Sosyal Hizmet Mesleği

Bilgiler
Yayınları
Araştırmalar
 


Sosyal Hizmet Alanları

Çocuk
Gençlik
Yaşlılık
Aile
Sosyal Sorunlar
Engeliler
Tıbbi Sosyal Hizmet


Kaynak Bilgiler

Bireysel Gelişim
Sosyoloji
Psikoloji
İnsan Hakları
İletişim Bilgisi

 

 

 

 

 
 


ANA SAYFA


GENÇLİK ŞİDDETİNİ ÖNLEME

Özge ÖZGÜR SAYAR

Sosyal Hizmet Uzmanı
 
ozgeozgur80@gmail.com

 

Temelde insanlar hem şiddet kullanma mekanizmalarına, hem de istedikleri zaman şiddeti bastırabilecek mekanizmalara sahiptir. Gençler şiddete yönelme açısından riskli bir dönemdedir ve etkili müdahale yöntemleri uygulanırsa hoşgörüye yönelme potansiyelleri güçlenebilir.
Tersini savunan görüşlere rağmen yapılan araştırmalar, sosyal kontrol yolu ile insanlardaki şiddete başvurma sıklığının azaltılabileceğini göstermektedir. Ergenin öfke durumu ile başa çıkma için duygularını tanıması en önemli koşuldur. Farkındalık kazandığı noktada kontrol mekanizmasını kullanacak, duyguyu bastırmayacaktır. Bastırılan öfke daha sonra daha güçlü ve kontrolü zor biçimde patlayarak ortaya çıkar. Dışa vurulan şiddetli öfke ergenlerin sosyal beceri yeteneğinde de zafiyet yaratır (Aydın, 2005). Cüceloğlu (2000)’na göre engellenme duygusuna yapılan en tipik davranışlardan biri saldırganlıktır ve bu saldırganlık bazen uyuma bazen de uyumsuzluğa götürür. 
Greenberg, Kusche ve Mihalic (1998)’e göre şiddeti önlemek ve azaltmak için çocuklar ve gençler aşağıdaki konularda eğitilmelidir:
• Kendi duygularını ve başkalarının duygularını anlama ve tanımlama
• Uygun karşılıklar verebilmek için içinde bulunduğu durumu doğru algılama, değerlendirme
• Kişisel davranışlarının sonuçlarını tahmin edebilme; özelliklede saldırganlık içerenleri
• Harekete geçmeden önce düşünmek, stresi ve üzüntüyü azaltmak, saldırganlık yerine pozitif davranış sergilemek ve öfkeyi kontrol etmek için sakin kalmak
• Grup sürecini anlama ve kullanma (bu akran arabuluculuğunu ve çatışma çözümünü de içermektedir), işbirliği içinde hareket etme ve sosyal problemlere etkili çözüm yolları getirme
• Olumlu rol modelleri ve destekleyici akıl hocaları seçme ve akran ilişkilerini besleme

Gençlik şiddetini önleme ve müdahale programlarının başarılı olabilmesi için (Elliott ve Tolan, 1999);
• Risk altındaki çocuklar ve ailelerin sosyal ekolojisine odaklanan çalışmaların daha etkili olduğu görülmüştür. Bununla birlikte bireysel düzeydeki öfke kontrolü, sosyal beceri eğitimi, problem çözme becerisi eğitimi gibi programların da etkili olduğu görülmüştür. Bunun tam tersine, yapılan çalışmalarda, psiko-terapinin ve derinlemesine vaka çalışmalarının gençlik şiddetini önlemede etkili olmadığı anlaşılmıştır. Bu tür çalışmaların hiç biri anti-sosyal davranışı ya da ciddi şiddet davranışlarını azaltmada önemli bir etki göstermemiştir. 
• En etkili çalışmaların aile-odaklı çalışmalar olduğu bulunmuştur. Bunlar; 
a) ebeveynlik stilleri ve uygulamaları (tahmin edebilme becerisini ve çocuğun gözetilmesini artırmak, negatif ebeveynlik rollerini azaltmak) b) Aile içi ilişkileri güçlendirmek (yakınlık, açık iletişim, duygusal bağlılık ve pozitif bildirimler) şiddet davranışı ve anti-sosyal davranış riskini azalttığı bulunmuştur.
• Akran aracılığı, barış programı gibi pozitif akran ilişkileri yaratmaya çalışan programların ancak daha geniş programlarla birlikte uygulandığında başarılı olduğu bulunmuştur.
• Özellikle okul şiddetini azaltmada aile, öğretmenler ve diğer personelin birlikteliği önemlidir.
• Kurumsal düzeyde yapılacak çalışmaların (şiddet önleme programları, beceri eğitimi, vs) kurumdan çıktıktan sonra devam edip etmediği bilinmese de davranış değişiminde etkili olduğu bilinmektedir 
• Uygulanan şiddet programı ne kadar entegre, bütünleştirici ve çok bileşenli ise o derece başarılıdır.
• Yapılan araştırmalar sosyal politikaların ve uygulamaların gençlik şiddetini etkilediğini göstermiştir. Örneğin medya şiddeti, silahlara kolay ulaşım, alkolün kullanımının normalleştirilmesi şiddet davranışında etkilidir. Dolayısıyla buna yönelik politika ve normların modifikasyonu, gençlik şiddetini azaltmada etkili olabilecektir. 
Genel olarak, şiddeti önlemeye dönük uygulamaların üç boyutta ele alınması gerekmektedir;
> Birincil programlar, genel nüfusu hedef alarak, bireyleri şiddetle ilgili konularda eğitmeyi ve toplumun şiddete bakışını değiştirmeyi amaçlar. Bu programlar, makro programlar olarak da ele alınabilir. 
> İkincil programlar, yüksek risk altındaki bireylerde izleme ve destekleme yoluyla tutum ve davranış değişikliği yaratmayı amaçlar. İkincil önlemede devreye yüksek risk altında olma niteliği eklenmiştir. Bu risk grubunun şiddete başvurmaması için önlemler alınır.
>Üçüncül programlar, anti-sosyal davranış veya şiddet davranışında bulunmuş olan bireyler için müdahale veya tedavi üzerine odaklaşır. Üçüncül programlar, artık şiddet ortaya çıktıktan sonra devreye girmektedir ve şiddete direkt olarak müdahale etmeyi gerektirir. 

YARARLANILAN KAYNAKLAR

Aydın, B. Çocuk ve Ergen Psikolojisi. 2. Baskı. Atlas Yayın-Dağıtım. İstanbul, 2005.

Cüceloğlu, D. İnsan ve Davranışı. 10. Basım. Remzi Kitabevi. İstanbul, 2000.

Elliott, S.D., Tolan, P.H. Edt. Flannery, D.J. ve Huff, C. R. Understanding What We Know About Youth Violence Intervention Evaluation. -American Psychiatric Pres., Inc. First press. Washington.: 3-47. 1999

Greenberg, M.T., C. Kusche ve S.F. Michalic. Blueprints for Violence Prevention: Promoting Alternative Thinking Strategies. Boulder: University of Colorado, Institute of Behavioral Science, Center for the Study and Prevention of Violence. 1998. 

 
 
©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak göstermek ve izin almak etik kuraldır.

 



Editörler




Google
 

 


 


KURUMSAL VE BİREYSEL İŞ İLANLARI

 


 

SOSYAL MEDYA




 

 

Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye

sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.