çocuk duygu düşünce ve yaşantılarını terapötik ilişki çerçevesinde dillendirerek endişe sıkıntı ve beklentilerini dışa vurma olanağını elde eder.Bu dışa vurma çocuğun rahatlamasını ve adaptif davranışa yönelmesinin yanı sıra katılım ve uyum sergilemesinin önünü açar.

Aynı çalışma ailesi ile de yürütülmelidir.Aileye eğitici,destekleyici bir yaklaşım ailenin bu zor yaşam olayını atlatmasında yardımcı olacak ve ailenin bu başarı algısı ailenin güçlüklerle baş etme yeteneklerini güçlendirecektir.
Yaşam yolculuğunda doğa aileleri ve kişileri hiç bir zaman hastalık kaza vb yaşam olaylarından muaf tutmamıştır.Bir anlamda aileler başa gelmişlikleri ile uğraşmak ve ve baş etmek durumundadır.Bazı aileler başa gelmişliklerinin acısını yaşadıktan ve yasını tuttuktan sonra yaşam yolculuklarına devam edebilirken ne yazık ki bazıları bu uğramışlılıklarına takılıp kalır.

Ailede bir çocuğun kronik bir hastalığının olması aile için sancılı bir yaşam deneyimidir.Ancak ailenin bu süreci yaşarken yaptıkları işbirliği,tedaviye katılımı eşlerin birbirlerini ve çocuklarını desteklemesi gibi yaşamsal deneyimler ve başarı öyküleri aile bağlarının kuvvetlenmesine aile bireylerinin birey olama ve ait olma duygularını yaşantılamasına olanak tanır.Bütün bu yaşantılar aile ilişkilerini zenginleştirip derinleştirerek ailenin daha sonraki yaşam evrelerini daha sağlıklı yaşamalarına zemin oluşturur.

Çocuk hastalıklarında psiko sosyal yaklaşım modeli aile krizlerini yönetme, ,ailede başarı algısını oluşturma, olumlu aile öyküleri yaratma ve dolayısı ile aile bireylerinin başarılı sosyal uyumlarına katkıda bulunmada adeta bereketli bir toprak gibidir.

 

 



Editörler




Google
 

 


 


KURUMSAL VE BİREYSEL İŞ İLANLARI

 


 

SOSYAL MEDYA




 

 

Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye

sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.