Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE 

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap - Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

  Hızlı Erişim
 

Google
Web sosyalhizmetuzmani.org

 

Farklı sosyo - ekonomik  ve kültürel ortamlarda yetişen  çocukların  okul olgunluğu açısından karşılaştırılması
1-Bölüm

 
Klinik Psikolog Cafer ÇATALOLUK
Psikoterapist /Aile Terapisti /Psikodramatist
ccataloluk2002@yahoo.com

ÖZET

            Bu çalışmada korunmaya muhtaç çocukları okul olgunluk düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla S.H.Ç.E.K. Gen. Müdüdürlüğüne bağlı Bakırköy Çocuk yuvasında korunma altında olan 5.6-6.0 yaşlarında 10 kız 21 erkek çocuk ile, S.H.Ç.E.K. Gen. Müdürlüğüne bağlı Bakırköy ve Okmeydanı kreş ve gündüz bakım evlerinde gündüz bakımdan yararlanan aynı yaşlarda 10 kız 21 erkek toplam 62 denekle bu çalışma yapılmıştır. Deneysel yöntemin kullanıldığı bu çalışmada Bakırköy çocuk yuvasında ki korunmaya muhtaç çocuklar "Deney grubu" ve kreş ve gündüz bakım Evlerindeki gündüz bakımdan yararlanan çocuklar "kontrol grubu" olarak kullanılmıştır. Random seçimden sonra iki gruba da Metropolitan Readiness Testi, Stambak Ritim Testi, Head Kendi Bedeninde Sağ-Sol Tayin Testi, Goodenough Bir Adam Çiz Testi uygulanmıştır. Yine her iki grubta ki çocukların kurumlardaki şahsi dosyalarından ve çocukla ilgili grup öğretmenlerinden yararlanılarak 20 sorudan oluşan bir soru listesi uygulanmıştır. Bu materyalleri kullanmaktaki amaç aile sevgi ve ilgisinden yoksun ve fakir tembihlenmek şartları içinde yetişen çocukların yine benzer fiziki koşullara sahip kurumlarda gündüz bakımından yararlanan çocuklara oranla okul olgunluk düzeyine erişme düzeylerini belirlemektedir.


           Testin uygulanmasından sonra elde edilen sonuçların anlamlılık tespitleri "t" testi ile hesaplanmıştır. Gerektiği yerlerde yüzdelik dağılım tablolarına da başvurmuştur.       
      Sonuç olarak korunmaya muhtaç çocuklar kontrol grubuna göre Head Kendi Bedeninde Sağ-Sol Tayini Testi hariç anlamlı düzeyde düşük skorlar elde etmişlerdir. Korunmaya muhtaç çocukların bu çalışmada %38.09'u zayıf-tehlike, %57.14'ü ise ortanın altı skorlarını Metropolitan Readiness Testinden elde etmişlerdir. Zihin yaşı itibarıyla Bir Adam Çiz Testinde iki grup arasında "1.81"lik bir zihin yaşı farklılık saptanmıştır ki bu anlamlı bir sonuçtur. Stambak Ritim Testinde de korunmaya muhtaç çocuklar anlamlı düzeyde başarısız olmuşlardır.  

