Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH 

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap / Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

  Hızlı Erişim
 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

İnsan, Kültür ve İletişim

                                                                  

Yazan: Nilüfer KARA*

İnsanların ve toplumların, birbirlerine neden benzediği yada benzemediği, neden ve nasıl değiştiği, tarihin ve insanı konu edinen sosyal beşeri bilimlerin cevaplanması en güç soruları arasında yer alır.

İnsanoğlu varolduğu günden bu zamana kadar tek başına yaşamamış, toplum olarak varlığını sürdürmüştür. İnsan, birey olarak bir grubun üyesi olmuş ve kültürü oluşturmuştur. Gerek kültürü oluşturmasında gerek de kendisinden sonra gelen kuşaklara bu kültürü aktarmasında elbette en önemli rolü iletişim oynamıştır.

İnsan ve kültür kavramları birbiriyle çok sıkı ilişkide bulunan kavramlardır. Bu nedenle insan olmadan kültürden, kültürü olmayan insandan da bahsedemeyiz. Kültürün de pek çok kişi tarafından ve çok sayıda tanımı yapılmıştır. Biz kültürü kısaca insanın maddi ve manevi olarak yapıp etmeleri olarak tanımlayabiliriz.

Toplum yaşamı olmaksızın da kültür söz konusu olamaz. İnsan, birey olarak bir toplumun ya da bir grubun içinde yaşama zorunluluğu hissetmiştir. Bu nedenle birey bir toplum içinde, o toplumun kurallarını benimsemiş ve o topluma uyum sağlayan bir varlık haline gelmiştir. Ayrıca psikolojik olarak bir gruba ait olma, kendini kabul ettirme hissi de bu uyumu ve toplumsal kuralların benimsenmesini kolaylaştırmıştır. Bu nedenle de insan kendi kültürünün öğelerini içinde bulunduğu grubun diğer üyeleriyle birlikte, bir sosyal grup arasında elde eder. Kültür bu nedenle öğrenilen bir unsurdur. Kalıtımsal ya da içgüdüsel değildir. Birey ile toplum arasındaki bağı oluşturmada iletişimin ne kadar önemli olduğu da fark edilmektedir. İletişim ne kadar kuvvetli ve sağlam olursa toplum ve birey arasındaki çatışma da o denli az olacaktır.

Atalarımızın ortaya çıkarıp bizlere bıraktığı kültür, bizim katkılarımızla da bizden sonraki kuşaklara aktarılacak ve bu süreç bu şekilde devam edecektir. Bu sürecin işlemesinde de elbette iletişim mutlaka devreye girecek ve sürecin devamlılığını ve etkinliliğini sağlayacaktır.

İletişim'in de kültür gibi bir çok tanımı yapılmıştır. İletişim, her şeyden önce bir insan etkinliğidir. Ünsal Oskay, iletişimin tanımını şu şekilde yapmıştır. "İletişim, birbirlerine ortamlarındaki nesneler, olaylar, olgular ile ilgili değişmeleri haber veren, bunlara ilişkin bilgilerini birbirlerine aktaran, aynı olgular, nesneler, sorunlar karşısında benzer yaşam deneyimlerinden kaynaklanan, benzer duygular taşıyıp bunları birbirine ifade eden insanların oluşturduğu topluluk ya da toplum yaşamı içinde gerçekleştirilen tutum, yargı, düşünce, duygu bildirişimleridir."

İletişimin insanlar için ne kadar önemli olduğunu gösteren bir başka delil ise bireyler arasındaki haberleşmenin sağlanmasında etkili bir rol oynamasıdır. İnsanoğlu geçmişten günümüze kadar çevresinde olup bitenleri hep öğrenmek istemiştir. Öğrendiklerinin ya da kendi ürettikleri bilgilerin yayılmasında çeşitli haberleşme yolları bulmuşlardır. Yazılı kültürün gelişmesi ya da bilgilerin taşınmasında tek bir canlının kullanılması ilk haberleşme şekillerinden bazılarıydı. Ama gelişen bilim ve teknoloji sayesinde ortaya çıkan yeni buluşlar bir çok alanda olduğu gibi iletişim konusunda da kendini göstermiş ve teknolojik yönden faydalı olabilecek her türlü araç iletişimde de kullanılmaya başlanmıştır. Böylece görsel ve işitsel pek çok kitle iletişim araçları ile haber alış verişi hızlı bir şekilde işler hale gelmiştir.

İnsanoğlunun varlığının tarihçesine baktığımız zaman iletişim yoluyla kültür olarak pek çok şey kuşaklara aktarılarak bize kadar gelmiştir. Bu da kültür ile iletişim arasında sıkı bir bağ olduğunu bize göstermektedir.

