|
|
|

|
‘Kadına Yönelik Şiddete Çirkinleme-I:
Şiddetlerden Şiddet Beğen!
Şadiye DÖNÜMCÜ
dosadoster@gmail.com
|
Şiddet, hayatın
içinde. Şiddet, hayatın her alanında. Şiddet, çeşit çeşit. Şiddet farklı
etki ve sonuçlarla karşımızda...
Bireyin kendi bedenine uyguladığı şiddet: Komşumuzun sevgilisi
tarafından terk edilen 14 yaşındaki kız çocuğunun intiharı… Müslüm Baba’nın
konserinde kanı deli akanların kendi bedenlerini jiletlemesi… Uyuşturucu
madde kullanmak vb.
Kişilerarası şiddet: Ağlaması bitmeyen öz çocuğunun vücudunda sigara
söndüren baba... Yaşlı annesini sokağa terk eden evlat... Özürlü kızını
zincirleyip ahıra kapatan baba... İnternette yeni doğan bebeğini satılığa
çıkaran anne. Torununa fena gözle bakan dede... Bakire çıkmayan iki günlük
karısını boğan damat... Gelinini horlayan kaynana... Nişanlısının eski
sevgilisini vuran nişanlı. Okullu çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamayan
(karşılayamayan değil) baba vb.
Organize şiddet: Uluslararası, kolektif, politik, iktidar ve iktidara
karşı şiddetin boyutları. Adı gibi büyük ve organize.
Medya şiddeti: Ya gazete-dergilerde, televizyonlarda ve sanal
alemdeki görsel-işitsel ve yazılı şiddet.
Spor karşılaşmalarında, özellikle futbol taraftarlarının karşı taraftakilere
yaptıkları… Değişik amaçlı çeteler… Nice hayat sonlandıran kan davaları…
Sokaktaki kap-kaçcılar… İnsan ticareti, organ ticareti… Pornografi de şiddet
değil mi?
Farklı cinsel tercihi olduğu için, toplumda azınlık oldukları için şiddete
maruz kalanlar… İşyerinde uygulanan şiddet… Okulda çocuklarımıza uygulanan
şiddet… Say say bitmeyen, ‘şiddetlerden şiddet beğen’ durumu yani.
Şiddet; toplumun iyilik ve sağlık düzeyinde olumsuzluklara yol açtığı kesin.
Uzmanlar şiddetin -ve özellikle aile içi şiddetin- her geçen gün arttığını
söyleyip ardından ekliyorlar: “Aile içi şiddet bir sağlık sorunudur.”
Şiddet değişik şekillerde tanımlanmış. İşte biri: “Güçlü, kudretli ve
baskıcı gücü elinde tutan kişinin; karşısındakine baskı ve tehdit
uygulayarak, duygularını istismar ederek, korkutarak, suçlayarak ya da inkar
ederek, gereksinimlerini sağlamayarak, sevdiklerini ve değer verdiklerini
kullanarak karşısındakini tehdit etmesi ya da bizzat beden bütünlüğünü bozan
veya bozma olasılığı yüksek bir biçimde davranış geliştirmesi."
Şiddetin farklı tanımlarında
Sertlik,
Katı ve kaba davranış,
Bedene zor uygulama,
Bedensel zedelenmeye neden olma,
Kişisel özgürlüğü zor yoluyla kısıtlama,
Büyük güç,
Haşinlik,
Rahatça gelişmesini ya da tamamlanmasını engelleme,
Bazı doğal süreç ve alışkanlıklara yersiz kısıtlamalar getirme gibi ortak
noktalar bulunmakta.
Bu durumda;
Şiddet uygulayan( mağdur eden) kişi, grup ve toplumlar
Şiddete uğrayan (mağdur edilen) kişi, grup ve toplumlar ve mağduriyet söz
konusu.
Mağdurun mağduriyeti önlenmeli; yani şiddet önlenmeli.
Şiddet önlenebilir mi? Evet, ama zor. Şiddetin (tamamen) önlenilmesi mümkün
mü? Evet, ama zor. Niye?
Dünyanın her yerinde, şiddetin her türünün uygulandığı bir gerçek. Bu
olguyla birey, toplum ve ülke olarak tek başına mücadele etmek çoğu kez
yetersiz kaldığından;
Şiddetin her türü İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi(1948),
BM Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAV:Kadın
Hakları Sözleşmesi) (1979),
BM Çocuk Hakları Sözleşmesi(1989), BM Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi
Bildirgesi( 1993)
gibi uluslararası sözleşmelerde şiddetle bağlantılı hükümlere yer verilmiş.
Ayrıca her ülke bu konuda kendi iç hukuğunu geliştirmiştir.
Ülkemizde Anayasa’nın amir hükümleri çerçevesinde çıkarılan kanunlarla
(Medeni Kanun, Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine
Dair Kanun, Çocuk Koruma Kanunu vb. gibi) şiddetin önlenmesine yönelik
önlemler alınmıştır.
Yasal düzenlemelerle şiddet sonlandırılabilir mi? Bildiğim kadarıyla
uzmanlar bu konuda hemfikir değil. Ancak bu yazıyı okuyan herkesin şiddetsiz
bir dünyada yaşamak konusunda hemfikir olduğu kesin. (ŞD/NZ)
* Şadiye Dönümcü. Sosyal Hizmet Uzmanı.
** Bu yazıda “Aile İçi Şiddete Son Kampanyası Eşler Arası İlişkiler Destek
Programı Eğitici Eğitimi El Kitabı”ndan yararlanılmıştır.
http://www.bianet.org/
yayınlanmaktadır.
|
|