Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

 EŞEĞİN MÜDÜRLÜĞÜ

İlyas Ali DAŞTAN / Sitemiz yazarı

dastanilyas@gmail.com

  Hikâyede bahsi geçen hayvanlar ve olaylar tamamen gerçektir.

Ahırda normal bir gün yaşanıyordu. Hayvanlar huzur içindeydi. Ahırın sakinleri mutluluk ve görev bilinci içerisinde bu örnek çiftliğin ortak üretimine katılıyorlardı.
Hayvanlar arasında dayanışma ve işbirliği vardı. Hiçbir hayvan diğerinin hakkında tecavüz etmiyordu. İmece usulü ile –biz insanların ekip çalışması dediği yöntemle-ahırın işleri hayvanlar arasında paylaşılıyordu.


Ahırda her ne kadar bir yöneticiye gereksinim yoksa da hayvanlar kendi aralarında temsili olarak atı müdür olarak seçmişlerdi. At, kendisine bu görevi uygun gören hayvan dostlarını mahcup etmeden canla başla çalışıyordu. Mütevazı bir müdür olan atın makamını hiçbir zaman kendi çıkarları doğrultusunda kullandığı görülmemiştir.
Ahırda iş ve yem paylaşımı at sayesinde adaletli bir şekilde yapılmaktaydı.
Günlerden bir gün hayvanlar kendi aralarında sohbet ederken ahırın kapısı açılmış ve kapının ağzında çiftçi ve yanında yeni bir hayvan belirmişti. Loş aydınlıkta çiftçinin yanında duran hayvanın kim olduğu seçilemiyordu.
Çiftçi, yularından çektiği sarı tüylü, yaşlı ve uyuz görünümlü eşeği ahırın ortasına doğru sürüdü. Kendi hallerindeymiş gibi önlerindeki yemliklerden yem yiyen hayvanları süzerek eşeğe bir yer bulmaya çalıştı.
Ahırın bu yeni misafiri uyuz eşeği, atın bulunduğu yere doğru sürükleyen çiftçi hiçbir hayvanın aklına gelmeyecek şeyi yaptı. Atı, bulunduğu yemlikten çözerek biraz öteye, atın yerine de eşeği bağladı. Sonra da arkasına bakmadan ahırdan çıktı.
Çiftçinin ahırdan çıkmasıyla birlikte ahırda homurtular, hararetli konuşmalar ve sesler yükselmeye başladı. Bu duruma şaşıran diğer hayvanlar atın göstereceği tepkiyi merak ediyorlardı. Kendi aralarında kulis yapan hayvanlar bir türlü eşeğin bu makama getirilmesine bir anlam veremiyorlardı. Atın yerine eşeğin bağlanması hayvanlar geleneğine göre müdürlük makamının el değiştirmesi demek oluyordu.
Uysal kişiliği ile tanınan at bu duruma ses çıkarmadı ancak kendi yerine uyuz bir eşeğin bağlanmasına çok içerledi. Çiftçinin vefasızlığı karşısında at eskiden beri tanıdığı eşeği düşünüyordu. Bu uyuz eşek, akşama kadar saman yer, küllerde ağınır ve yan gelip yatardı. Gençliğinde çalışkanlığını dilinden düşürmeyen eşek aslında işten kaytaran tembel ve kaypak bir hayvandı. Kendisinin taşıması gereken yükleri bile en yakın arkadaşı atın sırtına yüklemişti.
Ahırda çıt çıkmıyordu. İnanılmaz bir durumdu. Çiftçi çıldırmış olmalıydı. Bu ahıra müdür olması gereken en son hayvan bu eşekti.
Havyaların bakışları ve tepkilerine aldırmayan eşek kafasını kaldırdı ve uzun uzun anırdı. Bu makama getirilmesinde payı olan, aslında hiç sevmediği sahibini övdü, ona yaltaklandı.
Eşek, öncelikle kendisine bir müdür yardımcısı seçeceğini söyledi. Müdür yardımcısı olarak seçtiği hayvan ise yumurtadan çoktan kesilmiş kısır kart tavuk oldu. Tavuk, muhalefet etmeyecek kadar yalaka, aptalca kararları onaylayacak kadar saf bir hayvandı. Kaz kafalı kazı da kendisine özel kalem müdürü olarak atadı. Kendi güvenliğini sağlamak üzere köpekle pazarlık yapmış ve köpeğe daha fazla yal verilmesi karşılığında kendisini korumasını sağlamıştı. Eşek, yeni yönetim kadrosu ile eşekçe yönetimine başlamıştı.
