Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

Çocuklar ve yemek
 
Yüksel Yenice Çağlar*
Sitemiz Yazarı

       Yemek yememe sorununun esas nedeni?
       Bu konuda tek bir neden söz konusu değildir. Problem, sıklıkla sütten kesilme döneminde başlar. Aslında yemek yeme sorunu diğer davranış sorunlarıyla birbirine bağlıdır. Çocuğun olay yaratma, dikkatleri üzerine çekme ve kendini önemli hissetme isteğiyle, 9 ayla 3 yaş arasında normal olan olumsuz tutum ve direnci önde gelen faktörler arasındadır. Bütün bunlar, iradesinin dışında ona zorla bir şeyler kabul ettirmeyi güçleştirir.
En yaygın başarısız yöntemlerden biri; zorla yemek yeme girişimleridir. Sevmediği yemeği yemesi için ya da yeterli derecede yediği halde, tabağını sıyırması için zorlanan çocukta yemeğe karşı olumsuz bir tutum meydana getirilir. Bu olumsuzluğun temelinde, “istenmeyen bir şeyin zorla yaptırılması” yatmaktadır. Çocuğu yemek yemesi için zorlamak, ister istemez onda tam tersi bir tepkiye yol açar. Çocuk, yemek yemeyi reddettiğinde, zorlamak ne kadar büyük bir olay haline gelirse çocuk da yemeği o kadar şiddetle reddeder.




            Bu sorunun diğer önemli bir nedeni:
           İştahsızlığın kişiden kişiye değişmesidir. Bazı çocukların yetişkinlerde olduğu gibi; iştahları az olur. Fakat bu durum onların ortalama ağırlığın altında olacakları anlamına gelmez. Çocuğun iştahının az olması sonucu, anne ve babalar onu yemeğe zorlar; o da reddeder. Bunun üzerine, anne ve baba daha da ileri giderek, yemeğe zorlama, yalvarma, kandırma, ceza ile tehdit etme ya da cezalandırma yoluna başvurarak yemek zamanı hoş olmayan birçok şeye sebep olabilirler. Bütün bu davranışlar, çocuğu yemeğe karşı olumsuz bir şekilde şartlandırır.
Böylelikle yiyecek ve yemek zamanı ile hoşnutsuzluk arasında kurulan çağrışım zamanla gerçekten iştahın azalmasına sebep olabilir. Çocuklarda zaman kavramının yerleşmemesi sebebiyle, en küçük bir aceleye ihtiyaç duymazlar ve annelerinin bulaşık yıkadıktan sonra başka işlere geçmekte niçin acele ettiklerini anlayamazlar.


         Çocuklar yemekle oynamayı severler. Özellikle 1 yaş çocukları, elleriyle yiyeceği avuçlayarak yiyeceklerin parmakları arasından akmasını seyrederler. Bu durumu gören anne, çocuğun yemek istemediği için oyun oynadığını sanır. Bunun için de, onu hızlandırmaya ve kaşıkla yedirme girişimlerinde bulunmaya çabalar.

         Yemek yememe durumunda neler yapılabilir ?

- Çocuğa istediği yemeği, istediği kadar vermeli.
- Yemek zamanı olanak varsa, neşeli ve hoş bir ortam yaratılmalı.
- Zaman zaman şayet çocuk isterse, yalnız başına yemek yemesine izin verilmeli. Çocuk yemek yemeyi bazen yalnız, bazen de yardımla ister. Yalnız yemesi için fırsat verilmeli (küçük ve derin tas, küçük kaşık, yeterli yükseklikte masa ve sandalye).
- Çocuk 4 yaşında aile bireyleriyle birlikte yemeğe başlamalıdır. Çocuk ailesiyle birlikte yediğinde, kendini denetleme olanağı bulur. Bu yetişkinlerin yemek yeme davranışlarını taklit edebilme fırsatını ve uyulması gereken görgü kurallarını öğreneceğinden bazı yanlış yemek yeme eğilimleri alışkanlık haline gelmeden değiştirilebilir. Ailesi ile birlikte yemek yemek, çocuğa ailenin bir üyesi olduğu duygusunu verir.
- Tabağını yemekle aşırı bir şekilde doldurmak yerine azar azar koyulmalıdır. Çocuk doymamışsa, daha fazla yemek isteyebilmelidir.
- Yemeğe oturduğu zaman çocuğun yorgun olmamasına ve yemek saatinden önce sürtüşmelerden kaçınmaya dikkat edilmelidir.
- Elden geldiğince her öğünde onun sevdiği yiyeceklerden biri bulundurulmalıdır.
- Yemek öncesi temizlik, çocuğun yemeğe psikolojik açıdan hazırlanması bakımından önem taşır. Çocuğun yemeğe oturmadan önce, temiz el, yüz, elbise ve iyi taranmış saç gibi hazırlıklarına önem verilmelidir. Psikolojik olarak hazırlık, çocuğun zihinsel bakımdan yemeğe hazırlıklı olmasıdır. Bu hazırlık, çocuğun yemek yeme isteğini uyandırır. Herşeyden önce çocuk, gergin olmayan rahat bir durumda olmalıdır.
- Yiyecekleri çekici bir şekilde sunmak gerekir. Parlak renkli bir tabak veya masa örtüsü gibi çocuğun hoşlandığı şeylerin kullanılması, yemeği zevkle yemesini sağlayabilir.
- Yemek yemekte zorluk çıkaran bir çocuğa uygulanacak en iyi yöntem, çocuk yemediği zaman ona ilgi göstermemektir.
- Yemek çocuğa, yeme tavrı içinde verilmeli ve anne çocuğun ne yediğiyle ilgilenmemelidir.
- Tabağa en ufak bir endişeli ifadeyle bakılmamalı, hiçbir gözlemde bulunulmamalı, yese de yemese de hiç kimsenin kendisiyle ilgilenmediği izlenimi bırakılmalıdır.
- Ona yemek yemediği zaman huysuz olduğu söylenmemeli ve öfkeyle bakılmamalıdır. Eğer yemeği bırakırsa, bu görmezlikten gelinmelidir. Fakat yemeği yemediği zaman öğünler arasında birşey verilmemelidir. Isterse yemeği olduğu gibi tabağında bırakabilir, ama kendisine kesinlikle başka birşey verilmemelidir.
Çocuk bu durumu kavrar. Bundan sonraki yemek zamanı da anne ve babanın aynı tutumu devam ettirmesi gerekir. Çocuğun açlıktan hiçbir zarar görmeyeceği akıldan çıkarılmamalıdır.
- Yemek yemede güçlük çıktığında, annenin veya babanın en uygun davranışı; “Hepsini yemek zorunda değilsin, şimdi aç değilsen bir sonraki yemekte yersin.” olmalıdır. Böylece çocuk direnmekten vazgeçer.
Sorunun sürmesi halinde sadece çocuğa “ Bu böyle ne kadar sürecek?” şeklinde bir soru yöneltilebilir. Hiçbir çocuk yemek yemeden uzun bir süre dayanamaz.
- Çocukların hiçbir yiyeceğe tutkun, aşırı düşkün olmalarına izin verilmemelidir.
- Süt içmek istemeyen bir çocuk, eğer sütü bardağa kendisinin koymasına izin verilirse, çok miktarda süt içebilir.
- Yemek reddi kimi zaman daha derin bir psikolojik bozukluk nedeni olabilir. Bu durumda uzman yardımı gerekebilir.

Eğitimci / Sosyal Hizmet Uzmanı / Sistem olarak Aile Danışmanı
    
   ©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak göstermek ve izin almak etik kuraldır.




Bize Ulaşın