İletişim yoluyla bilgi, düşünce, sevgi, kıskançlık, nefret vb. gibi olumlu ya da olumsuz duygular bireyler arasında paylaşılır. Yine iletişim yoluyla bireyler birbirini her hangi bir durum karşısında etkiler ya da yönlendirir. Eğlenmek ve mutlu olmak da medya iletişimiyle günümüzde sağlanmaktadır. TV, bilgisayar vs. gibi seyirlik unsurlar artık eğlence olgusunu teknolojik gelişmelere uygun şekilde yaşama olanağını sağlamaya başlamıştır.

Görüldüğü üzere birey ve toplum olmadan kültürden söz edemeyiz. İletişim de toplum içinde yaşayan bireyin ortaya çıkardığı bir kültürdür. İnsanlar için iletişim yaşamsal bir eylemdir. Günümüzde iletişimin önemi kavranmış ve bu konuda özellikle gençler aktif olarak çok fazla girişimlerde bulunmuşlardır. Özellikle bilişim sektöründe ki gelişmeler teknolojinin ulaşabileceği harikalıkları gösterirken gençlerimizin de bu konuya ne kadar ilgili olduğunu ortaya koymaktadır. Bunun yanında reklam, tanıtım ve halkla ilişkiler alanında oldukça gelişmiş ve tanıtımın firmalar bünyesinde çok önemli bir faktör olduğu anlaşılmıştır. Zamana, mekana ve insanların ihtiyacına uygun olan ürünlerin yine insanların hoşuna gidebilecek ve onların ilgisini çekecek şekilde tanıtımını yapmak elbette bu konuda hem eğitimin hem de pratiğin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Bunu yapacak kişilerin her şeyden önce hitap edecekleri kitleyi çok iyi tanımaları, bir nevi onların yerine kendilerini koyarak çalışmalarını yapmaları gereği görülmüştür. Böylece sağlıklı bir iletişim kurulmuş olması sağlanabilir.

Reklam ve tanıtımı, hitap edeceği kitleye ulaştırmanın en yaygın yolunu medya oluşturmaktadır. Sözlük anlamıyla medya "araçlar" anlamına gelmektedir. Medya günümüzde toplumsal yaşamda etkin bir koruma sahip olmuştur. Medyatik iletişimde, gazete, dergi ve bunlara benzer başka basılı araçlar, radyo ve televizyon gibi işitsel ve görsel araçlar öne çıkmaktadırlar. Özellikle radyo ve televizyon sayesinde kısa sürede geniş kitlelere ulaşabilme imkanı sağlanmaktadır. Bugün çok sayıda radyo ve televizyon kanalı vardır ve toplumumuzun azımsanmayacak derecede önemli bir bölümü radyo dinleyicisi ve televizyon izleyicisi durumundadır. Radyo ya da televizyon aracılığıyla her türlü bilgi insanlara ulaşmış ve iletişimin önemli bir payını oluşturmuştur. Böylece medya ülkemizde artık iletişim ya da haberleşme alanında çok önemli bir rol oynamıştır. Doğal olarak iletişim içinde bulunduğu kültürden hem etkilenmiş hem de o kültürü etkiler hale gelmiştir.

İletişim kültürün oluşturduğu unsurlardan sadece biridir. Ama zamanla ve insanların iletişim kaynaklarına yaptığı katkılarla daha da ilerlemiş ve bugün ki durumuna kavuşmuştur. Böylece iletişim, kültürün toplumsallığını, sürekliliğini ve değişkenliğini gözler önüne seren en önemli insanlık etkinliğidir.

İnsan, kültür ve iletişim ile ilgili söylenebilecek çok şey olduğunu düşünüyor ve bu konuda daha geniş araştırmalar yapılması gerektiğine inanıyorum. Aslında insanın varolduğu ve buna bağlı olarak kültürün varolduğu her yerde araştırılacak çok fazla materyal bulunmakta, iletişim ise bunlardan sadece birini oluşturmaktadır. İnsan olmadan kültürden bahsedemeyeceğimiz gibi iletişimin bir kültür unsuru olmasının yanında kültürü etkileyen bir etkinlik olduğunu söylemek gerekir.

KAYNAKLAR Bozkurt Güvenç; İnsan ve Kültür; Remzi Kitapevi
Yrd. Doç. Dr. İlker Bıçakçı; İletişim ve Halkla İlişkiler; MediaCat Kitapları; 3. Basım; 2000 Ankara

*Sosyal Antropolog

 

 

 

 


 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.

©Sosyal Hizmet Uzmanı Web Sitesi