Sosyal Hizmet Mesleği

Sosyal Hizmet Alanları

Sosyal Kaynak
Bilgiler

İnsan Kaynakları

       





 

 Dr. Aziz ŞEKER

Sosyal Hizmet Uzmanı /Sitemizin Editörü
shuaziz@gmail.com



ÇOCUK EDEBİYATININ SOSYAL BOYUTU

 

 

 

Çocukların gelişimi fizyolojik anlamda benzer olmakla birlikte, sosyal-kültürel koşulların değişimi, çocukların gelişimine farklı şekillerde etkide bulunmaktadır. Örneğin Doğu toplumlarının büyük bir kısmında, çocuk topluluk ruhu içinde büyütülürken; kamucu özellikler edinmesi çoğu zaman bireyselliğinin önüne geçebilmekteyken, Batıda toplumsal sorumluluğun yanında daha ağır basan yan, çocuğun bireyselliğine verilen önemde gözlemlenmektedir. Farklı kültürlerin çocuk yetiştirme yönetmeleri de, bu nedenle değişim gösterebilmektedir.

 

Sosyal ve kültürel değerler özerk bir çocuk yetiştirme yanlısı ise çocuğun gereksinimlerine odaklanan eğitim programlarına öncelik verilir. İşte burada çocukların öz saygısının niteliğinde, edebiyatın yerini tartışmaya açmak gerekir. Belli bir zekaya sahip olan çocukların hiç şüphesiz bütünsel gelişimlerinde psikososyal gereksinimleri içinde yaş dönemlerine uygun edebiyat yapıtlarıyla tanışmaları, bu eğitim süreçlerinden geçmelerinin sağlanması, gelişimlerine olumlu katkı sağlayacaktır.

 

Edebiyat çocuklara ne öğretebilir? Bu soruyu şöyle de şekillendirmek mümkündür. Örneğin televizyonun çocuklar üzerindeki etkisi, özellikle saldırganlık içeren programlara duyulan ilgi ve bunların yansımalarıyla kritik edilebilir. Medya organlarında sunulan birçok program, elbette arka planda pedagojik öneriler dikkate alınarak hazırlanmaktadır. Ancak bu, kötü olanı sergileyen birçok modelin varlığını inkâr etmemizi sağlamaz.

 

Çocuk için uygun olmayan bir diziyi izleyip saldırgan eğilimler sergileyen bir çocuk üzerinde diğer yandan edebiyatın etkisi ne kadar olabilmektedir? Bir çocuk kitabındaki karakterlerin olumlu niteliklere sahip olması, çocuk için hangi davranışların gelişimine etkide bulunabilir. Bunu görmek gerekir. Hoşgörünün, arkadaşlığın önemi, güven ve saygı, empati, ayrımcılığın kötü bir davranış olduğu, bireylere saygı, doğa ve hayvan sevgisi çocuklara yönelik edebiyat kitapları söz konusu olduğunda, düşünülmesi gereken değerlerdir. Etkili ve nitelikli çocuk kitaplarının çocuğun gelişimine etkisini bu anlamda göz ardı edemeyiz.

 

Çocuk kitaplarının farklı yaş dönemlerindeki çocuklarla ilgili ne ifade ettiği ve kitaplar oluşturulurken nasıl bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiği, yine çocuk edebiyatı olgusunun sosyolojisini görmek yönünden merak ettiğimiz birçok sorunsalı aydınlatacak arayışlarımız olmalıdır.

 

Söz konusu çocuk olunca tüm duyarlılığımızla kulak kesilmediğimiz cümleler kalmaz. En doğrusunu yapmak isteriz. Ne var ki başarılı olmadığımız zamanlar da olur. Peki nelere dikkat etmek gerekir? Neler önceliğimiz olmalıdır? Hangi evrensel ölçütlere öncelik verirken kültürel değerler söz konu olduğunda ise dengeyi nasıl sağlayabiliriz? Evet, bu ve buna benzer soruları çoğaltmak mümkündür.  Öncelikli olarak çocuk gerçekliği/özgünlüğü kavramından yola çıkarak daha gerçekçi bir tutum almamızda fayda var. Çocuk gerçekliğinin/özgünlüğünün dikkate alınması çocuk edebiyatı açısından önemini ve güncelliğini koruyan bir konudur. Biliyoruz ki, yaş gruplarının o yaş grubuna özgü gereksinimleri bulunacaktır. Çocuğun sosyal ve akademik gelişim dönemini içine alan bu süreçlerde, uygun eğitim materyalleriyle desteklenmesi gerektiği hemen hemen bununla ilgilenenlerin uzlaştıkları bir durumdur.

 

Edebiyat bir yaratım sürecidir. İnsanın tam da odağında olduğu geçmişten birikerek gelen sürekli gelişen bir geçmişe sahiptir. Çocukları ayırarak söylersek, çocuklar için edebiyat üzerinde durulması gereken bir olgudur. Çünkü çocuğun gelişimine edebiyatın katkısı hakkında yetişkinlerle kıyaslandığında yapılacak her doğru eğitimin ileri yaşamda çok anlamlı yansımaları olacaktır. Yaşamında edebiyat olmayan bir çocukluk döneminin, kişilik gelişimi hiç şüphesiz beraberinde tartışmalar getirecektir.