GİRİŞ

Konuyu öncelikle okul olgunluğunun  ne olduğunu ve bu konudaki literatürü vererek başlayacağız.Çocuğun  “okula hazır olması” yada “okul olgunluğu diye nitelendirilen bu kavram çocuğun okul eğitimini başaracak gelişimsel düzeye gelmesini ifade etmekte olup çocuğun okul başarısı açısından oldukça önemlidir  
            Öğrenmeye hazır oluş ilk defa ciddi bir şekilde George Stanley Hall'tarafından ele alınmıştır Hall çocuğun belirli bir eğitime, mesela ilkokul birinci sınıfa başlamadan önce neleri bilmesi yapabilmesi gerektiği sorusu üzerinde durmuştur. Buna göre çocuk bir şeyi ancak, daha önce kazandığı şeylerle ilişkili olduğu veya ilişkiye geçirebildiği oranda öğrenebilir. O halde eğitim ve öğretimin herhangi bir aşamasına girerken çocuğun neleri öğrenmek zorunda olduğuna değil, daha önce neleri kazanmış olduğuna bakmak gerekir. Aksi takdirde "gözleri görmeyen bir kimseye renkleri anlatmaya çalışan bir adam" durumuna düşülebilir" (Strom, 1969).
            Okula hazır olma sorunu elbette sadece belirli bir zihin performansa ulaşmayla veya yeterli fiziki yeterlilikle de tanımlanamaz. Burada çocuğun yeni girdiği bu ortamda başarılı ve doyurucu bir iletişime girmesi beklenir. Daha önceleri içinde olduğu sıcak yuvadan ayrılmakla beraber okula başladığı andan itibaren bir öğretmen, diğer çocuklar ve belirli sınırlandırma ve kurallara uyması gerekmektedir. Ataç bu durumda "başlangıçta ki negativist deneyimler ve hayal kırıklıkları, öğrenme motivasyonunu ve okul başarısını etkiler" diye tanımlar ve “ eğer çocuk  okul öncesi evrede kendisine öğretilen  her şeyi almış  ve çevrenin ona verebileceği bir şey kalmamışsa  o çocuk okul için artık hazırdır “ der(Ataç, 1991).
          Arık ise şöyle bir tanımlama getirir: "Hazırlık kavramı, öğrenmenin gerçekleşmesi için yalnız biyolojik büyüme ve olgunlaşma proseslerinin tek başına yeterli bir şart olduğunu ifade etmemektedir. Motor, sözel ve bilişsel maharetlerin kazanılması için muhakkak uygun çevre şartlarının da bulunması lazımdır ( Arık, 1990)
            Bu konuda Wolff daha geniş bir tanımlamaya getirir ve konunun aile boyutunu irdeler. "Aile içindeki bozuk ilişkilerin neden olduğu davranış bozuklukları, çocuğun toplumsal rolünü yerine getirmesini engeller Angsiyete okul çalışmalarına kendini vermesini olanaksız kılabilir. Çocuk ailesi tarafından sevilmediğini, çevresindekilerin kendini sevimsiz bulduklarını düşünebilir"der(Wolff 1986)
           Yukarıdaki tanımlarda ortaya çıkan ,çocuğun okul eğitimine başlamadan önce  belirli bir olgunlaşma düzeyine gelmesi gereğinin  araştırmacılar tarafından zorunlu bir ön koşul olarak ifade edildiğidir.
Bu konu özellikle hayatlarında birçok kayıp yaşayan anne sevgisi ve ilgisinden eksik kalan Korunmaya Muhtaç  Çocuklar için daha bir önem arz etmektedir. Bu noktada çevresel uyaranlardaki eksikliklerin onların okuma düzeylerine ne oranda etki ettiği sorusu karşımıza çıkmaktadır.Gözlemlerimiz ve birikimlerimiz  bize göstermiştir ki  SHÇEK da kalan  Korunmaya muhtaç çocuklar (KMÇ) yaşıtlarıyla aynı yaşta okula başlamalarına rağmen bazıları okula başlayamamakta ya başarısız ve uyumsuz olmakta  ve genelde sorun yaratan çocuklar olarak tanımlanmaktadır.
            Türkiye'de Korunmaya Muhtaç Çocuk 2828 sayılı yasa kapsamında ele alınır. Korunmaya Muhtaç Çocuk; beden ruh ve ahlak gelişimleri veya şahsi güvenlikleri tehlikede olup

