Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap - Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

 




EVDE BAKIM HİZMETİ VE EKONOMİK YOKSUNLUK KRİTERİ: ÇELİŞKİ

SHU.Cafer ASAN
caferasan@mynet.com

      Özürlülere yönelik bakım modelleri içerisinde yer alan evde bakım hizmet modeli, tüm eksikliklerine rağmen toplum temelli bakım anlayışının uygulamaya geçirilmesi bakımından önemli bir hizmet modelidir. Bu hizmet modeli, bakım ihtiyacı olan özürlülerin tespiti, ihtiyaç duydukları hizmetin belirlenmesi ve bu konudaki işleyiş, hizmetin topluma sunuluşu (halkla ilişkiler boyutuyla) bakımlarından eleştirilebilecek yönleri bulunmaktadır. Bu yazının konusu ise bakıma muhtaç özürlü tanımı, bu tanıma kapsamına giren özürlülere kurum bakımı hizmeti verilmesi ile evde bakım hizmeti verilmesi durumunda ekonomik yoksunluk ölçütünün devreye sokulma biçimiyle ilgilidir. Başka bir deyişle bu yazıda, evde bakım hizmet modelinden yararlandırılması uygun görülen özürlü ile kurum bakımı hizmet modelinden yararlandırılması uygun görülen özürlünün ekonomik yoksunluk ölçütü bakımından değerlendirilme ve değerlendirilmeme durumunun ortaya çıkardığı çelişki üzerinde durulacaktır.

    SHÇEK Genel Müdürlüğü, Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine Dair Yönetmeliği çıkartarak özürlü refahı alanında bakım ihtiyacının karşılanması konunda ortaya koyduğu hizmet modelleri arasına evde bakım hizmet modeli de koymuştur. Bu Yönetmeliğin 4. maddesi (c) fıkrasında “bakıma muhtaç özürlü: ….özürlülük sınıflandırmasına göre ağır özürlü olduğu belgelendirilenlerden; günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olduğu, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarının, bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3’ünden daha az olduğu bakım raporu ile tespit edilenler” şeklinde tanımlanmaktadır. Yani yönetmelik ekonomik yoksunluk kriteri getirmiştir. Öte yandan Danıştay 10. Dairesinin 19.03.2001 tarih ve 2000/4910 E, 2001/958 K sayılı kararıyla SHÇEK Özürlülerin Tespiti, İncelenmesi Bakım ve Rehabilitasyonuna dair Yönetmeliğinin ücretli özürlü kabulüne ilişkin uygulamayı düzenleyen 32. ve 47. Maddeleri iptal edilmiştir.





      Bu doğrultuda; ücretli özürlü kabulüne ilişkin uygulamada, özürlü ailesi veya vasisinden zorunlu ücret alınmaması gerektiği yönünde karar vermiştir. Bu karardan sonra SHÇEK Genel Müdürlüğü bir genelge yayımlayarak Danıştay’ın bu kararına uyulması (ki zaten zorunludur) ve sosyal hizmetlere katkısı açısından ailenin veya vasisinin istemesi halinde taahhüdü kadar ücret alınması gerektiği belirtilmiştir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda denilebilir ki Anayasamıza göre (Danıştay’ın kararı da bu yöndedir) özürlü ve ailesinin ekonomik durumuna bakılmaksızın bakıma muhtaç olma durumu değerlendirilecek ve bakım ihtiyacının kurum bakımı hizmetiyle karşılanmasına karar verilmesi durumunda özürlü ve/veya ailesinden ücret talep edilemeyecektir.

     Başka bir deyişle kurum bakımına ihtiyaç duyan bakıma muhtaç özürlünün bakım ihtiyacı ekonomik düzeyi ne olursa olsun ücretsiz karşılanacaktır. Ancak aynı özürlünün bakım ihtiyacının evde bakım modeliyle karşılanması durumunda ilgili yönetmelikte bakmakla yükümlü birey tanımı içerisindeki kişilerin gelirlerine bakılmak kaydıyla özürlüye düşen aylık gelirin asgari ücretin 2/3’ü kadar olması ölçütüne bakılacaktır. Bu ölçütüne uymayan özürlünün bakım ihtiyacı olsa ve bu ihtiyacın da özürlünün yararı doğrultusunda “akraba” tarafından evde bakım hizmet modeliyle karşılanmasının uygun olacağına karar verilmiş olsa bile akraba tarafından evde bakım modeli işe koşulamayacaktır. Başka bir deyişle bakım ihtiyacı olan bir özürlünün kurum bakımında bakılması durumunda kendisinin ve ailesinin gelirinin dikkate alınması Anayasa’ya aykırı iken aynı özürlünün ihtiyacının evde bakım hizmet modeliyle karşılanması durumunda ise o vakit kendisinin ve ailesinin gelir durumuna bakılacaktır. İşte bu durum açıkça hukuka aykırılık teşkil etmektedir.

       Son Söz Anayasamıza göre Danıştay’ın verdiği karar doğrultusunda kurum bakımı hizmetinden yaralandırılan bakıma muhtaç özürlülerin ekonomik durumlarına bakılmadığı gibi aynı özürlünün evde bakım hizmetinden de yararlandırılması durumunda ekonomik yoksunluk ölçütüne bakılmamalıdır. Aksi takdirde bu durum özürlülerin bakım ve korunmasına ilişkin gerekli tedbirleri almakla görevli Devletimizin bu görevi yaparken ayrım yapması gibi bir sonuç ortaya çıkar ki bu durum hukuka aykırılık oluşturur.



Bize Ulaşın