 

Bu minvalde şunu dile getirebiliriz. Erken çocukluk dönemini bir başlangıç olarak aldığımızda, çocukların sanatsal gelişimini ya da yaratıcılığını etkileyen faktörler konusunda kişilik gelişimine uygun bir eğitimin uygulanması elzemdir. Her çocuk özeldir. Örneğin çocukluk dönemleriyle ilişkili birçok psikososyal gereksinimden söz edilir. Bunlar dikkate alındığında özellikle çocuğun güven/inanma/sevgi/onur/adalet gereksinimini konu alan çocuk edebiyatı belirli ölçülerde yol gösterici olabilir. Bu nedenle okul öncesi yaş grubu çocuklarının kitapla kurduğu ilişkide ebeveynler, nelere dikkat etmesi gerektiği noktasında büyük sorumluluk sahibidirler. Şunun üzerinde durmakta fayda var. Çocuk edebiyatı söz konusu olduğunda çocuğa uygun oluşunu dikkate almak gerekir. Çünkü bir kitap yalnızca harflerin boyutlarından, sayfa düzeninden ya da resimlerin kullanışından oluşmuyor. Çocuğa göre kitap yazılırken tasarım özelliklerinin yanı sıra içerikte yer alması gerekenler de bulunuyor. Çocuk edebiyatı alanında yapıtlar oluşturulurken çocuğa görelik anlamında insani değerleri, güven, sevgi, saygı, empatik ilkeleri, gerçeğe bağlılık gibi koşullar gözetilmelidir.

 

Günümüzde çocukların yaş dönemlerini ele aldığınızda bu değerler ya da ilkeler konusunda yeterince duyarlılık gösterilmeye gayret edilse bile gelinen aşamanın yetkin olduğunu söylemek mümkün değildir.

 

Neler önerilebilir? Örneğin çocuk edebiyatında yapıtlarda yer alan kahramanlara isterseniz biraz değinelim. Kız ya da erkek kahramanlardan giderek genel bir değerlendirmede bulunabiliriz. Yazarın kahramanlara verdiği görevler, karakter oluştururken yaslandığı insancıl felsefe ve toplumsal sorumluluklar yani genel ve baskın özellikleriyle onlarla özdeşleşen çocukların hayatına olumlu katkıda bulunabilir. Burada kahramanların nitelikleri verilirken, konu seçerken gözetilecek değerlerle ilgili yazarlara görevler düşmektedir. Çocuk edebiyatında kitapların eğitsel/sosyal özelliklerinin yanı sıra kitaplar yazılırken içerikte bulunmaması gerekenler, çocuk gerçekliğine aykırı özellikler barındırmadığında çocuğun bireysel ve sosyal kimlik edinimi kazançlı çıkmaktadır. Çocuk edebiyatıyla ilgili bir öngörüde bulunmak istersek ise şunu söyleyebiliriz. Çocuklara sunulan kahramanlar insanı, doğayı, hayvanları severken, düşüncelerini açıklayan, düşüncelerine sahiplenen, katılımcı, paylaşımcı, birlikte hareket etmenin mutluluğunu yaşayan, yardımlaşan, bireysel gereksinimleri kadar toplumsal beklentilere odaklanacak kadar geniş bir perspektifte yapılandırılmalıdırlar. Yine, çağın değerleriyle örtüşen, üreten, paylaşan, hak yemeyen, gelişime ve dostluğa açık, evrensel karakterde olmaları çocuk edebiyatının gelmiş olduğu demokratik düzeyi de gösterecektir. Ayrıca çocuk edebiyatı yapıtlarında, toplumsal cinsiyet ayrımcılığı konusunda yeterli duyarlılığa da sahip bir içerik dikkatle ele alınması gereken bir başka ögedir.

 

Sonuçta çocuğun yetiştiği sosyal kültürel bağlamın da çocuğun kişiliğini sağlıklı geliştirecek koşullara sahip olması ne kadar işlevsel ise çocuk edebiyatını içine alacak yetkin bir eğitim sürecinden geçmesi de bireysel ve toplumsal gelişme adına bir o kadar önemlidir.

 

Önereceğimiz Bazı Çocuk Kitapları:

 

Ülkü Tamer: Günışığı Hoşçakal.

 

Muzaffer İzgü: Anneannem Serisi Kitapları.

 

Yaşar Kemal: Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca, Kalemler, Yeşil Kertenkele.

 

Edmondo De Amicis: Çocuk Kalbi.

 

Aziz Nesin: Şimdiki Çocuklar Harika.

 

Jose Mauro De Vasconcelos: Şeker Portakalı.

 

Charles Dickens: Olıver Twıst.

 
 
 

 

 

 


Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye   /  sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.