Sosyal Hizmet Mesleği

Bilgiler
Yayınları
Araştırmalar
 


Sosyal Hizmet Alanları

Çocuk
Gençlik
Yaşlılık
Aile
Sosyal Sorunlar
Engeliler
Tıbbi Sosyal Hizmet


Kaynak Bilgiler

Bireysel Gelişim
Sosyoloji
Psikoloji
İnsan Hakları
İletişim Bilgisi

 

 

 

 

 
 


ANA SAYFA

İNSANIN BİREYCİLİĞİ 

Ramazan  ALTUNÖZ

Sosyal Hizmet Uzmanı
 

 

 Tarihin bilinen ve bilinmeyen kısımlarında insan hep bireyci olmuştur. Bilinen kısımlarına baktığımız da insanlık tarihi savaşlarla çatışmalarla çekişmelerle yarışmalarla yani önde olma, galip gelme, kendini tatmin etme, doyurma, iktidar olma eylemleriyle doludur. Bilinmeyen kısımlarında da gerek insanın şu an ki halinden gerekse evrim sürecinde nasıl ve ne tür davranışlar sergilediğini iyi kötü tahmin edebiliriz. İçgüdüsel davranan bir hayvan veya bir insan arasında pek bir fark yoktur. İnsan evrim ve tarih süreçleri içinde zihinsel süreçlerini zenginleştirmiştir. Bununla beraber insan daha çok bireyci, tutkulu, bencil ve gözü doymaz bir sürece girerken, isteklerinde de sınır tanımaz olmuştur. 

Yapılan bütün bu savaşlar çatışmaların özünde ne yatıyor? Bu kadar hırs, öfke, kin ve tüketim niye? Önceleri ekmek kavgası, yaşam kavgası gibi algılanabilecek masumane kalıplara sokulabilecek türden diye düşünebiliriz. Ama hep aralarda unutulan bir şeyler oluyor. İnsanlığın kanlı tarihini başlatan ve sürdüren ve hatta gelecekte de sürdürecek olan güdüler açlık ve iktidar olma güdüleridir. 

        İnsan ruhunun neden o kadar aç olduğunu kestiremiyoruz. Çevreye, doğaya baktığımızda toplayıcı, biriktirici ve avcı hayvan türlerini görebiliriz. Bu hayvanların dünyasına girdiğimizde güçlerinden olanaklarından kısıtlı olan düşünce sistemlerinden mi olduğunu tam olduğunu anlamasak ta bu hayvanların kimilerinin günlük kimilerinin birkaç günlük; kimilerininse en fazla mevsimlik ihtiyaçlarını karşılayabilecek malzemeyi toplayıp biriktirdiğini görürüz. İnsanlara baktığımızda bundan çok daha ötesini görebiliriz. Direkt olarak sadece beslenme ihtiyacını karşılayacak öğeler değil de gerektiğinde başka ihtiyaçları da karşılayabilecek değişim değerine sahip mal mülk para gibi öğeleri ihtiyacından çok daha fazlasını toplayıp biriktirir. İşte bu noktada karşımıza çıkan tablo çok büyük önem arz etmektedir. Önümüze çıkan tabloda insanlığın kirli tarihini, kanlı tarihini, entrikalı tarihini yani vahşilikten öte medeniyetleşme diye tanımlanan sürecini görürüz. İşte bu tabloda insanın ne kadar aç olduğunu, gözünün ruhunun ne kadar doymaz olduğunu, ne kadar büyük bir hırs tutku ve istekle iktidar olmaya çalıştığını görürüz. Kendi türüne ve diğer türlere ne kadar zarar verdiğini görürüz.

         İnsanlık tarihindeki düşünce sistemlerine sıradışı bir bakış attığımızda hepsinin aynı sonucu bize verdiğini görürüz: insanın bireyciliği: insanın kendini maddi ve manevi yönlerden besleyip Freud’un deyişiyle açlığını gidermeye, Bertrand Russell’ın deyişiyle iktidar olmaya, Addler’in değişiyle de aşağılık duygularını ödünlemeye çalışmasıdır.

©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak göstermek ve izin almak etik kuraldır.
 

 



Editörler




Google
 

 


 


KURUMSAL VE BİREYSEL İŞ İLANLARI

 


 

SOSYAL MEDYA




 

 

Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye

sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.