|
| Hızlı Erişim |
 |
|
|
|
|
|
İnsanın Kendine Teması

İnsanın
kendi bedenine teması, gerginliğin yaşandığı durumlarda
kişiye rahatlık verir. İnsan bir başka kişiye temas
ettiği zaman bunun farkındadır. Ancak insan kendine
temas ederken büyük çoğunlukla davranışından haberdar
değildir.
Çocukluk döneminde zorlandığında veya kendisinde endişe
yaratan durumlarla karşılaştığında, anne ve babaları
tarafından okşanarak güven verilen insanlar, bu
güvenceyi yetişkinliklerinde de ararlar. Bu sebeple
gerginlik yaratan ve kişinin kendisini güvende
hissetmediği her durumda insanın yardımına kendi elleri
yetişir.
İnsanların kendilerine en çok temas ettikleri ve
gerginliklerini hafiflettikleri yüzlerce davranış
incelendiğinde en çok aşağıda sıralanan yedi jestin
tekrarlandığı görülmüştür.
1- Çeneye yaslanmak
2- Saçı okşamak
3- Yanağa yaslanmak
4- Ağza temas etmek
5- Şakağa yaslanmak
6- Elleri cebe sokmak
7- Kollarla bedene sarılmak
İnsanın kendi bedenine temas ederek iç gerginliğini
hafifletmeyi amaçlayan bu jestler hem kadınlar, hem de
erkekler tarafından yapılır. Ancak saçları okşamak ve
kolları bedene dolamak daha çok kadınlara, şakağa
yaslanmak ve elleri cebe sokmak daha çok erkeklere özgü
jestlerdir.
İnsanın
kollarını kavuşturması, en hassas iki noktadan biri olan
kalbi korumanın sembolik bir ifadesidir. Mağara
devrinden bu yana geçen zaman içinde insan
davranışlarında önemli pek çok değişim olmuştur ve kalbi
korumak o günkü anlamını, önemini kaybetmiştir. Ancak
modern çağda da insanlar kendilerine gerginlik veren bir
durum yaşadıkları ve kendilerini duygusal olarak güvende
hissetmedikleri zaman kollarını kavuştururlar.
Kol kavuşturma aynı zamanda insanın anne ve babasından
beklediği kucaklama ihtiyacının kendisi tarafından
karşılanmasıdır. İnsanın güven ihtiyacının arttığı bazı
durumlarda, kişi kendisini tam kucaklayarak bunu
karşılamaya çalışır. Bu durumda artmış olan iç gerginlik
kendi kendine temasın verdiği rahatlıkla gevşemeye
dönüşür.
Topluluk içinde kendine temasın ve dış dünya ile
ilişkileri sınırlandırmanın en güvenli yollarından biri
de özellikle erkekler için, elleri cebe sokmaktır. İnsan
keyifli ve sıkıntılı olduğu bütün durumlarda, yalnız da
olsa topluluk içinde de olsa, ellerini cebine sokarak
çevresi ile ilişkilerini en alt düzeye indirir ve kendi
duygu dünyasına çekilir.
Bacak bacak üstüne atmak, elleri yüzün veya bedenin
üzerinde gezdirmek veya elleri çeşitli biçimlerde
kenetlemek davranışlarının bütünü insanın ihtiyaç
duyduğu teması ve dolayısıyla güven duygusunu ona
vermektedir. Elin alna, mideye, kalbe götürülmesi önemli
bir işarettir.
İnsan bir konuda hayrete düştüğü zaman eli alnına gider.
Parmak uçlarının alna teması kaybolan veya ihtiyaç
duyulan bir fikri geri çağırmak içindir. Bu jest aynı
zamanda dikkatini yoğun olarak bir noktaya toplamak
isteyenlerde görülür.
Elin ağzı örtmesi kişinin hayretinin bir başka
ifadesidir. Kişi, şaşkınlığı sırasında kendisini zor
durumda bırakacak olan tepkisini böylece durdurmak
ister.
Parmakların gömlek veya boyun arasındaki boşluğu
genişletmeye çalışması, kişinin daha çok havaya ve alana
ihtiyaç duyduğunu, bir başka deyişle zor durumda
olduğunu gösterir.
Kulak memesi ile oynamak dikkati yoğunlaştırma
isteğinden kaynaklanır.
Enseyi ve ensedeki saçları okşamak ise kişinin sıkıntılı
bir durumda sevilme ihtiyacını karşılamak amacını
taşıyan narsistik bir jesttir.
BEDENİN DİLİ, Psikolog Dr.Zuhal Baltaş-Psikolog
Dr.Acar Baltaş


|
|