|
| Hızlı Erişim |
 |
|
|
|
|
|
GENÇLERİ
YÖNLENDİRİN
Aile
Terapisti
ve Sosyal Hizmet Uzmanı Ahmet Hasan EROĞLU
Sitemiz Yazarı
aheroglu59@hotmail.com

 |
Sevgili
okurlar, Lise son sınıfta öğrenim gören gençlerimizin heyecanlı
gayretleri sürüyor.ÖSYM sınavına az bir zaman kaldı.Geleceklerini
şekillendirmede,meslek seçimlerinde bu dönem önemli. Gençlerimizin ilgi
ve yeteneklerini yani kendilerini ve ilerde yapmayı düşündükleri
meslekleri tanımak için neler yapmalı,aileleri olarak bizler nasıl
rehberlik yapmalıyız bu hafta bu konu üzerinde duracağım.
İnsanın yaradılışını, gerçek özelliklerini tanıması,
kendini doğru değerlendirmesi |
kolay
gerçekleşti¬rilecek bir hedef değildir. Bu özellikle deneyimi az ve kendini
kanıtlama çabasında olan gençler için daha da zordur. İnsanların kendilerini
tanımalarını engelle¬yen en önemli etmen başkaları ta¬rafından beğenilme,
kabul görme arzusudur. Kendini başkalarının ölçütlerine göre değerlendiren
kişi büyük olasılıkla kendi gerçeğinden uzaklaşacak, kendi özüne uymayan bir
öz kavramı geliştirecektir. Doğru ve gerçekçi bir öz kavramı geliştirmenin
ön koşulu çevrenin beklentilerine ve değerlendirmele¬rine aşırı derecede
duyarlı olma¬maktır. İçsel
özgürlüğünü geliş¬tirmiş kişi kendini inceleyerek
do¬ğasını tanıyabilir.
Doğasını tanımak isteyen kişinin yapacağı iş değişik ortamlarda neler
yaşadığını, çeşitli durumlar ve olaylar karşısında neler hisset¬tiğini sık
sık gözden geçirmek ve bu yaşantılarının adını koymaktır. Başkalarının önem
verdiği özel¬liklerine sahip olduğuna kendini inandırmaya çalışan,
başkalarının önem vermediği özelliklerini bas¬tırmaya çalışan kişi, doğasına
ya¬bancılaşmaya ve gizilgüçlerini kullanamamaktan ileri gelen bir uyumsuzluk
yaşamaya adaydır.
Karar Verme (Belli bir seçeneğe yönelme)
Meslek gelişiminin bu aşamasında yapılacak iş, yukarıda açıklanan iki alanda
edinilen bilgilerin bir¬likte değerlendirilmesi, istenilir yönleri en fazla,
istenmeyen yön¬leri en az ve erişme olasılığı yük¬sek seçeneğin
bulunmasıdır.
Karar verme süreci, yukarıda açıklanan iki gelişim görevinin başarı ile
tamamlanması halinde başarı ile gerçekleştirilen zevkli bir işlem olabilir.
Kendisi ve çev¬resi hakkında bilgisi yetersiz, id¬diaları yüksek, aşırı
kaygılı, so¬rumluluğunun bilincine erememiş kişilerin bu aşamada farklı
davra¬nışlar sergiledikleri görülmekte¬dir. Örneğin kendine güvensiz ki¬şiler,
başkalarının (aile büyükleri, arkadaşlar vb.) daha iyi bilecekleri düşüncesi
ile, kararı başkalarına bırakmakta ya da başkalarının ka¬rarlarını
benimseyip uygulamakta¬dırlar. Aşırı kaygılı kişilerin tep¬kisi iki türlü
olmaktadır. Bunlar ya hemen kararı kesinleştirmek için acele etmekte, ya da
seçe¬nekleri en ince ayrıntısı ile ince¬leme, başka seçenekler arama, ça¬balarını
bir türlü sona erdireme¬mekte ve kararlarını kesinleştire¬memektedirler.
Sorumsuz kişiler de kararı en son güne bırakmaktadırlar ama geçen süre
zarfında karar verme konu¬sunu düşünmemeyi tercih etmekte¬dirler. Karar
verirken bazı insanlar sezgilerine, bazıları mantıklarına bazıları ise
başkalarına güven¬mektedirler.
Karar verme konusunda sorunlu bir grup daha vardır ki, bunlar kronik
kararsızlardır. Bu kimseler hiçbir seçeneği kendilerine uygun bulmamakta;
karar verme zorunda kaldıklarında hiç bir seçeneğe uzun süre bağlanamamakta,
sık sık karar değiştirmektedirler. Sonuçta hangi seçeneği benimserlerse be¬nimsesinler
gözleri daima başka seçeneklerde kalmaktadır.
Meslek Seçimi konusunda verile¬cek karar, dayanağını kişinin özünden
almalıdır. Kişilik geli¬şimleri sağlıklı olan, özlerini tanı¬yan ve onu
gerçekleştirme çaba¬sında olan kimseler gerek kendi¬leri gerekse çevre
olanaklarına ilişkin doğru, ayrıntılı ve gerçekçi bilgilere sahip
olduklarından, doğru karar vermekte güçlük çek¬memektedirler. Çünkü kendi
ile barışık kişilerin karar verme süre¬cinde, kendilerine ve seçeneklere
ilişkin gerçekleri çarpıtma, bazıla¬rını yok sayma gibi, bilinçli ya da
bilinçdışı etmenlerin yeri yoktur.

|
|