Sosyal Hizmet Mesleği

Bilgiler
Yayınları
Araştırmalar
 


Sosyal Hizmet Alanları

Çocuk
Gençlik
Yaşlılık
Aile
Sosyal Sorunlar
Engeliler
Tıbbi Sosyal Hizmet


Kaynak Bilgiler

Bireysel Gelişim
Sosyoloji
Psikoloji
İnsan Hakları
İletişim Bilgisi

 

 

 

 

 
 


ANA SAYFA


Farklı sosyo - ekonomik  ve kültürel ortamlarda yetişen  çocukların  okul olgunluğu açısından karşılaştırılması

Cafer ÇATALOLUK

Uzman Klinik Psikolog ccataloluk2002@yahoo.com ccataloluk@gmail.com
Cep: 0534 377 82 51

 

ÖZET


Bu çalışmada korunmaya muhtaç çocukları okul olgunluk düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla S.H.Ç.E.K. Gen. Müdüdürlüğüne bağlı Bakırköy Çocuk yuvasında korunma altında olan 5.6-6.0 yaşlarında 10 kız 21 erkek çocuk ile, S.H.Ç.E.K. Gen. Müdürlüğüne bağlı Bakırköy ve Okmeydanı kreş ve gündüz bakım evlerinde gündüz bakımdan yararlanan aynı yaşlarda 10 kız 21 erkek toplam 62 denekle bu çalışma yapılmıştır. Deneysel yöntemin kullanıldığı bu çalışmada Bakırköy çocuk yuvasında ki korunmaya muhtaç çocuklar "Deney grubu" ve kreş ve gündüz bakım Evlerindeki gündüz bakımdan yararlanan çocuklar "kontrol grubu" olarak kullanılmıştır. Random seçimden sonra iki gruba da Metropolitan Readiness Testi, Stambak Ritim Testi, Head Kendi Bedeninde Sağ-Sol Tayin Testi, Goodenough Bir Adam Çiz Testi uygulanmıştır. Yine her iki grubta ki çocukların kurumlardaki şahsi dosyalarından ve çocukla ilgili grup öğretmenlerinden yararlanılarak 20 sorudan oluşan bir soru listesi uygulanmıştır. Bu materyalleri kullanmaktaki amaç aile sevgi ve ilgisinden yoksun ve fakir tembihlenmek şartları içinde yetişen çocukların yine benzer fiziki koşullara sahip kurumlarda gündüz bakımından yararlanan çocuklara oranla okul olgunluk düzeyine erişme düzeylerini belirlemektedir.

Testin uygulanmasından sonra elde edilen sonuçların anlamlılık tespitleri "t" testi ile hesaplanmıştır. Gerektiği yerlerde yüzdelik dağılım tablolarına da başvurmuştur.
Sonuç olarak korunmaya muhtaç çocuklar kontrol grubuna göre Head Kendi Bedeninde Sağ-Sol Tayini Testi hariç anlamlı düzeyde düşük skorlar elde etmişlerdir. Korunmaya muhtaç çocukların bu çalışmada %38.09'u zayıf-tehlike, %57.14'ü ise ortanın altı skorlarını Metropolitan Readiness Testinden elde etmişlerdir. Zihin yaşı itibarıyla Bir Adam Çiz Testinde iki grup arasında "1.81"lik bir zihin yaşı farklılık saptanmıştır ki bu anlamlı bir sonuçtur. Stambak Ritim Testinde de korunmaya muhtaç çocuklar anlamlı düzeyde başarısız olmuşlardır.

