|
|
|
 |
İSLAM'DA ENGELLİLİK
Av. Arzu
Besiri / Sitemiz Yazarı
İstanbul Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Yüksek Lisans Öğrencisi
arzubesiri@yahoo.com.tr |
Manevi duyguların doruğa ulaştığı Ramazan ayında dinimizin engellilere bakış
açısını yazmak istedim. Çoğunluğu Müslüman olan bir toplumda dinimizin bakış
açısının da öğrenilmesinin etkili olacağını düşündüm. Bu konuda yetkin
olmadığım için elimden geldiğince düzgün yazmaya, yanlış yazmamaya çalıştım. Bu
vesile ile herkesin Ramazan Bayramını da tebrik ederim.
İslam anlayışına göre Allah insanların birbirine olan üstünlüğünü sadece manevi
değerlere olan bağlılığına göre değerlendirir yani burada engelli veya sağlıklı
olmak ölçüt değildir. İnsanı Allah katında değersiz kılan unsur insanın manevi
değerlerinin yoksunluğudur, engeli değil. “ Allah katında en üstün olanınız
Allah’ tan en çok korkanızdır.1 “ ayeti de bu gerçeği ortaya koyar. Buradaki
korkma da Allah’ ın söylediklerini yerine getirmek, güzel ahlaklı olmaktır.
Nasıl ki; sevdiğimiz birini incitmekten korkar, tavırlarımıza, sözlerimize
dikkat ederiz bu da aynen öyle. Bu dünya bir imtihandır, o yüzden başımıza
gelen güçlüklere sabretmemiz, Allah’ ın dediklerini yerine getirmemiz
gerekmektedir. Allah’ a teslim olmamız ve zorluklarla mücadele etmemiz gerekir.
Kuran’da engellilerin, durumlarına göre bütün alanlarda aktif olmaları yönünde
kolaylaştırıcı hükümler getirilmiştir. Bununla paralel olarak Kuran-ı Kerim’de,
sorumluluğun kişinin gücü ile orantılı olduğunu, kişilere güçlerinin üstünde
sorumluluk yüklenmeyeceğini ifade eden genel hükümlü ayetler (Bakara 286; En’am
152; A’raf 42) yanında, engellilerin mazeretleri sebebiyle bir kısım
yükümlülüklerden muaf tutulacaklarını konu edinen özel hükümlü ayetler (Fetih
17; Nur 61) de mevcuttur.
İnsanın evrende karşılaşabileceği engel ve güçlülüklere dair bilgi veren Kur’an-ı
Kerimde , hastalardan, görme, işitme-konuşma, topal ve zihinsel engelli
kimselerden de açıkça söz ederek, onlarla nasıl iletişim kurmamız gerektiği ve
onların hayatlarını kolaylaştıracak eylemlerimizin karşılığında
mükafatlandırılacağımızdan söz eder.2
Kısaca diyebiliriz ki, İslam’a göre insan değerli bir varlık olup, bu değerini
fiziki yapısından almayıp manevi yapısından almaktadır. İslâm toplumlarında
hasta veya sakat durumunda olanlara şefkat ve merhametle yaklaşılmış, batı
toplumlarında olduğu gibi kesinlikle dışlanmamış, kendilerine gereken yardım
gösterilmiştir. Çünkü inanan kişi, yaşadığı dünyanın bir imtihan yeri
olduğunun, herkesin başına her an olumsuz şeyler gelebileceğinin bilincindedir.
Neticede İslâm anlayışına göre her şey, insan merkezli düşünülmekte ve ele
alınmaktadır. Evreni değerli kılan insandır. İnsanı insan yapan, insanı üstün
kılan, yücelten hususlar da evrensel içerikli manevi değerlerdir. Bu değerlere
sahip olmayan bir kişinin Allah katında bir değeri ve kıymetinden bahsedilemez.
Dolayısıyla bu evrensel değerlere sahip olan engelli bir insan, bu değerlere
sahip olmayan engelsiz bir insandan daha üstün ve daha faziletlidir.3
|
UYARI!
©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.
|
|