            a)Ana veya babasız, ana ve babasız

            b) Ana veya babası veya her ikisi de belli olmayan

            c) Ana veya babası veya her ikisi tarafından terk edilen

            d) Ana veya babası tarafından ihmal edilip, fuhuş, dilencilik, alkollü içkiler veya uyuşturucu maddeleri kullanma gibi her türlü sosyal tehlikeler ve kötü alışkanlıklara karşı savunmasız bırakılan ve başı boşluğa sürüklenen çocuk  korunmaya muhtaç çocuklardır (Beller 1988)
            Korunmaya muhtaç olarak atfedilen çocuk koruma altına alındıktan sonra yaşına uygun yaş grubundaki koruma tertibi yapılır. Burada amaç sadece bakım ve barınma ihtiyacını gidermek değil, çocuğun psiko-sosyal yönden de en iyi yetişmesini sağlama olarak tanımlanmaktadır.
 

YÖNTEM

            A)DENEKLER:

 Deneklerimiz S.H.Ç.E.K. Bakırköy Çocuk yuvasında kalan 31 ve S.H.Ç.E.K. Bakırköy ve Okmeydanı Kreş ve Gündüz bakım evlerinde kalan 31, olmak üzere toplam 62 çocuktur. Deneklerimiz 5.6 ila 6.0 yaş gurubun çocuklardan seçtik.
            Bu çalışmada denek seçiminde özellikle çocukların bulunduğu koşulların sabitlenilmesini sağlamak amacıyla kontrol grubu S.H.Ç.E.K. deki Kreş ve Gündüz Bakım  seçilmiştir. Bu seçimde iki amaç güdülmüştür. İlki S.H.Ç.E.K. çalışan eleman ve çalışma şartları gerek deney gerekse kontrol grubunda benzerdir. İkincisi ve en önemlisi bu şartların eşitlenmesiyle bağımsız değişken olan aile faktörünün okul olgunluğu üzerindeki etkisinin daha net ortaya çıkacağı düşünülmüştür.
            Her iki grupta da 10'ar kız ve 21'şer erkek denek kullanılmıştır. Deney gurubu zorunlu olarak bütün Bakırköy Çocuk Yuvasındaki 5.6; 6.0 yaş kız ve erkek deneklerden seçilirken kreş ve gündüz bakım evlerindeki deneklerden örneklem random seçimle gerçekleştirilmiştir.            Denekler seçilirken yaş ve cinsiyet dışında random  seçim uygun görülmüştür. (Zeka gerisi ve benzeri özürü olanlar örnekleme alınmamıştır).
            Böylece örneklem yöntemiyle 5.6; 6.0 yaş grubu kız deneklerden 10 kız ve 21 erkek denek Bakırköy Çocuk yuvasından zorunlu olarak seçilmiş, Bakırköy K. ve G.B. Evinden 10 kız ve 8 erkek ile Okmeydanı K.ve G. B.Evinden 13 erkek denek alınmış 20 kız ve 42 erkek denek olmak üzere toplam 62 denek üzerinde bu çalışma yürütülmüştür.

           
B) KULLANILAN  ARAÇLAR

            1- Metropolitan Readines Testi:         2. Goodenough Bir Adam Çiz Testi,3. Stambak Ritim Testi,   4-Head Kendi Bedeninde Sağ-Sol Tayini Testi,5. soru listesi: Ekte sunulmuştur. (Ek III)
           
C) UYGULAMA :

 Bu çalışmada,toplam 4 test ve bir soru çizelgesi uygulanmıştır. Testlerden Goodenough toplu olarak bir seferde uygulanmıştır. Metropoliten ve Stambak ve Head ise tek tek uygulanmıştır.

            Deneklere boş bir odada testler araştırmacı tarafından bireysel olarak uygulanmıştır. Önce deneklerin ortama uyumları sağlanmaya çalışılmış ardından önce Metropoliten  Radiness testi ve sırasıyla, Stambak ritim testi ve Head kendi bedeninde sağ sol tayini testi uygulanmıştır.

            Soru listesi ise grup öğretmeni, eğiticileri ve çocuk dosyalarından alınan bilgilere göre doldurulmuştur.