GİRİŞ
Konuyu öncelikle okul olgunluğunun ne olduğunu ve bu konudaki literatürü vererek başlayacağız.Çocuğun “okula hazır olması” yada “okul olgunluğu diye nitelendirilen bu kavram çocuğun okul eğitimini başaracak gelişimsel düzeye gelmesini ifade etmekte olup çocuğun okul başarısı açısından oldukça önemlidir
Öğrenmeye hazır oluş ilk defa ciddi bir şekilde George Stanley Hall'tarafından ele alınmıştır Hall çocuğun belirli bir eğitime, mesela ilkokul birinci sınıfa başlamadan önce neleri bilmesi yapabilmesi gerektiği sorusu üzerinde durmuştur. Buna göre çocuk bir şeyi ancak, daha önce kazandığı şeylerle ilişkili olduğu veya ilişkiye geçirebildiği oranda öğrenebilir. O halde eğitim ve öğretimin herhangi bir aşamasına girerken çocuğun neleri öğrenmek zorunda olduğuna değil, daha önce neleri kazanmış olduğuna bakmak gerekir. Aksi takdirde "gözleri görmeyen bir kimseye renkleri anlatmaya çalışan bir adam" durumuna düşülebilir" (Strom, 1969).
Okula hazır olma sorunu elbette sadece belirli bir zihin performansa ulaşmayla veya yeterli fiziki yeterlilikle de tanımlanamaz. Burada çocuğun yeni girdiği bu ortamda başarılı ve doyurucu bir iletişime girmesi beklenir. Daha önceleri içinde olduğu sıcak yuvadan ayrılmakla beraber okula başladığı andan itibaren bir öğretmen, diğer çocuklar ve belirli sınırlandırma ve kurallara uyması gerekmektedir. Ataç bu durumda "başlangıçta ki negativist deneyimler ve hayal kırıklıkları, öğrenme motivasyonunu ve okul başarısını etkiler" diye tanımlar ve “ eğer çocuk okul öncesi evrede kendisine öğretilen her şeyi almış ve çevrenin ona verebileceği bir şey kalmamışsa o çocuk okul için artık hazırdır “ der(Ataç, 1991).
Arık ise şöyle bir tanımlama getirir: "Hazırlık kavramı, öğrenmenin gerçekleşmesi için yalnız biyolojik büyüme ve olgunlaşma proseslerinin tek başına yeterli bir şart olduğunu ifade etmemektedir. Motor, sözel ve bilişsel maharetlerin kazanılması için muhakkak uygun çevre şartlarının da bulunması lazımdır ( Arık, 1990)
Bu konuda Wolff daha geniş bir tanımlamaya getirir ve konunun aile boyutunu irdeler. "Aile içindeki bozuk ilişkilerin neden olduğu davranış bozuklukları, çocuğun toplumsal rolünü yerine getirmesini engeller Angsiyete okul çalışmalarına kendini vermesini olanaksız kılabilir. Çocuk ailesi tarafından sevilmediğini, çevresindekilerin kendini sevimsiz bulduklarını düşünebilir"der(Wolff 1986)
Yukarıdaki tanımlarda ortaya çıkan ,çocuğun okul eğitimine başlamadan önce belirli bir olgunlaşma düzeyine gelmesi gereğinin araştırmacılar tarafından zorunlu bir ön koşul olarak ifade edildiğidir.
Bu konu özellikle hayatlarında birçok kayıp yaşayan anne sevgisi ve ilgisinden eksik kalan Korunmaya Muhtaç Çocuklar için daha bir önem arz etmektedir. Bu noktada çevresel uyaranlardaki eksikliklerin onların okuma düzeylerine ne oranda etki ettiği sorusu karşımıza çıkmaktadır.Gözlemlerimiz ve birikimlerimiz bize göstermiştir ki SHÇEK da kalan Korunmaya muhtaç çocuklar (KMÇ) yaşıtlarıyla aynı yaşta okula başlamalarına rağmen bazıları okula başlayamamakta ya başarısız ve uyumsuz olmakta ve genelde sorun yaratan çocuklar olarak tanımlanmaktadır.
Türkiye'de Korunmaya Muhtaç Çocuk 2828 sayılı yasa kapsamında ele alınır. Korunmaya Muhtaç Çocuk; beden ruh ve ahlak gelişimleri veya şahsi güvenlikleri tehlikede olup

a)Ana veya babasız, ana ve babasız

b) Ana veya babası veya her ikisi de belli olmayan

c) Ana veya babası veya her ikisi tarafından terk edilen

d) Ana veya babası tarafından ihmal edilip, fuhuş, dilencilik, alkollü içkiler veya uyuşturucu maddeleri kullanma gibi her türlü sosyal tehlikeler ve kötü alışkanlıklara karşı savunmasız bırakılan ve başı boşluğa sürüklenen çocuk korunmaya muhtaç çocuklardır (Beller 1988)
Korunmaya muhtaç olarak atfedilen çocuk koruma altına alındıktan sonra yaşına uygun yaş grubundaki koruma tertibi yapılır. Burada amaç sadece bakım ve barınma ihtiyacını gidermek değil, çocuğun psiko-sosyal yönden de en iyi yetişmesini sağlama olarak tanımlanmaktadır.

