İLETİŞİM

İYİ KONUŞMACI OLMA DERSLERİ
(İyi Bir Konuşmanın Beş Altın Kuralı)
Mehmet TUNGA
Eğitim Müfettişi

mehmettunga_burdur@hotmail.com

Ana Sayfa
 
Aile Sorunları
Çocuk Refahı
Engelli
Gençlik
Sosyal Sorunlar
Tıbbi Sosyal Hizmet
Yaşlılık

Mesleki Bilgiler

SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
SHU Yayınları
İnsan Hakları
Sosyal Siyaset
Sosyoloji
Söyleşiler
Psikoloji
 

 

 

   
“Konuşmalarınızın dinlenmesini istiyorsanız.Sizi dinleyen insanlardan da bahsediniz.”Disraeli
Kuzey Amerika’da yayınlanan istatistiklere göre insanların en büyük korkusunun %74’lük oran ile “Topluluk Önünde Konuşmak Korkusu” yani bilimsel adıyla “glossofobi” olduğu,ikinci sıradaki korkularının ise %68 oranla” Ölüm Korkusu” olduğu belirtilmektedir.
Topluluk önünde konuşma korkusu genellikle dinleyici sayısı 4-5 kişiden fazla ve yabancı ağırlıklı kişiler olduğunda ortaya çıkmaktadır. Glossofobi, daha önce bir topluluk önünde hiç konuşma deneyimi olmayanlarda kendini daha baskın bir şekilde kendini göstermektedir. Konuşma sanatının altın kurallarını öğrenmiş kişilerde ise bu korkunun daha aşağılara kadar düştüğü hatta zamanla kaybolduğu bilinmektedir.

İyi bir konuşmacı olmak öğrenilebilir bir özelliktir. İyi konuşmacıların hiç biri doğarken iyi bir konuşmacı olarak doğmamışlardır.

İyi bir konuşmacı olmanın 5 altın kuralını öğrenirseniz sizler de iyi bir konuşmacı olma yolunda başlangıç yapmış olursunuz.

1-Konuşmanızda istatistiksel bilgiler kullanın.
Konuştuğunuz konu ile ilgili olarak rakamlar veriler kullanırsanız, dinleyiciler önünde kıymetiniz ve prestijiniz artar. Dinleyiciler üzerinde konuştuğunuz konu hakkında bilgi sahibi olduğunuz bilinci kuvvet kazanır.

2-Örneklemeler verin.
Konuştuğunuz konu ile ilgili vereceğiniz örnekler, hayatın içinden aldığınız gerçek emsaller konuşmanıza daha fazla inandırıcılık katar.

3-Kıyaslama ve öngörüler yapın.
Konuştuğunuz konu ile ilgili olarak hayatın içinden yapacağınız karşılaştırmalar, konuşmanıza canlılık katar. Dinleyiciler bu tür konuşmaları daha sevkle dinler ve konuşmanın içerisinde kendilerine ait bir tat bulurlar. Anlattığınız konu sıkıcı olmaktan çıkar ve daha anlaşılır bir hale gelir.

4-Dinleyicilerle saniyelik diyaloglar kurun.
Bu tarz bir yaklaşımda bulunursanız ilgiyi üzerinize çekebilirsiniz. Dinleyicilerin dikkat çekici yönleri ile konu renklenir.Ancak bunu yaparken anlattığınız konunun genel akışının bozulmamasına dikkat etmelisiniz.

5-Düşünce fatihlerini işe koşun.
Konuşmanızda topluma örnek olmuş ve tanınan insanların konu ile ilgili söyledikleri güzel sözlerine ve yaşam öykülerine yer verin.En etkileyici hitap taktiklerinden biri budur.
Birinci ders burada sona erdi. İkinci derste beraber öğrenmek dileğiyle hoşçakalın.
 
