Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE 

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap / Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

ELVADA SHÇEK (Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu)

Şerafettin SAYAR / Sitemiz yazarı
     Sosyal Hizmet Uzmanı
 sayar1964@mynet.com
serafettinsayar@akdeniz.edu.tr


     Nasıl da geçti yıllar, daha dün gibi hatırlıyorum 1988 yılı Temmuzunda Ağrı Yetiştirme Yurdunda Sosyal Hizmet Uzmanı olarak göreve başladığım günü. Shçek’e Sosyal Hizmet Uzmanı olarak atanmak için açılan sınavı kazanarak kura çekip memleketin en güzel iline Ankara’ya atanma umuduyla beklerken sakıncalı yönümün hukuken atanmama engel olmadığımı belgelendirerek kura dışı Ağrı Yetiştirme Yurduna atanmıştım. O zamanki Shçek Genel Müdürü sayın Dr. Nihat İlhan’ın göreve atanmamdaki desteğini unutamam. Personel Daire Başkanına atama kararnamemin hazırlanması için talimat verdiğinde komünist olduğumdan dolayı atanamayacağım sözü üzerine “bu çocuğu sokağa atalım da kızıl komünist mi olsun, sağcıysa aşırı sağcı mı olsun” çıkışı ile aynı gün atama kararnamemin hazırlanmasını sağladı. O dönem Genel Müdürlükte yönetimde bulunan değerli Hakkı Günaydın ve Leyla İlik de bana sahip çıkarak destek oldular.

   Ağrı’da göreve başladığım 1988 yılı Temmuzunun 11 ile Shçek’ten koptuğum son görevim Çorum İl Sosyal Hizmetler Müdür Yardımcılığından ayrıldığım 2006 yılı Temmuz ayına kadar geçen yılların her bir günü, her bir saati anlamlı ve unutulmayacak öneme sahiptir. 18 yıllık bu zaman dilimindeki anılarımı da ileriki zamanlarda yazacağım.

2004 yılının Haziran ayında SHÇEK Çorum Sosyal Hizmetler İl Müdürü ile ambar memuru (müftülükde imamken ambar memuru olarak sosyal hizmetlere geçmiştir) beni İl Müdürünün odasına çağırarak görevimden istifa etmemi, bir başka yere atanmam için dilekçe vermemi istediler. Ben de bunun ne demek olduğunu, böyle bir usulün olmadığını ifade ederek görevimden ayrılmayacağımı söyledim. Ambar memuru bu kadronun siyasi kadro olduğunu bu nedenle benim ayrılmam gerektiğini aksi halde kendisinin hep 600 ytl ye talim etmek zorunda kalacağını belirtti. İl Müdürü de bu tekliflerin Genel Müdürlük yetkilileri ve Çorum milletvekillerinin baskısı ile olduğunu ifade etti. Ben de bu benim sorunum değil diyerek odadan ayrıldım.

2004 yılı temmuz ayında yıllık iznimi kullanıp döndüğümde İl Müdürü tarafından Çorum Yetiştirme yurduna sosyal çalışmacı olarak atandığım söylendi. Ben de bir an önce tebligatı yapın yeni görevime başlayayım dedim. Hemen gerekli işlemler tamamlatıldı, görevimden ayrıldım ve daha önce kuruluş müdürlüğünü yaptığım yetiştirme yurdunda sosyal çalışmacı olarak görevime başladım. Yeni görevime başladığımın haftasında da İdare Mahkemesine yürütmeyi durdurma istemli dava açtım. Bu süreçte de benden istifamı isteyen ve maaşından memnun olmayan imam kökenli ambar memuru benden boşalan il müdür yardımcılığına SHÇEK’ten sorumlu Devlet Bakanının oluru ile görevlendirildi. Sonradan edindiğim bilgilere göre il müdürü ile ambar memuru müfettiş marifeti ile görevden alınmam için hakkımda yazışmalar yapmışlar ancak yazışmaların içeriğinde benimle ilgili suç unsuru olmadığından valilik tarafından genel müdürlüğe gönderilmemiş. Ayrıca mesai saatleri sonrası il müdürü ve ambar memuru geç saatlere kadar özlük dosyam üzerinde çalışarak hakkımda olumsuz raporlar hazırlamışlar. Bu rapor bilgilerini de mahkemeye idarenin savunması olarak sunmuşlar. Mahkeme ise bu bilgilerin yersiz ve dayanaksız olduğunu, objektif bilgiler olmadığını karara bağlamıştır.