YÖNTEM
A)DENEKLER:

Deneklerimiz S.H.Ç.E.K. Bakırköy Çocuk yuvasında kalan 31 ve S.H.Ç.E.K. Bakırköy ve Okmeydanı Kreş ve Gündüz bakım evlerinde kalan 31, olmak üzere toplam 62 çocuktur. Deneklerimiz 5.6 ila 6.0 yaş gurubun çocuklardan seçtik.
Bu çalışmada denek seçiminde özellikle çocukların bulunduğu koşulların sabitlenilmesini sağlamak amacıyla kontrol grubu S.H.Ç.E.K. deki Kreş ve Gündüz Bakım seçilmiştir. Bu seçimde iki amaç güdülmüştür. İlki S.H.Ç.E.K. çalışan eleman ve çalışma şartları gerek deney gerekse kontrol grubunda benzerdir. İkincisi ve en önemlisi bu şartların eşitlenmesiyle bağımsız değişken olan aile faktörünün okul olgunluğu üzerindeki etkisinin daha net ortaya çıkacağı düşünülmüştür.
Her iki grupta da 10'ar kız ve 21'şer erkek denek kullanılmıştır. Deney gurubu zorunlu olarak bütün Bakırköy Çocuk Yuvasındaki 5.6; 6.0 yaş kız ve erkek deneklerden seçilirken kreş ve gündüz bakım evlerindeki deneklerden örneklem random seçimle gerçekleştirilmiştir. Denekler seçilirken yaş ve cinsiyet dışında random seçim uygun görülmüştür. (Zeka gerisi ve benzeri özürü olanlar örnekleme alınmamıştır).
Böylece örneklem yöntemiyle 5.6; 6.0 yaş grubu kız deneklerden 10 kız ve 21 erkek denek Bakırköy Çocuk yuvasından zorunlu olarak seçilmiş, Bakırköy K. ve G.B. Evinden 10 kız ve 8 erkek ile Okmeydanı K.ve G. B.Evinden 13 erkek denek alınmış 20 kız ve 42 erkek denek olmak üzere toplam 62 denek üzerinde bu çalışma yürütülmüştür.

B) KULLANILAN ARAÇLAR

1- Metropolitan Readines Testi: 2. Goodenough Bir Adam Çiz Testi,3. Stambak Ritim Testi, 4-Head Kendi Bedeninde Sağ-Sol Tayini Testi,5. soru listesi: Ekte sunulmuştur. (Ek III)
C) UYGULAMA :
Bu çalışmada,toplam 4 test ve bir soru çizelgesi uygulanmıştır. Testlerden Goodenough toplu olarak bir seferde uygulanmıştır. Metropoliten ve Stambak ve Head ise tek tek uygulanmıştır.

Deneklere boş bir odada testler araştırmacı tarafından bireysel olarak uygulanmıştır. Önce deneklerin ortama uyumları sağlanmaya çalışılmış ardından önce Metropoliten Radiness testi ve sırasıyla, Stambak ritim testi ve Head kendi bedeninde sağ sol tayini testi uygulanmıştır.

Soru listesi ise grup öğretmeni, eğiticileri ve çocuk dosyalarından alınan bilgilere göre doldurulmuştur.

D. SONUÇLARIN İSTATİSTİKSEL ANALİZİ

Sonuçlar Fisher'in "t" testi yöntemi ile analiz edilmiştir ve yüzdelik hesaplanmalardan da yararla-nılmıştır. Sonuçlar tablo halinde belirtilmiştir.

Analizler yapılırken Bakırköy Çocuk Yuvasındaki denekler A grubu denek ve Kreş ve Gündüz Bakım Evlerindeki denekler ise B gurubu denek olarak nitelenmesi uygun bulunmuştur.

Test sonuçları A ve B grubu deneklerin toplam genel sonuçlarının karşılaştırılması, her iki grup kız ve erkek deneklerin kızlar ve erkekler olarak karşılaştırılması ile her iki gurup erkek ve kız deneklerin grup içi anlamlılık düzeylerinin analizi yapılmıştır. Yine Metropolitan Readiness testi itemlerinden toplam 1-4 test item sonuçları (okuma olgunluğu) 5. test (sayılar) ve 1-6 (Genel hazırlık) itemlerinin test yapımcılarının belirttikleri değerler içinde yüzdelik dağılımları yapılmıştır.

Bir adam çiz testinin sonuçlarının ise resim kalitesi yönünden yüzdelik dağılımları yapılmıştır.

