Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH 

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap / Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

  Hızlı Erişim
 


Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

Devlet Denetleme Kurulunun  SHÇEK yönelik Raporu

Rapora göre, yaşanan sorunlar ana başlıklarıyla şöyle:
 Yurt ve yuvalardaki hizmetlerde dağınıklık var. Bu da işlerin bütünlük içinde ele alınmamasına ve yavaşlamasına neden oluyor.
 Suç işlemiş 11 yaşından küçük çocuklara yönelik özel kuruluşlar bulunmadığı için bu çocuklar genellikle SHÇEK’ye bağlı kuruluşlara yerleştiriliyor. Bu uygulama bakıma muhtaç çocuklar yönünden sakınca yaratıyor. SHÇEK Genel Müdürlüğü’nün Adalet Bakanlığı’na gönderdiği yazıya göre korunmaya muhtaç olup, topluma kazandırılan diğer çocuklar, hırsızlık, dolandırıcılık, yankesicilik ve hatta cinayet işlemiş çocuklarla birlikte kalırken fevkalade tedirgin oluyor. Suçlu çocuklar onları da yanlarına katıp sokağın tehlikeli ortamına sürüklemeye çalışıyor, bildikleri suça ait bilgileri aktarıyor, eğitim ve rehabilitasyon çalışmalarına engel oluyor.


* Ailelerince fiziksel şiddet uygulanması nedeniyle korunma altına alınıp kuruluşlara yerleştirilen bazı çocukların aileleri, aradan uzun bir zaman geçtikten sonra yurt veya yuvalarda barınan çocuklarını yanlarına geri almak ya da belirli aralıklarla kuruluşta ziyaret edip görme isteğiyle mahkemelerden karar alıyor. Bu durum, bazen evlat edindirilmiş çocuklar açısından da geçerli oluyor. Bu tür çocukların ailelerine geri verilmeleri yaşamını bir şekilde düzene sokmuş olan çocuğun dengesinin bozulmasına neden oluyor.
* Korunmaya muhtaç çocuklardan bir bölümü bakıldıkları kuruluşlardan kaçıyor. Bazı kuruluşlarda kaçak çocuk sayısı çok yüksek. Bunların izlenip, kuruluşa dönüşlerinin sağlanmasında güçlükler yaşanıyor.
* Cinsel tacize uğramış, madde bağımlısı durumundaki çocuk ve gençlerin rehabilitasyonuna yönelik tek yatılı merkez İstanbul’daki Taksim Çocuk ve Gençlik Merkezi. Onun da kapasitesi yeterli değil. Kurum bakımına alınmadan önce yaşadıkları kötü olaylar sonucunda örselenmiş küçük kız çocuklarının özel bakım ve tedaviye gereksinimi olmasına karşın, durumlarına uygun kuruluşlar bulunmadığından, önce bir süre kadın konukevlerinde barındırılıyor, acil olan özel durumları çözümleniyor, daha sonra kız yetiştirme yurtlarına yerleştiriliyor. Bu durum, yurtlardaki diğer çocuklar açısından olumsuz bazı sonuçlara yol açıyor.
* Kurumun sosyal hizmet uzmanı sıkıntısı giderek artıyor. Diğer meslek elemanları açısında da aynı sorun söz konusu.
* Kurumun kaynak sıkıntısı var.
* Yetiştirme yurtlarına geçiş aşamasına gelmiş olan çocukların bir bölümü, yeterli sayıda ve kapasitede yetiştirme yurdu bulunmaması nedeniyle çocuk yuvalarında kalmaya devam ediyor.
* Haklarında korunma kararı alınan kardeşlerin bulundukları illerde yaş ve cinsiyetlerine uygun çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtları olmaması, kardeşlerin ayrılarak başka illerdeki çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarına yerleştirilmelerini zorunlu kılıyor. Çocuk yuvalarında 12 yaşını dolduran çocukların bulundukları ilde yeterli sayıda yetiştirme yurdu olmaması sonucu çocuklar, başka illere yollanıp ailelerinden uzaklaştırılıyor. Tüm bu durumlar çocukların psiko-sosyal sorunlar yaşamalarına neden oluyor.
       