Konuşmanızın dinlenmesini istiyorsanız. Sizi dinleyen insanlardan da bahsediniz.”DİSRAELİ
Konuşma yapmadan önce kendinizi konuşmaya hazırlamak için uygulamanız gereken bir takım kurallar vardır. Bu kurallara uygulayarak kendinizi hazır hissedebilirsiniz. Bir konuşma yapmadan önce hazır olduğunu hissetmek ise konuşmanızın etkili olmasını sağlar. “İyi bir konuşmayı bunları yapmadan da yaparım.” gibi bir düşünce büyük bir hata olur. Sonuç olarak kendinizi hazırlamak aslında bu konuşmayı başarmaktır. Konuşmaya geçmeden önce hem kurallarını öğrenmeli, hemde hazırlığımızı yapmalıyız.

1-Bedensel prova yapın.
Bir aynanın karşısına geçip jest ve mimik hareketleri yapınız. Sesli bir şekilde konuşunuz, jest ve mimikleriniz ile konuşma hızı ve ses tonunuzun uyumlu olup olmadığına bakınız. Tespit ettiğiniz uyumsuzlukları gidermeye gayret ediniz. Unutmayın en güzel kusur düzeltme şekli kendi kusurunuzu kendinizin düzeltmesidir.

2-Zihinsel prova yapın.
Loş bir ışıkta yatağınıza uzanın ve gözlerinizi kapayın, yapacağınız konuşmayı baştan sona kadar hayal ediniz. Başarılı bir konuşmanın ardından elde edeceğiniz mutluluk anlarınızı düşününüz.Yine bir çok insanın sizin imkanlarınıza sahip olmadığını kendi kendinize hatırlatınız.Çünkü bir grubun karşısına çıkarak konuşabilmek herkese verilmiş bir imkan değildir.

3-Pozitif olun.
Konuşma yapacağınız tarihten günlerce önceden kendinizi strese sokmayınız. Yapacağınız konuşma ve hayatınızla ilgili olarak olumlamalar yapınız. Ya başarısız olursam, ya herkes bana gülerse gibi zihinsel yorumlamalar yapmayınız. Yaşanmamış bir talihsizlik için önceden strese girmenize zaten gerekte yoktur. Başarılı bir sunum yapacağınızı düşününüz ve kendinizi başarıya konsantre ediniz.Unutmayın pozitif hayaller sizi pozitif sonuçlara götürür.

4-Konuşmayı yapacağınız salona önceden gelin.
Konuşma yapacağınız salona dinleyiciler ile birlikte veya dinleyicilerden sonra gelmeyiniz. Salonu, ses sistemini, oturma düzenini, slayt cihazını mutlaka önceden geliniz ve görünüz. Gerekirse kısa bir konuşma denemesi bile yapınız. Konuşma günü mutlaka salona seyircilerden yarım saat önce geliniz. Zaten daha önce salonla tanıştığınız için zaten yabancılık çekmeyeceksiniz.

5-Kısaca kendinizi tanıtın.
Özellikle biyografinizden bahsediniz. Adınızı ve soyadınızı ve mezun olduğunuz okul veya okulları aldığınız eğitimleri söyleyiniz. Çünkü dinleyiciler sizin kim olduğunuzu, hangi eğitimleri aldığınızı kendilerinden farklı olarak ne bildiğinizi merak ederler.

6-Neden konuşmak zorunda olduğunuzdan bahsedin.
Aslında amatör olduğunuzu, dinleyicilerin sizden daha çok şey bildiğini ancak size konuşmak için görev verildiğinden bahsediniz. Eğer ben profesyonelim konuyu sizden iyi bilirim hissi verirseniz dinleyicilerin arasında bazı kimseler sizi kendilerine rakip olarak görebilir ve sorularla eleştirilerle sizin profesyonel olmadığınızı ispat etme yoluna gidebilirler. Bu durum ise sizin konuşma motivasyonunuzu bozar ve sizi başarısız kılar.

7-Dinleyiciler ile ortak noktalarınızı önceden belirleyin ve konuşmaya başlarken ortak noktalarınızı vurgulayın ve seyircilerin sizi kendilerinden biri olarak kabullenmesini sağlayın.
Örneğin; Sağlık çalışanlarına bir konuşma yapıyorsanız, hastanede gördüğünüz yakın ilgi ve alakadan sağlık çalışanların öneminden,onlara duyduğunuz saygıdan bahsedebilirsiniz. Yakınlarınızdan da sağlık çalışanları olanlar olduğunu ve bu meslek grubu hakkında bilgi sahibi olduğunuzu söyleyebilirsiniz. Dinleyiciler bu bağlantıdan dolayı sizi ve söylediklerinizi ve sizi daha çabuk kabullenecek ve bizden biri yabancı değil duygusuna kapılacaklardır.

