Sosyal Hizmet Uzmanları Web Sitesi
  

SOSYAL SORUNLAR

KADININ SUÇU NE?

İlyas Ali DAŞTAN/Sitemiz Yazarı
dastanilyas@gmail.com

Ana Sayfa
 
Aile Sorunları
Çocuk Refahı
Engelli
Gençlik
Sosyal Sorunlar
Tıbbi Sosyal Hizmet
Yaşlılık

Mesleki Bilgiler

SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
SHU Yayınları
İnsan Hakları
Kültür/Sanat
Sosyal Siyaset
Sosyoloji
Söyleşiler
Psikoloji

Meslek Elamanı Arayan Kurumlar ve İş Arayan Meslek Elamanları


Sitemiz Yazarları

 

   

ERKEK ADAM, BOŞUNA ŞİDDET UYGULAMAZ, ÖLDÜRMEZ, TACİZ/TECAVÜZ ETMEZ!!!
ŞİDDET GÖRÜYORSA, ÖLDÜRÜLÜYORSA, TACİZE/TECAVÜZE MARUZ KALIYORSA SUÇ KADININDIR!!!
Herhalde kadın ya da erkek olsun aklı başında herkes bu önermeye amiyane tabirle PES! OHAA! ÇÜŞ! Derdi. Çünkü insanlık dışı (üstelik hayvana bile yakışmayacak) böyle bir aşağılamaya başka türlü cevap verilmez.
PES!
OHAA!
ÇÜŞ!
Habertürk gazetesinin dış haberlerden seçtiği küçük bir haber:

Kanadalı bir polis şöyle demiş: “Kadınlar taciz kurbanı olmamak için sürtük gibi giyinmemelidir.” Bu sözün ardından, Kanada başta olmak üzere birçok ülkede “sürtük yürüyüşleri” başlamış. Kadınlar ‘popom tecavüz nedeni değildir’ ‘bana nasıl giyineceğimi söyleme, onlara tecavüz etmemelerini söyle’ gibi sloganlar yazılı dövizler taşıyarak kent sokaklarında yürümüşler ve kendilerine yönelik saldırılarda “tahrik var” bakış açısının kalkması yönünde çağrıda bulunmuşlar.
Kanadalı polisin söylediği sözler tanıdık geliyor mu? Kadına bakışın sakatlığı konusunda dünya ülkelerindeki erkeklerin birbirinden geri kalır yanı yok gibi. Kadının başına bir iş geliyorsa o bunun olması için mutlaka bir şeyler yapmıştır. Mesela mini etek giymiştir, göğüs dekoltesi vardır, mesela baygın bakmıştır, mesaj vermiştir, iş atmıştır, hal ve hareketleri ile davetiye çıkarmıştır. Biraz daha ağır olacak ‘kuyruk sallamıştır.’ Bu çirkinlikler bir cinsin diğeri üzerindeki hegemonyasından kaynaklanmaktadır. Yüzyıllardır kadını kendine köle olarak gören erkek zihniyetinin bir ürünüdür. Kadını suçlu gören zihniyetin dışa vurumudur.
Kanada’da yürüyüşe katılanlar uygar dünya kadınına yaraşır şekilde tepkilerini dile getirmişler. Bilinçli ve her şeyi sorgulayan dünya kadınları aşağılanmaya, ikinci sınıflaştırılmaya karşı olduklarını ifade etmişlerdir.
Ülkemizde bunun onlarca katı daha ağır sözler ve eylemler olmaktadır. Kadınların aşağılanması bir yana, her türlü şiddete maruz kalmakta ve canlarından olmaktadırlar. Bu konuda ne yazık ki sokaktan bir avuç kadın tepkisi ve sesi yükselmektedir. Kadınların özellikle kendilerine yapılanlar konusunda seslerini daha çok çıkartmaları, örgütlenmeleri, kadın örgütlerinin artması, güçlerini birleştirmesi gerekmektedir. Bu şekilde bir ulusal tepkide kadın, kendisi ile aynı düşüncede olan erkeği de yanına çekmeli ve birlikte hareket etmelidir.
Ülkemizde kadın cinayetleri çok ciddi bir sosyal sorun olmuştur. Kadına yönelik şiddette her gün akıl almaz yöntemler sergileniyor. Kadınlar ölmemek, şiddete maruz kalmamak için mücadele veriyorlar. Resmi ve resmi olmayan kanallardan, kurumlardan kadınları yaşatmak ve dayaktan uzak tutma yöntemleri, projeleri üretiliyor.
Özetle, iyi şeyler yapılmaya çalışılıyor.
Ancak, erkeğin kadına bakışı; yani sorunun büyüğü, buz dağının görünmeyen yönü üzerinde bir çalışma yapılmıyor. Erkek, hala kendisini kadından üstün görmeye, kadın üzerinde hak iddia etmeye, kendisi her türlü namussuzluğu yaparken, kadının namusunu koruma gibi işleri kendisine asli görevler olarak algılamaya devam etmektedir.
Egemen olma sevdasındaki erkek hegemonya kurmak için her şeyi söyler ve her şeyi de yapar. Bu saplantı iliklerine, ruhunun derinliklerine işlemiş birini değiştirmenin, dönüştürmenin zorluğu ortadadır.
Bu yüzden Kanadalı polis gibi ülkemizdeki kimi erkekler de şiddetin, cinayetin, tacizin, tecavüzün suçunu kadına yükleyerek kendi suçlarını bastırmanın yolunu bulmuşlardır. Oysa bu erkekler aynaya baksalar suçluyu göreceklerdir.

 

 

 BİZE YAZIN
     Sosyal Hizmet Uzmanı Web Sitesi
     E-Posta : sosyalhizmetuzmanlari@gmail.com

   

© Copyright 2011
www.sosyalhizmetuzmani.org