Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE 

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap / Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

KENDİ (H-M)UZUREVİNİ KENDİN YAP!
Şadiye DÖNÜMCÜ / Sitemiz yazarı
dosadoster@gmail.com


"Dünya yaşlanırken, boş durmayıp ben de yaşlanıyorum. Şimdi 53 yaşında ve giderek ‘kırılgan’laşan bir insanım. Yaşlılık dönemim beni ürkütüyor. İnsanın yaşlılık dönemi için aldığı -çoğu maddi- önlemlerin yetersiz kaldığı bir gerçek. Yaşlılıkta para; sorunu bir yere kadar çözüyor.

Ben alıştığım, hakim olduğum, kendimi güvende ve özgür hissettiğim, anılarımla beraber olduğum evimde yaşlanmak isterim; ama… Yaşlılıkta –hatta şimdilerde bile- ev temizliği, yemek yapma, çamaşır-ütü, ilaç temini, alışveriş, fatura takibi, küçük onarımlar zor bir iş; tırnak kesmek, traş olmak, banyo yapabilmek de. Hastalandığında işi zor. Yaşlının evde bakımı sosyal güvenlik sistemine dahil olmadığından, bakım ihtiyacı olduğunda hayatı daha da zorlaşıyor. Yaşlı insan aile içinde ifade edilen/edil(e)meyen sorunlara yol açıyorsa; yandı gülüm keten helva... “



 
 
 
 Yukarıdaki satırlar bir bianet okuruna ait. Yazdığım yaşlılıkla ilgili yazılar nedeniyle bazı okurlardan e-posta alıyorum. Bu e-postanın içeriği bir süredir yakınımdaki ya da uzak yakınımdaki bazı arkadaşların dillendirdiği “Ne evimizde, ne huzurevinde; dostlarımızla ‘muzur’evinde yaşlanalım” şiarının gerekçesi gibi...

Mektubu okumayı sürdürelim.

“Ben evimde, ‘yerimde’ yaşlanmak isterim; huzurevinde değil. Üniversitedeyken yurtta kaldım; toplu yaşam sürdürmenin zorluklarını bilirim. Huzurevinde hiç tanımadığım, farklı yaşam deneyimleri olan, değişik kültür ve eğitim düzeylerinden gelen, farklı sosyo-ekonomik koşullardaki akranlarımla birlikte yaşamak bana göre değil. Huzurevleri insanı toplumsal hayattan, yakınlarının sevgi ve ilgisinden -hatta bedensel temaslarından- uzaklaştırıyor. Yönetmelikler, resmi kural ve yaptırımlarla yaşamak bana göre değil…

İşte ben tüm bu nedenlerle ‘huzurevi gibi’ olmayan ama ‘ev gibi’ de olmayan bir yerde yaşlanmak istiyorum. (...) Önerilerinizi bekliyorum.”

Mektup burada bitiyor. Konu derin. Yanıtı uzun.
“Ne evimizde, ne huzurevinde; dostlarımızla ‘muzur’evinde yaşlanalım” şiarından yola çıkarak, konuya -fazlasıyla empatik yaklaşarak- ilişkin görüşlerimizi yazalım.

Neden kendi ‘muzur’evimiz olmalı?
Yaşlılık dönemimizde hayata aynı noktadan baktığımız insanlarla, dostlarımızla paylaşım ve dayanışma içinde olmak, çocuklarımız dahil tüm yakınlarımızla ilişkilerimizi yıpratmamak, sınırlı ekonomik olanaklarımızla insan onuruna uygun bir yaşam sürmek, resmi kurumlara bağımlılığımızı en aza indirgemek, geçmişte gerçekleştiremediğimiz şeyleri yapmaya olanak yaratmak, kendi saptadığımız kurallarla hem tek başına, hem topluluk içinde yaşamak, özgüvenimizi ve yaşam kalitemizi sürdürülebilir kılmak için kendi ‘muzur’evimizi yapmalıyız.

‘Muzur’evi ihtiyaç programı nasıl oluşturulmalı?
Muzurevimizin kapısı, güvenlik kulübesi ve ihata duvarlı bir bahçesi olmalı. Bahçe düzenlemesinde oturma – yürüyüş - çiçek / sebze tarhları, evcil hayvan kümesleri ve süs –hatta yüzme- havuzuna yer verilmeli. Bina girişinde danışma, bekleme odası ve telefon santrali bulunmalı.