            D. SONUÇLARIN İSTATİSTİKSEL ANALİZİ

            Sonuçlar Fisher'in "t" testi yöntemi ile analiz edilmiştir ve yüzdelik hesaplanmalardan da yararla-nılmıştır.  Sonuçlar tablo halinde belirtilmiştir.

            Analizler yapılırken Bakırköy Çocuk Yuvasındaki denekler A grubu denek ve Kreş ve Gündüz Bakım Evlerindeki denekler ise B gurubu denek olarak nitelenmesi uygun bulunmuştur.

            Test sonuçları A ve B grubu deneklerin toplam genel sonuçlarının karşılaştırılması, her iki grup kız ve erkek deneklerin kızlar ve erkekler olarak karşılaştırılması ile her iki gurup erkek ve kız deneklerin grup içi anlamlılık düzeylerinin analizi yapılmıştır. Yine Metropolitan Readiness testi itemlerinden toplam 1-4 test item sonuçları (okuma olgunluğu) 5. test (sayılar) ve 1-6 (Genel hazırlık) itemlerinin test yapımcılarının belirttikleri değerler içinde yüzdelik dağılımları yapılmıştır.

            Bir adam çiz testinin sonuçlarının ise resim kalitesi yönünden yüzdelik dağılımları yapılmıştır.

            Soru listesi sonuçlarının yüzdelik dağılımları yapılmıştır.

SONUÇLAR:
           
1.Metropoliten Readiness Testi Sonuçları:

            B grubundaki denekler A gurubu deneklerden  p<001 anlamlılık düzeyinde başarılı olarak saptanmışlardır.Cinsiyet açısından bakıldığında A gurubunda erkekler (001>P>01) B gurubunda ise kızlar (p=0.5)daha yüksek skorlar elde etmişlerdir.İki grup arası kız ve erkekler  cinsiyetleri açısından karşılaştırıldıklarında B grubu kızlar her item de ve erkekler ise cümleler itemi dışında diğer itemlerde  A grubuna göre yüksek sonuçlar almışlardır

                 A grubu kendi içinde karşılaştırıldığında ise eşleştirme,kopya etmeye toplam 1-6 dışındaki alt bölümlerde erkekler lehine bir anlamlılık vardır.

B grubunda ise cümleler itemi dışında  kızlar lehine bir anlamlılık vardır.

Bu test  sonuçlarının  genel toplamlarına bakıldığında A grubunun %96,78 okula tam olarak hazır olmadığı görülür.

            2.Adam Çiz Testi Sonuçları

            Zihin yaşını baz olan karşılaştırmada elde edilen sonuçlara göre B grubu denekler anlamlı biçimde yüksek performans elde etmişlerdir (P<001) A grubu deneklerin zihin yaşı ortalaması "5,14" iken B grubu deneklerin zihin yaşı ortalamaları 6.95 olarak bulunmuştur. B grubu denekler A grubu deneklere nazaran "l.81"lik anlamlı bir zihin yaşı fazlalığına sahiptirler.(Tablo IX)

A grubu kendi içinde  karşılaştırıldığında  kızlar ve erkekler arasında  anlamlı bir farklılık saptanamamıştır.

B grubunda ise kızlar lehine 001>P>01'lık bir anlamlılık elde edilmiştir

Gruplar arası bu farklılık  IQ ve resim kaliteleri  yönünden de aynı paralelliktedir.

            3.Head Kendi Bedeninde Sağ-Sol Tayini Testi Sonuçları

            Genel sonuçlar karşılaştırıldığında A grubu ile B gurubu denekleri arasında sağ sol tayini konusunda aralarında anlamlı bir fark bulunamamıştır.Bunu A grubu deneklerin  bu konuda eğitim almış  olmalarına bağlıyoruz.  

