Sosyal Hizmet Mesleği

Sosyal Hizmet Alanları

Sosyal Kaynak
Bilgiler

     
   
   



 
Kahraman EROĞLU


 Sosyal Hizmet Uzmanı ve Aile Danışmanı

 kahraman.eroglu@hotmail.com
 

   
   

 Kadın Haklarının Geliştirilmesinde Toplum Merkezlerinin Önemi
 

 

      Kadına haklarına yönelik sosyal duruş ve Sosyal Hizmet

      Erkek egemen anlayışın hâkim olduğu günümüzde kadınlara yönelik kötü muamele, şiddet, hatta öldürme eylemleri hiç durmadan devam ediyor. Kadına yönelik şiddetin sosyolojik, psikolojik, hukuksal, ekonomik ve sosyal sebepleri araştırılırken, şiddetin son bulması için nelerin yapılmasına yönelik çözüm yolları ve acil eylem planları da toplum bilimciler, siyasiler, kadınları korumakla yükümlü olan resmî kurumlar ve kadın dernekleri tarafından yapılmaktadır.

      Uzun yıllar sosyal hizmetlerin her biriminde meslek elamanı, idareci ve en son İstanbul sosyal hizmetler il müdürlüğü görevini 7 yıl yürüten bir sosyal hizmet uzmanı, aile danışmanı, araştırmacı ve yazar olarak yaptığım çalışmalarda, kadınlara destek amacıyla açtığım kurumlardan edindiğim deneyimlerden çıkarttığım sonuçları sizlerle paylaşmak istiyorum.

       Kadına yönelik şiddetin, ayrımcılığın, her türlü kötü muamele ve kadını kimliksizleştirmek isteyen erkek egemen anlayışına kadınların katlanmak istemelerindeki en önemli sebep ekonomik güçsüzlük ve kendini korumakla ilgili öz güven eksikliğidir. Tabii ki şiddet olgusunda geleneksel anlayış, aile yapısı, toplumun iç dinamikleri de çok önemlidir. İstanbul’da 1997-2004 yılları arasında Sosyal hizmetler il müdürlüğü yaptığım dönemde özellikle dezavantajlı bölgelerde (ekonomik ve sosyal gelişmişlik bağlamında) açtığım toplum merkezlerinde binlerce kadına aş, iş imkânı yaratılmasında önemli katkılar sağlandı. Öncelikle toplum merkezlerinin ne olduğu hakkında genel bilgi vermek istiyorum.

       Toplum merkezleri hızlı toplumsal değişme, kentleşme ve göçün yarattığı sorunlar doğrultusunda bireylerin, grupların, ailelerin ve toplumun sorunlarla baş edebilmelerine destek olmak üzere çeşitli projeler kapsamında özellikle kadınların bilinçlenmesine, iş aş edinmelerine katkı sağlamak amacıyla kurulan sosyal hizmet kurumudur. Toplum merkezleri bireylerin katılımcı, üretken ve kendine yeterli hale gelmesi amacıyla; koruyucu-önleyici, eğitici, geliştirici, rehabilite edici projeleri yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum örgütleri ve gönüllülerle iş birliği ve eşgüdüm içinde geliştirir ve sunar.

Bu düşünceyle İstanbul’un yoksul semtlerinde açtığımız toplum merkezlerinde;

1- Kadınların öncelikli olarak hakları konusunda bilinçlendirilmesi (İstanbul sözleşmesi, kadına karşı her türlü istismar ve kötü muameleye karşı bilinç geliştirme, duyarlılık yaratma.)

2- Bu bilincin oluşturulması amacıyla kadının insan hakları projesi, psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri, Sosyal yardım ve aile danışmanlık hizmetleri verilmesi.

3- Evde bilinçli çocuk yetiştirme eğitimi, yaşlı ve engelli bakım eğitimleri, bilinçli ve sağlıklı hamilelik dönemi eğitimleri, çocuk bakımı annenin olduğu kadar babanın da sorumluluğu anlayışı ile “baba destek eğitimleri”, Aile içi iletişim programı, Alzheimer bakımı konusunda çeşitli eğitimler verilmesi.