Yaklaşık beş ay sonra mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi, bu karara istinaden idare tarafından yeniden il müdür yardımcılığı görevime başlatıldım. Ambar memurunun il müdür yardımcılığı görev onayı da iptal edildi. Ancak İl müdürlüğüne geldiğimde önceden kullandığım odada ambar memuru kadrosundaki İl Müdür Yardımcısı oturduğundan bana memur arkadaşların kullandığı odadan yer gösterdiler. Bu ara da ambar memuru arkadaş da tekrar Ankara’ya gidip milletvekili dostu ile görüşüp bu sefer de tedviren İl müdür yardımcılığı görevlendirme onayı alarak görevine devam etti. Böylece bir kadroda bir asil, bir tedvirli iki il müdür yardımcısı 2006 yılına kadar çalıştık. İdarenin işleri benimle yürütülmeye başlandı.(ihaleler, komisyon başkanlıkları vb işler.) Ancak vekâlet görevleri ise tedvirli müdür yardımcısına veriliyordu. Zamanla bizim tedvirli müdür yardımcısının egoistliği, beceriksizliği, küfürbazlığı, insan ilişkilerine yansıdığı için il müdürü ile de ilişkileri bozuldu, arkadan arkaya birbirlerine küfür eder oldular. Ama üstatlarına karşı mahçup olmamak için birbirlerini ısıramadılar. Tedvirli müdür yardımcımız maaş memurluğundan başka bir iş yapmaz oldu.

2006 yılında genel teftiş için gelen müfettiş pozisyonlarımızı fark etti ve teftişe başlar başlamaz ambar memuru arkadaşın tedviren il müdür yardımcılığı görevini iptal ettirdi. Şu anda bile bu arkadaşımız devlete- SHÇEK’e hiçbir faydası olmadan, hiçbir hizmet üretmeden maaş almaya devam ediyordur. Kutsal görevi yapmaktan aciz ve kendini bu görevden men etmiş bir kişi ulvi bir kurum olan sosyal hizmetlerde ne yapabilir ki.

Bu hukuksuz durumlara ve usulsüzlüklere tahammül sınırım zorlandığı için SHÇEK’ten ayrılmaya karar verdim. 2006 yılında Antalya Akdeniz Üniversitesine başvurdum, başvurum kabul edildi ve 2006 yılı temmuz ayında Akdeniz Üniversitesinde göreve başladım. Halen Akdeniz Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığında Sosyal Hizmetlerden sorumlu Şube Müdürü olarak çalışmaktayım.

Arkamda evimi, dostlarımı, komşularımı, çocuklarımın arkadaşlarını, eşimin dostlarını, akrabalarımızı bırakmıştık. Yıllardır suyunu içtiğimiz, havasını soluduğumuz coğrafyayı bırakmıştık. Kolay olmadı terk etmek. En zoru da sosyal hizmetlerdeki değerlerden kopmaktı. Çocukla, yaşlıyla, özürlüyle, muhtaçla çalışmak, iletişim halinde olmak, onlara hizmet vermek ruhuma işlemişti. İşte bu ilişkileri bırakmaktı belki de kötü olan;

Elveda Sosyal Hizmetler Ve Çocuk Esirgeme Kurumu,
Elveda çocuklar,
Elveda yaşlılar,
Elveda engelliler,
Elveda muhtaçlar,
Hayatın başka alanlarında karşılaşmak ve iletişim halinde olmak üzere………..
 

 


         UYARI!
©
Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.

Google