PROJE BAŞLANGIÇ TARİHİ: 03 Aralık 2008 – Çarşamba.
Verilen bu tarih, tüm yurt çapında projenin yürütmeye başlanma tarihi
olarak planlanmış ise de uygulama çalışmalarına projenin hazırlanması
ile hızla başlanmıştır.
PROJE BAŞLANGIÇ YERİ: 75.Yıl İMKB İlköğretim Okulu, ERZİNCAN. (Bu sadece
bizim projemizin başlatılma yeridir.)
PROJE KAPSAM ALANI: İlköğretim Okulları. Projenin kapsam alanına
Türkiye’de bulunan tüm ilköğretim okulları dahil edilmiş ve bunun
geçerli olabilmesi için görüşme çalışmaları hızlandırılmıştır.
PROJE AMACI ve HEDEFLERİ: “Ağaç Yaşken Eğilir” ilkesinden yola çıkarak,
ilköğretim öğrencilerinin engelli insanlara karşı duyarlı bireyler
haline gelebilmeleri için eğitilmelerine katkı sağlanması amaçlanmıştır.
Bunun yanında; engelli çocuklarımız ve gençlerimiz, hala kendilerine
olumsuz yaklaşılmalardan dolayı okullara gitmemekte yahut da çekinerek
gitmektedir. Mesela engelli bir arkadaşım, sokakta okul çocuklarının ve
engellilerin kendisine alaycı davrandıklarından yakınmış ve sırf bu
yüzden dışarı çıkmak istemediğini belirtmişti. Yürütülecek bu proje ile
birlikte engellilerin okula gitmelerine, sosyal hayata daha kolay adapte
edilmelerine katkı sağlanması da hedeflenmiştir.
Gözlemlediğim kadarı ile tüm Türkiye bünyesinde faaliyet gösteren
engelli (özürlü, sakat) dernekleri, genelde engelli kişiyi topluma
kazandırma yönünde daha çok faaliyet göstermektedir. Bu sayede engelli
topluma alışmakta, fakat toplum hala engelliye alışamamaktadır. Bu
projeyle toplumun engelliye alıştırılmasına öncelik verilmesi
hedeflenmektedir.
Engelli ne SÖMÜRMEK ne de SÖMÜRÜLMEK ister. Bunun için de onların
insanlardan beklentileri her fırsatta detaylandırılacaktır. Engelli
kendisine yardım istemekte, fakat acınılmasını da istememektedir.
Engelli kişilerin en çok şikayetçi oldukları durum, kendisine duyarlı
bir şekilde yaklaşılmayıp acınılmasıdır. Bunları dizelerle şu şekilde
anlatabiliriz:
Nefes almak değil
Yaşamak istiyorum insanca
Evimin duvarlarına mahpus değil
Hayata karışmak istiyorum
Girebildiysem bir kalabalığa
Alay dolu bakışlar değil
Anlayışlı bakışlar görmek istiyorum
Arkamdan fısıldaşmalar duymak yerine
Yüzüme merhabalı gülümsensin istiyorum
Halimden utanmak değil
Gururlanmak istiyorum.
İnsan olmanın onuruna varmak,
Çok şey mi istediğim?
Engelli ile alay edilmekte, dışlanmakta engelli insan. Kendisine yapılan
manevi anlamdaki ufacık bir desteğin ayrıcalıkmış gibi gözükmesinden de
son derece rahatsızlık duymaktadır.
İğneyi başkasına batırırken çuvaldızı kendimize batırıyoruz.
Engellilerimiz dışlanmamak için ne kadar biz de varız diyorlar. Bu da
bizim eksiğimiz: hep birileri bizim için bir şeyler yapsın, bize
hoşgörülü yaklaşılsın, anlayışlı davranılsın istiyoruz. Sorunlarımızı
dile getirmekten kaçınıyoruz. Biz üzerimizdeki bu çekingenliği atmazsak,
toplum ne kadar duyarlı hale gelirse gelsin yakınmalarımız devam edecek.
Engelimizi AŞMALIYIZ Kİ AŞIRABİLELİM.
Bütün yaşanan olumsuzlukların önlenmesi için topluma getirilen bilincin
yerleştirilmesi lazım. Biz de zihinleri temelden eğitmek için ilkokul
çağındaki çocukları seçtik. Onlardan başlayarak toplumun
bilinçlendirilmesine katkıda bulunabiliriz. Bunun için de “Engel nedir,
engelli insan kime denir?”, önce bunları doğru tanımlamayız. Daha sonra
engelli insanların toplumdan beklentilerini eksiksiz aktarmalıyız.
