Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH 

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap / Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

  Hızlı Erişim
 


Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org


Eşler Arası Şiddet

Kaynaklarda; erkeklerin eşlerini dövme davranışını açıklayan çeşitli görüşler ileri sürülür. Bu görüşler ana hatlarıyla şöyle:
1- Eşini döven erkekler, çocukluklarında benzer olaylara tanık oldukları için şiddete başvururlar.
2- Eşini döven erkekler, kişilik özellikleri ya da ruhsal bozuklukları sebebiyle şiddet uygularlar.
3- Alt sosyo - ekonomik tabakalarda işsizlik, parasızlık ve eğitimsizlik eş dövme sebebidir.
4- Alkol alma, sarhoşluk, aşırı kıskançlık eş dövme sebebidir.

Bazı yazarlar; şiddete başvuran erkeklerin çoğunluğunun yetersiz kişiliği gösteren, iletişim yeteneği olmayan, ruhsal gelişimini tamamlamamış kişiler olduğunu ileri sürerler. Evlilikte şiddete başvurmanın güçsüzlük, yetersizlik duygularını yenme ve özsaygıyı koruma çabası olduğu belirtilir.

Evlilik ilişkileri dışında dostluk ilişkileri olmayan, içine kapanık, toplumsal olarak izole edilmiş ailelerde şiddete başvurmanın daha sık rastlanıldığı, bunun göçmenlerde önem kazandığı yayınlarda izlenir.

Süreğen, kaygı, depresyon ve psikosomatik belirtilerden, yorgunluk, yaygın ağrılar, denetimi yitirme endişeleri, tekrar eden intihar girişimleri olan evli kadınlarda aile içi örselenmenin düşünülmesinin yerinde olacağı bildirilir.

Bulgular, kadının ve erkeğin eğitim düzeyi, sosyal statüsü, ekonomik şartlarına bağlı olmaksınız, kadının ev içinde şiddete uğradığı görüşünü destekler niteliktedir. Kentleşmeyle kadının yükü artmış; anne, eş ve iş kadını olarak hayattaki rolünü almıştır. İyi bir anne olmak zorundadır. Çocuklarına bakmaya, onların eğitimi ve sağlığıyla ilgilenmeye kendini mecbur hisseder. Mükemmel bir eş olmaya alışacaktır. Evde işi bir hayli yüklüdür, fazladır. Evdeki işleri yoluna girince işine, çalışma mekanına gidecektir. Orada çalışırken, akıl bir yandan da evde, eşinde ve çocuklarında olur. Bu onda sıkışma hissi, kaygı, anksiyete oluşturacaktır ve bir anlamda tükenmişlik içine girer. Bunun sonucu olarak kendisi de şiddete başvuracaktır ve suç işleyecek ve suçlu muamelesi görür.

Yüzyıl önce kadınların daha pasif oldukları yerlerde şiddete daha seyrek iştirak ettikleri tartışılmış. Cinsiyetle şiddet ilişkisi ele alındığında bütün toplumlarda kadınların şiddete başvurma oranlarının erkeklerden düşük olduğu görülür. Ancak kadının şiddete başvurma oranı ülkeden ülkeye, sosyo - kültürel yapıdaki farklılıklara bağlı olarak değişir. Bu konuda belirleyici olan, kadınların sosyo - kültürel yapı içindeki konumlarının, işledikleri suç oranlarıyla türlerini ne ölçüde etkilediğidir.

Prof. Dr. İbrahim Balcıoğlu
İ. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
İç Hastalıkları Uzmanı (Psikiyatri)

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.