|
|
|
 |
DEVLETLERİN ULUSLAR ARASI SORUMLULUĞU
Av. Arzu
Besiri / Sitemiz Yazarı
İstanbul Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Yüksek Lisans Öğrencisi
arzubesiri@yahoo.com.tr |
Uluslar arası hukukta devletin statüsü,
sorumluluk kavramıyla, sorumluluk kavramı ise devletin egemenliğiyle doğrudan
ilgilidir. Egemenlik kavramı; bağımsız yargıyı, haklarda eşitliği ve yasal
sınırlamalar dahilindeki eylemlerde özgürlüğü simgeler. Dolayısıyla sorumluluk
ilkesi, uluslar arası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerin iyi niyetle yerine
getirilmesine işaret eder.1 Devletlerin sorumluluğu hukuku esas olarak bir
devletin uluslararası bir yükümlülüğün ihlalinden nasıl ve ne zaman sorumlu
tutulması gerektiği konusunda konulmuş ilkelerden meydana gelmektedir.
Devletlerin sorumluluğu kuralları belli bazı yükümlülükler ortaya koymaktan çok
bir uluslararası yükümlülüğün ne zaman ihlal edildiğini ve bu ihlalin
sonuçlarını belirler.2 Devletlerin sorumluluğunun doğması için iki veya çok
devlet arasında uluslar arası yükümlülüklerin bulunması ve bu yükümlülüklerin
ihlal edilmesine yol açacak bir eylem gerekmektedir. Uluslararası bir
yükümlülüğünde ihlali bu yükümlülüğün gereklerine aykırı davranmayı ifade eder.
İhlalin kaynağı, devletin uluslar arası haksız faaliyetinden doğan uluslar
arası sorumluluğunu etkilemez. Devletin üstlendiği yükümlülükler yürürlükte
kaldığı sürece, devletin yükümlülüklere uygunluk göstermeyen faaliyetleri,
yükümlülük ihlali sayılır.3
Bir devlet herhangi bir eylem nedeniyle sorumlu tutulmadan önce zarar ile
yükümlülüğü ihlal ettiği iddia edilen devlete atfedilebilecek bir misyon veya
resmi bir eylem arasında nedensellik bağı olduğunun kanıtlanması gerekir.4
Bazı durumlarda, uluslar arası haksız faaliyete bağlanamayan ve bundan ötürü de
devlet sorumluluğunu gerektirmeyen, ancak ortada bir zararın bulunduğu durumlar
görülebilmektedir. Zarar gören devletin bu durumu kabul etmesi, zarar gören
devletin zararın oluşumunda kusurunun bulunması, meşru müdafaa, zararla
karşılık, zorlayıcı neden ( mücbir sebep ) ve zaruret hali devletin
sorumluluğunu ortadan kaldırır.5
Devletler onayladıkları sözleşmelerle bu sözleşmelerde yer alan yükümlülükleri
yerine getireceklerine dair sorumluluk altına girmektedirler. Nitekim Türkiye
Cumhuriyeti Anayasası’ nın 90. maddesinin 5. fıkrasında “ Usulüne göre
yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar
hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek
cümle: 07/05/2004 - 5170 S.K./7. md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak
ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda
farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası
andlaşma hükümleri esas alınır.6 “ denilmştir. Devletler uluslar arası
sözleşmelerde yer alan yükümlülüklerine uymak zorundadır. Eklenen yeni cümleyle
insan hakları hukukunu ilgilendiren konular da uluslarası koruma mekanizmaları
içindeki sözleşmelerle koruma altına alınmıştır ve artık insan hakları hukukunu
ilgilendiren konular devletlerin iç sorunu değildir. Devlet bu yükümlülüğüne
halel getirecek işlemler yaptığında ihlal gerçekleşir ve devletin uluslar arası
sorumluluğu doğar.
KAYNAKÇA
Azarkan, Dr. Ezeli, Nuremberg’ ten La Haye’ ye:
Uluslar arası Ceza Mahkemeleri
http://www.turkhukuksitesi.com/makale_789.htm
Azarkan, Dr. Ezeli, Nuremberg’ ten La Haye’ ye: Uluslar arası Ceza Mahkemeleri
http://www.turkhukuksitesi.com/makale_789.htm
Azarkan, Dr. Ezeli, Nuremberg’ ten La Haye’ ye: Uluslar arası Ceza Mahkemeleri
www.hukukcu.com
|
UYARI!
©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.
|
|