MADDE BAĞIMLILARI
       Rapora göre, Türkiye genelinde özürlü bakım ve rehabilitasyon merkezi sayısının yetersizliği nedeniyle, çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarında barındırılan, ancak bu kuruluşlardaki diğer çocuklarla kaynaştırılmaları olanağı bulunmayan özürlü çocuklar, durumlarına uygun özel bakım hizmetlerinden yoksun kalıyor. Raporda, yaşanan diğer önemli sorunlar ise şöyle sıralandı:
* Kuruma bağlı çocuk ve gençlik merkezlerine yönlendirilen çocukların büyük bölümünü sokakta yaşayan madde bağımlıları oluşturuyor. Bunların tıbbi tedaviyi gerektiren sorunlarının çözümünde güçlüklerle karşılaşılıyor.
* Çocuklarını ihmal ve istismar eden ya da sokakta çalışmaya özendiren ailelere yönelik ceza yaptırımları bu eylemleri önlemekte yetersiz kalıyor.
* Kuruluşlarda yaşanan cinsel taciz olaylarının önlenmesi açısından kuruluş yöneticilerinin ve personelinin daha duyarlı hale getirilmesine, kurum bakımındaki çocukların ise bu konuda uzmanlarca bilgilendirilmelerine gereksinim var.
* Artan nüfusa ve yaşanan ekonomik krizlere paralel olarak korunmaya muhtaç çocuk sayısında artış oluyor, mevcut kuruluşların kapasiteleri gereksinimi karşılayamıyor. Korunmaya muhtaç duruma düşen çocukların kuruluşlara ivedilikle yerleştirilmeleri gerektiğinde bunlara yer bulmakta güçlük çekiliyor.
* Mevcut çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarındaki ‘koğuş tipi’ barındırma yöntemi, çocuklara sunulan hizmet kalitesinin düşmesine neden oluyor.
* Kuruluşlarla ilgili kimi yanıltıcı yayınlar kamuoyu ve yurt ve yuvalardaki çocuklar üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor.
       
ÖNERİLER
       DDK raporunda, sorunların çözümü konusunda, çeşitli önerilerde de bulunuluyor. Öneriler şöyle:
* Suç işlemiş çocukların bakıma muhtaç çocukların kaldığı kurumlara yerleştirilmesi uygulamasından olabildiğince kaçınılmalı.
* Kurumdaki personelin nesnel esaslara göre dengeli ve yeterli bir şekilde dağılımı planlanmalı.
* Büyükşehir statüsündeki illerin tümünde sosyal hizmetler müdürlüklerinde, özellikle korunmaya muhtaç çocuk hizmetlerini yürütmek üzere şube müdürlüğü kadroları oluşturulması için gerekli düzenlemeler yapılmalı.
* Kuruluşlardaki kaçak çocuk sayısının yüksek olmasının nedenlerinin araştırılması ve azaltılması için gerekli önlemler alınmalı.
* Fiziksel ve cinsel istismara uğramış çocukların rehabilitasyonuna yönelik çocuk ve gençlik merkezleri yaygınlaştırılmalı.
* Kuruma kaynak aktarılmalı.
* Yuva, yurt ve özürlü çocuklara yönelik bakım ve rehabilitasyon merkezlerinin sayıları olanaklar ölçüsünde artırılmalı ve hizmet modelleri çeşitlendirilmeli.
* Korunmaya muhtaç çocukların yurt ve yuvalara yerleştirilmelerindeki mevcut yaş gruplandırmaları, bilimsel verilere ve öğretim gereklerine göre yeniden belirlenmeli, 19-25 yaş arasındaki korunma kararı devam eden gençler toplum içinde etkili bir biçimde izlenip desteklenmeli.
* Madde bağımlısı çocukların tedavilerine ve rehabilitasyonlarına yönelik hizmet vermek üzere tedavi merkezleri açılmalı.
* “Koğuş tipi” yerine bazı olumlu örnekleri yaşama geçirilen “ev tipi” kuruluşlar yaygınlaştırılmalı.
* Çocuğun aile ortamında kalmasının sakıncalı olacağı saptanmadıkça ayni ve nakdi yardım yoluyla aile içinde bakımına öncelik verilmeli.
* İl sosyal hizmetler müdürlükleri ile eğitim kurumları arasında etkili bir işbirliğinin oluşturularak çocukların okuldaki durumları yakından izlenmeli.
* İl emniyet müdürlükleri bünyesindeki çocuk şubelerinde sosyal hizmet uzmanı çalıştırılmalı.
* Hakkında korunma kararı alınan çocukların sosyal hizmet kuruluşlarına yerleştirilmelerinde hangi öncelik sıralamasının esas alınacağına ilişkin düzenleme yapılmalı, ana ve babasız çocuklara öncelik verilmeli.
       

 

 

 




 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.