Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE 

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap / Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 



Ensest Yasağı Üzerine

Av. Arzu Besiri / Sitemiz Yazarı
İstanbul Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Yüksek Lisans Öğrencisi
arzubesiri@yahoo.com.tr


    Ensest kelime anlamıyla aile içi yasak ilişkidir. Açacak olursak ensest, aile bireylerinden herhangi birinin çocuğa kendi vücudunu göstermesi, onu soyunmaya zorlaması ve onu çıplak izlemesi, ona dokunma isteği, genital organa uyarıcı müdahalede bulunması ya da cinsel ilişkiye girmesi olayıdır.

    İnsanlar soylarını devam ettirip çoğalana kadar ensest yasağı yoktu, yasak çoğaldıktan sonra başladı. Adem’ in çocukları Habil ve Kabil kız kardeşleriyle evleneceklerdir soylarının devamı için ve bu durumu yasaklayan bir ahlak anlayışı da yoktur. Yani kandaşla cinsel ilişki haram birleşme değildir. Aslında ensestin ilk öncelerine baktığımızda üremenin ön planda olduğunu görürüz.

      Eski Mısır firavunlarında ve Roma imparatorlarında aile içinde evlenmeler normaldi hatta bu onların seçkin kişiler olduğunun ifadesiydi çünkü halk arasında böyle evlilik ve ilişkiler yasaktı. Tanrı tarafından bireylerin çoğalmasına bağlı olarak kademe kademe dinlerle ensest ilişki yasaklanmıştır. Yani ensest ilişkinin yasaklanmasının temelinde dini kurallar yatar. Baktığımız zaman baştaki üremek için icazet verilen ensestin Freud’ un deyimiyle libidoya ( şehvete ) dönüştüğünü görürüz. Gerçekleşen ensest ilişki şehvete, arzulara dayanmaktadır yoksa üreme isteğine değil.

      Ensest yasağı aralarında kan bağı olan ve daha sonra kan bağı olmayan kişilere de uygulanarak ( örneğin eşin annesi) ahlaki bir değer olarak konmuştur. Örneğin bizim kanunumuzda 1. ve 2. dereceden kan ve kayın hısımlarıyla evlenmek yasaktır, fakat bu kişilerle cinsel ilişkiyi yasaklayan bir hüküm bulunmamaktadır. Bu, ensest yasağının biyolojik ve fizyolojik olarak değil ahlaki olarak koyulduğunu da gösterir. İlkel kabileler de bu yasak çok görülmemiştir, tabiattan kültüre geçişte bu yasak bir köprüdür fakat tek başına değil.

      Ensestin genellikle kadınlara ve güçsüzlere yönelik olması bu sorunun cinsiyetler arası bir eşitsizlik olduğunu gösterir tıpkı tecavüz gibi. Erkek olmak güçlü ve hakim olmak demektir ve erkeklerin toplumda ki konumu da bellidir. Şunu da söyleyebilir miyiz acaba? Kadınına sahip olarak kadına tecavüz etmek erkeğin hakimiyet alanına girip ona zarar vermek ise baba ve kardeş dışındaki kişilerin yakınlarına karşı gerçekleştirdiği ensest de bu kapsama girmez mi? Çünkü bazen bu yakın akrabalar kızın babası veya kardeşleriyle husumet içerisindedirler. Her şey bir yana ensestin gayrı ahlakiliği su götürmez bir gerçek olarak karşımızda durur.

 

 


               Bize Ulaşın

Google
 

 

 

UYARI! ©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.