Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap - Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

 




   Akraba Evlilikleri

                                               Türker SÜTÇÜ
               Selçuk Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümünü Öğrencisi


Türkiye ve benzeri gelişmişlik düzeyinin orta seviyede olduğu ülkelerde akraba evliliklerine sık rastlanır. Akraba evliliklerin görülmesinin sebepleri arasında aileye ait mal varlığının dağılmaması, aile bireyleri arasındaki sevgi ve saygıyı korumak, akrabaların evlilik ve sosyo-ekonomik beklentilerinin aynı olması ve karşı cinsle rahat iletişime girememe gibi etkenler sayılabilir. Fakat bilinmesi gereken önemli bir husus vardır ki akraba evlilikleri sakat bebek doğumlarında en önemli etkendir.

Bilinmesi gerekir ki bir insanın karakterinin, fizyolojisinin oluşumunda kalıtımsal ögeler(genler) önemli yer tutar. Vücudun gelişmesi ve çalışması genlerin kontrolündedir. Gen, bir DNA molekülündeki bir özelliği içeren kesite verilen addır. Her bir gen ya da birkaç gen kümesi bizdeki bir özelliğin bilgisini içerir. Anne ve babadan eşit olarak geçen genler, insanın oluşumunda, yaşamsal özelliklerinin gerçekleşmesinde temeli oluşturan ögelerdir. Genler hücrelerde bulunan kromozomların kısımlarıdır. Dolayısıyla genler, kromozomlarla birlikte çoğalarak yeni hücrelere geçerler. Kişide her genin, biri anneden biri babadan gelmiş olan iki kopyası bulunur. Bazen genin bir kopyasının yapısı bozuktur ve bu bozuk kopya yüzde elli olasılıkla çocuğuna geçer. Bozuk bir gen, kişinin bazı vücut işlevlerinin bozulmasına neden olur.

Bir karaktere ait olan özelliğin diğerine baskın olması halinde o karaktere baskın gen, baskın olmayan gene çekinik gen denir. Bir karakterin çıkması, iki aynı genin çakışması demektir. Eğer bir hastalığa ait çekinik gen anneden aktarılırken, babadan da aynı çekinik gen ile çakışırsa o hastalık meydana gelen çocukta görülecektir. Eğer , anneden çekinik gen, babadan da baskın gen karşılaşırsa yine doğacak çocuk da anne ve babası gibi hastalığın taşıyıcısı olacak, ama o hastalık açığa çıkmayacaktır. Aynı özellikleri taşıyan iki çekinik genin karşılıklı gelmesi çekinik kopya genler sonucu hastalık çıkar. Anne ve babadan iki baskın gen alan çocuk ise tamamen sağlıklıdır. Dolayısı ile, akraba evliliklerinde aynı gen yapısına sahip olan ailede, çekinik genlerin birbirleriyle karşılaşma ihtimalleri, daha fazla olacaktır. Bu da akraba evliliklerinden doğan çocukların hastalıklı doğma olasılığını yükselten bir veridir. Akraba evliliklerinde aynı soydan geldikleri için anne ve babanın aynı genin bozuk kopyasını taşıma, yani hastalığın taşıyıcısı olma olasılığı çok yüksek olduğundan çocuklarında hastalıkların oluşma şansı çok daha fazladır. Akraba ile evlenme, kalıtımla geçen hastalıkların bulunduğu ailelerde bu yönden sakıncalıdır. Böyle durumlarda bazı çekinik genler çakışabilecek ve böylelikle hasta çocukların doğma ihtimali artacaktır.

Günümüzde akraba evliliklerinde en çok görülen hastalıklar; zekâ geriliği (fenilketonüri), Akdeniz Anemisi, Alzeimer, Parkinson, Huntington hastalığı ve nöron ölümüdür, özürlü ve ölü doğumlar da bu örnekler arsında sayılmaktadır.

Sadece birkaç toprak parçası, mal, mülk, para gibi maddelerin bir insan hayatının önüne geçmesine neden izin veriyoruz? Dünyaya getireceğiniz çocuğun hastalığı, bu hastalığın tedavisi; bu süreçte harcayacağınız emek, para ve en önemlisi uğrayacağınız duygusal zarar sizce daha büyük, daha önemli değil mi?

