Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
Web sosyalhizmetuzmani.org

Çocuğu Büyük Adam Yerine Koymak...

 Prof. Dr. Kemal ÇAKMAKLI
   ( Sosyal Hizmet Uzmanı )


Çocuğu büyük adam yerine koymak nasıl olacaktır.

Evinize çok saygı ve sevgi duyduğunuz bir misafir gelse, siz ona nasıl davranırsınız? Özellikle çocuğunuza bu kişinin yanında nasıl muamele edersiniz? Bunu gözünüzün önüne getirin ve çocuğunuzu ciddiye alınız. Mesele bu kadar basittir. Böyle bir misafirinizi çocuk ile birlikte olduğunuz zaman hayalinizde baş köşeye oturtunuz, sanki o varmış gibi çocuğunuzla konuşunuz. Yahut ta bu misafi­riniz çocuğunuzdur, öyle düşününüz ve ona göre hareket ediniz. Normali budur. Ev içersindeki bir diğer bireyle de aynı şekilde davranış içinde olma­mız uygundur. Görüldüğü gibi samimiyet adı altında karşılıklı haklar yene­bilmektedir. Böyle düşünerek hareket edecek olursak, resmi davranacağız. Öyle yerli yersiz samimiyeti aklımızdan çıkarmalıyız. Samimiyet demek sev­gili yavrumuza, eşimize, ev halkımıza kaba davranmak demek değildir. Sa­mimiyet varsa arada, özellikle o insanlara karşı daha ölçülü ve değerli dav­ranmamız gerekir.

Samimiyet demek onu aşağılamak vs demek değildir. Samimiyetin ne olup ne olmadığı önce her şey bir tarafı bırakılıp öğrenilmelidir. Söylenen sözler yerine göre bir bir ele alınarak önce sözlük anlamları verilmeli ondan sonra da o kelimeler açıklanmalıdır. Samimiyetle söylüyorum ki bu küçük sanılan meseleler başımıza büyük sorunlar açabilmektedir. İnsanların kalbi­ni kırarak, onları küçülterek, onların hakkını yiyerek onları ağlatarak sami­miyet mi olur. Böyle samimiyet olmasın daha iyidir. Samimiyet ile laubalili­ği birbirinden ayırmak gereklidir Canımız eğlenmek istiyorsa, hıncımızı biri­lerinden çıkarmak istiyorsak, boy hedefi olarak sevgili yavrularımızı veya evimizdeki sevgili yakınlarımızı gözümüze kestirmemeliyiz. En güzeli böyle durumlarda "stresle mücadele tekniklerini bilerek, onlara uygun haller içer­sinde olmayız. Tabii böyle davranırsak yani başkasına sinirlenip hıncımızı evdeki sevgililerimizden almak istersek, onlar da haliyle boş durmayacaklar, bizim yaptığımız o icabında kaba davranış veya söz için cevap verecekler­dir, karşı davranış içersinde olacaklardır. O zaman ne olacaktır. Zaten sinir­liyiz, bu davranış bizi normalin üzerinde etkileyebilecektir. Böyle durup du­rurken sorun çıkartabileceğiz.

Öyle büyük prensipleri, büyük kanunları hatırlayıp durmayalım, biraz da küçük olaylara kelimelere, davranışlara eğilelim


Büyük işleri düşüneceğiz derken, küçücük meşeler içinde boğuluvermek de çok görülmektedir. De­nizi geçip de küçücük suda boğulmak diye bir şey vardır. Böyle olmamalıdır. Samimiyet istiyorsak, dost istiyorsak, bunu ilk önce kendi içimizde kendi gönlümüzde, kendi benliğimizde aramalıyız, bulmalıyız. İster çocuğumuz, ister eşimiz olsun, kim olursa olsun beşeri münasebetlerin usulü vardır. Bu­na dikkat edilmezse güya samimiyiz zannettiğimiz kimselerden bile çok üzücü yanıtlar alabiliriz.

İşte aile sorunlarının çoğunu da böyle küçücük meseleler, çıkarabilmektedir "incir çekirdeğini doldurmayacak" konular aile, çocuk gençlik mesele­lerimizde giderek büyük sorunlar ortaya koyabilmektedir. Direksiyon başın­da olan herkes trafik kaidelerinin hepsine dikkat etmelidir. O küçük tedbir deyip de ihmal doğru değildir. Küçük ihmaller büyük felaketler doğurabilir­ler, örnekler çoktur. Her zaman olduğu gibi burada da araba, şoför örneğimi­zi hatırlatmış olduk. Bu örnek klasiktir, unutulmamalıdır. Çocuğu yönetenler arabanın şoförleri, çocuk ise araba (otomobil) gibi düşünülerek onun iyi sevk ve idare edilmesi gereği açıktır. Demek ki çocuğa yönlendirme teknik­leri bakış açısına göre söyleyecek olursak samimiyiz diye ulu orta rasgele ko­nuşmamalı, davranmamalıyız. Sevdiğimiz, saydığımız, değer verdiğimiz bir misafirimiz evimize geldiğinde ona nasıl davranırsak ona da öyle davranma­lıyız.

Bunu yapmacık olarak değil, gerçek bir içtenlikle yapabilmeliyiz. Veya öy­le bir misafirin yanında çocuğumuza nasıl davranacaksak, o misafirimizi ha­yalimizde evin baş köşesine oturtmalı, çocuk ile münasebetlerimizi bu şekil­de reorganize etmeliyiz. Çocuğun yaşına göre açık bir teyp gibi her türlü olumlu, olumsuz etkiye açık olduğu bilinmelidir. Daha sonra çatlak sesler duyulmak istenmiyorsa, bu bilgiler iyi değerlendirilmelidir. Çocuğu yönlen­dirmek zor değildir. Küçük küçük bilgileri, teknikleri usulleri vardır. Hepsi bundan ibarettir. Amatör bir şoför olabilmenin zorluğu nedir, buna benzet­mek mümkündür. Amatör şoförlük yapmak için, arabayı inşa eden makine mühendisi, ileri uzmanlık sahibi kimselerin bilgisini bilmeye gerek yoktur.

Kaynak: http://www.bebekkokusu.com