Soru listesi sonuçlarının yüzdelik dağılımları yapılmıştır.
SONUÇLAR:
1.Metropoliten Readiness Testi Sonuçları:
B grubundaki denekler A gurubu deneklerden p<001 anlamlılık düzeyinde başarılı olarak saptanmışlardır.Cinsiyet açısından bakıldığında A gurubunda erkekler (001>P>01) B gurubunda ise kızlar (p=0.5)daha yüksek skorlar elde etmişlerdir.İki grup arası kız ve erkekler cinsiyetleri açısından karşılaştırıldıklarında B grubu kızlar her item de ve erkekler ise cümleler itemi dışında diğer itemlerde A grubuna göre yüksek sonuçlar almışlardır
A grubu kendi içinde karşılaştırıldığında ise eşleştirme,kopya etmeye toplam 1-6 dışındaki alt bölümlerde erkekler lehine bir anlamlılık vardır.

B grubunda ise cümleler itemi dışında kızlar lehine bir anlamlılık vardır.

Bu test sonuçlarının genel toplamlarına bakıldığında A grubunun %96,78 okula tam olarak hazır olmadığı görülür.

2.Adam Çiz Testi Sonuçları
Zihin yaşını baz olan karşılaştırmada elde edilen sonuçlara göre B grubu denekler anlamlı biçimde yüksek performans elde etmişlerdir (P<001) A grubu deneklerin zihin yaşı ortalaması "5,14" iken B grubu deneklerin zihin yaşı ortalamaları 6.95 olarak bulunmuştur. B grubu denekler A grubu deneklere nazaran "l.81"lik anlamlı bir zihin yaşı fazlalığına sahiptirler.(Tablo IX)
A grubu kendi içinde karşılaştırıldığında kızlar ve erkekler arasında anlamlı bir farklılık saptanamamıştır.
B grubunda ise kızlar lehine 001>P>01'lık bir anlamlılık elde edilmiştir
Gruplar arası bu farklılık IQ ve resim kaliteleri yönünden de aynı paralelliktedir.
3.Head Kendi Bedeninde Sağ-Sol Tayini Testi Sonuçları

Genel sonuçlar karşılaştırıldığında A grubu ile B gurubu denekleri arasında sağ sol tayini konusunda aralarında anlamlı bir fark bulunamamıştır.Bunu A grubu deneklerin bu konuda eğitim almış olmalarına bağlıyoruz.

4.Stambak Ritim Testi Sonuçları
Genel anlamda stambak ritim testi sonuçları bizi A ve B grubu arasında yorumlanabilecek bir anlamlılığın varlığını göstermektedir. (P<001) B grubu denekler daha yüksek bir performans göstermişlerdir. A grubu deneklerin ortalaması MA=10,19 ile B gurubu deneklerin ortalaması MB=14,23 dir (P<001 , Tablo XX)
A ve B grubu kız ve erkek denekler cinsiyetlerine göre karşılaştırıldıklarında B gurubu erkekler karşılaştırıldığında; erkek denekler arasında B grubu lehine p=0.05 kızlar lehine de 0,001 lik anlamlılık saptanmıştır
A grubu kendi içinde karşılaştırıldığında erkek denekler lehine 0,02’lik anlamlık bulunmaktadır.
B grubunda ise kızlar ve erkekler arasında anlamlı bir fark saptanamamıştır 5.Soru listesi sonuçları
Ø B grubunda çocuklar tek çocuk iken A grubundakilerin %35,49’u üç kardeştir ve 30-35 kişilik gruplarda toplu halde kalmaktadırlar.
Ø Eğitmenlerince B grubu deneklerin %77,42'sini başarılı A grubu deneklerin ise %38,71’ini başarılı bulurken %22,85’inin yardımla yaptığını belirtmişlerdir.
Ø B grubu denekleri vasıflarına göre sınıflandırıldıklarında %67,74’ünü dışa dönük %19,35’ini içe dönük olarak sıralarken A grubundakilerin %%35,49’unu dışa dönük %54,84’ünü içe dönük olarak adlandırılmıştır.
Ø A grubu deneklerin %29’unun hiç ziyaretçisi yoktur.
Ø göre sınıflandırdıklarında %38,71 aktif, %22,58'i liderlik yapabilen %19,36'ı ise sesiz, içe kapanıp olarak nitelemişlerdir. %16.13'ü yaramaz, %12,90' liderlik yapmak isteyen %6,45'i guruba uyumlu olarak sınıflandırılmış geri kalanlar sırasıyla söz dinlemeyen, pasif, katılımcı, hata yapmamaya çalışıyor bebeksi olarak sıralandırılmıştır (%3,23'er).
Ø Oyun arkadaşı olarak kızların %60'ının kızları seçtiği, %40'nın ise karışık oynamayı seçtiği A grubunda belirlenmiştir. A grubu erkek deneklerin %66,67'si oyun arkadaşı olarak erkekleri seçtiği %33,33'ünün ise karışık oynamayı tercih ettiği belirtilmiştir.
Ø B grubu deneklerinden kızların %60'ı oyun arkadaşı olarak kızları %20'si erkekleri %20'si ise karışık (kız-erkek) oynamayı tercih etmişlerdir. B grubu erkek deneklerin ise %52,38'inin oyun arkadaşı olarak erkekleri %19,05'i kız çocukları oyun arkadaşı olarak seçmişlerdir. %28,57'si ise oyun arkadaşı seçerken özellikle kız, erkek ayrımı yapmamaktadır. (Tablo 25)
Ø Her iki grupta da çocukların oyuna ve gurup oyunlarına karşı olumlu olduğu görülmüştür. Yalnız A grubu çocuklarının %16,13’ünün ise oyuna karşı olumsuz tavır içinde oldukları belirtilmiştir.
Ø Çocuğun grupla özellikle oynadığı çocuk var mı? diye sorduğumuzda deneklerin A grubunda %54,84'ünün özellikle oynadığı arkadaşı olduğu belirtirken %45,16'sını bir seçimi olmadığı belirtmişlerdir. B grubunda ise deneklerin %96,78'inin bir tek oyun arkadaşı varken yalnız %3,23'nin özel bir arkadaş seçmediğini ifade etmişlerdir.