Törenin, paranın, toprağın önüne başka hiçbir şeyi değil sadece SEVGİNİZİ koyun ve iyi düşünün hangisi ağır geliyor?

Kaynak : Sağlık Ansiklopedisi 2002





 Yani : Fizik dersini hiç anlamıyorum
(Genç ne hissediyor ? zorlanma )

Yanıtımız : Fizik dersi sana zor geliyor ...
(Yargılama,öğüt verme,eleştirme olmadan sadece onun yaşadıklarını göz önüne alarak gencin ifade ettiği duyguyu isimlendirdik.)

İyi bir dinleyici olmak için neler yapmalıyız ?
Öncelikle bedensel olarak karşımızdaki kişiyi dinlemeye hazır olduğumuza inandırmalıyız. Elindeki gazeteye bakan,tırnaklarını törpüleyen yada yemek yapmak için koşuşturan bir kişiye hangimiz bir şey anlatmak ister ki?

Öncelikle konuştuğumuz kişi özellikle bir çocuk, ön ergen ise onun boy hizasına inerek göz teması kurmalıyız.Yüz yüze olmada en az konuşulan şey kadar yüz ifadesinden de mesajlar alırız.
Gözlerinin buğulanması,yüzün kızarması,gözleri kaçırma gibi pek çok sözsüz mesajı algılayabilmemize olanak sağlar. Böylelikle söylenen şeyle verilmek istenen mesaj hakkında bilgi sahibi olmuş oluruz.

Gençleri dinlerken ne gibi iletişim engellerini kullanıyoruz biraz da bunu inceleyelim.

Öğüt verme : Şöyle yapma,böyle yap...
Çözüm getirme : Bunu böyle yapmada şöyle yap
Yönlendirme : Üzüleceğine otur da ders çalış
Yargılama : Sen zaten hep kolaya kaçarsın
Eleştirme : Çocuk gibi davranıyorsun
Ad takma : Geri zekalı,aptal
Soru sormak : Neden ?, niçin ?
Araştırmak : O sana ne dedi ?
İncelemek : Hanginiz önce söyledi ?
Teşhis : Aslında sen öyle demek istemiyorsun...
Tanı koymak : Ben senin aslında neden öyle yaptığını biliyorum
Tahlil etmek : Aslında senin derdin başka...
Teskin : Aldırma boşver
Teselli etmek : Düzelir canım,derdetme geçer,üzülme
Konuyu değiştirmek : Başka şeylerden konuşalım
gibi farkında olmadan kullandığımız iletişim engelleri ile karşımızda bize bir sorununu anlatmak isteyen gence,anlaşılmamışlık,savunmaya girme,haksızlığa uğradığını hissetme,sorununun aslında önemsiz ve saçma olduğunu düşünme,sinirlenme,direnç gösterme,isyan,çaresizlik,kızgınlık vb. duyguları yaşatırız.

Oysa gencin yukarıda saydığımız pek çok iletişim engelindense en önce dinlenmeye,kabul
edildiğini hissetmeye ihtiyacı vardır.Siz hiç bir çözüm getirme durumunda olmadan sadece sessizce dinleseniz bile gençte belli bir boşalıma sebep olacağınız için başarılı olursunuz.
Daha sonra aktif dinleme ile sadece ondan aldığınız bilgileri daha sade biçimde ona yansıttığınızda dinleniyorum,kabul ediliyorum mesajını gence verirsiniz.Konuşurken sorununun çözümünü kendi kendine keşfetme olanağını da vermiş olursunuz.Anlaşıldığını,kabul edildiğini,koşulsuz sevildiğini bilen bir gençle iletişim kurmak hiç de zor olmayacaktır. Dolayısıyla sorunlarda kavgaya,isyana,çaresizliğe dönüşmeden rahatlıkla çözülecektir.
 

kaynak: http://www.toplumvesiyaset.com
 



Bize Ulaşın