            4.Stambak Ritim Testi Sonuçları

            Genel anlamda stambak ritim testi sonuçları bizi A ve B grubu arasında yorumlanabilecek bir anlamlılığın varlığını göstermektedir. (P<001) B grubu denekler daha yüksek bir performans göstermişlerdir. A grubu deneklerin ortalaması MA=10,19 ile B gurubu deneklerin ortalaması MB=14,23 dir (P<001 , Tablo XX)

            A ve B grubu kız ve erkek denekler cinsiyetlerine göre karşılaştırıldıklarında  B gurubu erkekler  karşılaştırıldığında; erkek denekler arasında B grubu lehine p=0.05 kızlar lehine de 0,001 lik  anlamlılık saptanmıştır

A grubu kendi içinde karşılaştırıldığında erkek denekler lehine 0,02’lik anlamlık bulunmaktadır.

B grubunda ise  kızlar ve erkekler arasında anlamlı bir fark saptanamamıştır            5.Soru listesi sonuçları

Ø      B grubunda çocuklar tek çocuk iken  A grubundakilerin %35,49’u üç kardeştir ve 30-35 kişilik gruplarda toplu halde kalmaktadırlar.

Ø  Eğitmenlerince B grubu deneklerin %77,42'sini başarılı A grubu deneklerin ise %38,71’ini başarılı bulurken %22,85’inin  yardımla yaptığını  belirtmişlerdir.

Ø                                                       B grubu denekleri  vasıflarına göre  sınıflandırıldıklarında  %67,74’ünü dışa dönük %19,35’ini içe dönük olarak sıralarken A grubundakilerin %%35,49’unu dışa dönük %54,84’ünü içe dönük olarak adlandırılmıştır.

Ø                                                       A grubu deneklerin %29’unun hiç ziyaretçisi yoktur.

Ø                                                       göre sınıflandırdıklarında %38,71 aktif, %22,58'i liderlik yapabilen %19,36'ı ise sesiz, içe kapanıp olarak nitelemişlerdir. %16.13'ü yaramaz, %12,90' liderlik yapmak isteyen %6,45'i guruba uyumlu olarak sınıflandırılmış geri kalanlar sırasıyla söz dinlemeyen, pasif, katılımcı, hata yapmamaya çalışıyor bebeksi olarak sıralandırılmıştır (%3,23'er).

Ø                                                       Oyun arkadaşı olarak kızların %60'ının kızları seçtiği, %40'nın ise karışık oynamayı seçtiği A grubunda belirlenmiştir. A grubu erkek deneklerin %66,67'si oyun arkadaşı olarak erkekleri seçtiği %33,33'ünün ise karışık oynamayı tercih ettiği belirtilmiştir.

Ø                                                       B grubu deneklerinden kızların %60'ı oyun arkadaşı olarak kızları %20'si erkekleri %20'si ise karışık (kız-erkek) oynamayı tercih etmişlerdir. B grubu erkek deneklerin ise %52,38'inin oyun arkadaşı olarak erkekleri %19,05'i kız çocukları oyun arkadaşı olarak seçmişlerdir. %28,57'si ise oyun arkadaşı seçerken özellikle kız, erkek ayrımı yapmamaktadır. (Tablo 25)

Ø                                                       Her iki grupta  da çocukların oyuna ve gurup oyunlarına karşı olumlu olduğu görülmüştür. Yalnız A grubu çocuklarının %16,13’ünün ise oyuna karşı olumsuz tavır içinde oldukları belirtilmiştir.

Ø                                                                Çocuğun grupla özellikle oynadığı çocuk var mı? diye sorduğumuzda deneklerin A grubunda %54,84'ünün özellikle oynadığı arkadaşı olduğu belirtirken %45,16'sını bir seçimi olmadığı belirtmişlerdir. B grubunda ise deneklerin %96,78'inin bir tek oyun arkadaşı varken yalnız %3,23'nin özel bir arkadaş seçmediğini  ifade etmişlerdir.

İKİNCİ BÖLÜME DEVAM EDİNİZ