TARTIŞMA

Yaptığımız çalışmada A grubu deneklerin B grubu deneklere göre Head kendi bedeninde sağ-sol tayini testi hariç diğer bütün testlerde anlamlı oranda düşük sonuçlar elde etmişlerdir.Bu Oktay (1983)’ın çalışmasıyla paralellik göstermektedir.Bunun nedenleri araştırıldığında ;


 içinde bulunulan fiziki koşullar
 uyarım eksikliği
 çalışan elemanların devamlı sirkülasyonu (vardiya ,tayin,yer değişimi vb.)ve bunun teke tek ilişkiye ,temel güven duygusuna,bireyleşme ve sosyalleşmeye olumsuz etkileri
 çocuğun ailesiyle ilişkilerinin azlığı ve niteliksizliği
 çocuk ve toplumun bütünleşememesi
 birebir ilişki kurulamaması
 çocuğun yoğun tecrübeler ve farklı stüasyonlara tepki verme güçlüğü
 çalışan personelin alanla ilgili bilgi eksikliği,programsızlığı veya uygun programların oluşturalamamış olması
 idari veya bakım hizmetlerinden çocuğa yeterli vaktin ayrılmaması veya motivasyonsuzluk
 grupların kalabalık olması 30-35 çocuğun bir arada yaşamak zorunda kalması ve ortalama 1 gruba 1 öğretmen,bir hemşire ve 1 bakıcı annenin düşmemesi
 alanın ağırlığı sebebiyle personelin yaşadığı stres ve çatışmalar
 devamlı oluşan sirkülasyonun (halkın ziyaret yoluyla oluşturduğu ve devamlılığı olmayan yararlı hedeflenen yarasız olan ziyaretler) tutarlı bir yaklaşımı ketlemesi
 bu çocuklara karşı oluşan olumsuz tutumlar
Bu tespitlerden sonra gerekte kurumda ki tecrübelerimize gerekse araştırma sonucuna dayanarak problemin çözümüne yönelik aşağıdaki önerilerin sunulması uygun bulunmuştur;
• Peztallozi; temelinde sevgi olan hiç bir eğitim başarısızlığa uğramaz diyor. Her şeyden önce problemli çocuk yoktur. Problemli anne-baba mantığı ile olayı göz önüne almak yerinde olacaktır sanırız. Bu anlamda öncelikle çocuklarla doğrudan bağlantılı olan ve onlarla çalışan bakıcı anne, hemşire, öğretmen vb. nin çok iyi seçilmesi gereklidir. Bu seçimde endüstri psikolojisinin olanaklarını kullanmak yerinde bir davranış olacaktır. Çalışacak elemanların, çalıştığı ortamın yapılması ve bu tanım dahilinde saptanan problemlerde en iyi şekilde baş edebilecek yetişmiş eleman göreve getirilmesi gereklidir. İyi yetişmiş kalifiye elaman hem çocukların problemlerine doğru cevabı bulacak, hem de iyi yetişmemiş elamanın vereceği zararları en aza indirgeyecektir. Unutulmaması gereken bir canlıyla çalışıldığı ve canlının problemlerinin sabit olmadığıdır.
• Türkiye’deki KMǒların gelişim normları saptanarak ve buna bağlı doğumdan başlayan gelişim normları oluşturulmalı ve devamlı daha iyiye çıkarılması hedeflenmelidir.