“Yaşanan sıkıntılar nedir, onları azaltma önlemleri ne olacak, nasıl
uygulanacaktır?” gibi konulara ışık tutularak duyarlı – duyarsız insan
farkı ortaya konmalıdır. Sorunların çözüm temelinde sevgi yatar, çünkü
engelleri aşmak SEVGİ ile mümkün olur. Yine dizelerle anlatırsak:
Bizler engelliyiz ama
Engeller bedenimizde, zihnimizde
Yüreğimizde engel yok
Engel barındırmadık sevgimizle.
Bizler engellendik bir kere
Hayatın armağanı bu bize,
Siz de engel koymayın yüreğinize
Kaldıralım engelleri sevginizle.
Türkiye Sakatlar Haftası olarak adlandırılan 10 Mayıs – 16 Mayıs
tarihleri arasında karşılıklı ziyaretlerin (okul-dernek, dernek-okul
gibi) gerçekleştirilmesi planlanarak, toplumsal kaynaşımın sağlanması da
ayrıca hedeflenmektedir.
PROJE UYGULAMA ADIMLARI
Amacımızı gerçekleştirmek için önce kendimize şu soruları
yöneltmekteyiz. “Kimleri eğiteceğiz, nasıl eğiteceğiz, kimlerden ne tür
destek alabiliriz?” Bu soruları yanıtladıktan sonra ise “Bunların
hedeflerimize ulaşması yönündeki faydası ne olacak?” şeklindeki bir soru
ile çalışmalarımızı her aşamada sorgulayacağız.
Proje ekibinde yer alanlardan ne için neler istenebilir ve beklentilere
ne ölçüde cevap verilebilir? Bu da göz önünde bulundurulması gereken
oldukça önemli bir husustur.
Hedeflerimizi büyük tutuyoruz. Gönülleri fethetmeyi kafamıza koyduk.
Projenin gelişmesini ve sürekliliğini sağlamaya yönelik adımları
uygulamaktan ve arkamıza geniş kitleleri almaktan çekinmiyoruz.
Tıkandığımız yerde duracak mıyız? Nihai bir sonuç elde edene kadar
HAYIR.
“Projenin başarıyla yürütülmesi için bireyler ne yapabilir” dedik ilk
önce ve çalışmaya başladık. Yakın çevremizdeki engelli – engelsiz
insanları projeden haberdar ettik Onlardan aldığımız fikirlerle proje
metnini genişletip, daha açıklayıcı hale getirdik. İnternet üzerinde bir
grup oluşturarak daha fazla insanı haberdar ederek, projeye
katılımlarını istedik. Bu tür konularla yakından ilgilenen, tecrübe
sahibi insanlarla birebir görüşmeler yaptık.
Projenin aynı anda tüm Türkiye ilkokullarında yürütülmesi için il ve
ilçe engelli (özürlü, sakat) dernekleri ile irtibat kurulacak,
hazırlamış oldukları konuşma/program detayı, proje özetine titizlikle
eklenecektir. Ayrıca onlardan, basın desteği de istenecektir.
İl/ilçe milli eğitim müdürlüklerinden izin alınması sağlanacaktır.
Projenin yürütüleceği ilköğretim okul müdürlerinden gerekli düzenlemeler
için yardım istenecektir.
Yerel yönetimlere çağrı yapılacak ve sağlamış olduğu mesela ulaşım,
ikram ve hediye dağıtımı gibi imkanlardan faydalanılacaktır.
Projenin yürütüleceği yerde bulunan ilgili dernek aracılığı ile yerel
basın mensuplarının katılımı ve desteği sağlanacaktır.
Yurt genelinde gereken katılımın sağlanması için, büyük medya
kuruluşlarına ulaşılması (Mesela, bu tür konulara duyarlılık gösteren
yarışma programlarında proje ruhunu açıklamak, projeyi tanıtmak gibi)
düşünülmüştür.
Proje başarılı bir şekilde hayata geçirildikten sonra, duyarlı
engelli/engelsiz öğretmen veya kişilerin vereceği “Engellilere Toplumsal
Duyarlılık” dersinin, ilköğretim okullarının müfredatına sokulması için
MEB’e başvurulacaktır.
PROJE VARLIĞI: Bu proje;
• Devamlılık sağlayacak kararlı bir projedir. Amacı ve hedefleri
doğrultusunda ilerleyecektir.
