Sosyal Hizmet Mesleği

Bilgiler
Yayınları
Araştırmalar
 


Sosyal Hizmet Alanları

Çocuk
Gençlik
Yaşlılık
Aile
Sosyal Sorunlar
Engeliler
Tıbbi Sosyal Hizmet


Kaynak Bilgiler

Bireysel Gelişim
Sosyoloji
Psikoloji
İnsan Hakları
İletişim Bilgisi

 

 

 

 

 
 


ANA SAYFA


KEKEMELİK

Emine KARARMIŞ 

Psikolojik Danışmanı
ekararmis@mynet.com

 

 

Konuşma iletişimi sağlayan en temel yoldur. Kekemelik; tekrar, uzatma, kasılma, vb. eylemlerle konuşmayı son derece etkileyen bir bozukluktur. Konuşmayı etkiliyor olması kişilerarası iletişimi de kesintiye uğratmaktadır. Kekemelik, sözcüklerin seslendirilişindeki farklılık ya da kişi çabalasa da konuşmaya başlamada yaşanan zorluk olarak görülebilmektedir. 

Neden Kekemelik Oluşur?
Birçok araştırmacının araştırmalarına konu olan kekemelik, nedenleri kesin olarak belirlenmemiş bir bozukluktur. Ancak araştırmacılarca kabul edilen bir gerçek vardır ki o; kekemeliğin tek bir sebebe bağlı olmadığıdır. Bununla birlikte kekemeliğe kendi başına direkt neden olan unsurlardan çok tetikleyici unsurlardan bahsedilebilmektedir. Bu unsurlar arasında travmatik bir olay(kaza, kavga, ölüm, patlama, vb. ) ve oluşan koku, aile içi çatışma ve ebeveynlerin olumsuz tutumları sayılabilmektedir.
Bu unsurların yanı sıra araştırmalar kekemelikle ilgili fizyolojik birtakım sonuçlara da ulaştırmıştır. Kekeleyen bireylerin beyin fonksiyonlarında, akıcı konuşan bireylerden farklı birtakım aktiviteler oluştuğu tepsi edilmiştir. 

 Kekemelikle İlgili Genel Özellikler
- Erkek çocuklarda kızlara oranla daha sık görülmektedir. 
- Kekemeliğin sebebi çocuktan çocuğa değişebilmektedir. ‘Tüm kekemeler aynı sebep/sebeplerden etkilenir.’ şeklinde bir genelleme yoktur. 
- 3–5 yaş döneminde çocuk, kekeleme sorununun farkında değilken, 5–6 yaş döneminde farkındalık kazanır. 
- Çocuklarda kekemeliğe; parmak emme, alt ıslatma, beslenme problemleri, aşırı hassaslık, çekingenlik eşlik edebilmektedir. 
- Kekemelik kontrol altına alınabilmektedir
Tedavisi Nasıldır?
İlk adım bir psikiyatrisin değerlendirmesini sağlamaktır. Bununla birlikte kekemeliği etkileyen unsurların da iyileştirilmesini sağlamak gerekir. 
Dil ve konuşma terapistlerine başvurmak faydalı olacaktır.
Burada temel olan konuşmayı akıcı hale getirmektir. Kekeleyen bireyin bu konuda istekli hale getirilmesi oldukça önemlidir. 
Terapistin uygun gördüğü çerçevede solunum çalışmaları, okuma çalışmaları, dil-çene egzersizleri ve üfleme gibi çalışmalar yararlı olacaktır.
Bireyin, konuşmayı pekiştirici etkinliklere yöneltilmesi ve kitap, gazete, vb. okuması sağlanmalıdır.

Yakın Çevre Nelere Dikkat Etmeli ve Neleri Yapmamalıdır?
*Konuşma esnasında kekelemeye dikkat çekmemeli ve kişiyi dinlemelidir.
*Çocuğun olumlu özellikleri üzerinde durularak cesareti ve kendine güveni arttırılmalı, başkalarıyla kıyaslanmamalıdır.
*Kekelediği için çocuğu azarlamak, cezalandırmak, susturmak, onunla alay etmek bu durumun iyileşmesine katkıda bulunmaz. Bu sebeple aile ve çevre bu duruma hoşgörüyle yaklaşmalıdır. 

KAYNAK:
Özgür, İ. (2004) . Engelli Çocuklar ve Eğitimi Özel Eğitim. Adana: Karahan Kitabevi
Bengisu, S. (2007) . Popüler Psikiyatri. İstanbul: Mayıs-Haziran 2007. PEDAM
 

©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak göstermek ve izin almak etik kuraldır.

 

 



Editörler




Google
 

 


 


KURUMSAL VE BİREYSEL İŞ İLANLARI

 


 

SOSYAL MEDYA




 

 

Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye

sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.