Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap / Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

  Hızlı Erişim
 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

İdeal Karı-Koca, İdeal Anne-Baba mı?

  Birbirinize hala ilk günkü kadar aşıksınız, cinsel yaşantınız inanılmayacak kadar iyi gidiyor ve bir an önce bebeğinizin olması için sabırsızlanıyorsunuz. Ancak uykularınız ve sevginiz bölünmeye başladığında, ilişkiniz bu olumsuzluklardan nasıl etkilenecek?
Bebek sahibi olmak, çiftlerin yaşayabileceği en güzel tecrübelerden biridir kuşkusuz. Ancak anne-baba olmanın sorumlulukları bebekten önceki eğlenceli, rahat ve heyecanlı yaşantıyı sık sık özlemle hatırlamanıza yol açabilir. Bebeğin doğumuyla ortaya çıkan evlilik sorunları da tıpkı diğer sorunlar gibi son derece normaldir. Yapılan araştırmalar, çiftlerin sadece yüzde 15'inin bebekleri doğduktan sonra kendilerini birbirlerine daha yakın hissettiklerini gösteriyor. Geri kalan yüzde 85'lik çoğunluk ise, geçici bile olsa bebeğin ilk zamanlarında karı-koca olarak yaşantılarının sekteye uğradığı fikrinde birleşiyorlar.

Yeni kurallar zorlayabilir
Çiftlerin büyük bir çoğunluğu bebekleri doğmadan önce mükemmel bir birliktelikleri olduğunu, istedikleri saatte istediklerini yapma özgürlüğü yaşadıklarını düşünürler. Gerçekten de istenerek ve planlanarak dünyaya getirilen bebekler bile psikolojik, fiziksel ve duygusal olarak anne-babalarının ilişkilerini zorlayabilirler. Yeni anne-babanın eski yaşam tarzları ve bu tarzın getirdiği kurallar bebekle birlikte adeta yok olur. Belki de bu yüzden mükemmel bir birliktelik ve başarılı bir evlilik hayatı sürdüren çiftler anne-babalığa daha zor adapte olabilirler.

Nasıl alışacaksınız?
İyi ama bir daha dönüşü olmayan ve fazlasıyla özveri isteyen bu yeni röle nasıl alışacaksınız? Önünüzdeki dönemde hafta sonu ne yapacağınızdan çok bebeğinizin biberonlarını nasıl steril hale getireceğinizi düşünmeye başlayacaksınız.

İşin en zor kısmı anne-baba olmaya hazırlanmanın belli bir yolu olmayışıdır. Tamamen gözleri kapalı olarak üstlendiğiniz bu rolü deneme-yanılma yöntemi ile kotarmak zorundasınız. Bu ilk dönemde anneler genellikle çevrelerinden büyük bir destek alırken, babalar kendilerini dışlanmış ve desteksiz hissedebilirler.

Yapılan araştırmalara göre kadınlar annelik rolünü, babaların babalık rolünü benimsediğinden daha kolay benimsiyorlar. Anneler genellikle bebekleri 6 aylık olup bir düzene oturduğunda sıkıntılarını atıp, kendi-lerine yine güvenmeye başlıyorlar. Erkeklerde ise bu alışma süreci 18 aya kadar uzuyor.

Yeni babaların bir kısmı ise bebeklerini kıskandıklarını itiraf ediyorlar. Aradan birkaç yıl geçtiğinde yaptıklannın mantıksız ve şımarıkça olduğunu kabul etseler bile o dönemde anne ile bebek arasındaki yakın ilişkiyi kıskanmadan edemediklerini itiraf ediyorlar.

Bazı gerçekleri kabul edin
Yukarıda sözünü ettiğimiz olası gelişmelerden dolayı mükemmel giden evliliğinizi bir bebekle süslemeye karar verdiğinizde bazı gerçekleri kabul edip önünüzdeki yeni döneme hazırlanmanız gerektiğini unutmayın.

Öncelikle ilişkinizin değişeceğini hem de çok değişeceğini kabullenin. Ancak bu değişim, mutlaka kötü bir değişim olmak zorunda değildir. Sadece yeni rolünüze alışmak için kendinize zaman tanıyın. Çocuklu arkadaşlarınızla sizleri bekleyen değişiklikleri görüşün.
Ya da kendinize, gece uykunuzun, eşinizin ilgisinin bölünmesine hazır olup olmadığınızı sorun. Eşiniz yorgun, sıkıntılı veya sinirli olduğunda neler yapmanız gerektiğini önceden tasarlamaya çalışın. Bebeğiniz dünyaya geldikten sonra, birbirinize olan sevginizi eskisi kadar dışa vuramayıp, sık sık gösteremeyebilirsiniz. Ancak artık birbirinize duyduğunuz sevginin en büyük göstergesi karşınızda duruyor ve hayat onunla çok daha anlamlı bir hale geliyor.
Yeni bir düzen yaratmalısınız...
Aranıza bir bebeğin katılmasıyla beraber yaşamınızda değişimler olması normaldir. Ancak bu arada kendinize de zaman ayırmalı ve eşinizle birlikte olmak için fırsatlar yaratmayı ihmal etmemelisiniz,

Hem kendinize hem de eşinizle birlikte olmak için zaman ayırmalısınız. Bebeğinizi bir yakınınıza veya bakıcısına bırakarak eğlenmeye gitmeniz suçluluk duymanıza neden olmasın.
Bebeğinizi yaşamınızın odak noktası haline getirmeyin. Bebeğin doğumundan önceki ilişkinizi canlı tutmak ve iletişim kurmak için gerekli zamanı yaratmalısınız.
Fikir ayrılıklarınızın olması normaldir, ancak bebeğinizin yanında tartışmamaya özen gösterin. Bebeğiniz küçük olsa da ve kelimelerin anlamlarını bilmese de sesinizin tonu onu korkutabilir.
Bebeğinizin sorumluluklarını eşinizle paylaşın. Belki eşiniz istediklerinizi tam olarak yerine getirmeyebilir, ancak yine de bu bebeğiniz ve bir çift olarak ilişkiniz açısından oldukça önemlidir.

Kaynak: Bebeğim ve Biz Dergisi, Sayı: 58

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.