• Bir örgüt veya derneğin reklamını yapmamaktadır. Fakat tüm Türkiye’nin
katkısını sağlayabilmek için de projenin her türlü reklamı yapılacaktır.
• Hiçbir şekilde duygu sömürüsü içermez ve buna müsaade etmez.
• Temsili bir projedir. Her okulda farklı şekillerde yürütülecektir ve
bu da proje özetinde detaylandırılacaktır.
• Ortak bir çalışma ürünüdür. Tek bir kişiye, gruba, örgüte, derneğe ait
değildir.
• Sorumluluk taşıyan bir projedir. Taşıdığı sorumlulukları eşit
dağıtmaya çalışmaktadır.
• Engelliler için yürütülecek bir maddi yardım/destek kampanyası
değildir. İhtiyacımız olan şey para değil, gönüldür.
• Herhangi bir bireyin ya da grubun çıkarlarına yönelik değildir. Burada
bireysel bir çaba değil, toplumsal bir mücadele yürütülecektir. Projenin
hem engelli insanlara faydası olacak, hem de topluma gelecekte duyarlı
bireylerin gelişimine katkı sağlayacaktır.
• Bir miting, bir basın açıklaması değildir. Sosyal bilinçlendirme
içeren toplumsal bir kazanımdır.
• Karlı bir yatırımdır. Projeden çıkar sağlayacaklar oldukça geniştir.
Çünkü projenin uzun vadede getirisi çoktur ve bu getiri tamamen sosyal
içeriklidir.
• Gönüllülük esaslı bir projedir. Projenin geliştirilebilmesi için
sizlerden gelecek tüm görüş ve önerilere açık tutulmaktadır.
PROJE ÖZETİ:
Her okulda farklı bir içerik uygulanmakla birlikte, bizim yürüteceğimiz
proje uygulaması şu şekildedir.
Öğretmen Hüseyin Bulut bir açılış konuşması yaptıktan sonra, kendi
hastalığının ne olduğunu hazırladığı sunum ile anlatacak. Bu aşamada
önce hastalığı genel hatları ile tanıtacak ve daha sonra sözlü olarak
kendi durumunu anlatacak ve en sonunda ekranda Hüseyin Öğretmen ile aynı
rahatsızlığı bulunan, çeşitli yaş grubundaki ve sağlık durumundaki
arkadaşlarının resim ve görüntülerinin slayt geçişleri yer alacaktır.
Bunun yapılma amacı ise, anlatıma görsellik katarak anlatılanların kolay
anlaşılmasını sağlamaktır.
Sunum tamamlandıktan sonra Burcu ERSÜ’nün hazırlamış olduğu şiirler,
okulun engelli öğrencileri tarafından okunacaktır. Bu şiirler sayesinde,
engellilerin toplumdan ne beklediği, günlük hayatta ne tür davranışlara
maruz kaldığının kavranması çok daha kolay olacaktır. Anlatıma netlik
kazandırmakla kalmayıp, duygusal bir hava da yaratacaktır.
Daha sonra Hüseyin Öğretmen sözü Erzincan Zihinsel ve Bedensel
Engelliler Derneği yetkililerine devredecek, onlarda hazırlamış
oldukları program çerçevesinde konuşma ve/veya gösteriyi takdim
edeceklerdir.
Final olarak sahnede dernek engellilerinin yer alması düşünülmüş ve
onlara mikrofon uzatılarak son sözlerinin alınması planlanmıştır. Daha
sonra Hüseyin Öğretmen engelli öğrencilerini alarak sahneye diğer
engellilerin yanına teşekküre gidecek ve diğer öğrencilerin de
katılımını isteyecektir.
Orada bulunan basın mensuplarından gerekli fotoğraf ve görüntüleri
baştan sona alması beklenmektedir.
PROJE EKİBİ: Projeyi hazırlayan ve sunan Burcu ERSÜ, Hüseyin BULUT.
Projeye katkı sağlayanlar; ilköğretim okulları müdürleri, yerel
yönetimler, İl ve İlçe Engelli (özürlü, sakat) Dernekleri, İl ve İlçe
Milli Eğitim Müdürlükleri, yerel basın mensupları, engelli ve /veya
engelsiz duyarlı kimseler.
Proje ekibinde yer alanlardan nasıl yararlanabileceği proje uygulamaları
kısmında açıklanmıştır.