Sosyal Hizmet Mesleği

Bilgiler
Yayınları
Araştırmalar
 


Sosyal Hizmet Alanları

Çocuk
Gençlik
Yaşlılık
Aile
Sosyal Sorunlar
Engeliler
Tıbbi Sosyal Hizmet


Kaynak Bilgiler

Bireysel Gelişim
Sosyoloji
Psikoloji
İnsan Hakları
İletişim Bilgisi

 

 

 

 

 
 



ANA SAYFA


ÇOCUK EĞİTİMİNDE HOŞGÖRÜ

Prof.Dr.Kemal ÇAKMAKLI

Sosyal Hizmet Uzmanı
 

 

Tolerans; Hoşgörüdür... Çocuk yapacaktır, ben de çocukken yaptım, kıyamet kopmadı ya diyebilmektir. Ufak tefek olay­ları gözde büyütmemektir. Bir bardak kırılmış, çocuk su dökmüş, elbisesini kirletmiş, istenmediği halde evde biraz karışıklığa yol açmış vs. hemen büyük olaylar yaratılmamalıdırr. Adı üzerinde o çocuktur. 

Çocuk demek küçük, yetiş­mekte olan erginlik ve olgunluğa kavuşmamış demektir. Ni­tekim bir yetişkine "çocuk musun" denilse hakaret sayılabi­lir. Sebep budur. Öyle ise çocuğun henüz çocuk olduğu her zaman bilinmelidir ve tolerans kaidesi yeterince değerlendi­rilmelidir. 

Çocuk yaptığı her davranışıyla iç dünyasında evre­ni inşa etmektedir. İnsan hata yaparak aradığı doğruyu bu­lur. Hata yapmadan iyiye güzele, mükemmele gitmek müm­kün değildir. Hata yapıla yapıla yapmama öğrenilir. Hata da eğitimde insanın yücelmesinde etkili bir araçtır. Ancak bu hataların ölüm, yaralanma, yangın çıkarma yahut benzerleri gibi vahim olaylar olmamasına şüphesiz çok çok dikkat edil­melidir. 

Öğrene­bilmenin en iyi yollarından birisi de o şeyin hata olduğunu insanın bizzat görerek kavramasıdır. Atalarımız " bir musibet bin nasihattan iyidir" demiştir. Doğrudur. Yani bir kötü olay bin kez nasihat vermekten daha yararlıdır denilmektedir. Yeterki bu hatalar bir bardak kırmak gibi ufak olsun. Bu ne­denlerle aile anlayıp dinlemeden, kendini frenlemeden der­hal çocuğa en küçük sayılabilecek hatasında bile büyük reak­siyonlar vermemelidir. Anne babanın çocuğuyla konuşmalan tutarlı olmalıdır. 

"Boğaz kırk boğumdur otuzdokuzunu yut birisini söyle" atasözümüz ne kadar anlamlıdır. Tabii suç olan yerde ceza da vardır olmalıdır. Ama küçük kusurlar kü­çük ihmaller hoşgörü sınırında kalabilmelidir. Zaten büyük­ler için de öyledir. Büyüklerin her ufak tefek hatası da yüzle­rine vurulup durulsa herhalde hayat yaşanmaz olurdu. Nere­den bakılırsa bakılsın insan ilişkilerinde, bilhassa çocuk eğiti­minde "Tolerans" denilen olayın iyi doğru değerlendirilmesi şarttır. 

Çocuk bir reçel kavanozunu devirdi diye, onu dövmek, onu ağlatmak, cezalandırmak ne derece doğru olabilir. Bunda çocuğun kastının olmadığı hemen hemen herkesçe bilinir. Çocuk bile bile ne diye reçel kavanozunu devirsin. Çocukluğundan kaynaklanan bir olay burada söz konusudur. İşte böyle olaylar için hoşgörü prensibi vardır ve bu ihmal edilmemelidir. Şüphesiz her şey normal hudutlar içerisinde olmalıdır. 

Tolerans dendi diye artık bunu da ifrata kaçırıp olur olmaz her şeyi ebediyyen hoş görmek de gerekmez. Bu­rada ne denilmek istendiği zannediyorum iyi bir şekilde anla­şılmış durumdadır. Çocuğun belli ki çocuk olmasından kay­naklandığı belli olan davranışlarına karşı büyüklerin bu kai­deyi düşünerek olayı akıl süzgecinden geçirerek değerlendir­meleri yeterlidir. "Öfke ile kalkan zararla oturur" atasözü­müz de burada ne kadar anlamlıdır. 

KAYNAK : http://www.bebekkokusu.com

 



Editörler




Google
 

 


 


KURUMSAL VE BİREYSEL İŞ İLANLARI

 


 

SOSYAL MEDYA




 

 

Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye

sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.