• Bu çocuklarla çalışacak elemanlar hem mesleki bilgi hem de kişisel özellikler açısından yeterli özelliklere sahip elemanlardan seçilmelidir(bu alanda endüstri psikolojisinden yararlanılabilir).Bu elemanlar hizmet içi eğitim programlarıyla desteklenmeli ve alanlarıyla ilgili uzmanlaşmalıdırlar.Hatta bu alanda çalışacak elemanların yetiştirilmesi ve istihdamı yoluna gidilmelidir.
• Kurumların fiziki koşulları çocukların ihtiyaçlarına bağlı olarak yeniden dizayn edilmelidir
• Çocuklarla çalışacak elemanların devamlılığı sağlanmalı ,aynı eleman kurumda kaldığı sürece aynı çocukla çalışmalıdır
• Çevresel uyarıcalar yeniden düşünülmeli ve tasarlanmalıdır.Çocukların toplumla bütünleştirilmesi yolları arttırılmalı ve bu konudaki çalışmalar planlı ve hedefli olarak yürütülmelidir.
• Son yıllardaki bilimsel verilerden de yararlanılarak KMǒların toplumdaki diğer çocuklarla entegrasyonuna gidilmeli kreş ve gündüz bakım evlerinden bu anlamda yararlanılmalıdır
• Kurum idare kadrosu gerek mesleki yeterliliğe ve gerekse bu konuda deneyimli bilgili ve idarecilik konusunda eğitim almış elemanlardan seçilmelidir.
• Üniversitelerle ve diğer alanlarla ortak çalışma programları yürütülmelidir.
• Kurumda çalışan elemanların rol ve görev tanımları tam olarak yapılmalı ve bütün alanlar yerine sözleşmeli elemanlardan yararlanılmalıdır.
• Çalışan elemanlara yönelik rehberlik ve psikolojik hizmet birimleri devreye sokulmalıdır.

-KAYNAKLAR-
1. ARIK, İ.ALEV., ÇÖRÜŞ, G. (1990) "Farklı Ortamlarda Bilişsel Gelişim" İ.Ü.Tecrübe Psikoloji Çalışmaları Cilt 18, 1990, vol. 18, 1990, Edebiyat Fakültesi Basımevi, İstanbul.
2. ATAÇ, F. (1991) "İnsan Yaşamında Psikolojik Gelişim, Beta Basın Yayın Dağıtım A.Ş. İstanbul.
3. BALLAR, S. (1988) "Türk Hukukunda Sosyal Hizmet ve Çocuklar" Bilimsel Yayıncılık ve Pazarlama Ltd.Şti. İstanbul.
4. CHAZEN, M., LAİNG, A., JACKSON, S., (1971) "Just Before Scholl" Dept Of. Education, University College Ivansea Basil Blackwell, Oxford.
5. OKTAY A.(1983) "Okul Olgunluğu", 1983, İstanbul Üniv. Ed.Fak. Yayınları No:3089, İstanbul.
6. PIAGET, J., (1962) "Judgment and Reasoning in the Child" Routledge and Kegan Poul, London.
7. RAZON, N, (1976) "Özel Bir Okuma Bozukluğu (Disleksi)" İ.Ü. Ed.Fak. Yayınları No: 2031, İstanbul.
8. WOLFF S. (1986); Problem Çocuklar ve Tedavi (Çocuk ve Stres)" Çev: A. Oral, S.Kora, Say Dağıtım, İstanbul.

 

 



Editörler




Google
 

 


 


KURUMSAL VE BİREYSEL İŞ İLANLARI

 


 

SOSYAL MEDYA




 

 

Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye

sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.