Ahırda yerleşim planı değişmeye başladı. Kendisine zararı dokunabilecek atın çifteleri ve öküzün boynuz darbelerinden korunmak için onları ahırın en uzak yemliklerine sürdü. Kazları, tavukları, ördekleri, koyunları ayağının altında ezebileceği ve her dediğini kabul edecek küçükbaş hayvanları çevresine topladı.
Eşek, göreve geldiği ilk günden itibaren atın çıkardığı bütün hayvan kanunları ve genelgeleri kendine göre düzenledi. Çıkardığı talimatlara göre bundan sonra ahırda eşeğin anırması dışında bir ses duyulmayacaktı. Eşek anırtısı ahırda tek ses olacaktı. Eşeğin talimatlarına karşı gelenler ahırdan sürülecek ve ahır dışında yapılan tentelerin altında yaşayacaklardı.
Eşek, eski hasmı atın kendisini tepeleme ihtimaline karşı onu sindirme yolları buldu. Ahırın bütün ağır ve yük işleri at tarafından yapılacak. Böylece akşama kadar çalışan ve yorulan atın kendisine karşı herhangi bir tehlikesi kalmayacaktı.
Eşeğin müdürlüğünden sonra akşama kadar canı çıkan at akşam olduğunda kendisine verilen azıcık arpasız samanı yiyor ve ahırın köşesine seriliyordu. Az samanla çok çalışan at kısa zamanda zayıflamaya ve kemikleri sayılmaya başladı. Artık eski gücü kalmadığından yeteri kadar çalışamıyor bu nedenle de sahibinden daha çok kırbaç yiyordu.
Eşeğin gazabına uğrayan bir diğer hayvan öküz oldu. Öküzde durup dinlenmeden tarlada çit sürmekteydi. Günden güne gücü tükenen ve çiti yeterince süremeyen öküz de yine çiftçi tarafından sürekli yürüyüşünü hızlandırmak için üvendirenin ucuna çakılmış sivri demir çivi ile nodullanmaktan bitap düşmekte sağrıları delinmekteydi.
Eşek, bütün gün arpa ve saman yerken ahırda bulunan hayvanları canından bezdirmek için yeni kararlar düşünüyordu. Eşeğe karşı gelen hayvanlar çoban köpeğini karşılarında buluyorlardı.
Kendisine korku verecek ve muhalefet edecek hayvan kalmadığından ahırın yönetimi krallığa dönmüş ve eşeğin pervasız krallığı önünde kimse duramaz olmuştu.
Eşeğin son çıkardığı genelge onun sonu oldu. Yönetimin gücünün sonsuz ve sınırsız olduğunu sanan eşek, hayvansal meslekleri birbirine kattı. Tavukların süt vermelerini, ineklerin yumurtlamalarını, atların adının deve olarak değiştirilmesini, ördeklere kedi denmesini, yabani hayvanlardan olan tilki ve çakalın ahırın kadrosuna alınmasını ister duruma geldi. Eşeğin göreve gelmesinden sonra çiftliğin et, süt, yumurta ve hizmet üretimi sıfıra düştü.
Eşeğin tüyleri çalışmamaktan ve iyi beslenmekten gün geçtikçe sararmaya başlamış, kuyruğu ve kulakları dikleşmişti. Ahırdaki diğer hayvanlar zayıflamaya, güçten düşmeye başlamışken eşek semiriyordu.
Ahırın altını üstüne getiren, hayvanlar arasındaki iş barışı ve huzuru yok eden, görev ve iş dağılımında akla hayale gelmedik eşeklikler yapan eşek işlerin yolunda gitmediğini çiftçinin sinirle ahıra girmesinden anlamıştı.
Eşeğin yularını eline alan çiftçi onu bulunduğu yemlikten çekip dışarı çıkardı. Başına gelecekleri anlayan eşeğin ayak diremeleri işe yaramadı.
Bir zamanlar atın yerine bağlayıp müdürlük verilen eşek kasabanın mezbahasına götürülerek boynu vuruldu. Eşek cennetini boylayan eşeğe altın semer vurulsa bile eşekliğin baki kaldığı bir kere daha anlaşılmış oldu.

    
   ©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak göstermek ve izin almak etik kuraldır.




Bize Ulaşın