Sosyal Hizmet Mesleği

Bilgiler
Yayınları
Araştırmalar
 


Sosyal Hizmet Alanları

Çocuk
Gençlik
Yaşlılık
Aile
Sosyal Sorunlar
Engeliler
Tıbbi Sosyal Hizmet


Kaynak Bilgiler

Bireysel Gelişim
Sosyoloji
Psikoloji
İnsan Hakları
İletişim Bilgisi

 

 

 

 

 
 


ANA SAYFA


DEVLETLERİN ULUSLAR ARASI SORUMLULUĞU

Arzu Besiri

Avukat
arzubesiri@yahoo.com.tr
 

 

Uluslar arası hukukta devletin statüsü, sorumluluk kavramıyla, sorumluluk kavramı ise devletin egemenliğiyle doğrudan ilgilidir. Egemenlik kavramı; bağımsız yargıyı, haklarda eşitliği ve yasal sınırlamalar dahilindeki eylemlerde özgürlüğü simgeler. Dolayısıyla sorumluluk ilkesi, uluslar arası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerin iyi niyetle yerine getirilmesine işaret eder.1 Devletlerin sorumluluğu hukuku esas olarak bir devletin uluslararası bir yükümlülüğün ihlalinden nasıl ve ne zaman sorumlu tutulması gerektiği konusunda konulmuş ilkelerden meydana gelmektedir. Devletlerin sorumluluğu kuralları belli bazı yükümlülükler ortaya koymaktan çok bir uluslararası yükümlülüğün ne zaman ihlal edildiğini ve bu ihlalin sonuçlarını belirler.2 Devletlerin sorumluluğunun doğması için iki veya çok devlet arasında uluslar arası yükümlülüklerin bulunması ve bu yükümlülüklerin ihlal edilmesine yol açacak bir eylem gerekmektedir. Uluslararası bir yükümlülüğünde ihlali bu yükümlülüğün gereklerine aykırı davranmayı ifade eder.

İhlalin kaynağı, devletin uluslar arası haksız faaliyetinden doğan uluslar arası sorumluluğunu etkilemez. Devletin üstlendiği yükümlülükler yürürlükte kaldığı sürece, devletin yükümlülüklere uygunluk göstermeyen faaliyetleri, yükümlülük ihlali sayılır.3

Bir devlet herhangi bir eylem nedeniyle sorumlu tutulmadan önce zarar ile yükümlülüğü ihlal ettiği iddia edilen devlete atfedilebilecek bir misyon veya resmi bir eylem arasında nedensellik bağı olduğunun kanıtlanması gerekir.4

Bazı durumlarda, uluslar arası haksız faaliyete bağlanamayan ve bundan ötürü de devlet sorumluluğunu gerektirmeyen, ancak ortada bir zararın bulunduğu durumlar görülebilmektedir. Zarar gören devletin bu durumu kabul etmesi, zarar gören devletin zararın oluşumunda kusurunun bulunması, meşru müdafaa, zararla karşılık, zorlayıcı neden ( mücbir sebep ) ve zaruret hali devletin sorumluluğunu ortadan kaldırır.5

Devletler onayladıkları sözleşmelerle bu sözleşmelerde yer alan yükümlülükleri yerine getireceklerine dair sorumluluk altına girmektedirler. Nitekim Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ nın 90. maddesinin 5. fıkrasında “ Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 07/05/2004 - 5170 S.K./7. md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.6 “ denilmştir. Devletler uluslar arası sözleşmelerde yer alan yükümlülüklerine uymak zorundadır. Eklenen yeni cümleyle insan hakları hukukunu ilgilendiren konular da uluslarası koruma mekanizmaları içindeki sözleşmelerle koruma altına alınmıştır ve artık insan hakları hukukunu ilgilendiren konular devletlerin iç sorunu değildir. Devlet bu yükümlülüğüne halel getirecek işlemler yaptığında ihlal gerçekleşir ve devletin uluslar arası sorumluluğu doğar.


KAYNAKÇA

Azarkan, Dr. Ezeli, Nuremberg’ ten La Haye’ ye: Uluslar arası Ceza Mahkemeleri
http://www.turkhukuksitesi.com/makale_789.htm
Azarkan, Dr. Ezeli, Nuremberg’ ten La Haye’ ye: Uluslar arası Ceza Mahkemeleri

http://www.turkhukuksitesi.com/makale_789.htm

Azarkan, Dr. Ezeli, Nuremberg’ ten La Haye’ ye: Uluslar arası Ceza Mahkemeleri

www.hukukcu.com

 



Editörler




Google
 

 


 


KURUMSAL VE BİREYSEL İŞ İLANLARI

 


 

SOSYAL MEDYA




 

 

Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye

sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.