Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
Web sosyalhizmetuzmani.org

ERGEN VE UYUM
 Sosyal Hizmet Uzmanı. Ahmet Hasan EROĞLU
  Sitemiz Yazarı

Her zaman sorunlu çocuk yoktur. Kusurlu anne baba tutumları vardır diye savunmuşumdur. Hele bu ergen olunca daha önem kazanmaktadır.Çocukluktan yetişkinliğe geçiş sürecinin sancıları ,gelecek için okul,dersane,sınav cenderesi içindeki ergen uyumda sorunlar yaşamakta çevresine yansıtmaktadır.



Aile ve öğretmen tutumları yalnız ve mutsuz ergenin okulda ve sosyal hayatta başarılı olması açısından oldukça önem taşımaktadır.
Ergenlik dönemi, çocuklukla yetişkinlik arasın da bir dönemdir. Bu dönemde çocuk, gelişimini belirli bir noktaya kadar tamamlamıştır. 10 yaşına kadar soyut kavramları veya genel sosyal mantıksal değerleri yargılama yeteneği olmayan çocuk yavaş yavaş bulunduğu çevreyi, aile içi ilişkilerini ve bunlar arasındaki neden sonuçlar ilişkilerini değerlendirmeye başlar. Ergenlik dönemi bir gelişim sürecidir. Bu dönemde kişi hem biyolojik hem de psikolojik olarak genel bir değişime uğrar. Bu değişim ve gelişim süreci hem ergenler hem de ebeveynler için zorluklarla doludur. Ergen içinde bulunduğu dönemde kendini topluma bir birey olarak kanıtlamak ister. Bu noktada, yani sosyalleşme sürecinde ergen birçok zorluk ile karşılaşır.Ergenlikte hormonlarda meydana gelen değişmeler, duygu durumunda inişli çıkışlı değişiklikler yaşanmasına neden olur. Ergen içinde bulunduğu arkadaşlık grubunda ya da okul çevresinde bazı sorunlar yaşamaya ve geri planda kalmaya başlarsa sosyal çevreden uzaklaşarak, mutsuz bir figür oluşturur. Bunun sonucunda ergende, ergenlik depresyonları, yeme bozuklukları, madde ve alkol bağımlılığı başlayabilir. Ergen yalnız kaldığında daha da çok madde ve alkol kullanımına yönelebilir.
Okul, ergenin yaşamındaki önemli bir toplumsal kurumdur. Okul kişiye yaşamında gerekli olacak değerleri ve bilgileri kazandırırken, topluma uyum sağlaması için gerekli sosyalleşme becerilerini de kazandırır. Ergenin okul içinde karşılaştığı en önemli sorun sosyalleşmedir. Çünkü ergen okulda tamamen bir arkadaş grubuna, topluluk içine girmektedir. Bu sosyalleşme sürecinde ergen içerinde bulunduğu okul ortamında kendi yaşıtları içerisinde varolma savaşı verir. Bu savaş fiziksel ve kişilik anlamında var olma savaşıdır.
Ergenlik döneminde akademik başarı arka planlara itilmektedir. Çünkü akademik başarı yaşıtları tarafından çok fazla kabul görmez ve onore edilmez. Ama fiziksel olarak ya da diğer yönlerden başarısız olan ergen kendini güçlü hissetmek için akademik başarıya yönelir.
Ergenler okul, aile ve arkadaşları ile olan sorunlarını davranışları ile gösterirler. Ciddi anlamda iletişim kuramayabilirler; kendilerini ifade etmezler veya ifade etmek istemezler. Ergenlerde içe yönelme, mutsuzluk görülür. Ergenin kendi odasına kapanarak yalnız kalmak istemesi doğaldır. Çünkü ergen aileden uzaklaşmak ister. Ancak bu ciddi boyutlara ulaştığında; ergen tamamen tüm çevresine, arkadaşlarına kendini kapattığı anda, "ben mutsuzum ve sorunlarımla baş başa kalıyorum" mesajı verir. Diğer taraftan ergenler özellikle okulda, çok sık görülen yıkıcı davranışlar sergilerler. Bu dönemde ergen aileye karşı çok yoğun tepkiler vermeye başlar ve akademik açıdan yoğun bir düşüş görülebilir. Bunlar ailelerin ve eğitmenlerin çok dikkat etmesi gereken noktalardır. Ergenin yardım çağrısıdır tüm yaşananlar... Öncelikle ergeni tanımak, ergendeki değişiklikleri gözlemlemek ve görmek çok önemlidir. Aileler, baskılamak ve eleştirmek yerine normal bir yaklaşım sergilemelidir. Eleştiri ve baskı çocuğun ailesine, okulda yaşadığı sorunlara ve yalnızlığına dair çatışmaları artırır ve genç her şeye tepki vermeye başlar. Oysa karşımızda anlaşılması gereken bir birey vardır. Ergen güven duygusunu arzular ve kendisine destek olunmasını ister. Özelikle anne babanın desteği ergen için çok önemlidir. Eleştirmek yerine ergenin sergilediği davranışların nedenleri araştırmak daha doğru olacaktır. Önemli olan nokta, çerçeveyi belirleyerek ergenin bu çerçeve içerisinde rahat bir şekilde hareket etmesini sağlamak, olmalıdır.
? Anne babalar ergenlerin kendi kimliklerini ortaya koymalarına izin vermelidirler.
? Ergenin ayrı bir kişilik olduğu kabul edilmelidir. Böylece ergenle iletişim daha sağlıklı olur.
? Ebeveynler gencin duygularını yoğun bir şekilde yaşadığını ve düşüncelerinin doğru ve kesin olduğuna inandığını unutmamalıdır.
? Anne babasından anlayış göremeyen, onlarla çatışma içinde olan genç; evde bulamadığı güveni arkadaş çevresinde arar. Arkadaşlarından ayrı kalmamak için kendisine aykırı gelen düşünceleri, tutumları ve davranışları bile benimseyebilir. Bu sebeple ebeveynler mümkün olduğunca mutlu bir aile ortamı sağlamaya çalışmalıdır.
? Gençlerle iletişimde önemli kurallardan biri de, ebeveynlerin gencin tepkileri ve çelişkili davranışları karşısında soğukkanlı kalabilmeleridir
 



Bize Ulaşın