Muzurevimizde yönetim-doktor-hemşire-muayene-personel odaları, kuaför, terzi, teknik atölyeler, mutfak, çamaşır-ütü birimi, ambar-depolar gibi idari, yemek salonu, kafeterya, kütüphane, sinema salonu, müzik- resim-seramik gibi uğraşılar için mekanlar, egzersiz -ve dans- salonu, oyun odası, bitki ve sebze serası –ve hatta bar/pub- gibi ortak yaşam alanları, misafirhane, garaj, -çok katlıysa- yangın merdiveni bulunmalı.
40-50m2 büyüklüğündeki özel yaşam alanında yatma ve oturma bölümleri ayrı olmalı. Yatay ve düşey tutamak bulunan küvetsiz banyosu ve klozetli tuvaleti olmalı. Dahili telefon -ve internet- hattı döşenmeli, alarm düzeneği ve merkezi müzik- anons sistemi kurulmalı. Kullanıcının keyfi ve zevkine göre toz tutmayan kolay temizlenebilir mobilya ile döşenecek olan bu alanda ayarlanabilir aydınlatılma sistemi kurulmalı. Yer döşemesinde halı kullanılmamalı.
‘Muzur’evi mimari projesi nasıl olmalı?
Bina inşaat maliyetleri ve örgütlenmeye dahil kişilerin ekonomik durumları göz önüne alınarak çizdirilecek ‘muzur’evi projesi “*”, “+”,”U”, “iç içe iki kare” ya da “güneş” şeklinde olabilir. Bina çok katlı değil, düz ayak olmalı. Yaşlı özel - ortak yaşam alanları ile idari birimlerin bağımsız –kat/blok/bina- olması tercih edilmeli.
Çok katlı binalarda sedye (+ insan) asansörü olmalı. Bina içi-dışında merdiven yerine rampa kullanılmalı. Merdiven gerekiyorsa standartlara uyulmalı. Kapı genişlikleri tekerlekli sandalye ve yürüteç kullanımına uygun ve eşiksiz olmalı. Islak zeminlerde röliyefli seramik kullanılmalı. Jeneratörlü, ısı yalıtımlı binada doğal-yapay havalandırma düzeneği kurulmalı.
‘Muzur’evi nerede olmalı?
Toplumdan soyutlanmamak, günlük gereksinimlerimizi giderebilmek için şehrin ana akslarına yakın, ılıman iklimli, çevre kirliliği olmayan, park-bahçe-alışveriş merkezi- banka-kütüphane-sinema-sağlık merkezi ve araştırma hastanelerine yakın, şehir içi toplu taşım araçlarını kullanabileceğimiz, sosyal canlılığı olan ancak yapı yoğunluğu düşük, düzlük alanda –illaki deniz kenarında mı?- hayatın göreli olarak ucuz olduğu bir yörede –illaki ege-akdeniz mi?- yapacağımız bir ‘muzur’evimiz olsa …

‘Muzur’evi kapasitesi ne olmalı?
Bu örgütlenmeden yararlanacak kişi sayısı ve kimliğini saptamak; arsa, mimari proje- bina koşul ve olanaklarına bağlı. Kanımca elli kapasite üzerine çıkılmamalı.

‘Muzur’evinin tüzel kişiliği ne olmalı?
Bu tür bir örgütlenmeyi dernek, vakıf, kooperatif, şirket adı altında yapmak mümkün. Tercih sizin. Yalnız adı huzurevi olur ise; Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan izinli ve onaylı olmak ve 3.9.1997/23099 sayılı RG.de yayımlanan “Özel Huzurevleri ve Yaşlı Bakımevleri Yönetmeliği” doğrultusunda işletilmek zorunda.

İşlem basamakları?
Kafa dengi insanlarla bir araya gelmek, örgütlenme şekline karar vererek yasal gereğini yapmak, mali olanakları denkleştirmek, arsa bulmak ve almak, ihtiyaç programı hazırlamak, mimari proje çizdirmek ve uygulamak, tefriş yapmak, işletme yönergesi hazırlamak, özel yaşam alanlarımızı keyfimizce döşemek ve... Dostlarımızla güvenli, keyifli, huzurlu bir yaşam sürmek...

‘Muzur’evi işletme yönergesinde hangi hususlar yer almalı?
Verilecek otel-sağlık-beslenme-diyet-sosyal hizmetlerin tür ve nitelikleri, gerçekleştirilecek rekreasyonel etkinlikler, bir arada yaşamanın asgari kurallarının yer alacağı bu yönergeyi tüm katılımcılar hep birlikte hazırlamalıyız.

Süreç kısaca aşağı-yukarı böyle…
Kendi ‘muzur’evini yapmak isteyenlere kolaylıklar ve başarılar dileğiyle...
Ve herkese kalitesi yüksek bir yaşlılık dönemi dileğiyle...

*Şadiye Dönümcü. Sosyal Hizmet Uzmanı.
**”Muzurevi” deyimi huzurevindeki –nur içinde yatsın- Eminnoş adlı bir yaşlımıza ait.

Bu yayın http://www.bianet.org sitesinde de yayınlanmaktadır.

 


               Bize Ulaşın

Google