4- Ekonomik anlamda kadınların desteklenmesi amacıyla açtığımız toplum merkezlerinde hasta bakıcı kursu, Alzheimer bakıcısı, yaşlı bakıcısı, çocuk bakıcısı, dadılık, kuaförlük, gibi eğitimlerle kadınlara meslek öğretilerek işe yerleştirilmelerine olanak sağlandı. Bu toplum merkezindeki kurslardan belge alan kadınlarımız yuvalarda, yurtlarda, hastane, huzurevinde, bakım merkezlerinde sigortalı elaman olarak çalışırken bazı kadınlarda ellerindeki belgelerle evlerde nitelikli elaman olarak çalıştılar.

        Toplum merkezlerinde kadınlara çeşitli nedenlerle yarım bıraktıkları eğitim hayatlarını devam ettirmeleri, tamamlamaları konusunda da destekleyici, yönlendirici ve eğitici anlamında yardım edildi. Bir toplum merkezine gelen kadınımız okuma yazman bilmediği için her gün eşi tarafından “okuma yazma bilmiyorsun ne biçim kadınsın “gibi aşağılayıcı tavırlarına çok üzülen kadın toplum merkezinde aldığı psikososyal destek, eğitimle dört yıl sonra dışarıdan ilköğretimi bitirip bir de kitap yazarak eşine gerekli cevabı vermesi tüm ezilen kadınlar için örnek teşkil etti.

         Bir örnek vaka daha sunmak istiyorum. Uzun yıllar ekonomik ve sosyal güçsüzlük sebebiyle kocasının ve kayınpederinin her türlü şiddet ve kötü muamelesine iki çocuğu olduğu için boyun eğen bir kadın kocası tarafından balkondan atılınca komşularının yardımı ile sosyal hizmetlere sığınmıştı. Kadın iki çocuğu ile bir müddet kadın sığınma evinde kaldıktan sonra toplum merkezlerinden birine kaydolarak üç dört yıl çeşitli kurslarda eğitim aldı. Aldığı belgelerle bir kamu kurumunda işe girdi iki çocuğunu iyi okullarda okutup meslek sahibi yapıp ikisini de evlendirdi.

         Toplum merkezindeki sosyal hizmet uzmanı, psikolog ve öğretmenlerden aldığı psiko-sosyal destekle kaybolan özgüvenini yeniden kazanarak liseyi bitirdi, dışarıdan dört yıllık açık üniversite de sosyolojiyi tamamladı. Şimdi bir üniversitede sosyal hizmetler yüksek lisans yapıyor.

        Bu başarılı kadınların sayıları çoktur. Toplum merkezlerine gelen kadınlar kendi aralarında dayanışma ağları oluşturduklarından evlerde yapılan kötü muamele ve şiddet olayları gizli kalmıyor. Toplum merkezleri yerel yönetimler tarafından da çeşitli isimlerde açılarak kadınların bilinçlenmelerine, ekonomik ve sosyal yönden kendilerini güçlü hissetmelerine katkı vermektedir.

       Çünkü belediyeler bulundukları coğrafi alan içerisinde yaşayan yöre halkının ekonomik, kültürel ve sosyal ihtiyaçlarını etkin biçimde karşılamak üzere ayrı bütçe ve personelle kurulan halka en yakın devlet kurumlarıdır. Yerel yönetimler merkezi yönetime bağlı, halkın kendi oyu ile seçilen başkanı ve meclis üyeleri ile daha hızlı karar alabilme ve icraatta bulunma avantalarına sahiptirler.

      Yerel yönetimler eskiden oldukları gibi yol, su, kanalizasyon, inşaat belediyecilikten (bu hizmetlerde yapılmalı) sosyal belediyeciliğe geçme gayreti içerisindedirler. Bu nedenle her mahallede açılacak toplum merkezleri aracılığı ile kadınların her anlamda güçlendirilmelerine katkı sağlanmalıdır. Ekonomik ve sosyal yönden güçlü olan kadınlar erkek şiddetine ve baskılarına karşı kendilerini daha güçlü savunabilirler. Erkek egemen anlayış değişmedikçe, kadın erkek eşitliğini yaşamın her alanında görmedikçe en ağır cezai müeyyideleri dahi uygulansa şiddet son bulmaz.      
 

 
 
 
 



Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye  

sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.