KADIN SORUNLARI

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ve Kadınların Önündeki Engeller

 Hasan KAYA/ Sitemiz Yazarı
haskaya58@yahoo.com
Yazar/İnsan Hakları Uzmanı

Ana Sayfa
 
Aile Sorunları
Çocuk Refahı
Engelli
Gençlik
Sosyal Sorunlar
Tıbbi Sosyal Hizmet
Yaşlılık

Mesleki Bilgiler

SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
SHU Yayınları
İnsan Hakları
Sosyal Siyaset
Sosyoloji
Söyleşiler
Psikoloji
 

 

 

   
 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Tarihçesi
Bundan tam 158 yıl önce, 8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katıldı.

26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Internationaler Frauentag" (International Women's Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını kabul etmiştir.

Kadına Yönelik Yaklaşımlar
Kadınlar, erkeklere göre toplum içinde eşitsiz ve ikincil bir konumda yer almaktadırlar. Kadınlar, erkeklerle karşılaştırıldığında bir çok kaynağa erişim konusunda dezavantajlı durumdadırlar. Kredi kaynaklarına erişimde, ev içinde ve ev dışındaki çalışma yaşamında daha çok emek harcamalarına rağmen daha az gelir ve itibar elde etmektedirler. Kadınların yaşamları erkekler tarafından kontrol altında tutulmakta, her alanda etkin ve karar mekanizmalarını etki altında tutan erkekler tarafından yönlendirilmektedirler.
Kadının toplumsal konumunun belirlenmesinde; yaşı, bulunduğu toplumsal sınıf, kentte yada kırda yaşıyor olması gibi nedenler etkin olmaktadır. Kadının mensup olduğu etnik, dinsel, mezhepsel, sosyal-ekonomik, kültürel yapı, engelli olup olmaması kadının yaşadığı eşitsiz durumu, uğradığı ayrımcılığı ve mağduriyetin şiddetini de belirler.
Kadınlara yönelik güçlendirilme çalışmaları sadece yasal değişikliklerin yapılmasına yönelik değil aynı zamanda kadınların planlama aşamalarına katılması, kadınlara yönelik projelerde aktif yer alması, politik hareketliliğin sağlanması, kadın STK’larının güçlendirilmesine de yönelik olmalıdır.

Kırsalda Kadın ve Engelli Olmak
Kadınların çeşitli ve büyük sorunları vardır. Ucuz iş gücü, ev içi kayıtsız emek, cinsel taciz, kadına yönelik şiddet, kadın cinayteleri, karar süreçlerinin dışında kalmak gibi.
Ama öncelilkli olarak bir konuya daha çok vurgu yapmak zorundayız. Pek görünmeyen, sesi duyulmayan kırsal da yaşayan kadın ve engelli kadınla dikkat çekmek ve bu kesimlerin güçlendirilmesine yönelik politikaları öncelemek zorundayız.
Kırsal Kalkınma
Kalkınma sadece ekonomik değil, sosyal-kültürel eşitsizliklerinde giderildiği toplumsal değişim sürecidir. Kalkınma üzerine yapılan tartışmalar kadın ve erkek üzerinde farklı etkilerinin olduğunu ortaya koymaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde kadınların ekonomik ve sosyal konumlarının nasıl değiştiği ve dönüştüğü üzerinde durulmaktadır.
Kırsal kalkınma, kırsalda yaşayan bireylerin sosyal, ekonomik ve kültürel olarak dönüştürülmesini hedeflemektedir. Kırsal kalkınma politikaları bireylerin kendi yaşamaları üzerinde söz sahibi olmalarını ve yerinde refahın artmasını teşvik etmeye çalışarak göçü durdurmaya yönelik çalışmaları da kapsar. Kırsal yoksulluk ve yoksunlukla mücadele, vatandaşlık hakları, doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi, tarım ve tarım dışı istihdam, sağlık, eğitim gibi temel hizmetlere eşit erişimi sağlamayı destekler.

Kırsal da Engelli Kadın
Hiç şüphesiz en dezavantajlı durumunda olan kırsalda yaşayan kadınlardır. Ve engelli kadınlar ayrımcılığı en fazla hisseden ve uğrayan kesimdir. STK ların odaklanması gereken kesim kırsalda yaşayan kadın ve engelli kadınlardır. Kadının güçlendirilmesi ve onuruna saygı için her ne yapılıyor veya yapılacaksa kırsalda yaşayan kadın ve engelli kadın için en az iki katı ya da daha fazlasını yapmak gerekmektedir. Devlet ve STK lar, özelikle kırsalda yaşayan kadına ve engelli kadınlara yönelik daha kapsayıcı projeler üretmeli. Kırsalda yaşayan kadını önceleyen yaklaşımlara ve uygulamaları teşvik ederek öncülük etmelidir.
Kadın Sorunu Bir İnsan Hakları Sorunudur

Kadınların ekonomik, sosyal, kültürel güçlenmelerinin önündeki engellerin kaldırılması için ulusal ve yerel örgütlerin işbirliği yapmaları gerekmektedir.
Kadının ve de engelli kadının toplumda hak ettiği yeri ve değeri alması yada almaması aynı zamanda demokrasinin de turnusol kağıdıdır. Genelde kadının özelde ise kırsalda yaşayan ve engelli kadınların insani koşullarda insanca yaşayabilecekleri toplumsal bir düzeni isteme hakkı vardır.

