|
|
Her Sosyal İnceleme
öncesi,gözyaşlarının eşlik ettiği dramları dinlemek,notlar almak
müracaatçının çizdiği karanlık tablodan,mağaranın sonundaki çıkış ışığının
ne olacağını düşünmek ve gerçekle olayların geçtiği yerde bir kez daha
yüzleşmek için,sürekli yollara düşmek..
Gerçeğin izini sürmek,bazen kentin arka
mahallerinde,bazen deniz kenarında sevimli bir kasaba da,bazen de,Bahçesaray’lı
kamyon şoförünün hissiyatı ile en tepeye çıktığınızda incir,ceviz ağaçlarını
arkada bırakıp göğe değecekmişsiniz gibi,.yol almak dağ köylerine doğru...ne
olursa olsun acının coğrafyasında gelir bulur sizi
kadınlar,çocuklar,yetişkinler ve siz onlara ulaşmakta hep geç
kalmışsınızdır..
Esmer tenli Hayat bir Cuma günü mesainin bitimine yakın,saçları Balkan
sarısı,gözleri Ege mavisi,çocukların en yorgunlarından,çocukların en
yoksulundan 6 yaşındaki kızı Elem ile odama girince,ilkin elindeki kırış
kırış not kağıdını uzatıp belediyeye gittim,beni çok dinlemediler git sosyal
hizmetler sana yardımcı olur dediler dedi.Oturması için sandalyeyi
gösterdim..Yüz ifadesinden ve ses tonundan huzursuz olduğunu anladım.
Annesinin konuşmalarından olumsuz etkilenebileceğini düşünerek,kısa bir
açıklama yaptıktan sonra çocuğu oyun odasına gönderdiğimde,Elem’in oyun
odasının adını duyunca,annesinden nazlanmadan ayrılması annesinin ani
şaşkınlığına neden oldu..Belki de anne kızının,ağlayarak ben annemden
ayrılmam demesini bekliyordu...ancak bu sefer oyun kazanmıştı..
Kızı gittikten sonra;
Hayat, büyük bir yükten kurtulmak istermiş
gibi,44 yıl boyunca yüreğinde,düşüncelerinde,ellerinde,eteğinde,masanın
üstüne koyduğu günlük alışveriş poşetinde birikmiş ne varsa zamanla
yarışırcasına anlatmaya koyuldu..
Benim ilgiyle dinlediğimi görmek rahatlatmış olmalıydı ki onu,ilk defa
karşılaştığı bana sevinçlerinden çok acılarını anlattı.O anlattıkça düşündüm
ister istemez.Sahi bu kadının sevinçlerine ne olmuştu..Hangi yaşta yitip
gitmişti o sevinçler.Ve,bir insan bu kadar kederi nereye sığdırır.?Ya
da,acılar çoğalırken insanlar eksilir
mi?Kelimeleri,düşünceleri,düşleri,yürüyüşü,umutları teslimiyetin esaretinde
silikleşir mi?
Babam çocukluğumda hep döverdi beni dediğinde
hıçkırarak ağlamaya başladı..Konuşması gözyaşları aktığında bir süre
kesildi.Biraz toparladığında ağladığı için özür diledi..Ağlayabildiği için
şanslı olduğunu ifade ettim..Gülümsedi ve biliyor musunuz? ben hayatta hiç
sevgi görmedim.Çocuk olduğuma bakmadılar bir Roman’la evlendirdiler
beni.Çocuğum daha kalabalık bir aile..Çadırda yaşarlar,düzen yok..Dert çok
anlayacağın.Dayanamadım kaçtım ilk kocamdan..Eve döndüğümde babamın
dayaklarına dayanamayan annemin evi terk ettiğini öğrendim.Babam delinin
tekiydi.Annemde çekmiş gitmiş.Küfürbaz bir babayla yaşamaktansa sokaklarda
yaşarım dedim ve evi terk ettim..
Bulgaristan göçmeni kamyon şoförü Sencar ile sokakta tanıştığımda her şeyin
eskisinden iyi olmasını dilemiştim.Ancak yanıldığımı anladığımda ilk
çocuğuma hamileydim.20 yıldır Sencar’la yaşıyorum.5 çocuğum var.Resmi
nikahım yok,düzenim yok,huzurum yok,aklım yok..20 yılda 12 ev
değiştirdik.Sürekli kavga,dövüş.Ev sahipleri bizi istemiyor evlerinde.Sencar
rakıyı benden daha çok sevdi yıllar içinde..Yalnız içmek istemediği
zamanlarda iki göz evimize arkadaşlarını da getirdi.Onları da sığdırdı
daracık odalara..İçti içti,Tuna Nehri’nden türküler söyleyerek hatırında ne
kalmışsa..
