Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap - Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

  Hızlı Erişim
 

Google
Web sosyalhizmetuzmani.org

 

GENÇLERİ YÖNLENDİRİN

Aile Terapisti ve Sosyal Hizmet Uzmanı Ahmet Hasan EROĞLU
Sitemiz Yazarı

aheroglu59@hotmail.com

Sevgili okurlar, Lise son sınıfta öğrenim gören gençlerimizin heyecanlı gayretleri sürüyor.ÖSYM sınavına az bir zaman kaldı.Geleceklerini şekillendirmede,meslek seçimlerinde bu dönem önemli. Gençlerimizin ilgi ve yeteneklerini yani kendilerini ve ilerde yapmayı düşündükleri meslekleri tanımak için neler yapmalı,aileleri olarak bizler nasıl rehberlik yapmalıyız bu hafta bu konu üzerinde duracağım.
İnsanın yaradılışını, gerçek özelliklerini tanıması
, kendini doğru değerlendirmesi

 kolay gerçekleşti¬rilecek bir hedef değildir. Bu özellikle deneyimi az ve kendini kanıtlama çabasında olan gençler için daha da zordur. İnsanların kendilerini tanımalarını engelle¬yen en önemli etmen başkaları ta¬rafından beğenilme, kabul görme arzusudur. Kendini başkalarının ölçütlerine göre değerlendiren kişi büyük olasılıkla kendi gerçeğinden uzaklaşacak, kendi özüne uymayan bir öz kavramı geliştirecektir. Doğru ve gerçekçi bir öz kavramı geliştirmenin ön koşulu çevrenin beklentilerine ve değerlendirmele¬rine aşırı derecede duyarlı olma¬maktır. İçsel

 

özgürlüğünü geliş¬tirmiş kişi kendini inceleyerek do¬ğasını tanıyabilir.
Doğasını tanımak isteyen kişinin yapacağı iş değişik ortamlarda neler yaşadığını, çeşitli durumlar ve olaylar karşısında neler hisset¬tiğini sık sık gözden geçirmek ve bu yaşantılarının adını koymaktır. Başkalarının önem verdiği özel¬liklerine sahip olduğuna kendini inandırmaya çalışan, başkalarının önem vermediği özelliklerini bas¬tırmaya çalışan kişi, doğasına ya¬bancılaşmaya ve gizilgüçlerini kullanamamaktan ileri gelen bir uyumsuzluk yaşamaya adaydır.
Karar Verme (Belli bir seçeneğe yönelme)
Meslek gelişiminin bu aşamasında yapılacak iş, yukarıda açıklanan iki alanda edinilen bilgilerin bir¬likte değerlendirilmesi, istenilir yönleri en fazla, istenmeyen yön¬leri en az ve erişme olasılığı yük¬sek seçeneğin bulunmasıdır.
Karar verme süreci, yukarıda açıklanan iki gelişim görevinin başarı ile tamamlanması halinde başarı ile gerçekleştirilen zevkli bir işlem olabilir. Kendisi ve çev¬resi hakkında bilgisi yetersiz, id¬diaları yüksek, aşırı kaygılı, so¬rumluluğunun bilincine erememiş kişilerin bu aşamada farklı davra¬nışlar sergiledikleri görülmekte¬dir. Örneğin kendine güvensiz ki¬şiler, başkalarının (aile büyükleri, arkadaşlar vb.) daha iyi bilecekleri düşüncesi ile, kararı başkalarına bırakmakta ya da başkalarının ka¬rarlarını benimseyip uygulamakta¬dırlar. Aşırı kaygılı kişilerin tep¬kisi iki türlü olmaktadır. Bunlar ya hemen kararı kesinleştirmek için acele etmekte, ya da seçe¬nekleri en ince ayrıntısı ile ince¬leme, başka seçenekler arama, ça¬balarını bir türlü sona erdireme¬mekte ve kararlarını kesinleştire¬memektedirler.
Sorumsuz kişiler de kararı en son güne bırakmaktadırlar ama geçen süre zarfında karar verme konu¬sunu düşünmemeyi tercih etmekte¬dirler. Karar verirken bazı insanlar sezgilerine, bazıları mantıklarına bazıları ise başkalarına güven¬mektedirler.
Karar verme konusunda sorunlu bir grup daha vardır ki, bunlar kronik kararsızlardır. Bu kimseler hiçbir seçeneği kendilerine uygun bulmamakta; karar verme zorunda kaldıklarında hiç bir seçeneğe uzun süre bağlanamamakta, sık sık karar değiştirmektedirler. Sonuçta hangi seçeneği benimserlerse be¬nimsesinler gözleri daima başka seçeneklerde kalmaktadır.
Meslek Seçimi konusunda verile¬cek karar, dayanağını kişinin özünden almalıdır. Kişilik geli¬şimleri sağlıklı olan, özlerini tanı¬yan ve onu gerçekleştirme çaba¬sında olan kimseler gerek kendi¬leri gerekse çevre olanaklarına ilişkin doğru, ayrıntılı ve gerçekçi bilgilere sahip olduklarından, doğru karar vermekte güçlük çek¬memektedirler. Çünkü kendi ile barışık kişilerin karar verme süre¬cinde, kendilerine ve seçeneklere ilişkin gerçekleri çarpıtma, bazıla¬rını yok sayma gibi, bilinçli ya da bilinçdışı etmenlerin yeri yoktur.