İnsan hakları sözleşmeleri kapsamında, kadının güçlendirilmesi en öncelikli konudur. Güçlendirme yaklaşımının temel amacı kadınların kendilerine olan güvenlerini artırmak ve güçlendirmektir. Bu yaklaşıma göre kadının geri kalmışlığının temel nedeni ataerkil ilişkilerdir. Kadının kendi bedeni üzerinde söz sahibi olması kaderini tayin hakkı en temel insan hakkı talebidir.
Kadınların sorunları salt, ekonomik yaklaşımlarla, maaş bağlamak vb. açılımlarla çözülemez, sosyal, kültürel, siyasal hakları verilmeden, kadını birey olarak kabul etmeden, ne yoksulluktan ne de yoksunluktan kurtarabiliriz. Tek başına yasal düzenlemeler, sorunları çözmez. Önemli olan o yasaların sokakta ve sokaktaki kişi tarafından ne kadar algılanabildiği ve uygulanabildiğidir. Kadınların yaşadığı sosyal dışlanma ve işsizlik gibi sorunlar, diğer dezavantajlı (çocuklar, yaşlılar, hastalar, etnik, dinsel gruplar v.b.) grupların yaşadıklarından ayrı düşünülemez. Yoksulluk sorununu sadece çalışma/çalışmama olarak ele almak, sorunun çözümünü daha başlangıçtan terk etmek demektir. Sosyal devlet ekonomik yoksunluk içerisindeki kişilere yapacağı yardımı sadece çalışanlar üzerinden değil, ihtiyacı olan herkese, hiç bir gerekçe göstermeden, hiç bir ön şart aramadan, vatandaşlık temelinde vermelidir. Yoksul insanların hayata tutunacakları asgari gelir alma hakları vardır.

Kadının insan hakları hareketi, genel insan hakları hareketinden bağımsızlaştırılamaz. Kadının insan hakları için politikayı savunmak ayrımcılıkla da mücadeleden geçer, Ayrımcılığa karşı olma aynı zamanda bir duruşu da beraberinde getirmektedir. ayrımcı bakış açısı aslında bedenler üzerinden yürütülen bir iktidar savaşıdır. Diğerinin ötekileştirilmesi ırkçılık anlayışının farklı bir yansımasıdır. Diğerini ötekileştirmeden "ya bu, ya şu " yerine, "hem o , hem bu" diyebilmeliyiz. Demokratik, çoğulcu ve özgürlükçü bir toplum olmanın yolu engellilerin kapalı toplum yaşam alanlarından çıkarılarak, açık toplum alanlarına çıkmalarına öncülük etmekten geçmektedir. Bireyi bireyin, bireyi toplumun, bireyi devletin, karşısında güçlendirmeden, kültürler arasında iletişimi sağlamadan, kadınların kendi daracık kapalı alanlarından, açık toplumsal alanlara çıkmalarına öncülük etmeden, özgürlüğü savunmadan eşitliği sağlayamayız. Unutulmamalı ki! “Herkes Farklı, Herkes Eşit”.

“İnsan hakları” evrenseldir ve kadınlar da bu evrenin diğer üyeleri gibi saygın, vazgeçilmez ve asli bir parçasıdır. Politika oluşturma, karar alma ve uygulama süreçlerinde amaçlanan hedeflere ulaşılması, ancak toplumun bilinçlendirilerek, kadınlar ve diğer dezavantajlı kesimlerin lehine karşımıza çıkan tablonun iyileştirilmesi ile olanaklıdır.
Kadın kimliğinin oluşumunda, Sendikalara, Derneklere, İnsan hakları savunucularına ve paydaşlarına taraf STK’lara önemli görev ve sorumluluk düşmektedir.
Kadınların, kendi gereksinimlerini ifade etme, seslerini duyurma, karar alma süreçlerine aktif ve eşit derecede katılma, yani kendi kaderlerini belirleme hakkını kullanma mücadelesinde, onları destekleyecek ve güçlendirecek her alanda sosyal politika ve düzenlemelere gereksinim vardır.


 

 

 BİZE YAZIN
     Sosyal Hizmet Uzmanı Web Sitesi
     E-Posta : sosyalhizmetuzmanlari@gmail.com

   

© Copyright 2011
www.sosyalhizmetuzmani.org