Bir ara sağlık karnesini çıkarttı ve bak
neredeyse psikiyatri dışında gitmediğim doktor kalmamış dedi.Peki neden
psikiyatriye gitmedin..?diye sordum.Ben deli değilim ki..
Bu arada karnenin içinden bir kağıt düştü.Alıp kendisine uzatırken geçmiş
duruşma günü yazılı bir mahkeme kağıdı olduğunu gördüm.Merak edip
sordum.Hayırdır Ağır Ceza Mahkemesinde bir davan mı var?Çok sıkılsa da,geçen
yıl tecavüze uğradığını,tecavüzcünün eşinin eve gelen arkadaşlarından biri
olduğunu ancak eşinin buna inanmak istemediğini arkadaşını savunduğunu
anlattı..Hıçkırıkların eşlik ettiği uzun bir sessizlik daha.
Henüz bitmedi..Sencar’ın resmi nikahlı evli olduğunu bu evliliğinden 4
çocuğu olduğunu da anlattı.Dahası,bütün acılarına sebep gördüğü
babası,kaldığı özel bir huzurevinden çıkmış..Yıllardır görüşmemelerine
rağmen,akrabaları babasını başına bırakıp gitmişler.Babam sabaha kadar
konuşuyor,sürekli küfrediyor.Çıplak soyunup ortalıkta dolaşıyor.Bana ve
çocuklarıma şiddet uyguluyor.Manisa Ruh Hastanesi’ne yatırılması için Sağlık
Müdürlüğüne gittim.3 günlüğüne aldılar babamı sonra saldılar..
Bu saatten sonra iş de bulamam,Hem ben hiç çalışmadım ki.Hep evde çocuklara
ve kocama hizmet ettim.Evi terk etsem,nereye gitcem..Ne iş yapcam..aldığım
para kirayı ödemeye yeter mi ?ya çocuklar ne yer?ne içerler?
Sorunların anlatımı bitti,2.bölüm,sorular.3.bölüm çözümler..
Pek çok şey konuştuk.Müdürlüğümüzden ayrıldığında, gayri resmi eşi ve babası
hakkında aile içi şiddete maruz kaldığı için suç duyurusunda
bulunacağını,pazartesi tekrar geleceğini söyledi.
Pazartesi,bekledim gelmedi.Merak ettim ancak
ulaşabileceğim bir numarası da yoktu.Salı günü sakin ve gülümseyen bir yüz
ifadesi ile göründü kapıdan.Onu sakinleşmiş görmek bana da iyi geldi.Ancak
biraz sonra yanıldığımı anladım.Aslında Hayat için hiçbir şey
değişmemişti.Savcılığa yazdığı iki uzun sayfayı masaya koyup dilekçelerimi
kabul etmediler.Sizden bahsettim görevliler o zaman sosyal hizmetler
dilekçeni yazsın dediler.dedi.
Dilekçesini verememiş olsa da,anladım ki,adliyeye ye kadar gitmiş olmak iyi
gelmişti Hayat’a .Gülümsemesi ondandı.Karar verdim,gittim,olmadı ancak
denedim.duygusu.Çarşamba günü için evine Sosyal İnceleme için geleceğimi
söyledim.Evin adresini yanlış verdiğini hatırladı.Son dakika sürprizi bir
açıklama daha yaparak gitti..15 yaşımdaki kızım evde durmuyor.Arkadaşlarının
evinde kalıyor...
Ve,Çarşamba.Sıcak bir sabah..
Neyse ki adres bildiğim bir semtte..Araç şoförümüzün de pratikliği ile
verilen adrese geliyoruz.Ancak,birbirine benzeyen numarasız iki evden
hangisine gideceğim konusunda kısa süren karışıklığı bakkal Hüseyin’in
bıkmış bir ses tonu ile onlar benim kiracım açıklaması ve el işareti ile şu
ihtiyarın kapısında oturduğu evde otururlar tarifi ile aşıyorum...
