Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap / Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

  Hızlı Erişim
 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

 

  DEPRESYON İLE İLGİLİ DİĞER KONULAR

Depresyon Nedir?

Gençlerde depresyon
Depresyon ve Cinselliğe Etkileri

GENÇLERDE DEPRESYON

(Adolescent depression window of –missed?-opportunity; Am J of psychiatry 157:10, page 1549-1551,October 2000)

 

Gençlerde sık görülen ruhsal rahatsızlıklardan biri majör depresyondur. Tanı konup tedavi edilmediği taktirde hastalarda madde kullanma eğilimi artmakta, okul başarısı düşmekte, toplumsal uyum bozulmakta en önemlisi de intihar riski artmaktadır. Araştırmalar genç yaşlarda ortaya çıkan depresyonun tekrarlama olasılığının ileri yaşlarda başlayan depresyonlara göre fazla olduğunu göstermektedir. Bütün bu nedenlerden dolayı gençlerde depresyonun tanınması ve tedavi edilmesi önem kazanmaktadır. Daha önce psikiyatride kullanılan antidepresan ilaçların çok yan etkilerinin olması hastaların tedavi uyumunu bozmaktaydı. Ancak günümüzde kullanılan depresyon tedavi edici ilaçlar çok az yan etkileri olması nedeniyle daha rahat kullanılmaktadır. Amerika’da yapılan araştırmalarda gençlerde depresyon tanısının güç konduğu ve tedavi olan hastaların çok düşük oranda olduğu görülmüştür. Yurdumuzda bildiğim kadarı ile bu konuda yapılmış kapsamlı bir araştırma yoktur. Ancak klinik gözlemlerim bizde de benzer şekilde bu hastaların doktora başvurma ve tedavi olma oranlarının çok düşük olduğu yönünde.

 Lewinson ve arkadaşlarının aynı sayıda yayınlanan makalelerinde gençlerde depresyonun tanınması ve tedavi edilmesi ile madde bağımlılığı riskinin azaldığı görülmektedir. Bu konuda yapılan diğer araştırmalar benzer sonuçları göstermektedir. Bir başka araştırmada Birmaher ve arkadaşları depresyon geçiren genç hastalarda madde bağımlılığı gelişme süresinin ortalama dört yıl olduğunu vurgulamıştır. Her genç depresyon hastası mutlaka madde bağımlısı olacak diye bir şartın olmadığı, sadece depresyon hastalarında madde kullanma riskinin normal topluma göre daha fazla olduğu, madde bağımlılığının ortaya çıkışını etkileyen başka etmenlerin de olduğu belirtilmektedir. Madde bağımlılığının ortaya çıkışında kişisel özellikler, aile yapısı ve toplumsal etkenlerde en az depresyon kadar etkilidir. Bütün bu etkileyici faktörler göz önüne alınarak uygulanan tedavi ile madde bağımlılığı gelişme ve başka ruhsal hastalıkların ortaya çıkma riski azalabilmektedir.  

Gençlerde görülen depresyon yetişkin hastalarda görülen depresyona göre tedaviye daha dirençlidir. İlaç tedavisi ile düzelen genç depresyon hastalarında hastalık ilk 1 yıl içinde %39 oranında tekrarlamaktadır. Bu hastaların yarısında da özellikle ilk 6 ayda hastalık tekrarlamaktadır. Bu nedenle yeni tedavi seçenekleri geliştirilmelidir.  

Depresyona yatkınlığı olan ve depresyonda olan hastaların uzmanlarca takip edilmesi önemlidir. Geçlerde depresyon geçirme olasılığını artıran özellikler şunlardır: ailede depresyon hastası bireylerin olması, anne- baba ile sürekli çatışma halinde olmak, daha önce depresyon atağı geçirmiş olmak, bazı davranış bozuklukları göstermek vb. Kızlarda depresyon erkeklere göre daha fazla görülmektedir. Gençlerde depresyon yetişkinlerde görüldüğü gibi tipik belirtilerle seyretmeyebilir. Çok değişik belirtilerin altında depresyon yatıyor olabilir bu nedenle tanı koymak güçtür. Gençlerde depresyonun ilaçla tedavisi çoğu zaman yeterli değildir. Bunun yanında psikoterapi ve aile görüşmeleri önem kazanmaktadır.  

Bu konuda yapılan araştırmalar çok az sayıdadır. Daha geniş araştırmaların yapılması gerekmektedir.

Kaynak:www.psikiyatrist.net                                               

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.