8-Daha önceden tanışıyormuş havasında olun.
Dinleyici grubu hakkında önceden genel bilgiler edininiz. Konuşmaya başlarken dinleyici grubu hakkında önceden öğrendiğiniz genel bilgileri sözlerinizin arasına sıkıştırınız. Bu samimi bir davranış olacak ve bu pozitif haliniz dinleyicilerin gözünden kaçmayacaktır.

9-Konuşmaya coşku veren birkaç sözle başlayın.
Konuşmaya nasıl başlarsanız öyle devam eder ve öyle tamamlarsınız. İlk imajı verebilmek için tek bir şansınız vardır.İkinci bir şansınız yoktur.Bu nedenle konu ile ilgili olan ve düşünce fatihleri tarafından söylenmiş coşku verici birkaç söz ile konuşmanıza başlamanız sizin motivasyon ve performansınızı kesinlikle üst düzeye çıkaracaktır.Ayrıca dinleyicilerin de ilgisini doğrudan size ve konuya çekecektir.

10-Konuşmanızın konusundan ve konuşmanızın ne kadar süreceğinden bahsedin.
Dinleyiciler ne konuşulacağını ve bu konuşmadan ne kadar kazançlı çıkacaklarını ve konuşmanın ne kadar süreceğini merak ederler. Konuşmaya başlamadan önce bu merakı gidermeniz gerekecektir. Üçüncü derste birlikte öğrenmek dileğiyle hoşçakalın.

Dinlenir, akılda kalır kısa söz, Binlerce düğümü bir tek sözle çöz. Kutadgu Bilig

Bir işe nasıl başlarsanız öyle devam edersiniz. Bu iş her için geçerli bir kuraldır. O halde konuşmaya başlar başlamaz yapacağınız ilk iş tebessüm etmek olsun. Küçük bir espri nitelikli jest ile kürsüye çıkarsanız başlangıç için iyi bir hareket yapmış olursunuz.
Konuşmaya başlarken derin bir nefes alarak diyaframınızı doldurmayı ihmal etmeyin ama bunu da karşınızdakileri belli etmeyin .Aldığınız derin nefes dinleyiciler tarafından ciddi bir heyecan belirtisi olarak algılanabilir ve negatif düşünceler geliştirir.Kürsüde ayakta duruş pozisyonunuza dikkat edin, sizin için en rahat duruşu pozisyonu hangisi ise onu kullanın.

Ağzınızın kurumasına yol açacak durumlara dikkat edin, ağız kuruluğunun genellikle heyecandan kaynaklandığını unutmayın. Bu nedenle kürsünüzün başına bir bardak su ve peçeteye koydurmayı unutmayın.Ama peçete ile sadece ağzınızı kurulayın yüzünüzü silmeyin.Çünkü konuşurken karşılaşabileceğiniz en büyük tuzak ağız kurululuğudur.Ağız kuruduğunda dudaklar oynamaz , dil hareket etmez ve dişler kilitlenir.

Kürsünün hemen yanı başında yazı tahtası varsa, tahtaya konunun daha iyi anlaşılması açısından konu başlıkları ve konu ile ilgili çizimler yapın. Böyle bir etkinlik size dinleyicilerden gönderilecek negatif göndermeleri yok eder.

Konuşurken bir sonraki cümleyi unuttuğunuzda tekrardan kaçınmayın. Ama konuşmanızın gerisini unuttuğunuzda kesinlikle dinleyicilere hissettirmeyin.Hemen konuya yakın öykü ve fıkra anlatmaya başlayın bu size zaman kazandırır.