Tek katlı bir evin caddeye bakan girişinde
yerlere atılmış gazeteleri minder niyetine kullanan,şortlu ve atletli,esmer
tenli,saç,bıyık,sakal kar gibi beyaz,şişman kısa boylu bir adam.Esmer
ayakları çıplak.Sağ elinde üst üste koymuş olduğu 2 mercekle,sol elinde ters
tuttuğu bir gazeteyi okumaya çalışıyor.Merhaba dediğimde,merceklerini
gözlerine iyice yaklaştırıp,sen de kimsin dedi.Bilgi verip evde kimse var
mı?diye sordum.Kızgınlıkla evdeki herkes,dün gece resmi görevlilerin
tecavüzüne uğradı dedi..Ve,büyük bir ciddiyetle gazetelerine döndü..
Daha girişten itibaren ağır bir koku biraz sonra nasıl bir evle
karşılaşacağımın ip ucunu veriyordu.Kapıyı çaldığımda Uykudan yeni
uyanmış,Hayat ilk günkü umutsuz yüz ifadesi ile karşıladı beni..
Sencar,up uzun boylu,mavi gözlü,beyaz saçlı bir adam..sakin ve güler yüzlü
bir ifade ile evi gezebilirsiniz dedi..Ev dediği 4 duvarın içine konulmuş
yıkık dökük birkaç mobilya,kirli halılar,elbise dolabından taşmış,elbiseler.
1 oda da yere atılmış,eski bir yatakta 2 kız 1 erkek çocuğu yan yana
uykuda.Diğer 2 büyük kızı soruyorum.Sencar biri 17’de evlendi..Kiminle
diyorum.Damat Urfa’lı diyor.Kızla görüşüyoruz,birde torun oldu diyor
kestirme cevaplarla..Benim diğer kızla sorunum var.Evde tutamıyorum
arkadaşlarında kalıyor eve getiremiyorum.Bu arada çocuklar uyanıyor..
Biraz zaman geçtikten sonra annesi gibi esmer
tenli olan Gamlı ile konuşuyorum.4.sınıfa geçtiğini söylüyor.Bezgin bir ruh
hali ile.Gözlerinde çok tanıdık bir umutsuzluk.Gün içinde neler yapıyorsun
?diye soruyorum..Bu evde yapacak bir şey yok..Ben uyumayı
seviyorum.Uyudukça,her şey daha güzel..daha iyi.Uyudukça mutlu oluyorum..
9 yaşında olmasına rağmen yaşından küçük gösteren kumral kız çocuğu
Leyli’nin 3 sınıftan terk olduğunu öğreniyorum.Anne ve baba;okula gitmek
istemedi,zorladık ikna olmadı diye açıkladılar durumu.Leyli biraz
mızmızlanınca anne hemen kızının gönlünü almaya çalışıyor.Korkma seni okula
göndermeyecekler,hem şimdi okullar kapalı.Sana bakkaldan bisküvü alacam
bugün. Konuşmalarını izliyorum.Anne kızına bebek muamelesi yapıyor.Leyli’de
bu rolü benimsemiş,annenin eteğinden ayrılmıyor.Elem,beni gördüğüne sevinmiş
gibi ben seni tanıyorum diyor..
Başka evleri kendine yurt edinen Dünya ile tanışmak ve nerde kaldığını
öğrenmek için anne ile evden çıkarken Hintlilere benzeyen ihtiyar bu
seferde,sıkıldım ben buralardan adaya gitcem diyor.Ada neresi diye
soruyorum.Kimliğini istetiyor evdekilerden bakıyorum doğum yeri
Kuşadası..Adaya selam söyle diyorum ve Hayat’la arabaya biniyoruz.Çocuklar
baba ile ev kendi dağınıklığı ile kalacak kısa bir süre.Yol boyunca Hayat
tedirgin.Kızının kaldığı ailelerin soyadlarını bile bilmiyor.Ancak evlerden
birini hatırlıyor.
Arabadan indikten sonra Hayat’a göre çok yakın bana göre uzak bir sokak boyu
yürüyoruz.Bir apartmandan içeri giriyoruz.Hayat merdivenlerden yukarı çıkıp
bir kapıyı çalıyor.Kim o diye evden seslenenlere benim Dünya’nın
annesi..Kapı hemen açılmadığı için Hayat kızgın.Kapı açıldığında ise
ortaokul öğrencisi bir kız çocuğu ve annesi kapıda..Hayat,nerdeyse selamsız
kızım sizde mi diye soruyor onlarda.dün gece Seda’ya gitti diyorlar.
