Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH 

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap / Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

  Hızlı Erişim
 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org


KİMSESİZ ÇOCUKLARI KORUMA DERNEĞİ

TÜRK HALKININ  KİMSESİZ VE KORUNMAYA MUHTAÇ ÇOCUKLARA BAKIŞI KAMUOYU ARAŞTIRMASI

ARAŞTIRMANIN TEMEL SONUÇLARI

Toplumumuzda  çok az sayıda kişinin kimsesiz çocuklarla doğrudan ilişkisi olmuştur.

Korunmaya muhtaç çocuklarla doğrudan, hakiki ilişki kurma noktasında çekimserlik dikkat çekmektedir.

İnsanların kendilerini çocuklarla doğrudan karşı karşıya getirmeyen edilgin acıma ve merhamet duyguları ön plana çıkmaktadır.

Bununla birlikte korunmaya muhtaç çocuklarla ilgili çalışmalarda gönüllü olma düşüncesi  oldukça yaygındır.

İnsanlarımızın küçük sayılmayacak bir  bölümü kimsesiz çocuklar konusunda peşinen olumsuz tutum içindedir. Ancak olumsuz yaklaşım içinde olanlar da bile   “merhamet” hisleri hala muhafaza edilmektedir.

Sokaklarda yaşayan çocuklar uyuşturucu kullanan, soygun yapan kişiler olarak algılanmaktadır.

Çocukların sokakta çalışması onaylanmamaktadır.

Korunmaya muhtaç çocuklar konusu toplumda insani-vicdani-sosyal ve moral bir sorun olarak değerlendirilmektedir.

Madde bağımlılığının sokaktaki çocukların sorunu olmaktan çıkıp, aileleriyle birlikte yaşayan çocukları da tehdit eder hale geldiği konusunda yaygın bir kannat vardır.

Yetiştirme yurtları yetersiz bulunmakta, bu yurtlarda büyüyen çocukların topluma uyum sağlayamadığına inanılmaktadır.

Toplumun kimsesiz çocuklarla yeterince ilgilenmediği düşünülmektedir.

Sokakta yaşayan çocuklar konusunda en büyük sorumlu bu çocukların aileleri görülmektedir.

Çocukların korunmaya muhtaç hale düşmemesi için en çok üzerinde durulan hususlar ailelerin çocuk eğitiminde daha bilinçli hareket etmesi ve anne-babalar ile çocuklar arasında iletişimin sağlıklı olmasıdır.

Devletin toplumla birlikte hareket ederek korunmaya muhtaç çocuklar sorununu çözmesi gerektiğine inanılmaktadır.

Kimsesiz çocuklara yönelik faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının hizmetleri yeterli bulunmamaktadır.

Aynı şekilde SHÇEK’in kimsesiz çocuklara yönelik faaliyetleri ile belediyelerin gençlere ve çocuklara yönelik hizmetleri   de yetersiz
bulunmaktadır.

Araştırmaya katılanların %12,1’inin ailesinde özürlü çocuk bulunmaktadır.

Özürlü çocuk doğumunun en önemli sebebi olarak akraba evliliği gösterilmekte, bunu cahillik izlemektedir.

Özürlülerin en önemli sorunu olarak hayatlarını kolaylaştıracak fiziki düzenlemelerin yokluğu ve toplum dışına itilmeleri gösterilmektedir.


ÇAPRAZ TABLOLARIN DEĞERLENDİRİLMESİYLE ORTAYA ÇIKAN SONUÇLAR

Çocuğunun kimsesiz çocuklarla arkadaşlık etmesi konusunda erkekler kadınlara göre daha olumsuz tavır takınırken, çocuğunun yetiştirme yurdundan biriyle evlenmesine erkekler daha mesafeli yaklaşmaktadır.

Korunmaya muhtaç çocuklar sorununun çözümünde kadınlar devletten daha fazla beklenti içinde olurlarken, erkekler devlet ve toplumun birlikte çözümüne daha sıcak bakmaktadırlar.

Sokakta yaşayan çocukları gördüklerinde acıma hissi duyma oranı erkeklerde kadınlardan belirgin şekilde fazladır. Aynı şekilde kadınların bu çocukları gördüklerinde korkuya kapılma oranları da erkeklerden oldukça fazladır. Madde bağımlısı çocuklardan korkma konusunda da kadınlarla erkekler arasında benzer bir farklılık vardır.

Yaş ilerledikçe, kimsesiz bir çocuğu evlat edinme düşüncesi azalmaktadır.

Sokakta yaşayan çocuklar sorununda en büyük sorumluluğu aileye yükleyenler arasında, ilkokul mezunları başı çekmektedir.

Korunmaya muhtaç çocuklar sorununun çözümünde toplumsal katkının artırılmasına ilkokul mezunları daha az önem vermektedirler. Eğitim düzeyi arttıkça toplumsal katkının artırılması görüşü yoğunlaşmaktadır.

Sokakta yaşayan çocuklar konusunda, eğitim durumu düşüklerde acıma hissi daha fazladır. Eğitim durumu yükseldikçe korku oranı yükselmektedir. Yardımcı olma isteği de eğitim durumu düşük olanlarda daha fazladır.

Devlet isterse tinerci çocuklar sorununu kısa sürede çözebilir yargısına, eğitim düzeyi düşük olanlar daha fazla oranda katılmaktadırlar.

Ülkemizde korunmaya muhtaç çocuklardaki artışın nedenini yoksulluğa bağlayanlar düşük gelir gruplarında daha yoğun olarak bulunmaktadırlar.

Kimsesiz çocuklarla ilgili bir organizasyonda gönüllü olarak görev alma arzusu, gelir durumu yükseldikçe artmaktadır.

Gelir seviyesi yüksek olanlar, yurt ve yuvaları doğal olarak daha fazla ziyaret etmektedirler.

Kimsesiz bir çocuğu evinde misafir edebileceklerini belirtenler, gelir seviyesi yükseldikçe daha fazlalaşmaktadır. Ancak, iş evlat edinme noktasına geldiğinde, gelir grupları arasında ciddi bir farklılık görülmemektedir.

Gelir seviyesi düşük olanlar, madde bağımlısı kimselerle karşılaşmaktan daha fazla korkmaktadırlar.

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.