Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap - Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

  Hızlı Erişim
 

Sitemizin Yazarları

Google
Web sosyalhizmetuzmani.org

 

AVRUPA BİRLİĞİ ORTAK ÇOCUK HAKLARI STRATEJİSİ

 Prof. Dr Oğuz POLAT

 Çocuk ve hakları konusu geçmişe bakıldığında diğer gruplara göre daha az irdelenen ve uğruna daha az mücadele verilen konumda olduğu görülmektedir. Her ne kadar 1989’da Birleşmiş Milletlerin deklare ettiği ve kısa zamanda tüm dünyada yaygın kabul gören Çocuk Hakları Sözleşmesi durumu değiştirmiş görünmekteyse de genelde bu durumun diğer konularla karşılaştırıldığında halen var olduğu görülmektedir.

Son 25 yıldır gündemimizdeki ana konulardan birisi olan Avrupa Birliğine girme sürecinde de bugüne kadar çocuk haklarına odaklı metin eksikliği yaklaşık 2 hafta önce yayınlanan bir deklarasyonla son bulmuş gözükmektedir.

4 Temmuz 2006 tarihinde yayınlanan ve “Avrupa Birliği Ortak Çocuk Hakları Stratejisine Doğru” isimli bu belge çocuk haklarına dikkat çekmekle kalmayıp yapılması gerekenler hakkında da temel prensipleri ortaya koyan bir belge niteliğindedir.

Bu belgede temel vurgu yapılan konunun çocuk haklarının başlı başına ayrı bir konuda ele alınması ve insan hakları genel başlığı altında bir alt başlık olarak değerlendirilmemesi gerekliliğidir.

Belge durum tespiti yaparak dünya nüfusunun 1/3’ünü oluşturan çocukların eğitim, barınma gibi temel haklarının bile dünyanın birçok ülkesinde daha tam anlamıyla kabul görmemiş bulunduğundan bahsetmektedir. Bu nedenle Avrupa Birliği çocuk haklarını uluslararası gündemin ilk sıralarında tutmayı ve özellikle üye ve aday ülkelerinden bu konuda daha fazla dikkat göstermelerini istemekte ve benzer durumdaki üye ve aday ülkelere dikkat çekmektedir.


Temel olarak 7 konu ana hedef olarak belirlenmiştir. Bunlar ;

1- Çocukların acil ihtiyaçlarının farkında olmak ve var olan Sivil Toplum faaliyetlerini güçlendirmek,

2- Gelecekteki Avrupa Birliği eylemlerini Çocuk Haklarına öncelik vererek planlamak,

3- Avrupa Birliği Devletlerinin Çocuk yasalarının ve Birleşmiş Milletler sözleşmelerinin uyumluluğu,

4- Çocuk Haklarına yönelik çalışan Sivil toplum kuruluşları için bir danışma ve eşgüdüm merkezi kurulması,

5- Çocuk Hakları ile ilgilenen uzmanların arttırılması için çalışmalar yapılması,

6- Çocuk Hakları farkındalığını arttırmak için çocuklara ve ailelerine bilgi verecek bir komisyon stratejisi hazırlamak,

7- Avrupa Birliği Komisyonu üyesi bir Çocuk Hakları Koordinatörlüğü kurmak.

Bu hedeflere ulaşılabilinmesi için eylem planı olarak aşağıda belirtilen planın uygulanmasının düşünüldüğü vurgulanmaktadır. Bu plan şunları kapsamaktadır;

· Avrupa Konseyi ve diğer uluslararası kuruluşların da işbirliği ile hazırlanacak, konu ile ilgili bilgilerin üye ve aday ülke dillerinde yer alacağı bir internet sitesi hazırlamak,


· Tüm Avrupa’da geçerli tek bir numara ile ulaşılabilen Çocuk Yardım Hattı oluşturmak,


· Avrupa Birliği ve Avrupa Komisyonu bütçelerini hazırlarken çocuk haklarını göz önünde tutup onlara daha fazla pay ayırmak,


· Çocuk Haklarına dair bir Yeşil Kitap hazırlamak.

Görüldüğü gibi çocuk haklarının uluslar arası platformda ortaklıklarla gündeme getirilmesinin özellikle bizim gibi bu konuya duyarlılığın az olduğu ve bu konuda çalışan kurumlardaki farklı boyutlardaki eksiklik, nitelik ve nicelik farkı ve amaçlardaki nüanslardan dolayı başarılı olamayan çalışmaları belki de düzeltecek, güçlendirecektir.

Çok acıdır ki çocuk hakları da diğer bir çok konu gibi ancak dışarıdan dayatmalar olduğunda ya da yapılması istenenler sıralanıp yaptırım arandığında ancak gerçekleştirilebilme potansiyeline ulaşmaktadır. Bunun suçluluğunu bu konuda çalışanlar başta olmak üzere tüm toplumun hissetmesi gerekmektedir. Bir başka boyut ise eğer bu suçluluk hissediliyor olsaydı, o zaman da böyle bir problemden bahsediyor olmayacaktık.

Umarım yakın gelecekte kendi başımıza da haklarını arayan ve savunabilen bir toplum olmayı başarırız.

KAYNAK:http://www.0-18.org/