Hayat Seda’nın evini bilmiyor.Şimdi de,Nilgün ve kızı ile Seda’nın evine
doğru yürüyoruz.Nilgün ve Hayat dertleşiyorlar.Konuşmalarından Nilgün’ün
Makedon göçmeni olduğunu öğreniyorum.Nilgün kendisini arayıp fal baktırmak
isteyenler nedeni ile,uykusuz kaldığından yakınıyor Hayat’a.Kendi hayatı
yerlerde sürünen Hayat’ın Nilgün’e yaşamını düzene koyması yönünde verdiği
tavsiyeler tam yurdum insanı manzaraları..
Neyse.Seda’nın evine geldik nihayet..Kapıyı çalışından Hayat’ın bu
evdekileri pek sevmediğini anlıyorum.Kapıyı Semahat açıyor.Nerdeyse öğlen
olacak evdekilerin uyuduğunu söylüyor..Ön açıklamalar yaparak Dünya’nın evde
olup olmadığını soruyorum.Dünya odalardan birinden çıkıyor.Annesini
görmekten pek memnun olmamış gibi benim diyor .
Nilgün’de,Semahat’te
Dünya’nın 1 yıldan bu yana kendilerinde kalmaya başladığını kızın eve gitmek
istemediğini,söylüyorlar.Dünya ile baş başa konuşma fırsatı bulduğumda,
Evde sürekli yoksulluk,huzursuzluk var.Ben ne yapayım evde.Başkalarında daha
mutluyum..
Karşılaşabileceği risklerden bahsediyorum..Verdiği cevaplardan,Dünya’nın
düşüncelerinin de,düşlerinin de yaşadığı aile ortamında yoksullaşmış
olduğunu görüyorum..Bir kez daha anlıyorum ki,bu evde bütün çocuklar kırık
dökük eşyalar gibi paramparça,elbise dolabından taşan elbiseler
gibi,evlerinden sokaklara taşınmışlar..
.........................
Sonuç,bir Hayat ile binlerce hayatlar kaybediliyor,Farkında mıyız?
Aile içi şiddetten kaçan kızlar,kadınlar,eğitim yaşantısından,
Güvenli bir aile ortamından,İstihdamdan,
Güvenli bir ilişkidenKendi yaşamları hakkında karar vermekten uzaklaştıkça
...........bize düşen
tek tek parçaları birleştirip büyük sorunu sondan başlayarak
ve çok gecikmiş olarak çözmeye çalışmak...
Çocuklara gelince,
Mutluluğu uykuda arayan
Çocuklardan yalnızca biri Gamlı.
Şehrin ortasında yalnız bir çocuk..
Çığlıklarını tesadüfen duyduğumuz..
Sevgiden
Şefkatten
Oyundan
...yok sayılmış bir çocuk..Oysa evi bir okulun karşısına düşüyor.
Yakınlarında muhtarlık
.Az ileride polis karakolu.
Yürüme mesafesinde sağlık ocağı.
Belediyenin çöp arabası her gün mahallenin çöpünü alıyor...
Karşı semtte
Çocuklara
Gençlere hizmet veren bir toplum merkezi
Yine..
Belediyenin kültür merkezi,
Tiyatroların sahnelendiği günlerde
Kalabalıkların alkışlarının yükseldiği..
Dünya
......kayıp bir çocuk..
sığabilmiş değil
bir annenin şefkatine
bir babanın
rakı kokmayan nefesine ..
evler arıyor kendisine
bir değil
bir den fazla...
Leyli..
Okumayacak
Yaşı büyüse de
Hep küçük ..
Bir çocuk...
Sarılacak annesinin
Eteğine
Ağlayacak
............................Hayat
kendisi kaybetti şimdi bütün kayıplara sebep..
Sencar
İki kadına,9 çocuğa
Emekli parası ile
Bakamayınca
İçecek.....
....dünya umurunda olmadığı için değil
dertlerle başka türlü nasıl baş edilir bilemediği için..
adasını özleyen Bir şizofren...
özledikçe adasını
mercekleri kıracak
gömleğinin düğmelerini koparacak..
ayaklarındaki postalları
bırakıp en yoksullara
Hayat’a
Küfredecek..
Not: Bu yazıyı yazdığım şu günlerde Hayat ve Sencar,13.cü evlerine
taşındılar.
|
|
UYARI!
©Sitemize ait
yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep
etmekteyiz.Her hakkı saklıdır. |
|