Hızlı konuşmayın, bu durum hem heyecana hem de yanlışlara yol açabilir.Yanlış bir kelime kullandığınızda ve diliniz sürçtüğünde kesinlikle özür dilemeyin, bu defa olumsuzluk noktasına dikkat çekmiş olursunuz.Bu durumda hiçbir şey olmamış gibi konuşmanızı sürdürün.
Baktınız ki heyecandan sesiniz hafif titrek bir şekilde çıkmaya başladı, gözlerinizi buna rağmen dinleyicilerden kaçırmayın, bakışlarınızı kalabalığın üzerine iyice dikin, bu size kürsü otoriteri olmanızı sağlayacaktır.

Terleme durumunda hiç panik yapmayın,c ebinizden çıkardığınız mendilinizi çıkarın ve ağır ağır yüzünüzü silin,bu durumu anormal bir durummuş gibi görmeyin.Sakın kağıt mendil veya peçete kullanmayın,çünkü kağıt mendil veya peçete yüzünüze yapışabilir ve çirkin bir görünüm ortaya çıkabilir ve bu da sizin motivasyonunuzu bozar.

El ve ayaklarınızı titrediğini hissediyorsanız sağınıza ve solunuza dönerek profildeki dinleyicilere el hareketli konuşma tarzınızı gösterin. Yani kürsü başında hareketli olun durağan olmayın.Şunu hatırlatmakta fayda var; El ve ayaklarınızın titrediğini ancak siz hissedersiniz, bunu dinleyicilerin fark edeceğini zannetmeyin, seyirciler bu durumun farkına bile varmazlar.Heyecanı, el ayak titremesini ve kalp atışını bastırmanın en güzel yolu duygusal bir havaya girmektir.Bu durum dinleyicilerin vicdan ve merhamet duygularını harekete geçirir.Bu duygusallığı bir öykü, bir anekdot veya bir anı ile yakalayabilirsiniz.

Öksürmek ve aksırmak en doğal hallerden biridir. Ancak mikrofonla konuşuyorsanız aksıracağınız ve öksüreceğinizde mikrofonu ağzınızdan uzaklaştırmayı unutmayın.

Konuşmak için kürsüye çıktığınızda dinleyicilerin size tuhaf gelen bakışlarını dikkate almayın. Siz de bir dinleyici olsaydınız sizde büyük bir ihtimalle konuşmacıya aynı gözlerle bakardınız. Bu bakışlar dinleyicilerin kötü niyet besledikleri ya da eleştirisel bir tavır içine girdikleri anlamına gelmez. Sadece ne anlatacağınızı merak ettikleri için gözlerini size dikmişlerdir. Siz bakışlarla ilgilenmeyin sadece anlatacağınız konuya odaklanın ve güzel bir konuşma çıkaracağınızı düşünün ve ona inanın.
Ayrıca; Size tuhaf gelen bakışların sahiplerinin hiç birinin çıkıp ta kürsüye kolay kolay konuşamayacağını aklınızdan çıkarmayın. Siz onların bıyık altından size güldüklerinizi zannedersiniz, ama öyle değildir. Bunun sebebi sizin heyecan ve kaygılarınızdır.
Dinleyicilerin gözlerin içine bakmayı ihmal etmeyin. Konuşurken onları tek tek süzün. Bu defa onları kontrol altına alan siz olursunuz.

Anlattığınız konuya en başta siz inanın. Gerçekten de bu konuyu anlatmaya ve konu hakkında konuşmaya ihtiyaç duyduğunuzu hissedin ve hissettirin.Bu sizin konuşma isteğinizi dinleyicilerin dinleme isteğini artırır.

Konuşmacı dünyanın en ünlü konuşmacısı olsa bile dinleyiciler üzerinde etki bırakamamaktan korkar bunu unutmayın. Siz böyle bir durum yaşamayacağınıza inanın. Yoksa bilinmeyen korkularınızdan baş edemeyeceğiniz bir düşman oluşturursunuz. Oluşturduğunuz bu düşman sizi kötü bir konuşmacı yapar.

Dördüncü derste görüşmek üzere.


Mehmet TUNGA
Maarif Müfettişi
mehmettunga_burdur@hotmail.com
 

 

 BİZE YAZIN
     Sosyal Hizmet Uzmanı Web Sitesi
     E-Posta : sosyalhizmetuzmanlari@gmail.com

   

© Copyright 2011
www.sosyalhizmetuzmani.org